‘Anlamadıkları dersleri dinliyorlar’

Devlete bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim göre 50 bin 813 öğrenciden 13 bin 441’i Türkiye, 2 bin 574’ü ise 3. ülke vatandaşlarından oluşuyor. En fazla yabancı öğrenci ise Lefkoşa, Girne ve Mağusa’da şehir merkezlerinde…

Fehime ALASYA

Devlete bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören 50 bin 813 öğrenciden 13 bin 441’i Türkiye, 2 bin 574’ü ise 3.ülke vatandaşlarından oluşuyor.

Okullardaki yabancı öğrenci sayısındaki bu rakam 'adaptasyon ve sağlık sorunlarına ilişkin şüpheleri de beraberinde getiriyor.

Okullarda bulunan yabancı öğrencilerin ‘sosyal uyumuna’ ilişkin görüş belirten Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı bu öğrencilerin gerek okula gerekse çevreye uyumu konusunda çok ciddi sıkıntılar bulunduğu belirtiyor.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, 2017- 2018 İstatistik Yıllığı’ndan elde edilen verilerde ise ülkede ‘Eğitim Düzeyine Göre Vatandaşlık Sayılaması ve Oranları’ içerisinde resmi verilere yansıyan toplamda 50 bin 813 öğrenci görülürken, bunların sadece yüzde 58,6’sı KKTC vatandaşı.

Ülkedeki genel toplamda okul öncesi, ilkokul, özel eğitim, orta okul ve lise toplamında görülen öğrenci sayıları baz alınırken, tüm alanlarda oluşan yüzdeliklerde okullarda eğitim gören çocukların sadece yüzde 50’sinin KKTC vatandaşı olduğu gözlemlendi. 

Resmi verilere göre adadaki 50 bin 813 öğrenciden 29 bin 799’u KKTC, 13 bin 441’i Türkiye, 4 bin 999’u KKTC-TC, 2 bin 574’ü ise 3.ülke vatandaşı.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’dan yapılan açıklamada “Hiç bilmedikleri lisanda saatlerce oturup anlamadıkları dersleri dinliyorlar. Dil ve adaptasyon sorunu yaşıyoruz. Tek kelime Türkçe bilmeden Türkçe okullara giden çocuklar olduğu görüldü” denildi.

2 bin 574 yabancı öğrenci

Ülkede 3.ülke vatandaşlarından oluşan toplam 2 bin 574 öğrencinin bulunduğu görülüyor.  

Okul öncesi, ilkokul ve özel eğitimde olan 27 bin 85 öğrenciden 15 bin 587’si KKTC, 7 bin 501’i TC, 2 bin 739’u KKTC-TC, bin 258’i ise 3.ülke vatandaşı.

Ülkedeki ortaokul ve liselerde toplam 23 bin 728 öğrenci olduğu görülürken, bu öğrencilerden 14 bin 212’sinin KKTC, 5 bin 940’ının TC, 2 bin 260’ının KKTC-TC,  bin 316’ının ise 3.ülke vatandaşlarından oluştuğu görülüyor.

 

 Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı:
“Hiç bilmedikleri lisanda saatlerce oturup anlamadıkları dersleri dinliyorlar”

Türkiye’den veya 3. dünya ülkelerinden gelen çocukların dil ve adaptasyon sorunu yaşadığını belirten Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bugüne dek hiçbir çalışma yapılmadığı belirtilerek, bu çocukların eğitim yaşamında travma yaşadığı ifade edildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada konuya ilişkin bilgi verilirken, başlatılan çalışmalar anlatıldı:

“Bu işin ciddiyetini bakanlıkta görev alınca gördük. Bu sorunun iki türlü ekseni var. Dil ve adaptasyon sorunu yaşıyoruz. Tek kelime Türkçe bilmeden Türkçe okullara giden çocuklar olduğu görüldü. Öncelikleri dil sorunu. Hiç bilmedikleri lisanda saatlerce oturup anlamadıkları dersleri dinliyorlar. Onlar için bu zor bir travmadır. Şimdiye dek de hiçbir önlem alınmadı. Şu an bu sorunla ilgili bilgi toplayıp yeni fikirler üretiyoruz.

Özellikle şehir merkezlerinde Lefkoşa,  Girne ve Mağusa’daki okullarda çok fazla işçi çocuğu olduğu görülüyor. Acilen dil ve adaptasyon sorunlarını çözmek gerek. Bu okullarda kaç çocuk var, dilleri ile ilgili veriler toplamaya başladık. Bununla ilgili bir politika başlatacağız.

Sadece çocukların değil ailelerin de adaptasyonu gerekiyor. Entegrasyon veya adaptasyon birimleri oluşturulmalı.

İlk anda oluşturmaya çalıştığımız ilk bir yıl hazırlık süreci tarzında kurslar alması yönünde oldu. Topladığımız veriler şekillendikçe çizeceğimiz yol belli olacak. Afrika’dan gelen veya Türkiye’den gelen çocukları ayırıp çocuk sayısına göre politikamızı oluşturacağız.

Daha önceki hükümetlerde hiçbir adıma atılmadı, bu çocukların çok ciddi uyum sorunu var.”

Sosyolog Nihal Sayman:
“Okula, sınıfa ve ülkeye uyum konusunda çok zorlanıyorlar”

“Bir öğrencini ülkeye gelmesi her zaman ekonomik açıdan iyi bir kaynaktır fakat sosyokültürel yapıyı da çok fazla etkiliyor. Gelen öğrenciler çok farklılık arz ediyor. Gelen öğrencini hangi toplumsal yapıdan geldiği bu etkiye büyük bir etkidir.

Her sınıfta sayıları az, aldıkları eğitim de genelde Türkçe, o yüzden ilk orta ve lise, kültürel yapı ile çok daha fazla haşır neşir.

Üniversite öğrencileri çok fazla yerli halk ile karışmasa da yerli halkı çok etkiliyor.

İlk ve orta öğretimdeki çocuklar yerli halk ile çok daha fazla haşır neşirler.

Okula, sınıfa ve ülkeye uyum konusunda çok zorlanıyorlar. Yurt dışındaki araştırmalarda uyum sorunu çok daha fazladır.”

“Yaş büyüdükçe kaynaşma azalıyor, eğitimde sıkıntılar artıyor”

“Çocukların sosyal hayatta da eğitimde de çevrede de en önemli sorun dil sorunudur. İlk öğretimde devletin sunduğu kolej eğitimi yok, yani eğitim de Türkçedir.

Okuma, yazma gibi eğitim konusunda öncelikle çok büyük sıkıntı yaşıyorlar.

Arkadaş ortamında da sosyal olma, öğrenmede zorluk, geç olması gibi sıkıntılar yaşıyorlar.

Özel okulda da çoğu kez dersler Türkçe, o yüzden özel okullarda da uyum sorunu yaşayacaktır. İlk başta dil sıkıntısı yüzünden sıkıntı yaşayan öğrenciler, sosyal hayatta hem kültürel hem de sosyal sıkıntılar yaşıyor.

Okul öncesi veya ilköğretimde değil de orta eğitimde bu sorunlar daha da büyür. Çünkü çocukların oyun oynamak için dile ihtiyacı yoktur, bir şekilde kaynaşma fazlalaşıyor, yaş büyüdükçe kaynaşma azalıyor. Yaş büyüdükçe eğitimde de sıkıntılar artıyor.  

Eğer ana dilinin İngilizce olduğunu kanıtlayan bir öğrenci ise ülkemizdeki kolejlerimize sınavsız girişi yapılır.

Üniversitelerde ise gruplaşmaya gidildiği için çok fazla sıkıntı yaşamıyorlar.

Kültürel ve değer yargıları çok farklı ülkelerden gelen öğrenciler olduğu ve öğrencilerin çok fazla suç işlediği görülüyor.

Ülkemizdeki sosyokültürel yapıyı da bu öğrenciler etkiliyor. Farklı bir öğrenci kültürü yerleşirken, apartman ve mahalle kültürümüz de değişiyor.”

 

 

 

 

 

 

 

Özel Haber Haberleri