Avrupa Birliği 3 MİLYON Euro veriyor, HÜKÜMET İSTEMİYOR!

AB tarafından bankaların işlevsel hale gelerek, uluslararası uzman kuruluşlar tarafından bazı testlere tabii tutulması için verilecek 3 milyon Euro’yu, UBP-DP Azınlık Hükümeti reddetti.

Ayşe GÜLER

Kıbrıs’ın kuzeyinde faaliyet gösteren bankaların Avrupa Birliği’ne (AB) uyum sürecinde ‘tıkanıklık’ yaşanıyor.

AB tarafından bankaların işlevsel olabilmesi, uluslararası uzman kuruluşlar tarafından da bazı testlere tabii tutulması için hibe edilecek 3 milyon Euro’yu, UBP-DP Azınlık Hükümeti reddetti.

Hükümetin, bankacılık sektörüyle ilgili mevzuatın AB standartlarına uyumlaştırma çalışmalarına yönelik tavrı müzakere masasında da eleştiriye neden oluyor.

Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, bankacılık sektörünün AB ile uyumlaşması için durum tespiti yapılması gerektiğine işaret ederek, yapılacak çalışma ile bankaların varlık kalitesi analizi denilen bir prosedürün uygulanacağını kaydetti.

Çözüm olsa da olmasa da, çözümden tamamen bağımsız olarak Kıbrıs Türk toplumunun rekabet edilebilirliğini artırılması için AB ile uyumlaşmanın zaruri olduğunu söyleyen Toros,  hükümetin çözümden bağımsız olarak AB standartlarına uyumlaşmanın şart olduğunu icra etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Ekonomist Doç Dr Erdal Güryay ise çözüm olması halinde bankaların birleşmesinin gerekeceğini kaydetti, şu anda sektörde 22 bankanın faaliyet gösterdiğine, oldukça fazla olan bu sayının sektörde sıkıntı yarattığına işaret etti.

Öte yandan Nova Bank Genel Müdürü Bülent Berkay ise bu konuyla ilgili net bir bilgisinin olmadığını, sektörün üst düzey temsilcileriyle bilgi paylaşımında bulunulmadığını kaydetti.

YENİDÜZEN, bankacılık sektörünün AB ile uyum sürecini sektör temsilcileriyle görüştü.


 

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ NE DEDİ?

Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros:
“Hükümet, çözümden bağımsız olarak AB standartlarına uyumlaşmanın şart olduğunu icra etmeli”

Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ise çözüm olsa da olmasa da çözümden tamamen bağımsız olarak Kıbrıs Türk toplumunun rekabet edilebilirliğini artırarak, dünyayla ekonomik ve sosyal ilişkilerini genişletebilmesi için Avrupa Birliği ile uyumlaşmanın zaruri olduğunu söyledi.

YENİDÜZEN’e konuşan Toros, bunun sadece sağlık ve güvenlik standartlarında değil, aynı zamanda özel sektör, kamu ve finans sektörünün de uyumlaşmasıyla mümkün olduğunu kaydetti.

Toros,  bankacılık sektörünün AB ile uyumlaşması için durum tespiti yapılması gerektiğine işaret ederek, yapılacak çalışma ile bankaların varlık kalitesi analizi denilen bir prosedürün uygulanacağını kaydetti.

Bu prosedür için 3 milyon Euro hibe edileceğini ifade eden Toros, Analiz, “Bu, durum tespiti olarak algılanmalıdır. Tespit yapıldıktan sonra bankaların nasıl uyumlaşacağı yönünde bir yol haritası çıkarılacaktır” dedi.

Toros, hükümetin çözümden bağımsız olarak AB standartlarına uyumlaşmanın şart olduğunu icra etmesi gerektiğine vurgu yaparak,  “Avrupa kıtasında olmayan ülkeler de AB standartlarına uyumsallaşacak, uyum sağlayabilirler. Türkiye’de 20 yıldır bu standarda uyumsallaşmaktadır, büyük nispette de hayata geçmiştir. KKTC hükümetinin de prosedürlere öncelik vermesi gerekiyor. Aksi takdirde çözümden bağımsız, uluslararası toplumla entegre olamayız” dedi.


Ekonomist Doç Dr Erdal Güryay:
“Çözüm olursa bankaların birleşmesi gerekecek”

Ekonomist Doç Dr Erdal Güryay,  çözüm olması halinde bankaların birleşmesinin gerekeceğini kaydetti, şu anda sektörde 22 bankanın faaliyet gösterdiğine, oldukça fazla olan bu sayının sektörde sıkıntı yarattığına işaret etti.

Bankacılık sisteminin ülkedeki en ciddi şekilde düzenlenen, denetlenen ve gözetim altında tutulan sektör olduğunu ifade eden Güryay, “Çözüm olması halinde en az başımızın ağrıyacağı sektör bankacılıktır” dedi.

AB’ye bağlı ülkelerdeki tüm bankaların uluslar arası uzmanların testlerinden geçtiğini söyleyen Güryay, yapılan testler ile finansal sağlamlık raporunun ortaya çıktığını belirtti.

Güryay, buna rağmen şu anda söz konusu testleri yaptırmanın ne kadar mantıklı olduğunu bilmediğini, bunları hükümete destek vermek için söylemediğini ifade etti.

 “Ortada bir anlaşma yok, testler yapıldığında AB ile bağlantıya mı geçilecek? Testlerin ısrarla istenmesinin mantıklı olmadığını düşünüyorum” diyen Güryay, “Anlaşmaya eli kulağında olduğunda girişilir, hiçbir şey yokken bankacılık sistemin denetlenmesi tuhaf… Testlerden sonra çözüm olur ya da olmaz AB sistemine dahil edilecekse yapalım bu testleri…”dedi.

“Ciddi kriz sonrasında köklü değişiklik yapıldı”

Güryay, Kıbrıs’ın kuzeyinde 2000 yılında bankacılık sisteminde ciddi kriz yaşandığını, kriz sonrasında da mevzuattaki köklü değişiklikler yapıldığını dile getirerek, sektörün Merkez Bankası tarafından sıkı ve düzenli denetime tabi tutulduğunu kaydetti.

Bununla birlikte bankacılık sisteminin Kıbrıs’ın güneyine göre daha sağlam olduğunu ifade eden Güryay, şöyle devam etti: “Onlar krizden sonra halen daha toparlanamadı. Sektörün sermaye yeterlilik ortalaması yüzde 18’dir. Bu çok sağlamdır. Kıbrıs’ın kuzeyindeki yasal sınırdır… Öz kaynakların toplam aktiflere oranı ise yüzde 10’dur. Bu da iyi bir göstergedir”

TGA’lar ile sorun yaşanıyor…

Öte yandan sektörde Tahsili Gecikmiş Alacaklarda (TGA) sorun yaşandığını, bunun oranın yüzde 6.6 civarında olduğunu söyleyen Güryay, “Ancak bankalar, tüm TGA’ların karşılıklarını Merkez Bankası’nda tutuyor. Burada da oran büyük olmasına rağmen karşılığı vardır, sorun değildir” dedi.

Güryay sözlerini şöyle tamamladı: “Merkez bankası ciddi istatistik yayınlayan kurumdur. Bilançolar da açıktır. Veri vermiyorlar şeklindeki söylemler doğru değildir.”


Nova Bank Genel Müdürü Bülent Berkay:
“Süreç içerisinde doğru bilgi alışverişi yapılmadı”

Nova Bank Genel Müdürü Bülent Berkay ise bu konuyla ilgili net bir bilgisinin olmadığını, sektörün üst düzey temsilcileriyle bilgi paylaşımında bulunulmadığını kaydetti.

YENİDÜZEN’e konuşan Berkay, “Belki Bankalar Birliği ile sınırlı olarak görüşülmüş, konuşulmuş olabilir. Ancak tüm sektördeki bankalar oturup üst düzey toplantı yapmalıydı” dedi.

Süreç içerisinde doğru bilgi alışverişi yapılmadığını da dile getiren Berkay, “Ne reddediyoruz bilmiyorum. Toplantıya çağrılacaktık, ya sorunu çözecektik ya da fikrimizi söyleyecektik” şeklinde konuştu.

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri