“İflas bayrağını çektik… Yerli halka satışımız yok!”

Türk Lirası'nın döviz karşısındaki değer kaybı, pandemi ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle ekonomideki çarklar dönmüyor, en büyük sektörlerden biri olan inşaat sektörü de zor günler geçiriyor.

Hüseyin ÖZBARIŞCI

Türk Lirası’nın döviz karşısındaki değer kaybı, pandemi ve siyasi istikrarsızlık derken ekonomide çarklar durma noktasına geldi, tüm sektörler gibi inşaat sektörü de tekledi.

YENİDÜZEN’e konuşan müteahhitler, sektörün zor durumda olduğundan bahsetti, “İnsanlarımız kazandığı parayla karnını doyuramaz hale geldi. Dolayısıyla ev satışları düştü” dedi. Satışların yerli halka değil, yabancı müşteriye gerçekleştiğini dile getiren müteahhitler, ülke ekonomisi ve sektörün canlanabilmesi için bir takım kararların alınması gerektiğini söyledi.

Bazı müteahhitler, sektörün canlanabilmesi için yerli halka da satış yapılması gerektiğini kaydederek, banka kredilerinin vadesinin 20-25 yıl olması gerektiğine dikkat çekti.

Bazı müteahhitler de, ülke ekonomisinin canlanamadan sektörün de canlanamayacağını belirterek, son dönemde Kıbrıs sorununda gündeme gelen Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) çerçevesinde Maraş’a karşılık Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanı’nın uluslararası anlamda açılması gerektiğini anlattı.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer ise değerlendirmesinde, “Hukukun üstünlüğü katledildi, demokrasi hiçe sayıldı, buna bağlı olarak da ekonomi dibe vurdu. Halen bugün Başbakan kim olacak diye tartışıyoruz. Bu ülke çürüdü, çöktü, bu ülkede her şey baştan yazılması lazım” ifadelerini kullandı.


Müteahhitler ne dedi?

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer:

“İflasın eşiğine geldik, halen Başbakan kimin olacağını tartışıyoruz”

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer YENİDÜZEN’e yaptığı değerlendirmede, inşaat sektörünün durma noktasına geldiğini söyleyerek, “Piyasa kimsenin umurunda değil. Kimsenin bir çalışması yok. Son 4-5 yıldır ne ekonominin, ne de sosyal yaşamın, ne de refah seviyesinin gelişmesine yönelik bir çalışma yapılmadı” dedi.

Gürcafer şöyle konuştu:

“İnşaat sektörünü üç bacaklı olarak düşünecek olursak, bir bacağı yabancıya yönelik iş yapan kısımdır ve bunların durumu iyidir onlar­ açısından talep devam ediyor. İkinci bacak, çok uzun yıllardır tamamen yerli halka yönelik iş yapanlardır. Bu tamamen çöktü çünkü insanlarımızın alım gücü düştü. Çok ciddi bir stok fazlası var ve satış olmuyor. Bir diğer bacak ise kamuya iş yapan müteahhitlerdir.  Onlar da iflas bayrağını çekmiş durumda. Çünkü piyasa kimsenin umurunda değil. Kimsenin bir çalışması yok. Son birkaç senedir bu ülkede demokrasi yerle bir, hukukun üstünlüğü de hiçe sayılıyor.  

Buna paralel olarak da ekonomi olumsuz etkileniyor. Ülke canlanmalı, çünkü ülke iflasın eşiğindedir. Tüm sektörler ölüyken inşaat sektörü yaşayamaz. Bunu hepimiz biliyoruz. Memleketin genelinin iyiye gidilmesiyle ilgili yapılması gerekenler var ama bunun için uğraşan yok. Hukukun üstünlüğü katledildi, demokrasi hiçe sayıldı, buna bağlı olarak da ekonomi dibe vurdu. Bugün iyi ekonomiler demokratik ülkelerde olur. Bunu birçok ülkeden görebiliriz. Bütün bunlar siyasi boşluktan kaynaklanıyor. Son 4-5 yıldır ne ekonominin, ne de sosyal yaşamın, ne de refah seviyesinin gelişmesine yönelik bir çalışma yapılmadı. Halen bugün daha kim parti başkanı olacak? Kim Başbakan olacak? Kim Cumhurbaşkanı seçilecek? Kim bakan olacak?

Tartışmalarını yapıyoruz. Bu ülke çürüdü, çöktü, bu ülkede her şey baştan yazılması lazım.”

 

Cahit Kaya (Kayas Construction): “Sektörün canlanabilmesi için kararlar alınmalı”

“Şu anda Müteahhitler Birliği olarak devlet ihalelerini boykot ediyoruz ve ihalelere katılmıyoruz. Fiyat farkı konusunda devletle ilgili bir uzlaşı henüz bulunamadı. İhalelere katılmayışımızın sebebi her şeyin belirsiz olmasıdır. Geçmişte 450 dolar olan inşaat demiri bile şu anda 1110 dolara çıkmış durumdadır ve bu ortamda iş yapabilecek durumda değiliz.

Yap-sat sektöründe artık pazar kapandı diyebiliriz. İnsanlar mutfak ihtiyaçlarını bile zor karşılıyor. Bu ortamda ev sahibi olmaktan kaçınıyor. Sektörün canlanabilmesi için bir takım kararlar alınmalı. Kıbrıs sorununda Güven Yaratıcı Önlemler olarak gündeme gelen Maraş’a karşılık Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanı’nın uluslararası anlamda açılması lazım. Bunu gerçekleştirirsek, dıştan gelen insanlar ülkemizde yatırım yapacak ve hem ekonomimiz iyileşecek, hem Pazar gücümüz artacak, hem de alım gücümüz iyi noktaya gelecek.

Öte yandan, son dönemde ülkemizde yaşanan hükümet krizleri tüm sektörleri olduğu gibi bizim sektörümüzü de etkiliyor. Artık, her şeyi bir kenara bırakıp sorunların çözümüne odaklanmamız gerekiyor.”

 

Ali Yırtıcı (Yırtıcı Construction): “Yerli halka satış yok”

“İnşaat sektöründe durum hiç iyi durumda değil. Gelinen aşamada yerli müşteri sıfırlandı. İnsanlarımız borçlanamıyor, maliyetler yükseldiği için fiyatlar da arttı. Yerli halka yeni ev satabilmeyi bırakalım, eski sattıklarımızı bile tahsil edemiyoruz. O yüzden şu anda inşaat sektörünün ayakta durması için tek ışık, yabancıya satış yapmaktır. Sektörün canlanabilmesi için yerli halka da satış yapmamız gerekiyor. Bununla birlikte yapılması gerekenler var. Bazı ana inşaat malzemelerinin ucuzlatılması lazım bunun yanında yerli halkın ev alabilmesi için banka kredilerinin 20-25 seneye uzatılıp taksitlerinin kira gibi olması lazım. 10 yıl vade bir tek bizim ülkemizdedir. Bu sektörde benim 33 yılım, bu kriz benim gördüğüm 4. ve en kötü krizdir. Tüm dünyada kriz var ancak yabancı yatırımcılar açısından halen çok şansımız var. Yeter ki, bürokratik engellerle insanları korkutup kaçırmayalım.

Ülkemizde son dönemde yaşanan hükümet boşluğu ile söylenecek hiç bir şey yok. Biz artık vazgeçtik ve bir şey beklemiyoruz. Bu ülkede gemisini kurtaran kaptandır…”

 

Mehmet Kahveci (Emek İnşaat): “Yap-sat konusunda sadece dışarıdan gelen müşteriye satış gerçekleştirebiliyoruz”

“İnşaat sektöründe büyük bir tıkanıklık var. Devletten ihale yok ve ihale açılmıyor. Yapılması gereken işler durmuş durumda. Özel sektörde insanlarımızın satın alma gücü oldukça düştü. Budan dolayı da Yap-sat konusunda sadece dışarıdan gelen müşteriye satış gerçekleştirebiliyoruz. Devletin yapması gereken işleri tamamlaması lazım ki, iç piyasa canlansın. Satın alma vergileri de yüksektir. Bir yer alımı için %5 KDV %4 Stopaj gibi yüksek miktarlar veriliyor, bunların daha cazip hale getirilmesi lazım.

Son dönemde yaşananlarla ilgili olarak, hükümetin bir türlü oluşamaması demokrasimiz açısından büyük sıkıntıya yol açıyor. Ortada bir hükümet olmayınca alınacak olan kararlar, yapılacak olan işler de aksıyor. İnşaat sektörü zor durumda. Bir an öce kararların hızlı ve uygulanabilir olarak alınması gerekir.

 

Hüseyin Tüfekçi (Tüfekçi Constraction): “Sektörün canlanabilmesi için ülke ekonomisinin iyileşmesi lazım”

“Bir şekilde iş yapabiliyoruz ancak inşaat malzeme fiyatlarının artış göstermesi sektörü olumsuz yönde etkiliyor. Ülke ekonomisi çok kötü durumda ve insanlarımız kazandığı parayla karnını doyuramaz hale geldi. Dolayısıyla ev satışları düşmüş durumda. Sektörün canlanabilmesi için ülke ekonomisinin iyileşmesi lazım. Demir ve çimento fiyatları çok yüksek, bu fiyatlar bizleri iş yapamaz hale getirdi.

Özellikle İskele bölgesinde sektör canlı ancak, orada da İmar sorunu olduğundan dolayı, bir bekleyiş söz konusu…”  

Özel Haber Haberleri