“Hiçbir şey, net değil”

Tüm dünyada Covid-19 aşısı hazırlıkları sürerken, gözler ülkedeki çalışmalara ya da hazırlıklara çevrildi… Sağlık Bakanı Pilli, “Beklemedeyiz, hiçbir şey net değil" dedi, sağlıkçılar ‘hiç zaman kaybedilmemesi’ gerektiğine işaret etti

Tüm dünyada Covid-19 aşısı hazırlıkları sürerken, gözler ülkedeki çalışmalara ya da hazırlıklara çevrildi… Sağlık Bakanı Pilli, “Beklemedeyiz, hiçbir şey net değil" dedi, sağlıkçılar ‘hiç zaman kaybedilmemesi’ gerektiğine işaret etti- YENİDÜZEN 'aşı' gündemini yetkililere sordu:

 

ORGANİZASYON VAR MI?

Sağlık Bakanı Ali Pilli: “Henüz hiçbir şey net değil, ancak Aralık ayı sonuna dek belki başlanır. Önce bir görelim, kullanılmaya başlansın, etkilerini görelim, zararları, yan etkileri…  Ardından girişim yapacağız, beklemedeyiz”  

 

GÜNEYE GELEN AŞILAR KUZEYE VERİLECEK Mİ?

 İki Toplumlu Sağlık Komitesi Eş Başkanı Cenk Soydan: “Avrupa’dan gelecek olan aşılardan Kıbrıs’ın kuzeyine de verilecek. Geçen hafta konuştuk, henüz aşı ellerine gelmemişti. Ellerine ulaşacak olan tarihi ve hangi miktarda geleceğini onlar da bilmiyorlar.”

 

HANGİ AŞI GÜVENLİ?

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi Üyelerinden Dr. Zafer Erdoğmuş:  “Çin aşısını güvenli bulmuyorum. Covid-19 aşısı konusunu 15 Aralık’taki toplantıda gündeme alacağız”

Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı:  “Grip aşısında yaşadığımız sıkıntıları burada da yaşamamalıyız”

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesil Bayraktar:  “AstraZeneca ve Pfizer/BionTech firmalarının güvenilirliğini gördük, ancak Çin Menşeli ilaçlarla deneyimimiz yok”

UKÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Tıbbi ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer:  “Aşı ihtiyacının belirlenmesi için öncelik verilecek grupların nüfus dağılımına ihtiyaç var. Örneğin 65 yaş üstü veya kronik rahatsızlığı olan kaç kişi var bilmiyoruz, Bakanlığın bunların tespitinde bulunması gerek”

UKÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Moleküler Mikrobiyolog Yrd. Doç. Dr. Ender Volkan Çınar:  “Her ülkenin aşı temin inisiyatifi oluşturması ve gerekli girişimleri organize etmesi, dünyanın her ülkesinden üretilecek aşılara önemli talep geleceği düşünüldüğünde, harekete geçmemiz  elzemdir.”

 

Fehime ALASYA

Tüm dünyada Covid-19 aşısı hazırlıkları sürerken, gözler ülkedeki çalışmalara çevrildi, aşıya yönelik henüz bir adım atılmaması, sağlıkçıları da endişelendirdi, Sağlık Bakanı da belirsizliği kabul etti, "net değil" dedi.  

Nüfus ve nüfustaki risk gruplarına paralel olması gerektiği için ülkedeki aşı ihtiyacına ilişkin öngörünün de bulunmadığı ifade edildi.

Sağlık Bakanı Ali Pilli, aşının güvenilirliğiyle ilgili Türkiye’de yapılan çalışmaları işaret ederken, buna karşın sağlık çevreleri, ‘bilindik ve güvenilir’ firmalarla çalışmanın önemine dikkat çekti.

Öncelikle risk grubundaki sağlık çalışanlarının, ardından ise tüm risk grubundaki bireylerin aşı olması gerektiğine de dikkat çekilirken, toplumun %60 veya %70’inin aşılaması ve bağışıklık sağlanması gerektiğinin altı çizildi.

Aşı temini ile ilgili öngörülerde bulunarak zaman geçmeden girişim yapılması, aksi halde ‘grip aşısının temininde’ olduğu gibi çok geç kalınacağı işaret edildi.

YENİDÜZEN’e konuşan sağlıkçılar önemli ayrıntılar paylaştı…

 

 

Sağlık Bakanı Ali Pilli:

“Henüz hiçbir şey net değil”

Aşının kullanımına yurt dışında Aralık ayında başlanacağını, henüz deneme aşamasında olunduğunu ifade eden Sağlık Bakanı Pilli, “Ancak Aralık ayı sonuna dek belki başlanır. Önce bir görelim, kullanılmaya başlansın, etkilerini görelim, zararları, yan etkilerini, ardından girişim yapacağız” dedi.

Bu yönde yurt dışı ile bağlantıları olduğunu da ifade eden Pilli, beklemede olduklarını dile getirdi.

Henüz bir aşı üzerinde yoğunlaşmadıklarını anlatan Pilli, çalışmaların devam ettiğini, Ocak ayında Türkiye’de çıkacağı konuşulan aşıyı beklediklerini kaydetti, “Başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

“Aşı konusunda da öngörümüz var”

“Hiç kimse endişelenmesin. Dünyada çok üst seviyede pik yapan bu hastalık ülkemizde büyük bir başarı sergiledik, en iyi ülkeler arasındayız. Aşı konusunda da öngörümüz var” diyen Pilli, ne zaman alınıp, ne zaman kullanılacağı konusunda da çalışmaları olduğunu belirtti.

Henüz bu aşının içeriği, yan etkileri, faydasıyla ilgili hiçbir şeyin net olmadığını kaydeden Pilli, “35 yıllık doktorum, ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Dünyada birçok yeni çıkan aşı aylarca kullanıldı, ardından piyasadan toplatıldı. Tedbirli olmakta fayda var” şeklinde konuştu.  

 


İki Toplumlu Sağlık Komitesi Eş Başkanı Cenk Soydan:

“3 hafta iki kez yapılacak, 1 yıl koruyacak”

Hem Kıbrıs’ın güneyinden, hem de Türkiye’den aşı talebi olduğunu belirten İki Toplumlu Sağlık Komitesi Eş Başkanı Cenk Soydan, öncelikle risk gruplarının aşılanacağını ifade etti.

Geçtiğimiz hafta İki Toplumlu Sağlık Komitesi ile yaptığı görüşmede Avrupa’dan gelecek olan aşılardan Kıbrıs’ın kuzeyine de verileceği bilgisini aldığını ifade den Dr. Cenk Soydan, konuya ilişkin YENİDÜZEN’e bilgi verdi.

Soydan, “Geçen hafta konuştuk, henüz aşı ellerine gelmemişti. Ellerine ulaşacak olan tarihi ve hangi miktarda geleceğini onlar da bilmiyor.  Kıbrıs’ın güneyi yanı sıra Türkiye ile de Sağlık Bakanlığı’nın görüşmeleri de var. Bakan Pilli TC’ye gidecek olan aşılardan talep etti. Oradan da olumlu yanıt alındı ama onlar da ne zaman geleciğini bilmiyorlar, beklemedeler” şeklinde konuştu.  

İki kez yapılacak, 1 yıl koruyacak

Söz konusu aşının 3 hafta sürede iki kez yapılacağı bilgisini aldıklarını aktaran Soydan, bir yıl koruması olacağını da ifade etti.

“Bazı kişiler yaptırmak istemiyor”

Bazı kişilerin bunu yaptırmak istemediğine de değinen Soydan, yasal zeminde zorunlu yaptırımı olmadığını kaydetti.

Aşılama sıralamasında önceliğin risk grubu sağlıkçılar, kronik hastalığı olanlar ve yaşlı kesimin olduğunu dile getiren Soydan, “Eğer çok aşı olursa çocuklara da yapılır ama önceliğimiz onlar değil. Çocuklar hafif atlatıyor” şeklinde konuştu.

DSÖ’ye kulak vermeliyiz

Aşıların güvenilirliği açısından Dünya Sağlık Örgütü’nün onayladığı aşılara öncelik verilmesi gerektiğinin de altını çizen Soydan, Esas olarak hedefimiz AstraZeneca ve  Pfizer/BionTech aşıları olmalı, DSÖ bunu öneriyor” dedi.

 


Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi Üyelerinden Dr. Zafer Erdoğmuş:

“Çin aşısını güvenli bulmuyorum”

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi Üyelerinden Dr. Zafer Erdoğmuş, Covid-19 aşı konusunu 15 Aralık’taki toplantılarında gündeme alacaklarını ifade ederek, Çin meşeli aşı çalışmasını güvenli bulmadığını dile getirdi.

Risk grubunda olan sağlık çalışanları, ardından tüm risk gruplarının aşılanması gerektiğine de değinen Erdoğmuş, “Bu adımların ardından ise toplumun %60’ını, %70’inin aşılamak gereke ki yeterli bağışıklığı sağlayabilelim” dedi, devletin bu aşıları bedava yapması gerektiğine de dikkat çekti.

 


Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı:

“Grip aşısında yaşadığımız sıkıntıları burada da yaşamamalıyız”

Tabipler Birliği olarak Sağlık Bakanlığı’na bir yazı gönderdiklerini ve girişim yapılması gerektiğini belirttiklerini ifade eden Vudalı, aksi halde çok geç kalınmış olacağını anlattı.

Vudalı; “Grip aşısında yaşadığımız sıkıntıları burada da yaşamamalıyız. Toplumda 10 kişiden 7’sinin aşılanması gerek. Ancak bu durumda eski hayatımıza geri döneceğiz.” dedi.  

“Şimdiden bu aşılarla ilgili bir öngörü yapıp çalışma başlatmalıyız”

Aşı içeriği, zamanlaması ve güvenilirliğiyle ilgili de görüş belirten Vudalı, şunları dile getirdi:

“Şu anda FDA onaylı bir aşı henüz yok. Bu onay olduktan sonra güvenebiliriz. Almanya veya İngiltere’de olan aşılarla ilgili birtakım paylaşımlar oldu. Bir şirket FDA onayını aldıktan sonra ülkeye bunu getirmemiz zorlaşacak. Şimdiden bu aşılarla ilgili bir öngörü yapıp çalışma başlatmalıyız. Almanya’daki çalışmalarda bir de Türk şirket var, orayla anlaşma yapılabilir. Talep olacak, şimdiden hareketlenmemiz gerekiyor.

En riskli kişilerden başlanmalı. Örneğin İngiltere 80 yaş ve üzerinden aşılamaya başlıyor. Biz de risk grubundaki kişilerden başlayıp toplumun geneline, %70’ine yapılması gerek. Yoksa hastalık hızlı bir şekilde bulaşmaya devam edecek.”

 


Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesil Bayraktar:

“AstraZeneca ve Pfizer/BionTech firmalarının güvenilirliğini gördük, ancak Çin Menşeli ilaçlarla deneyimimiz yok”

AstraZeneca ve Pfizer/BionTech firmaların çalışmalarının daha güvenilir olduğunu düşünen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesil Bayraktar, “Bu firmaların ilaçlarının güvenilirliğini gördük, ancak Çin Menşeli ilaçlarla deneyimimiz yok.” dedi.

Öncelikli olarak risk gruplarına aşı yapılması gerektiğine değinen Bayraktar, 65 yaş ve üzeri rutin risk gruplarının hedeflendiğini kaydetti. Bazı bireylerin aşı olmaya karşı korku duymasını da yorumlayan Bayraktar; “Risk grupları dışında bu grubu karşılayacak kadar aşı gelirse toplumun geri kalının aşılanması gerek. Risk grubunda olan bireylerin reddetmesi son derece sakıncalı. Hastalığın bulaşması halinde bu çok tehlikeli. Aşıdan yan etkisinden korkuluyor ama risk grubunda olanlar reddetmemeli. Yan etkisi ise grip aşılarında da önemlidir. Muhakkak yan etkisi olacaktır ama bununla ilgili dünyadaki çalışmalar da henüz net değil, çalışmalar önemli bir yan etkiden söz etmiyor. Bu nedenle temkinli olmalı, risk grubunda olanlar aşı olmalıdır” ifadelerini kullandı.   

 


UKÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Tıbbi ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer:

65 yaş üstü veya kronik rahatsızlığı olan kaç kişi var bilmiyoruz

Aşı ihtiyacının belirlenmesi için öncelik verilecek grupların nüfus dağılımına ihtiyaç olduğunu kaydeden Tıbbi ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer, “Örneğin 65 yaş üstü veya kronik rahatsızlığı olan kaç kişi var bilmiyoruz, Bakanlığın bunların tespitinde bulunması gerek” dedi.

Şu an çalışmada olan aşıların, hangi ülkede üretildiklerinin değil içeriklerinin güvenilirlik için önemli olduğunu dile getiren Seyer, bu içerikten şöyle söz etti:

Moderna ve Pfizer/BioNtech'in kullandığı aşı üretim metodudur. Sinovac’ın ürettiği Çin orijinli aşıda ise inaktif virüs kullanılır. Bu tür aşı türünde aşılar zaten başka hastalıklar için mevcuttur ve hâlihazırda kullanılır. mRNA bazlı aşılar tamamen yeni bir teknolojidir ve virüs falan içermez- sadece virüsün bir proteinini kodlayan bir molekül içerir. Bu sebeple mRNA aşıları daha güvenli olabilir ve bağışıklık sistemini uyarıp, bağışıklık yaratabilir. Ama tabi önemli olan nerde üretildiği değil esas içeriğidir” dedi.

“Aşı öncelikleri belirlenmeli”

“Şu an o antikorların koruyuculuğunun ne kadar süreceği bilimsel olarak araştırılıyor” diyen Seyer, sağlık çalışanları, diğer kritik meslek grupları, yaşa bakılmaksızın altta yatan sağlık sorunları olanlar, 65 yaş ve üzeri kişilere öncelik tanınması gerekeceğini kaydetti.

 


UKÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Moleküler Mikrobiyolog  Yrd. Doç. Dr. Ender Volkan Çınar:

“Harekete geçmemiz elzemdir

Aşı konusunda Kıbrıs'ın kuzeyinde de hemen girişim olması gerektiğinin altını çizen UKÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Moleküler Mikrobiyolog Yrd. Doç. Dr. Ender Volkan Çınar, bunun elzem olduğunu belirtti. Çınar, “Her ülkenin aşı temin inisiyatifi oluşturması ve gerekli girişimleri organize etmesi, dünyanın her ülkesinden üretilecek aşılara önemli talep geleceği düşünüldüğünde, harekete geçmemiz  elzemdir” dedi.

Çınar, aşı ihtiyacının, hangi aşının kullanılacağı ve kullanılacak aşının etkinliğinin ne olduğuna göre değişmekle birlikte, toplumun büyük çoğunluğunun aşılanmasının tercih edilmesi gerektiğini de ifade etti.

“Pfizer/BioNtech firmalarının ürettikleri aşıların hem yüksek etkinlikte olduğunu hem de güvenli olduğu söylenmekte”

Aşıların güvenilirliği ile ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Çınar, özetle şunları dile getirdi:

“Avrupa’da bulunan, Avrupa İlaç Ajansı (European Medicines Agency) ve Amerika’da bulunan Gıda ve İlaç Yönetimi (FDA, Food and Drug Administration) dünyada Kabul görmüş, ilaçların etkinlik ve güvenliğini denetleyen kurumlardır. Yapılan klinik deneylerin sonuçlarını eleştirel gözle inceleyerek, ilacın kullanımını onaylarlar. Bu kurumların onayını alan aşı ve ilacın güvenlik testlerinden geçmiştir.

Türkiye’de de Pekin firması Sinovac’ın ürettiği aşıya ek olarak Pfizer/BioNtech aşısının da temin edileceği konuşulmaktadır. Şu ana dek yapılan klinik deneylerden elde edilen veriler, özellikle Moderna firmasının ve Pfizer/BioNtech firmalarının ürettikleri aşıların hem yüksek etkinlikte olduğunu hem de güvenli olduğunu göstermektedir. Toplumumuzun bilinçli olduğunu biliyorum ve aşılanmaya özen göstereceğine inanıyorum”.

“Risk grupları ve sağlık çalışanları öncelikli”

Çınar, aşılamada öncelikli gruplar arasında 65 yaş üstü bireyler ve COVID-19 hastalığı için risk faktörü oluşturabilecek hastalığı olan bireyler ile sağlık çalışanlarına öncelik verilmesinin önerildiğini de sözlerine ekledi.

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri