“5+1 toplantıya anlamlı sonuçlar için gidilmeli”

Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda yeniden gündeme gelen 5+1 formatındaki genişletilmiş toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sürecin içeriğinin ve hedeflerinin önceden netleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda yeniden gündeme gelen 5+1 formatındaki genişletilmiş toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sürecin içeriğinin ve hedeflerinin önceden netleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile yaptığı görüşmede hem Güven Yaratıcı Önlemler hem de olası müzakere sürecinin çerçevesinin ele alındığını belirten Erhürman, “Müzakere olsun diye müzakere baştan beri doğru bulmadığımız bir şey” diyerek, toplantının anlamlı sonuçlar üretecek şekilde hazırlanmasının önemine dikkat çekti.

Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümünün bölgede karıcı istikrarın ve barışın yegane yolu olduğuna vurgu yaparak, “Çünkü var olan durum, çoğu zaman iddia edilenin aksine sadece Kıbrıslı Türkleri değil, Kıbrıslı Rumları da olumsuz etkileyen bir durumdur” dedi.

“Mesele somut koşulların somut tahlili en yaşayabilir çözümü üretmektir. Dolayısıyla bu çözümün adının ve parametresinin ne olacağı çok da fazla anlam ifade eden bir şey değil” diyen Erhürman, kuzey ve güneyin adayla ilgili bazı konularda birlikte karar vermesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.


Erhürman, Holguin ile görüşmesini değerlendirdi 

Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman, BRT’de katıldığı programda bugün BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile yaptığı görüşmeye ilişkin Gazeteci Aziz Karaaziz ve Hasan Erçakıca’nın sorularını yanıtladı.

Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile yaptıkları görüşmede, beklenen bir sürecin ön hazırlıklarının gündeme geldiğini belirterek, beklenenin de BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs müzakerelerine ilişkin daha önce açıkladığı yeni inisiyatifin Haziran sonu veya Temmuz başı gibi ilk nüvelerini vermesi olduğunu söyledi.

Holguin’in de bu kapsamda görüşmeye geldiğini ifade eden Erhürman, “Biz 3 aşamalı bir süreç tasarlamıştık. Bunun birincisi Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) konusunda anlamlı birtakım gelişmelerin sağlanması, ikincisi oyun başlamadan önce oyununun kurallarının belirlenmesi, 3’üncü aşama ise kapsamlı müzakerelere geçilmesiydi. Holguin ile birinci ve ikinci aşama konusunda görüşme fırsatı bulduk. Öte yandan Holguin de BM Genel Sekreteri ile birlikte yürüttükleri ön hazırlıklara ilişkin ilk verileri bizimle paylaştı. 13 Haziran Cumartesi günü Holguin ile bir kez daha toplantımız olacak” dedi.

“Görüşme samimi, yararlı ve verimliydi”

Bugünkü görüşmenin sadece Güven Yaratıcı Önlemler’e ilişkin olmadığını vurgulayan Erhürman, BM Genel Sekreteri ve Holguin’in çizdiği yol haritası veya belirlemeye çalıştıkları inisiyatifle ilgili içeriğe dair görüşmelerin de yapıldığını kaydetti.

Erhürman, “Benim açımdan bu görüşme samimi, yararlı ve verimliydi” ifadelerini kullandı.

“4 maddelik önerimiz masada ciddiyetle ele alınıyor”

Kendi pozisyonlarının baştan itibaren çok net olduğunu belirten Erhürman, siyasi eşitliğin pazarlık konusu haline getirilmeyeceği, müzakerelerin başlangıç ve bitiş tarihinin belli olacağı, geçmişteki yakınlaşmaların teyit edileceği ve Kıbrıs Rum tarafının masayı terk etmesi halinde Türk tarafının statükoya dönmeyeceği yönündeki dört maddelik önerilerinin masada ciddiyetle ele alındığını söyledi.

Baştan beri bu dört maddeyi akomode etmeyen herhangi bir sürecin içinde yer almayacaklarını dile getiren Erhürman, Holguin’in 5+1 formatında genişletilmiş toplantı öngörüsünü güçlü bir şekilde paylaşmasının, bu dört maddeyle ilgili de birtakım çalışmalar yapıldığına işaret ettiğini ifade etti.

“Çünkü aksi takdirde içeriğe dair bir 5+1 toplantının gerçekleşmesi mümkün değil” diyen Erhürman, en başından beri en basit Güven Yaratıcı Önlemler’in görüşüleceği bir 5+1 toplantıya gidilmesinin doğru olmadığını söylediklerini belirtti.

Bu nedenle söz konusu toplantının gündeme gelmesinin, dört maddenin ciddiye alınıp alınmadığıyla ilgili somut bir bilgi verdiğini düşündüğünü kaydeden Erhürman, konuyla ilgili değerlendirmelerini sürdürdü.

“Kesin bir tarih vermek gerçekten mümkün değil”

Holguin’in 5+1 toplantı için Temmuz sonu veya Ağustos başı olabileceği yönünde açıklama yaptığını anımsatan Erhürman, o zamana kadarki süreyi yeterli bulduğunu söyledi.

Ancak ifade edilen tarihlerde toplantının gerçekleşeceğinden emin olduğunu söyleyemeyeceğini belirten Erhürman, bunun nedenini şu sözlerle açıkladı:

“Çünkü 5+1 toplantının anlamı sonuç vermesini istiyoruz. Müzakere olsun diye müzakere baştan beri doğru bulmadığımız bir şey. BM de daha öncekilere benzer bir 5+1 toplantının arzu edilmediğini çeşitli vesilelerle ortaya koydu. Dolayısıyla bir 5+1 toplantı olacaksa, anlamlı sonuçların da çıkması lazım.”

Bu anlamlı sonuçların ön çalışmalarla netleştirileceğini ifade eden Erhürman, ön çalışmaların Haziran sonu ve Temmuz ortasını işaret etmesi halinde toplantının o dönemde yapılabileceğini, ancak çalışmaların Ağustos ayına kadar tamamlanamaması durumunda toplantının Eylül’e de sarkabileceğini belirtti.

“Kesin bir tarih vermek gerçekten mümkün değil” diyen Erhürman, konunun tarafların hazır olması değil, 5+1 toplantıya hazırlıklı gidilmesi olduğunu vurguladı.

“5+1 toplantıya hazırlıklı gidilmeli ki orada anlamlı sonuçlar çıkabilsin” ifadelerini kullanan Erhürman, sürecin bu anlayışla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

“Arzu edilen noktaya ulaşmadık”

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda hiçbir şey yapılmadığını söyleyecek noktada olmadığını belirten Erhürman, böyle bir tablo çizmek istemediğini ifade etti.

Ancak arzu edilen noktaya da ulaşılmadığına vurgu yapan Erhürman, “Umarım, bütün süreç arzu ettiğimiz gibi gider ve Temmuz sonu veya Ağustos başı 5+1 toplantının gerçekleşmesini anlamlı kılacak kadar bir ön hazırlık ortaya çıkar” dedi.

Erhürman, Olası bir 5+1 toplantıya olumlu mesaj taşıyabilmek adına Güven Yaratıcı Önlemler konusunda bir ya da iki adım daha atılacağına inandığını da sözlerine ekledi.

“Hristodulidis ile bir baş başa görüşme daha olabilir”

Erhürman, Holguin’in temaslarını tamamlamasının ardından Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ile baş başa bir görüşme planlayabileceklerini de belirtti.

Bununla birlikte henüz planlanmış bir görüşme bulunmadığını ifade eden Erhürman, bugüne kadar yapılan tüm baş başa görüşmelerin işin esasına dair konuşmaları da içerdiğini söyledi; bir sonraki olası görüşmede, Holguin’in aktardığı çerçevede şekillenen 5+1 toplantının da gündemlerinde olacağını belirtti.

“Kıbrıs sorununun çözümü kalıcı istikrarın ve barışın yegâne yoludur”

Kıbrıs sorununun çözümünün bölgede kalıcı istikrarın ve barışın yegâne yolu olduğunu vurgulayan Erhürman, aksi durumda sürekli bir gerginlik zemininin oluşacağını ve ekonomik anlamda yapılacak çalışmaların siyasi uyuşmazlıklardan olumsuz etkileneceğini söyledi.

Güney basınında Kıbrıs sorununun kapsadığı alanın kuzey basınına göre daha geniş olduğuna dikkat çeken Erhürman, “Hep güneyin tuzu kuru diye adlandırılır. Peki neden medya üzerinden çözüm sürecine dair arzular ifade ediliyor?” diye sordu.

Var olan durumun çoğu zaman iddia edilenin aksine yalnızca Kıbrıslı Türkleri değil, Kıbrıslı Rumları da olumsuz etkilediğini belirten Erhürman, çözüm arayışının bu nedenle her iki toplum açısından da önem taşıdığını kaydetti.

“Mesele en yaşayabilir çözümü üretmektir”

Erhürman, meselenin somut koşulların somut tahliliyle en yaşayabilir çözümü üretmek olduğunu ifade ederek, çözümün adının ve parametresinin ne olacağının çok fazla anlam ifade etmediğini söyledi.

Belli olan şeyin, adadaki bazıkonularda birlikte karar vermenin kaçınılmazlığı olduğunu dile getiren Erhürman, buna güvenlik, enerji ve hidrokarbon alanlarını örnek gösterdi.

“Çünkü benim iradem olmaksızın verilecek bir karar sadece kararı vereni değil beni de riske sokacak bir kararsa, o zaman benim irademin de o karara yansımasını gerektirir” diyen Erhürman, hedefin her iki tarafın kabul edeceği ve üç garantör ülkenin de onay vereceği bir çözüm modelini üretmek olduğunu sözlerine ekledi.

Haberler Haberleri