Doktorlara SORUŞTURMA

Sağlık Bakanlığı, ameliyat sırasında hayatını kaybeden Anıl Aktunçlar’ın şüpheli ölümü sonrası harekete geçti

Toplumda büyük yankı uyandıran 38 yaşındaki Anıl Aktunçlar’ın neden hayatını kaybettiğiyle ilgili tartışmalar sürerken, Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, olayda ismi geçen doktorlara SORUŞTURMA açılması için bugün Tabipler Birliği’ni görevlendireceğini YENİDÜZEN’e açıkladı.

Ayşe GÜLER

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran, Etik Hastanesi’nde geçirdiği ameliyat sonrasında şüpheli bir şekilde hayata veda eden 38 yaşındaki Anıl Aktunçlar’ın ölümüyle ilgili Sağlık Bakanlığı harekete geçti.

Şüpheli ölümle ilgili tartışmalar sürerken Bakanlık, olayda ismi geçen doktorlara SORUŞTURMA açılması için bugün resmi bir yazı ile Tabipler Birliği’ni görevlendirme kararı aldı.

Otopsi yapılmasına rağmen kesin ölüm nedeni belirlenememesi üzerine Aktunçlar’dan alınan doku örnekleri de dün İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Gözler, Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek sonuca çevrildi.

Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, raporun süratli bir şekilde gelebilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu ile bugün yeniden temasa geçeceklerini belirterek, bu raporla ilgili öncelik isteyeceklerini ifade etti.

YENİDÜZEN’e konuşan Sucuoğlu, Aktunçlar’ın kesin ölüm nedeni belirlenmeden hastanenin kapatılmasının da söz konusu olamayacağını dile getirdi, tüm hastanelerin prosedür gereği 20 Ocak sonrasında denetleneceğini, Etik Hastanesi’nin denetiminin ise Şubat ayında yapılacağını belirtti.

Öte yandan Hasta Hakları Uzmanı Şölen Külahçı ise ülkemizde Adli Tıp Kurumu’nun olmaması nedeniyle doktor ihmalinin kanıtlanamadığını savunarak, “Hekimler, hekimler aleyhine ifade vermekten çekiniyor. İçlerinde mesleki dayanışma var. Bu sebepten dolayı ihmalin ispatlanması güçleşiyor, dosyaların üzeri kapatılıyor, Sağlık Bakanlığı da bu tür vakaların üzerine gitmiyor” şeklinde konuştu.

 


 

SAĞLIK BAKANLIĞI NASIL BİR YOK İZLEYECEK?

 

Sağlık Bakanı  Faiz Sucuoğlu: Doktorlara soruşturma açılacak

Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, Sucuoğlu, olayda ismi geçen doktorlara soruşturma açılması için bugün resmi bir yazı ile Tabipler Birliği’ni görevlendireceğini açıkladı.

Aktunçlar ile ilgili raporun dün İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini de söyleyen Sucuoğlu, bu raporla ilgili öncelik isteyeceklerini, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda Birinci Daire Başkanı ile görüştüklerini, raporun süratli şekilde gelebilmesi için bugün yeniden temasa geçeceklerini belirtti.

KÜLAHÇI: “DOKTOR İHMALİ KANITLANAMIYOR”… Öte yandan Hasta Hakları Uzmanı Şölen Külahçı ise ülkemizde Adli Tıp Kurumu’nun olmaması nedeniyle doktor ihmalinin kanıtlanamadığını savundu, “Hekimler, hekimler aleyhine ifade vermekten çekiniyor. Bu sebepten dolayı ihmalin ispatlanması güçleşiyor, dosyaların üzeri kapatılıyor, Sağlık Bakanlığı da bu tür vakaların üzerine gitmiyor” dedi

Bu meselede öncelikli olarak Aktunçlar’ın ölüm nedeninin belirlenmesi gerektiğini de ifade eden Sucuoğlu, “Yarın gidip de hiçbir şey yokken hastaneyi kapatmanın anlamı yok. Önce nedenini bulacağız, kısa sürede de bulacağımızı tahmin ediyorum…” şeklinde konuştu.

“Etik Hastanesi, Haziran 2015’te denetlendi”

Anıl Aktunçlar’ın hayatını kaybettiği Etik Hastanesi’nin Haziran 2015’te denetlendiğini söyleyen Sucuoğlu,  dünya standartlarına göre hastane denetimlerinin 2 veya 3 yıl içerisinde yapıldığını belirtti.

Sucuoğlu, ilgili yasada ‘EN AZ’ 6 ayda bir denetleme yapılacağının yazıldığını belirterek,  “Bırakın Kıbrıs’ı dünyanın hiçbir yerinde 6 ayda bir hastane denetimi yoktur. 6 ayda bir hastane denetimi olmaz. Kim yapacak?” şeklinde konuştu.  

DOKU ÖRNEKLERİ İSTANBUL’DA… Sucuoğlu, otopsi yapılmasına rağmen kesin ölüm nedeni belirlenemeyen Aktunçlar’dan alınan doku örneklerinin de dün İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini söyledi. Gözler, Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek sonuca çevrildi

“20 Ocak’tan sonra tüm hastaneler mercek altında”

Tüm hastanelerin 20 Ocak sonrasında denetleneceğini ancak bu denetimlerin rutin bir prosedür olacağını açıklayan Sucuoğlu, Etik Hastanesi’nin ise Şubat ayı içerisinde denetimden geçeceğini açıkladı.

Sucuoğlu, normal prosedüre göre ilk etapta Girne’deki birkaç özel hastane, Life Hospital’in denetleneceğini, sonrasında da normal denetim takviminin uygulanacağını kaydetti. 

Ayrıca Sucuoğlu, ülkedeki 13 tüp bebek merkezinin de Eylül-Ekim ayları arasında denetlendiğini sözlerine ekledi.  

Köroğlu…

Sucuoğlu, 2015 yılında disiplinsizlik suçu nedeniyle kamu görevinden men edilen, şüpheli ölümü nedeniyle günlerce tartışılan Fikri Orakçıoğlu’nun da ameliyatında yer alan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr Süleyman Köroğlu ile ilgili de konuştu.

Köroğlu’nunmesai saatleri içerisinde özel bir hastanede ameliyat yapmasından dolayı kamu görevinden men edildiğini dile getiren Sucuoğlu, “Ancak mahkemede suçsuz bulundu. Tabipler Birliği’nin kararı da bu yöndedir” şeklinde konuştu.

Orakçıoğlu meselesinde DOKTORLAR SUÇSUZ…

Öte yandan Sucuoğlu, ölümüyle tartışmalara neden olan Fikri Orakçıoğlu ile ilgili raporun ellerine ulaştığını da açıklayarak, 6 profesörün imzasıyla gelen rapora göre doktorların tıbbi anlamda SUÇSUZ bulunduğunu, tıbbi anlamda herhangi bir hata olmadığını aktardı.


HASTA HAKLARI UZMANI NE DÜŞÜNÜYOR?

 

Hasta Hakları Uzmanı Şölen Külahçı: Doktor ihmali kanıtlanamıyor

Hasta Hakları Uzmanı Şölen Külahçı, Aktunçlar’ın ölümüyle ilgili iki önemli nokta olduğunu savundu.

Külahçı, ülkemizde Adli Tıp Kurumu’nun olmaması nedeniyle hiçbir zaman doktor ihmalinin kanıtlanamadığını savundu, bu sebepten dolayı da bağımsız şekilde bu tür vakaları değerlendirecek bir kurumun olmadığını vurguladı.

“Hekimler, hekimler aleyhine ifade vermekten çekiniyorlar” diyen Külahçı, “İçlerinde mesleki dayanışma var. Doğal olarak bundan çekiniyorlar” şeklinde konuştu.

Külahçı, bu sebepten dolayı ‘ihmalin ispatlanmasının’ güçleştiğini, dosyalarının üzerinin ‘kapatıldığını’, Sağlık Bakanlığı’nın bu tür vakaların üzerine gitmediğine dikkat çekti.

“Konu soğutuluyor…”

Konunun soğutulduğunu, ‘Otopsi yapıldı, bulgular alındı. İstanbul’a gönderildi’ şeklinde açıklamaların yapıldığını ifade eden Külahçı, olayın üzerinden zaman geçmesinin ardından da ‘Raporlar gelmedi, yazışmalarımız uzun sürdü’ şeklinde cevapların alınacağını savundu.

Külahçı, geçtiğimiz aylarda yine şüpheli bir şekilde ‘doktor ihmali’ nedeniyle hayatını kaybettiği savunulan Fikri Orakçıoğlu’nun ölümü ile ilgili de raporların henüz gelmediğini aktardı.

Ayrıca Külahçı, Orakçıoğlu’nun ameliyatındaki anestezi uzmanı ile Aktunçlar’ın ameliyatındaki anestezi uzmanının aynı isim olduğunu da hatırlattı.

Nasıl bir prosedür izlenmeliydi?

İzlenilmesi gereken prosedür ile ilgili de bilgi veren Külahçı şöyle konuştu: “Şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Orakçıoğlu’nun ölümünün ardından hekimin tabi olduğu meslek birliğinin hakkındaki soruşturma tamamlanana kadar geçici olarak meslekten men cezası vermeliydi. Suçluluğu ispatlanmadı ancak suçsuzluğu da ispatlanmadı. Bu yapılsaydı, buna cesaret edilseydi bugün Anıl hanım hayatta olacaktı. Bunu yapmaktan çekindiler, yine mesleki dayanışmaları yüzünden… Hekimlerin mesleki dayanışmaları diğer meslek gruplarından çok daha fazladır. Normaldir, sayıları azdır. Sonuçta sağlımız üzerindeki tek yetkili insandırlar… Bu dayanışmaları normal…”

“Sağlık sistemini iyileştirmeye çalıştığımızda en büyük tepkiyi doktorlardan alıyoruz”

Külahçı, sağlık sistemini ‘iyileştirmeye’ çalıştıklarında da en büyük tepkiyi doktorlardan aldıklarını savundu.

Geçmiş yıllarda Hasta Hakları Yasa Tasarısı’nı hazırladıklarını, Evrensel Hasta Hakları aracılığıyla da Sağlık Bakanlığı’na sunduklarını hatırlatan Külahçı süreçle ilgili şunları söyledi: “Yasa Tasarısı ilgili meslek gruplarına iletilip, görüşülmüştü. Öğrendiğimiz kadarıyla Tabipler Birliği sistemin henüz tam anlamıyla işlemediği, sistemsizlik içerisinde yasa tasarısının yasallaşması halinde, hastaların ‘hangi hakkim ihmal edildiği’ şeklinde tazminat peşinde koşacağı gerekçesiyle uygun görmediler. Çalışmalar 2014’te tamamlamıştık. Yasa 2000’den beridir Meclis’te bekliyordu. Tekrar düzenledik, 2014’te o dönemin Sağlık Bakanlığı Ahmet Gülle’ye verdik. Kendisi bu konuyla çok ilgilenmişti. Savcılıktan görüş alındı, diğer meslek gruplarıyla da görüşüldü. Geçtiğimiz Cuma günü Tabipler Birliği ‘hasta hakları yasalaşırsa, hekimler ve diğer sağlık çalışanları mutsuz olacak. Sistem henüz kurulamadı. Düzensiz sistem içerisinde hastaya haklarının peşinde koşacağı bir yasa çıkarmak uygun değildir’ görüşü verdi.

Biz de biliyoruz. Sistem kurulamıyor, denetimsizlik var. Ancak bir yerinden başlamak gerekiyor. Denetimsizlik ve sistemsizlik olması, yasanın geçemeyeceği anlamına gelmez. Yasayı geçiren sistemini de kurar.”

“Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmıyor”

Öte yandan 2010 yılında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararının uygulanmadığına da dikkat çeken Külahçı, Aktunçlar’ın ameliyatına giren doktorlardan birinin kamu çalışanı olduğunu söyledi.

Külahçı, “Normal şartlarda söz konusu doktorun da ‘ikinci iş’ yaptığı gerekçesiyle açığa alınması gerektiğini de ifade ederek, “Sağlık Bakanlığı bu konuda çok korkak davranıyor” dedi.

“Yasaya aykırılık veya eksiklik varsa, hastane kapatılmalı”

Aktunçlar’ın ameliyat olduğu hastaneyle ilgili de soruşturma açılarak, denetlenmesi gerektiğine de değinen Külahçı, yasaya aykırılık veya eksiklik olduğunun tespit edilmesi halinde ise bu durum giderilene kadar hastanenin kapatılması gerektiğine dikkat çekti.

Külahçı, “Bu hastane Özel Hastane Yasası’na uygun mu?” diye de sordu.

“Ortada rapor yok, polise uygun ifade verecek biri yok. Herkes birbirinden çekiniyor…”

Bir vatandaş olarak yaşanılanlardan oldukça rahatsız olduğunu ifade eden Külahçı, “Polisin eli bağlı… Ortada rapor yok, polise uygun ifade verecek biri yok. Çünkü herkes birbirinden çekiniyor. Bu nedenle de dosyalar açık kalıyor, kapatılamıyor, ileriye götürülemiyor. Bir Adli Tıp Uzmanımız var, o da otopsi yapmaktan canı çıkıyor. Ancak tek başına bulduğu bulgular da yeterli değil. Adli Tıp Kurumu’ndan gelmesi gerekir. Kimse elini taşın altına koyamıyor…”

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri