“İddiaların hiçbiri gerçek değil, iftira atılıyor”

6 Şubat depremlerinde 72 kişiye mezar olan Adıyaman’daki Grand Isias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt yargı karşısına çıkarıldı, iddianamedeki ifadelerin tümünü reddetti.

Serap ŞAHİN

6 Şubat depremlerinde 72 kişiye mezar olan Adıyaman’daki Grand Isias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt yargı karşısına çıkarıldı, iddianamedeki ifadelerin tümünü reddetti.

YENİDÜZEN, Adıyaman Adliyesi’nde, Bozkurt’un savunmasını dinledi, öne çıkan ifadeler şunlar oldu:

"Bu binayla ilgili ticari konut olarak 1992 yılında belediyeden izin aldım. Buna müsaade edildi. 4’üncü derece deprem bölgesi kapsamında olduğu belirtildi, projeyi ona göre hazırladık.

Bana atılan iftiraların hiçbiri kabul etmiyorum. Bu iftiralar kulaktan dolma sokak ağzıyla atılıyor. Ben bu bölgede tanınan bir insanım, bunlar yalan beyanlar. Bu iddialar Adıyaman’da tanınır bir insan olduğum için ortaya atılıyor.

İnşaatın nasıl yapıldığını bilmiyorum orası ev olarak asla kullanılmadı. İddialar asılsız. Beni çekemeyenler bu iddiaları ortaya atıyor, basın da bu işin içine girdi.

Yan binayı otele dâhil ettiğimizi iddia ediyorlar. Bu yalan. Kaçak kat çıkılmadı, su sızıntısı engellemek için bir alan yarattım. Aileme de iftira atıyorlar. Hiçbiri gerçek değil. Otelimde usulsüz yapılan hiçbir şey yok.

Deprem şiddetinin yüksek oluşu yaşananlara neden oldu. Bu deprem 10 şiddetindeydi. Japon bilim adamı bunu söyledi. Diğer binalar gibi benim binam da yıkıldı.

İftiraların bir tanesi bile doğru olsa enkazın başına gidip hayatımı sonlandırırdım.

Polisten kaçmıyordum, kendime kalacak yer arıyordum. Hakkımda tutuklama kararı olduğunu duyunca kendim teslim oldum. Bazen ne dediğimi bilmiyorum. Suçlu değilim, bu yüzden pişman değilim. Enkaz yerinde bulunan 38 santimetrelik molozlar benim binama ait değil. Yan binalara ait."

KTÜ raporu okundu

Duruşmada daha sonra sanığa Karadeniz Teknik Üniversitesi raporu okundu.

Bozkurt, kendinin, mühendis ve mimarlarının hiç bir kusuru olmadığını savundu.

Bozkurt, hemen otelin enkazının kaldırılmaya çalışarak, delillerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Sanık avukatı da, savcılık makamının depremden 6 gün sonra alınan örnekleri olduğunu; bu konuda iki farklı rapor hazırlandığını söyleyerek, iddianamenin neden 8 ay sonra elde kalan numunelerden alınan örneklerle hazırlanan Karadeniz Teknik Üniversitesi raporuna göre hazırlandığını sordu.

Duruşmada daha sonra Kıbrıslı müştekilerin avukatları tarafından sorular soruldu.

Sanığın hiç bir pişmanlığı olmadığını söyleyen müşteki avukatlarından Çetin Arslan, burada bir iftiranın söz konusu olmadığını kaydetti.

Arslan sanığa, müteahhitlik konusunda uzman birinden yardım alıp almadığını sordu.

“Pişman değil üzüntülüyüm”

Bozkurt da, kendisinin suçlu olmadığını, dolayısıyla bir pişmanlığı olmadığını, sadece üzüntülü olduğunu kaydetti.

Avukat Aslan, 1995’te meydana gelen iş kazasından yargılanıp yargılanmadığını sorduğu Bozkurt, yargılandığını ancak suçsuz bulunduğunu kaydetti.

Mantolamanın binaya yük getirdiğini, bunun bile olası kasta götüren bir durum olduğunu ifade eden Aslan, Bozkurt’a mantolama ile ilgili bir çalışma yaptırıp yaptırmadığını sordu.

Bozkurt, bunların çalışmasını yaptırdığını, zaten kendisinin statik hesaplamalarının 14 kata göre yapıldığını kaydetti.

Bozkurt başka bir soru üzerine ise otel enkazına oğlu Mehmet Fatih Bozkurt’la gittiğini, enkazdan 3 gün ses geldiğini ancak gerekli teçhizat olmadığı için kendisinin bir şey yapamadığını söyleyerek, binada ölenlerin depremden değil soğuktan donarak öldüklerini ileri sürdü.

Bozkurt’un söylemlerine aileler tepki gösterdi.


Müşteki avukatlarından Yiğit Gökçehan Koçoğlu, otel sahibi Ahmet Bozkurt’a sorular yöneltti.

Koçoğlu, inşaat yapılırken binayı gösterdiği kişilerin işin ehli olup olmadığını sordu.

Bu soruya karşılık Ahmet Bozkurt, işin ehli insanlarla iş yaptığını belirterek, binada kendisinin müteahhitlik yapmadığını, “müteahhidim” dediyse bile enkazdan yeni çıktığında söylediklerinin farkında olmadığını belirtti.

Kıbrıslı Türk müştekilerin diğer avukatlarının sorduğu soruları da cevaplayan Ahmet Bozkurt, 35 cm tespit edilen molozların kendisine ait olmadığını, 4 binanın kendi oteli üzerine yıkıldığını, molozların onlara ait olduğunu savundu.

Ahmet Bozkurt, söylediklerinin çarpıtıldığını ileri sürerek, binasının iki ruhsatlı bir yapı olduğunu, imar barışından bir kere yararlandığını, imar barışının şahsına münhasır bir durum olmadığını kaydetti.

“Her yer ayakta olsa ve sadece İsias yıkılsaydı bütün suçlamaları kabul ederdim”

Tutuklanmadan önce otel yıkıntılarını gördüğünü söyleyen Bozkurt, “Adıyaman’ın yüzde 90’ının yerle bir olduğunu ifade ederek, “Her yer ayakta olsa ve sadece İsias yıkılsaydı bütün suçlamaları kabul ederdim” dedi.

“Kendisinin veya ailesinden herhangi birinin belediyeye yapılmış bir bağışa katkısı olup, olmadığının” sorulması üzerine Ahmet Bozkurt, belediyeye herhangi bir katkı, bağış yapmadığını, ticari ilişkisinin olmadığını kaydetti. 

Binanın beklemede olduğu 6 yıl boyunca korozyona uğramaması için kolonlarını sıvattığını belirten Bozkurt, binada, Göksu nehrinden alınmış ve yıkanmış temiz kum kullanıldığını söyledi.

Bozkurt, bir soru üzerine binanın müteahhidi olmadığını belirterek, asma katın, 1993 yılında bina inşa edilirken yapıldığını, yeni tarihli asma kat yer almıyorsa bunun belediyeye sorulması gerektiğini kaydetti. 

“Binanın yıkılması, depremin şekli ve şiddetiyle alakalı”

Binanın projeye göre yapıldığını, üst katların kolonlarının inceltildiği konusunda bir bilgisi olmadığını belirten Ahmet Bozkurt, binanın yıkılmasının, binanın sağlamlığıyla ilgisi olmadığını, depremin şekli ve şiddetiyle alakalı olduğunu savundu.

Müşteki avukatlarının sorularının ardından sanık avukatlarının sorularına geçildi. Sanık avukatları bilirkişi raporunda yer alan bazı isimleri netleştirmek amacıyla Ahmet Bozkurt’a sorular yönetti.

İpekçioğlu’ndan Bozkurt’a soru

İsias Otel’de kızını kaybeden DAÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Pervin Aksoy İpekçioğlu, müşteki sıfatıyla sanık Ahmet Bozkurt’a soru sordu.

İpekçioğlu, mahkemeden, tüm sorumluların mahkeme huzuruna gelmesini ve gözünün içine baka baka cevap vermesini talep etti.

İpekçioğlu, Bozkurt’a, otel enkazına ne zaman ve saat kaçta geldiğini sordu.

Ahmet Bozkurt ise, enkaza depremin olduğu gün saat 13.30’da geldiğini söyledi.

En üst katı neyle kapattığını soran İpekçioğlu’nu yanıtlayan Bozkurt, tavan kısmının, pervole ve ısı geçirmeyen saçla kapatıldığını kaydetti.

Enkazın üzerinde bulunan kocaman betonun ne olduğunu sorusuna karşılık ise Bozkurt, bunun beyaz beton değil, ısı yalıtımı olduğunu kaydetti.

“3 saniyede çöken binada yumuşak kat düzensizliği var” diyen İpekçioğlu, Bozkurt’un nehir ile derenin farkını açıklayıp açıklayamayacağını sordu. Bozkurt, nehrin suyu ve akıntısının çok olduğunu, derede ise yazda su olmadığını söyledi.

İlk sanığın sorgulanmasının ardından duruşmaya Türkiye saatiyle 15.10’a kadar ara verildi.

Aranın ardından sanıkların sorgulanmasına devam edilecek.

Özel Haber Haberleri