Recep DAL
Lansmanlar eşliğinde şenlik havasında tanıtılan yapay zeka destekli yeni kameraların işlevselliği tartışılmaya devam ederken, bu kameraların kestiği ve keseceği cezalara af getirilmesini öngören yasa tasarısı UBP-DP-YDP Hükümeti tarafından hazırlanıp Cumhuriyet Meclisi’ne gönderildi.
2025 yılı içinde mevcut kameraların sökülerek RADARSAN marka sistemlerin kurulmasının ardından, kameraların gerçekten çalışıp çalışmadığına ilişkin belirsizlik ise sürüyor. Çalıştığından bile şüphe duyulan kameralar vasıtasıyla kesilen cezalar, 2026 yılını kapsayan af tasarısının yasallaşması durumunda iptal edilecek.
Konuyla ilgili YENİDÜZEN’e konuşan Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, kameraların çalıştığını söyledi. Yeni kameralarla birlikte ceza sayılarının arttığını ve bu cezaların dağıtımında sorunlar yaşandığını kaydeden Arıklı, “İnsanlarımızın puan cezaları yüzünden ehliyetlerini kaybetme riski ortaya çıktı” diye konuştu.
Arıklı, bu yüzden bahse konu tasarının hazırlanıp Meclise gönderildiğini söyledi. Cezalardan toplanan paranın Polis Vakfı ile Güvenlik Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na devredileceğini dile getiren Arıklı, bu değişikliğin yapılabilmesi için tasarıyı geri çektiklerini de belirtti.
CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise YENİDÜZEN’e yaptığı değerlendirmede, “Trafik güvenliğiyle ilgili hiçbir kaygı taşımayan bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Söz konusu tasarının 2026 yılı sonuna kadarki puan ve para cezalarının silinmesini öngördüğünü dikkat çeken Solyalı, “Cezayı affeden, suç işlemeyi teşvik eden ve trafik güvenliğini görmezden gelen bir girişim yapılıyor” dedi.
Cezaların kesilip kesilmediği ve kameraların işlevsel şekilde çalışıp çalışmadığıyla ilgili de ciddi şüpheler olduğuna vurgu yapan Solyalı, “Bu sunulan yasa tasarısının da anlamı, ‘çalışan sistemi mahvettim, yüzüme gözüme bulaştırdım. Şimdi de çare arıyorum’ şeklindedir” açıklamasında bulundu.
Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner de trafikte hız ihlal kameralarının devre dışı olduğuna dikkat çekti. Trafiğin kör ve güvensiz olduğunu belirten Yarkıner, “Karayolları başsız, Sayıştay ve Başsavcılık uzaktan uzağa seyrediyor. Yollar kan gölü. Sorumlular yemede içmede soygunda ve ihanette birlikte” dedi.
Cezaların tebliğinden kimin sorumlu olduğunu, 2026 yılı sonuna kadar ceza affı gerekçesinin hangi planlama ve hangi komite kararıyla ortaya çıktığını ve polisin bu konuda ne söylediğini soran Yarkıner, “Bu tasarı trafik denetimini askıya alacak, caydırıcılığı ortadan kaldıracak ve trafik güvenliği için gerekli verileri yok edecek” ifadelerini kullandı.
CTP Milletvekili Devrim Barçın da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kameraların çalışıp çalışmadığını sordu. Barçın, "Eğer bu kameralar çalışıyorsa nasıl olur da henüz kesilmemiş cezaların da 2026 sonuna kadar affedileceğini düzenliyorsunuz" dedi.
“2026 sonuna kadar bu kameraların işletilmemesi sonucunda oluşacak trafik güvenliği noktasındaki olumsuzlukların bedelini siz mi ödeyeceksiniz” diye soran Barçın, hükümetin beceriksiz olduğunu ve rant uğruna bir sistemi bozup trafik güvenliğini bile isteye riske sokup, denetimsiz bıraktığını kabul etmesi ve ‘çekip gitmesi’ gerektiğine vurgu yaptı.
Kameralar tartışma konusu
Trafik kazalarının önlenmesinde hayati öneme sahip olan hız tespit kameralarıyla ilgili belirsizlik sürüyor. 2025 yılı içerisinde mevcut kameraların sökülerek yerlerine RADARSAN marka yapay zekâ destekli sistemlerin kurulmasıyla birlikte, yeni kameraların işlevselliği ve ceza kesilip kesilmediği sorgulanmaya devam ediyor.
Daha önce yalnızca hız ihlallerini değil, diğer trafik suçlarını da tespit edeceği gerekçesiyle “özel hayatın gizliliği” tartışmalarına yol açan bu kameraların, asıl görevi olan hız tespitini dahi sağlıklı şekilde yapamadığı yönünde ciddi iddialar bulunuyor.
“Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi” adı altında, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla 16 Ocak 2026’da düzenlenen lansman töreninde bu kameralar “can güvenliği” vurgusuyla tanıtılmıştı. Ancak aradan geçen süreye rağmen sistemin fiilen ne ölçüde çalıştığı netlik kazanmadı.
Hükümetten “af” adımı
UBP-DP-YDP Hükümeti, şimdi ise bu kameraların kestiği ve keseceği cezalara af getirmeye hazırlanıyor. Sabit hız tespit kameraları tarafından 2026 yılı içerisinde kesilmiş olan ve yıl sonuna kadar kesilmesi muhtemel trafik cezalarının affedilmesini öngören yasa tasarısı Cumhuriyet Meclisi’ne gönderildi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı:
“Tasarı yeniden düzenlenmek üzere geri çekildi”
Konuya ilişkin YENİDÜZEN’e konuşan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, cezaların birikmesinin teknik nedenlere dayandığını savundu. Arıklı, puan cezalarının yazılımında polis teşkilatının sıkıntı yaşadığını, bu nedenle cezaların tebliğ edilemediğini belirtti. Sabit kameralarla birlikte ceza sayısının arttığını söyleyen Arıklı, dağıtımda gecikmeler yaşandığını ve vatandaşların zamanında bilgilendirilmemesi nedeniyle mağduriyet doğduğunu ifade etti.
Arıklı, “Bizden kaynaklanan bir sıkıntı oluştu. İnsanlarımızın puan cezaları yüzünden ehliyetlerini kaybetme riski ortaya çıktı. Hükümet olarak buna yönelik düzenleme hazırladık ve tasarıyı Meclis’e gönderdik” dedi. Cezalardan toplanan paranın Polis Vakfı ile Güvenlik Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na devredileceğini belirten Arıklı, tasarının bu nedenle geri çekilip yeniden düzenleneceğini de kaydetti.
Kameraların şu aşamada yalnızca hız tespiti yaptığını ifade eden Arıklı, diğer trafik suçlarının tespitinin Bakanlar Kurulu’nun vereceği ikinci bir karara bağlı olduğunu söyledi. Arıklı, ceza bildirimlerinin hâlâ elden yapıldığını, telefonla bildirim aşamasına henüz gelinmediğini de sözlerine ekledi.
CTP Milletvekili Ürün Solyalı:
“Trafik güvenliğiyle ilgili hiçbir kaygı taşımayan bir anlayışla karşı karşıyayız”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, işlevselliği tartışmalı kameralar ve cezalara af getiren yasa tasarısını YENİDÜZEN’e değerlendirdi. Solyalı, halihazırda çalışan ve trafik güvenliğini sağlayan kameraların sökülerek, Türkiye ile yapılan protokol kapsamında RADARSAN’dan yeni kameralar getirilmesinin mevcut sistemi bozduğunu söyledi.
Solyalı, “Bu çalışan kameraların neden söküldüğü ve tebligatların neden durduğu hiçbir zaman açıklanamadı” dedi. RADARSAN ile yapılan anlaşma sonucunda ülkeye hangi kalibrasyonda kameraların geleceği ve bu kameraların niteliklerinin ne olacağına ilişkin herhangi bir yasal çalışma yapılmadığını belirten Solyalı, daha sonra bu kameralardan fazla sayıda getirildiğini ve her yere kurulum yapıldığını kaydetti. Bu durumun toplumda tepkiye yol açtığını vurgulayan Solyalı, “Kameraların kullanılmaya başlayan süreçte yaşanan karmaşa somut gerekçelerle halka anlatılmadı” ifadelerini kullandı.
CTP olarak bütçe döneminde konuyu gündeme taşıdıklarını anımsatan Solyalı, bütçe komitesinde ve Genel Kurul’da hem Ulaştırma Bakanlığı’na hem de Polis Genel Müdürlüğü’ne sorular yönelttiklerini ifade etti. Solyalı, Ulaştırma Bakanlığı’nın kendilerine cezaların yazıldığını ve bu cezaların bakanlık uhdesindeki bir sistem içinde kayda alındığını söylediğini, hatta bu sistemdeki kayıtların polis tarafından da kontrol edildiğinin iddia edildiğini aktardı. Polis yetkililerinin ise böyle bir durumdan haberdar olmadıklarını açıkladığını belirten Solyalı, “Dolayısıyla yeni kameralardan sonra cezaların kesimi ve tebligatlarla ilgili ciddi bir kafa karışıklığı oluştu” diye konuştu.
Eğer kameralar çalışmıyorsa bunun ciddi bir tehlike olduğunu vurgulayan Solyalı, ceza tebliğine ilişkin ihalelerin de bir an önce sonuçlandırılması gerektiğini söyledi. Bu zamana kadar kameralarla ilgili yaşanan karışıklığa dair Ulaştırma Bakanlığı’ndan gerekçeli ve inandırıcı bir cevap alamadıklarını ifade eden Solyalı, önceki gün Meclis’e bu kameralarla ilgili bir af yasa tasarısının geldiğini hatırlattı.
Solyalı, söz konusu tasarının 2026 yılı sonuna kadarki puan ve para cezalarının silinmesini öngördüğünü belirterek, bunun “hükümet eliyle cezayı affeden, suç işlemeyi teşvik eden ve trafik güvenliğini görmezden gelen bir girişim” olduğunu vurguladı. Ulaştırma Bakanlığı’nın var olan ve çalışan bir sistemi bozduğunu, ardından bu sistemi yeniden kurgulayamadığını ifade eden Solyalı, bu nedenle trafik güvenliğinin sağlanamadığını ve cezaların biriktiğini söyledi. Solyalı, cezaların gerçekten kesilip kesilmediği ve kameraların işlevsel şekilde çalışıp çalışmadığı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu kaydetti.
Sunulan yasa tasarısının anlamının, “çalışan sistemi mahvettim, yüzüme gözüme bulaştırdım, şimdi de çare arıyorum” şeklinde özetlenebileceğini ifade eden Solyalı, bunun toplum tarafından doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Tasarının 2026 yılı sonuna kadar işlenecek tüm trafik cezaları için af niteliği taşıdığına dikkat çeken Solyalı, bunun birincil olarak suç ve ceza ilişkisi açısından çok tehlikeli olduğunu, ikincil olarak ise Ulaştırma Bakanlığı tarafından “kural yok, kameralar önünden istediğiniz gibi geçin” mesajı verildiğini belirtti. Solyalı, bu durumun istifa getirecek bir vaziyet olduğuna dikkat çekerek, üçüncü olarak henüz oluşmamış suçların affını öngörmenin ne hukuk ne de yasa tekniği açısından uygun olmadığını söyledi. Solyalı, “Trafik güvenliğiyle ilgili hiçbir kaygı taşımayan bir anlayışla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.
Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner:
“Trafikte hız ihlal kameraları devre dışı, trafik kör ve güvensiz”
Öte yandan Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (KTMMOB) bağlı Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner de konuyla ilgili kişisel sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, trafikte hız ihlal kameralarının devre dışı olduğunu belirterek, “Trafikte hız ihlal kameraları devre dışı, trafik kör ve güvensiz. Karayolları başsız, Sayıştay ve Başsavcılık uzaktan uzağa seyrediyor. Yollar kan gölü. Sorumlular yemede içmede soygunda ve ihanette birlikte.” ifadelerini kullandı.Son üç yılda 145 kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini belirten Yarkıner, bu ölümlerin en az yüzde 35’inin önlenebileceğini söyledi.
Yarkıner, hükümetin Meclis’e getirdiği düzenleme ile sabit hız tespit kameralarının veri üretmesini 2026 yılı sonuna kadar durdurmayı vurguladı. Söz konusu düzenlemenin trafik denetimini askıya alacağını, caydırıcılığı ortadan kaldıracağını ve trafik güvenliği için gerekli verileri yok edeceğini kaydeden Yarkıner, yoğunluk sorunu varsa neden güncel ve muhtemel ihlaller yerine eski ihlallerin affedilmediğini sordu.
Eski trafik ihlallerinin bedelinin “yolları kan gölüne çevirerek” ödendiğini ifade eden Yarkıner, muhtemel cezaların affedilmesinin ihmallerin devamına yol açacağını belirterek bunun sağlıklı bir durum olup olmadığını sorguladı. Düzenlemenin yalnızca Ulaştırma Bakanı’nın kararı olup olmadığını soran Yarkıner, Trafik Komisyonu ile Polis Genel Müdürlüğü’nün bu öneriye ilişkin görüşlerinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
Yarkıner, eski cezalar bahane edilerek 2026’ya kadar sistemin etkisizleştirilmek istendiğini belirterek, gerçek nedenin “hizmete elverişsiz” bir sistem olduğunu vurguladı. Ulaştırma Bakanlığı tarafından hizmete elverişli devlet malının geçerli bir neden olmadan hizmet dışı bırakıldığını kaydeden Yarkıner, bunun devletin maddi zarara uğramasına, can kayıplarına ve trafik güvenliği verilerinin ortadan kalkmasına neden olduğunu ifade etti.
Bakanın kamuoyuna açık şekilde cevap vermesi gerektiğini belirten Yarkıner, kameraların hangi teknik standarda göre kurulduğunu, gece şartlarında güvenilir ölçüm yapıp yapamadığını, kalibrasyon belgelerinin bulunup bulunmadığını, üretilen verilerin mahkemede delil niteliği taşıyıp taşımadığını ve hangi verilerin toplandığını sordu.
Yarkıner ayrıca, cezaların tebliğinden kimin sorumlu olduğunu, 2026 yılına kadar ceza affı gerekçesinin hangi planlama ve hangi komite kararıyla ortaya çıktığını ve Polisin bu konuda ne söylediğini de sordu. Kameraların tedariki için komisyon oluşturulup oluşturulmadığını da sorgulayan Yarkıner, bunun yasaya aykırı olduğunu bildiklerini ancak en azından kamu yararına bir süreç yürütülüp yürütülmediğini merak ettiklerini ifade etti.
“Devlet adamlılığı; hata ortaya çıktığında geri adım atmayı bilmek, kamu malını ve kamu güvenliğini korumaktır.” diyen Yarkıner, 145 can kaybının yaşandığı bir ülkede hız denetim sistemini etkisizleştirecek düzenleme yapılmasının devlet adamlığıyla bağdaşmadığını belirtti.
Yarkıner, yapılması gerekenin sorumluların yargı önünde hesap vermesi ve ortaya çıkan zararın durdurulması olduğunu ifade ederek, “Bunu yapabilecek tek insan kaynağı mühendislerdir. KTMMOB Makina Mühendisleri Odası bu kamusal ihtiyaç için desteğe hazırdır.” dedi.
Başsavcılığın bu düzenlemeye ilişkin hukuki görüş verip vermediğini ve devlet malına verilen zarara ilişkin Sayıştay’ın ne söylediğini de merak ettiklerini belirten Yarkıner, bu konuların kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini kaydetti.
CTP Milletvekili Devrim Barçın:
“Trafik kameraları çalışmıyor mu?”
CTP Milletvekili Devrim Barçın da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Hız tespit kameraları çalışıyor mu?” diye sorduklarında her defasında “evet” cevabını aldıklarını ve hakaretler duyduklarını hatırlattı.
Eğer bu kameralar çalışıyorsa, eski cezalar bir yana tebliğ edilmediği için vatandaşın mağdur olmaması adına geçmiş cezalar affedilse bile henüz kesilmemiş cezaların da 2026 sonuna kadar affedileceğinin nasıl düzenlendiğini soran Barçın, 2026 sonuna kadar bu kameraların işletilmemesi sonucunda oluşacak trafik güvenliği noktasındaki olumsuzlukların bedelini kimin ödeyeceğini gündeme getirdi.
Barçın, “Beceriksiz olduğunuzu ve rant uğruna bir sistemi bozup trafik güvenliğini bile isteye riske sokup, denetimsiz bıraktığınızı kabul edip çekip gidin artık” ifadelerini kullandı.