Gözler asgari ücret sürecinde

Hür-İş’in başvurusuyla asgari ücret süreci yeniden başladı. Hayat pahalılığı yükselirken, gözler yine masadan çıkacak rakama çevrildi. Geçen dönemde HP’nin altında kalan asgari ücretin, bu kez ne kadar olacağı merakla bekleniyor.

Recep DAL

Hür İşçi Sendikaları (Hür-İş) Federasyonu’nun, yılın ikinci asgari ücretinin belirlenmesi için Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanmasına yönelik resmi başvurusu sonrası süreç resmen başladı. Mayıs sonu itibarıyla yüzde 14,33’e ulaşan beş aylık hayat pahalılığı oranı, gözleri haziran verisine çevirdi. Yılın ikinci asgari asgari ücretinin ise ortaya çıkacak 6 aylık HP oranının altında kalıp kalmayacağı ise merak konusu…

Sürecin başlamasıyla birlikte Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, mevcut asgari ücretin çalışanların yaşamını sürdürmesi için yetersiz kaldığını belirterek, “Asgari ücretli geçinemiyor. Bugün 52 bin TL alıp geçinebilirim diyecek bir babayiğit varsa çıksın söylesin” dedi. Serdaroğlu, “Asgari ücret masasının toplanması elzem oldu” diyerek ücret artışında yalnızca hayat pahalılığının değil, refah payının da dikkate alınmasını istedi.

UBP-DP-YDP Hükümeti’ne tepki gösteren Serdaroğlu, “Bu koltuklar bir güç değildir. Hiç kimseye babasından miras kalmadı” ifadelerini kullanırken, hayat pahalılığı verilerinin de gerçeği yansıtmadığına dikkat çekti. Sürecin daha fazla uzatılmaması gerektiğini vurgulayan Serdaroğlu, “Geçinebilecek bir asgari ücret yoksa, oy da yoktur” sözleriyle çağrısını yineledi.

İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun ise çalışan tarafının yaptığı başvurunun yasal zeminde olduğunu belirterek, komisyonun çağrıdan itibaren 15 gün içinde toplanması gerektiğini söyledi. “Masa eğer toplanırsa tabii ki icabet edeceğiz” diyen Arhun, asgari ücretin hayat pahalılığı oranında artırılmasının zorunlu olmadığını öne sürdü; “Asgari ücret HP oranında artırılır diye kesin bir hüküm yok” dedi.

Öte yandan yılın ilk asgari ücreti, 9 Ocak’ta yapılan toplantının ardından brüt 60 bin 618 TL, net 52 bin 738 TL olarak belirlenmişti. Ancak son altı aylık hayat pahalılığı yüzde 21,66 olmasına rağmen artış oranı yüzde 18,39’da kalmış, böylece asgari ücret hayat pahalılığına yenik düşmüştü. Hükümet ise buna karşılık yalnızca KKTC vatandaşı asgari ücretlilere toplam 12 bin TL’lik ek destek sağlamıştı.

 

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu:

“Geçinebilecek bir asgari ücret yoksa, oy da yoktur”

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, masanın toplanması için yapılan başvurudan önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde basın açıklaması yaparak, mevcut asgari ücretin çalışanların yaşamını sürdürmesi için yetersiz kaldığını belirtti.

Serdaroğlu, yaptığı açıklamada UBP-DP-YDP Hükümeti’nin yönetim anlayışını eleştirerek, “Bu koltuklar bir güç değildir. Hiç kimseye babasından miras kalmadı. O koltuklarda ömür boyu oturacaklar diye bir şey yok. Hepsini aklın yoluna çağırmak için buradayız” ifadelerini kullandı.

Asgari ücretlinin mevcut ekonomik şartlarda geçinmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Serdaroğlu, “Asgari ücretli geçinemiyor. Bugün 52 bin TL alıp geçinebilirim diyecek bir babayiğit varsa çıksın söylesin” diyerek mevcut ücretin yetersizliğine dikkat çekti.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir an önce toplanması gerektiğini ifade eden Serdaroğlu, asgari ücret artışının yalnızca hayat pahalılığı oranıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Serdaroğlu, “Asgari ücret masasının toplanması elzem oldu. Asgari ücrete hayat pahalılığının yanında refah payı da verilmeli. Çünkü bu ücretle geçinmek bu hükümetle zor” dedi.

Hayat pahalılığı oranlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Serdaroğlu, açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Konuyla ilgili açıklamasını sürdüren Serdaroğlu, “Açıklanan hayat pahalılığı da gerçek dışıdır. Türkiye’den daha düşük çıkması mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’na çağrıda bulunan Serdaroğlu, asgari ücret sürecinin vakit kaybetmeden başlatılması gerektiğini belirterek, “Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’na çağrımızdır. Bakan, bu süreci bir an önce başlatmalı” diye konuştu.

Piyasadaki fiyat artışlarının asgari ücret zamlarından kaynaklanmadığını dile getiren Serdaroğlu, zamların zaten yaşandığını ve bu nedenle ücret artışlarının zorunlu hale geldiğini ifade etti.

Serdaroğlu, “Piyasa asgari ücret arttı diye artmıyor. Aslında zamlar oluyor diye asgari ücret ve benzeri ücretler artmak zorundadır” diyerek bu görüşünü dile getirdi.

Asgari ücretin bir başlangıç maaşı olarak tanımlanması halinde bunun yasal zemine oturtulması gerektiğini de söyleyen Serdaroğlu, bu konuda yeni bir düzenleme yapılmasını önerdi.

Serdaroğlu, “Eğer asgari ücret bir başlangıç ücretiyse hodri meydan. Gelin yasaya bir madde koyalım. Bu maaşı yeni giren bir çalışanın sadece 1 yıl almasını sağlayalım. 1 yıldan sonra o çalışanın maaşını otomatikman en düşük kamu maaşına endeksleyelim” ifadelerini kullandı.

Özel sektörün yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Serdaroğlu, işverenlerin en büyük rakibinin hükümet olduğunu savunarak, bu gerçeklik dikkate alınarak masaya oturulması gerektiğini belirtti.

Serdaroğlu, sürecin daha fazla uzatılmasını istemediklerini vurgulayarak, “Gerçekçi olalım ve masaya öyle oturalım. Biz bekletilmek istemiyoruz. Geçinebilecek bir asgari ücret yoksa, oy da yoktur” açıklamasını yaptı.  

 

İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun:

“Asgari ücret HP oranında artırılır diye kesin bir hüküm yok”

Komisyonun işveren tarafını temsil eden İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun da konuya ilişkin YENİDÜZEN’e özel değerlendirmelerde bulundu.

Arhun, çalışan tarafının yaptığı başvurunun yasa tahtında olduğunu belirterek, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun taraflardan herhangi birinin çağrı yapması halinde 15 gün içerisinde toplanmak zorunda olduğunu söyledi.

“Masa eğer toplanırsa tabii ki icabet edeceğiz” diyen Arhun, Temmuz ayının kamu maaşlarına hayat pahalılığı oranının yansıtılacağı ve buna bağlı olarak asgari ücretin yeniden değerlendirileceği bir dönem olduğuna işaret etti.

Arhun, asgari ücretin geç belirlenmesi ve geriye dönük başlatılmasının piyasayı sıkıntıya sokan bir unsur olduğunu ifade ederek, bu nedenle Hür-İş Federasyonu’nun çağrısını yerinde bulduğunu ifade etti.

Komisyon eğer Temmuz ayı gelmeden toplanırsa işverenler için bir sakıncası olmadığını, hatta bunun daha doğru olacağını düşündüklerini kaydeden Arhun, toplantı tarihine Çalışma Bakanlığı’nın karar vereceğini belirtti; tahmininin ay sonu veya Temmuz başı yönünde olduğunu söyledi.

Arhun, kamu maaşlarına yansıtılacak hayat pahalılığı oranının önemine de dikkat çekerek, hükümetin bu oranın tamamını maaşlara yansıtmayabileceği yönünde beyanları bulunduğunu hatırlattı.

“Kamu maaşlarına yapılacak olan artış asgari ücret açısından da kritiktir. Bekleyip göreceğiz” ifadelerini kullanan Arhun, beş aylık hayat pahalılığı verisinin ortada olduğunu ve Haziran ayı verisinin eklenmesiyle çok büyük bir değişiklik beklemediğini dile getirdi.

Arhun, “Sonuçta 6 aylık da bunun bir puan altı ve üstü olacaktır” diyerek, asgari ücretin mutlaka hayat pahalılığı oranında artırılacağına dair kesin bir hüküm bulunmadığını, bunun yasal dayanağının da olmadığını öne sürdü.

 

Bir önceki asgari ücret HP’ye yenik düşmüştü

Kıbrıs’ın kuzeyinde 2026 yılının ilk asgari ücreti, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 9 Ocak’ta gerçekleştirdiği üçüncü toplantının ardından belirlenmişti. Devlet ve işveren kanadının oylarıyla alınan karar sonrası yeni asgari ücret, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere aylık brüt 60 bin 618 TL, net ise 52 bin 738 TL olarak yürürlüğe girmişti.

Asgari ücret belirlenirken belirlenmesinde en önemli verilerden biri olan son 6 aylık hayat pahalılığı oranı yüzde 21,66 olarak açıklanmıştı. Buna karşın komisyonun oy çokluğuyla belirlediği zam oranı yüzde 18,39’da kaldı. Böylece yılın ilk asgari ücreti, hayat pahalılığı oranının yaklaşık 3,27 puan altında belirlenmiş oldu. İşçi tarafının itirazına rağmen rakam değişmemişti.

Hükümet ise asgari ücret artışına ek olarak yalnızca KKTC vatandaşı olup asgari ücretle çalışanlara yönelik özel bir destek paketi açıklamıştı. Buna göre yıl içinde toplam 12 bin TL ek katkı verilmesi kararlaştırmıştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu desteğin iki taksit halinde, şubat ve mart aylarında 6’şar bin TL olarak ödendiğini duyurmuştu.

Özel Haber Haberleri