Avukat Aslı Murat, Köprülü’de EKTAM Kıbrıs Ltd.’ye ait ve Sarex Ltd. tarafından işletilen Pepsi üretim tesisinde üç işçinin zehirlenmesine ilişkin açıklama yaptı. Murat, yaşananların münferit ihmallerle açıklanamayacağını belirterek, iş sağlığı ve güvenliği konusunda düzenli ve etkili denetim çağrısında bulundu.
“İnsanlar ekmeklerini kazanırken zehirlenmemeli” diyen Murat, silo faciasının üzerinden henüz bir ay bile geçmeden yeni bir olayın yaşandığına dikkat çekti.
Murat, “Bir insan sabah evinden işe giderken yalnızca emeğinin karşılığını kazanmak ister. Akşam evine sağ salim döneceğine inanır. Hiç kimse geçimini sağlamak için gittiği işyerinde saatlerce kimyasal solumak, hastanelik olmak veya sağlığını kaybetme korkusuyla yaşamak zorunda değildir” ifadelerini kullandı.
“Başka işçilerin de zehirlenme belirtileri gösterdiği belirtiliyor”
DEV-İŞ’in açıklamasına işaret eden Murat, Köprülü’deki üretim tesisinde üç işçinin ciddi biçimde zehirlendiğini, henüz rapor almayan ancak zehirlenme belirtileri gösteren başka işçilerin de bulunduğunun belirtildiğini kaydetti.
İşçilerin yaklaşık 16 saat boyunca kimyasala maruz kaldığının ileri sürüldüğünü aktaran Murat, gerekli yetki, eğitim ve bilgiye sahip olmayan bir operatöre kimyasal kullandırıldığı, oranın doğru ayarlanamadığı ve çalışanları koruyacak ekipmanın bulunmadığı yönündeki iddialara dikkat çekti.
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında işverenin çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak, kimyasal maddelerden kaynaklanan riskleri önceden değerlendirmek, gerekli koruyucu araç ve donanımları sağlamakla yükümlü olduğunu belirten Murat, tehlikeli işlerin yalnızca uygun niteliklere sahip kişilere yaptırılması ve çalışanlara yaptıkları işe özgü eğitim ve talimat verilmesi gerektiğini kaydetti.
Murat, yakın ve ciddi tehlike durumunda işin durdurulması ve çalışanların tehlikeli bölgeden uzaklaştırılmasının da işverenin yükümlülükleri arasında olduğunu ifade etti.
Çalışanlar Tarafından Kullanılan İş Ekipmanları Tüzüğü’ne de değinen Murat, özel risk taşıyan ekipmanların yalnızca bu iş için görevlendirilmiş ehil kişiler tarafından kullanılması, bakım ve onarımının ise uzman kişilerce yapılması gerektiğini belirtti.
“Tablo artık münferit ihmallerle açıklanamaz”
Silo faciasından işçilerin ciddi şekilde yaralanmasına yol açan iş kazalarına ve son zehirlenme olayına kadar yaşananları değerlendiren Murat, “Karşımıza çıkan tablo artık münferit ihmallerle açıklanamaz” dedi.
Murat, “İşçinin sağlığını maliyet, güvenlik önlemlerini yük, sendikal örgütlenmeyi ise aşılması gereken bir engel olarak gören anlayış açıkça emek düşmanlığıdır” ifadelerini kullandı.
“Devletin görevi işçiler zehirlendikten sonra kapıya kilit vurmak değildir”
Devletin sorumluluğunun olay yaşandıktan sonra müdahale etmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Murat, “Devletin görevi, işçiler zehirlendikten sonra kapıya kilit vurmakla sınırlı değildir. Devletin asıl görevi, etkili ve düzenli denetimlerle o işçilerin zehirlenmesini önlemektir” dedi.
Kimyasaldan etkilenmiş olabilecek ürünler için açıklama istedi
Murat, kimyasaldan etkilenmiş olabilecek içeceklerin halka ulaşmadığının belirtilmesinin sevindirici olduğunu ancak ürünlerin akıbetinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini kaydetti.
“Bu ürünlerin akıbeti, nerede tutuldukları ve imha edilip edilmedikleri resmî kayıtlarla açıklanmalıdır” diyen Murat, konunun aynı zamanda halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.