“Her Kıbrıslı Türk sandığa gitmeli”

Avrupa Parlamentosu seçiminde oy verecek olan Kıbrıslı Türkler, ‘söz hakkı sahibi olmanın’ önemini vurgulayarak, sandığa gitme çağrısı yaptı.

Dila ŞİMŞEK

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanılması gerektiğini söyleyen aktivistler, bu Pazar günü yapılacak olan seçimde oy vermenin önemine vurgu yaparak, ülkeyi birebir etkileyen bir seçimde söz sahibi olmak gerektiğini kaydetti.

“Her Kıbrıslı Türk, seçimi fark etmeksizin, seçme hakkını kullanarak kendisini ilgilendiren bir seçimde oy kullanmalıdır” diye konuşan seçmenler, 2014’te ilk kez oy kullanan Kıbrıslı Türklerin, yine sandığa gitmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yurttaşlar, Avrupa’da yükselen ırkçılığa karşı mücadele etmenin ve barış, eşitlik, hoşgörü, demokrasi gibi şu anda ‘tehdit altında’ olan Avrupa değerlerine sahip çıkmanın tüm Avrupa yurttaşları gibi Kıbrıslı Türklerin de vatandaşlık görevi olduğunu ifade etti.

Seçmenler, “Kıbrıslı Türkler birer Avrupa vatandaşıdır. Bu hakkın bize verdiği pek çok nimetten yararlanıyoruz. Daha kolay seyahat ediyor, dünyaya entegre olarak eğitim hakkımızı kullanıyoruz. 26 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimlerde de, söz konusu yurttaşlığın bir gereği ve sorumluluğu olan seçme ve seçilme hakkımızı gerçekleştirebileceğiz” şeklinde konuştu.

Avrupa Birliği vatandaşı olmanın sadece bir pasaporttan ibaret olmadığını dile getiren seçmenler, ülkenin ‘tanınmamış kısmında’ bulunan binlerce yurttaşın varlığını göstermek gerektiğini ifade etti.
Seçmenler, “Avrupa Parlamentosu seçiminde oy vererek, Kıbrıslı Türkler olarak, dünyanın KKTC’den ibaret olmadığını, haklarımızın ve özgürlüğümüzün, ülke sınırının da ötesinde olduğunu, AB yurttaşı olduğumuzu anlamış olacağız. Bu aslında bizler için farkındalık yaratacak” dedi.

Aslı Murat: “Dünya’dan dışlanmamıza neden olan çözümsüzlük yanlılarına inat, Türkçe konuşan bir Kıbrıslının sesimizi duyurması önemli bir gelişmedir”

“Kıbrıs’ın kuzeyi her ne kadar AB’nin kontrolü altında olmasa da, AB vatandaşlığı almaya hak kazanan Kıbrıslı Türkler birer Avrupa vatandaşıdır. Bu hakkın bize verdiği pek çok nimetten yararlanıyoruz. Daha kolay seyahat ediyor, dünyaya entegre olarak eğitim hakkımızı kullanıyoruz. 26 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimlerde de, söz konusu yurttaşlığın bir gereği ve sorumluluğu olan seçme ve seçilme hakkımızı gerçekleştirebileceğiz. Sürecin başından beri meseleyi bu boyutu ile değerlendirdim ve oy kullanmaya karar verdim. Özellikle çeşitli aralıklarla tekrarlanan ve son zamanlarda da gündemimizi meşgul eden hükümet krizleri, KKTC gerçekliğini ve Kıbrıslı Türklerin iradesinin ne denli hiçe sayıldığını gözler önüne seriyor. Alınan talimatlar doğrultusunda hükümet bozulup bir yenisi oluşturulabiliyor. Tabii ki kuzey seçimlerini anlamsızlaştırmak için söylemiyorum ama her geçen gün gerek kimliğimizi gerekse onurumuzu yitirdiğimizi düşünüyorum. Bu sebeple, Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün nedenini korkmadan, çıplak bir şekilde ortaya koyan ve federal bir çatı altında adayı birleştirmek için mücadele eden Niyazi Kızılyürek’in adaylığı beni çok heyecanlandırdı. Yeni hükümetin, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya ayar vermeye çalışıp, Kıbrıs çıkmazında başka senaryoları önümüze attığı (bölünmenin kalıcılaşması gibi) bugünlerde, barış için mücadele edeceğimiz tüm alanlarda varlık göstermeliyiz. AP seçimlerinin bu yönü yanında, Avrupa coğrafyasında yükselen ırkçılık ve faşizme karşı sol ve demokrat kesimlerin parlamentoda çoğunlukta olmasını önemsiyorum. Çünkü bu gerçeklik, ateş kesin yaşandığı ve etrafında gaz araştırmalarının yapıldığı adamızda, her an sıcak bir karmaşa ortamı yaratabilir. İşte bu iki temelden hareketle, 26 Mayıs Pazar günü içimdeki umudu yeşerttiği için, Akel – Sol Yeni Güçler adayı Kızılyürek’e oy vereceğim. İlerleyen günlerde adanın kuzeyi olarak bizi çok parlak bir süreç beklemiyor. Dünya’dan dışlanmamıza neden olan çözümsüzlük yanlılarına inat, Türkçe konuşan bir Kıbrıslının sesimizi duyurması önemli bir gelişmedir. O yüzden mücadeleyi elden bırakmayıp kapımıza gelen bu fırsatı değerlendirmeliyiz.”

 

Talat Güler: “Kıbrıs’ta barışa bir adım daha yaklaşmak umuduyla, bir genç olarak bu seçimde ben de oy vereceğim”

“Kıbrıslı Türkler, Avrupa’da 2014 seçimlerinden beri artık söz sahibi. Kendi kimliğimizi unutturmamak, bu adada bizlerin de var olduğunu hatırlatmak için, bence bu çok önemli bir adım. Kıbrıs’ta barışa bir adım daha yaklaşmak umuduyla, bir genç olarak bu seçimde ben de oy vereceğim. Herkesin, seçme hakkını kullanarak, sandığa gitmesini diliyorum.”

 

Dalga Haşmetoğlu: “Senelerdir her şeyden şikayet edip, kılımızı kıpırdatmadık…”

“Öncelikle bence seçmenlerin uyruğundan çok bu oyu kullanmamızda adanın kuzeyinin geleceği için bir katkıda bulunmak çok önemlidir. Senelerdir her şeyden şikayet edip, kılımızı kıpırdatmadık… Bugün, daha önce karşımıza çıkmayan yeni bir atılımla karşı karşıyayız. Bu atılıma bir katkıda bulunarak adaya yeni bir hareket getirip getiremeyeceğimizi kendi gözlerimizle görebiliriz. Ben oy vererek, neler olacağını görmek, en azından toplumumuz adına, kendimize bir şans vermekten yanayım.”

 

Oz Karahan: “Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanmak 1963 yılından bugüne Türkçe konuşan Kıbrıslıların kendilerine yapabilecekleri en büyük iyiliktir”

“Türkçe konuşan Kıbrıslılar olarak 1963 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti'mizi terk ederek öncelikle kendi devletimiz ile bağımızı kopardık. 1974 yılında yaşanan darbe ve ertesinde gelen işgal sonrasında kardeşlerimizle aramıza duvar örülmesine seyirci kaldık. 1983 yılında Denktaş ve Türkiye'deki darbeci kafadarlarının ucuz koltuk hesapları neticesinde ortaya çıkardıkları fikir, sözde KKTC'nin ilan edilmesine olumlu oy verenler de dünya ile aramızda kalan son birkaç bağı da kestiler. O günlerden sonra kendi memleketimizde sosyal, kültürel ve ekonomik baskılar ile kansız bir soykırım yaşamaktayız. Ülkemizde herkes statükoyu kendine göre yorumlamayı seviyor. Ama statükonun anlamı ve kriteri nettir. 45 yıldır devam eden "her şey" statükonun ta kendisidir. Buna iki devletçilik ve Kıbrıs sorununda bütün tarafların savunuculuğunu yapıp konuştuğu federasyonculukta dahil. 45 yıldır biz yok oluyoruz, birileri konuşuyor, Kıbrıslılar bitiyor, bazıları sahte koltukları çok seviyor. Bu sebeple 26 Mayıs'taki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanmak 1963 yılından bugüne Türkçe konuşan Kıbrıslıların kendilerine yapabilecekleri en büyük iyiliktir. Bu adada, memleketimizde var olmak ve çocuklarımızın var olabilmesi için statükoya vurulacak en büyük darbedir. Bu sebeple tüm halkımızı 26 Mayıs Pazar günü adamızın özgür bölgesindeki sandıklara, oy kullanmaya davet ediyoruz.”

 

Avrupa Birliği Öğrenci Formu Mağusa aktivisti Mustafa Mulla:  “Parlamentoya bir Kıbrıslı Türkün girmesine ilk kez bu kadar yaklaştık”

“Ben bu seçimin Kıbrıslı Türklerin dünyaya açılması yolunda çok büyük bir adım olabileceğini düşünüyorum. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ilk kez Kıbrıslı Türk adaylara şans veriliyor. Avrupa Parlementosunda Kıbrıslı Türklere ayrılmış iki koltuk olmasına karşın, bugüne kadar bu koltuklar hep boş kalmıştır ve Kıbrıs'ı sadece Kıbrıslı Rum üyeler temsil etmiştir. Fakat bu kez bunu değiştirmek bizim elimizdedir… Parlamentoya bir Kıbrıslı Türkün girmesine ilk kez bu kadar yaklaştık. Dolayısıyla, Kıbrıs Türk'ünün sorunlarını Avrupa’ya duyurabilecek ve dünyanın da bizden haberdar olmasını sağlayacak bir temsilcimiz olacak. Ayrıca, faşist ve ırkçı diye nitelendirdiğimiz ELAM partisinin de Türk bir temsilciye sandalyesini kaybetme ihtimali bulunmaktadır. Bu söylediklerim ışığında, tüm Kıbrıslı Türkleri AP seçimlerinde sorumluluk gösterip oy kullanmaya davet ediyorum ve katılımın gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar Kıbrıs sorunu için de çok çeşitli yollar denenmiş ve maalesef sonuçsuz kalmıştır. Bu seçimde kazanmasını sağlayacağımız adayın Kıbrıs'taki barış ortamının tekrardan sağlanmasına katkı koyacağını ve sesimizi uluslararası düzeyde duyurabilirsek özlenen çözümün gelebileceğini düşünüyorum.”

İsmail Özyol:  “Avrupa’nın birçok ülkesinde artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ekonomik çöküş bir gerçektir”

“Bence Avrupa vatandaşı olmak sadece Avrupa Birliğinin pasaportunu taşımaktan ibaret değildir. Eğer vatandaş isek, temel görevlerimizden biri özellikle de bizim geleceğimize yön verecek olan seçimlerde oy kullanmaktır. Kıbrıslı Türkler için bu seçimin farklı bir yönü de bulunmaktadır. İlk kez, Avrupa Parlamentosuna Kıbrıslı Türk aday vardır. Seçilmesi durumunda bu yöndeki çalışmalarını Avrupa Birliği seviyesinde de sürdüreceği için onun kazanması, Kıbrıslı Türklerin kazancına olacaktır. Avrupa’nın birçok ülkesinde artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve orta halli kesimin ekonomik olarak çöküşü yadsınamaz bir gerçektir. Avrupa'nın bu kötü gidişine dur demek yine AB vatandaşlarının elindedir ve bizimde sandığa gidip bu kötü gidişe dur dememiz gerektiğine inanmaktayım.”

Ahmet Derya: “Kıbrıslı Türklerin tarihindeki en önemli seçimlerden biri, Avrupa Parlamentosu seçimdir”

“Avrupa Parlamentosu seçiminde oy vererek, Kıbrıslı Türkler olarak, dünyanın KKTC’den ibaret olmadığını, haklarımızın ve özgürlüğümüzün, ülke sınırının da ötesinde olduğunu, AB yurttaşı olduğumuzu anlamış olacağız. Bu aslında bizler için farkındalık yaratacak. Ayrıca, oy vermemiz, Kıbrıs’ın güneyindeki, ortak bir devlette buluşmayı reddeden çevrelere ciddi bir mesaj olacaktır. Biz, “Zannettiğinizin aksine, biz de bu adadayız, buradayız ve haklarımızı kullanacağız” demiş olacağız. AB’ye de, “Bu topraklarda siz unutsanız da, görmezden gelseniz de, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan binlerce yurttaşınız var” mesajı vereceğiz. Ayrıca, bu seçimin diğer bir siyasi önemi de, Kıbrıslı Türkleri, kendilerine muhtaç gören Türkiye’deki bazı çevrelere de, sizden başka da çıkış kapımız vardır diyebilmektir. Elimizdeki tüm kaynakları almaya çalışanlara karşı, bizim başka çözümlerimiz de var diyebileceğiz. Biz bu adada, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olarak ne hüzünde ne sevinçte birlikte olamadık. Şimdi güneyde bir yangın çıksa, biz de üzülürüz, ama gidip yardım edemeyiz. Burada bir yangın çıksa, yurdumuz yandığı için Kıbrıslı Rumlar da üzülür, ama söndürmeye yardım etmezler. Aslında bizim en büyük yangınımız bölünmüşlüğümüzdür. Bu seçimde Kıbrıslı Türklerin oy kullanması, bu yangını söndürmekte ilk yardımdır. İlk kez birlikte hareket edeceğiz, birlikte adayız. Eğer birlik olur, parlamentoya bir Kıbrıslı Türk, bir de Kıbrıslı Rum yollarsak, bu iki toplumun da bayramı olacak. Kıbrıslı Türklerin tarihindeki en önemli seçimlerden biri, Avrupa Parlamentosu seçimdir.”

Niyazi Kızılyürek’in Kişisel Asistanı Hakan Çoban: “Her Kıbrıslı Türkün sandığa gitmesi gerektiğini düşünüyorum”

“Pazar günü geçiş noktalarında gönüllülerimiz olacak. Bizler seçmenlere, nereye gideceklerini, ne yapmaları gerektiğini ve oy kullanırken dikkat etmeleri gereken hususları anlatacağız. Geçiş noktalarında, yürümek istemeyen, sandığa mesafesi uzak olan kişiler için ulaşım da sağlanacaktır. Seçimde karma oy yoktur. Yani sadece tek bir partiye oy verebilirsiniz. Partiden, maksimum iki kişiye oy verilebiliyor. Ama sadece tek kişiye de oy verebilirsiniz. Sonuçlar ise aynı günün gecesinde açıklanacaktır. Önemli bir diğer detay ise, oy pusulası hem Türkçe hem de Yunancadır. İsimler ise, önce soyisim sonra isim olarak yazılmaktadır. Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğimizi mutlaka yanımızda getirmeliyiz. Tarihi geçmiş bile olsa bu kimliği göstererek oy kullanabiliyoruz. Ayrıca, oy vermek için kayıt olmaya da gerek yoktur. Ben şahsen, her Kıbrıslı Türkün sandığa gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Geçtiğimiz seçimde, seçmen sayısı 1000 kişi civarındaydı. Umarım bu sayı çok daha yüksek olur. Bence Kıbrıslı Türklerin, bulunduğumuz şartlarda, oy kullanması çok önemlidir. İnsanlardan çok olumlu geri dönüşler alıyoruz.”

 

Kemal Baykallı: “Oy kullanmak, bu ada üzerinde Kıbrıslı Türklerin de yaşadığının bir kanıtıdır”

“Siyaset sonuç odaklı olmalıdır. AP seçimlerinde oy kullanmak elbette ki Kıbrıs sorununu çözmeyecektir. Onun alternatifi de değildir. Ama hayatımızda doğrudan etkili olan AB içinde federal çözümü savunan, bu ada üzerinde Kıbrıslı Türklerin de yaşadığının bir kanıtı olan, bu konuda etkin, saygıdeğer bir sesin bulunması fark yaratacaktır. Her şey bir yana, “Kıbrıslı Türkler Moğol artıklarıdır, geldikleri yere geri dönmelidir” diyen ELAM temsilcisinin seçilmemesi için, Kıbrıslı Türk aday Niyazi Kızılyürek’e oy vereceğim. Enosis’ten vazgeçmeyen DISY temsilcisinin seçilmemesi için. AB içinde Türkçe’nin resmi dil olmasına bile tahammül etmeyen başka adayların karşısında güçlü bir sesin olması için. Kıbrıslı Türklerin oy vereceği başka adaylar da mevcuttur. Herkes inandığı adaya destek vermelidir. Bu ne Kıbrıslı Türklerin eşitliğinden taviz olur, ne de çözüm ihtiyacını ikame eder. Tam tersine, kalıcı, eşitliğe dayanan federal çözüme destek vermek olur.”

 

Derya Beyatlı:  “İlk kez sesimizi Avrupa Parlamentosu’na taşıma şansımız var, bunu çok iyi değerlendirmeliyiz”

“Avrupa’da yükselen ırkçılığa karşı mücadele etmek ve Barış, Eşitlik, Hoşgörü, Demokrasi gibi şu an tehdit altında olan Avrupa değerlerine sahip çıkmak tüm Avrupa yurttaşları gibi Kıbrıslı Türklerin de vatandaşlık görevidir. Avrupa Parlamentosu seçimleri Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların aynı adaylara oy verebileceği seçimlerdir. Bu seçimlere Kıbrıslı Türklerin kitle halinde katılmasının Kıbrıslılar olarak farklılıktan fazla benzerliğimiz olduğunu, geleceğimizi, ortak vatanımızı kendi ellerimiz ile kurabileceğimizi,  birlikte var olabileceğimizi göstereceğini düşünüyorum. İlk kez sesimizi Avrupa Parlamentosu’na taşıma şansımız var, bunu çok iyi değerlendirmeliyiz.”

Asu Özmuasoğlu: “Kıbrıslı Türklerin oy vermesi, sesimizin duyulması bakımından büyük önem taşır”

“Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Kıbrıslı Türklerin oy vermesi, sesimizin duyulması bakımından büyük önem taşır. Bu nedenle aday çıkarma şansımız var ise bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmemiz gereklidir. Eğer Kıbrıslı Türkler olarak bir şeyler başarmayı kendimize hedef olarak koymuşsak, en doğal vatandaşlık hakkımızı en iyi şekilde kullanmalı ve ülkemiz için çaba göstermeliyiz. Bende bir AB yurttaşı olarak, kimliğimi özgürleştirmek için Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ilk kez sandığa gideceğim.”,

Mağusa İnisiyatifi aktivisti Serkan Tansel: “Kıbrıslı Türklerin katılımı, ayrılıkçı ve milliyetçi ezberin de bozulmasını sağlayacaktır”

“Bir Kıbrıslı Türk olarak Avrupa parlamentosu seçimlerinde oy kullanmak için birçok sebebimiz olduğunu düşünüyorum: Öncelikle bu seçimlerde Kıbrıslı Türklerin de aday olduğunu göz önünde tutarsak;  AB vatandaşı olan Kıbrıslı Türklerin, AB özelinde vatandaşlıktan kaynaklanan seçme ve seçilme haklarına sahip çıkmaları uluslararası alanda görünür olmak açısından önem taşımaktadır. Bir diğer önemli neden ise, uzun yıllardır Kıbrıs ülkesinin federal bir çatı altında birleşmesi için mücadele eden akademisyen Niyazi Kızılyürek’in aday olması ve kazanması halinde, bu mücadelesini Avrupa parlamentosunda sürdürecek olmasıdır. Ayrıca Niyazi Kızılyürek’in Avrupa parlamentosuna seçilmesi halinde, neoliberal-ulus devlet yapısına sahip olan AB’nin; daha sosyal, daha eşitlikçi, daha özgürlükçü ve daha dayanışmacı bir ulus-ötesi yapıya dönüşmesi için mücadele edeceğine inanıyorum. Bütün bunların yanında, Avrupa parlamentosu seçimlerinde Kıbrıslı Türklerin katılımı ve oy kullanmaları, Kıbrıs sorunun çözümüne katkı sağlarken, gerek adanın kuzeyindeki gerekse adanın güneyindeki ayrılıkçı ve milliyetçi ezberin de bozulmasını sağlayacaktır.”

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri