Serap ŞAHİN
Bir devlet kurumu olan Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait Kumyalı’daki silonun çökmesi sonucu 46 yaşındaki Lokman Hacıhasanoğlu’nun yaşamını yitirdiği facianın ardından gözler, yaşanan iş cinayetinin “faillerine” çevrildi.
Tesiste 22 yıl görev yapan eski sorumlu Mehmet Keskinel YENİDÜZEN’e konuştu, 2015 yılından itibaren silonun bakım ve onarım ihtiyacını defalarca yazılı olarak TÜK’e bildirdiklerini ancak hiçbir adım atılmadığını belirterek, “Facia ‘geliyorum’ diyordu” ifadelerini kullandı.
Yapının yıllar içinde yıprandığını, elektronik sistemlerin devre dışı kaldığını ve gerekli bakımın yapılmadığını öne süren Keskinel, “Facia geliyorum diyordu” ifadelerini kullandı.
“Silo 2001 yılında hizmete girdi, yıllar içinde elektronik sistemleri devre dışı kaldı, birçok mekanizma manuel olarak kullanılmaya başlandı. 2015’ten sonra su almaya başladı” diyen Keskinel, "Vidalar zamanla incelmiş olabilir, yapı genişlemiş olabilir. Ben mevcut rakamdan 15 bin kilo daha fazla ürün aldığımız yılları da yaşadım. Facia geliyorum diyordu” şeklinde konuştu.
Eski tesis sorumlusu, Devamlı 'çıkalım, kaçalım, başımıza bir şey gelecek, bunlar tamir etmeyecek' diye konuşurduk. Emeklilik kararımda bu kaygı da etkili oldu” ifadelerini kullandı.
"Yapının tamamen gözden geçirilmesi gerektiği söylendi. Yapılmadı. Benim vicdanıma göre bu konuda dört bakanın ve altı müdürün ifade vermesi gerekir” diyen Keskinel, "Silonun yıkılan kısmı Toprak Ürünleri Kurumu’nun sorumluluğundaydı. Belediye başkanı zaten oraya müdahale edemezdi” şeklinde konuştu.
“2015'ten beri yazılar yazdık”
24 Temmuz'da Kumyalı'daki Toprak Ürünleri Kurumu’na ait silonun çökmesi sonucu 46 yaşındaki Lokman Hacıhasanoğlu'nun yaşamını yitirmesinin ardından gözler bakım ve denetim süreçlerine çevrildi.
Tesiste 22 yıl görev yapan ve 2021 yılında emekli olan eski sorumlu Mehmet Keskinel, YENİDÜZEN'e yaptığı açıklamada, özellikle 2015 yılından itibaren silonun bakım ve onarım ihtiyacına ilişkin birçok kez yazılı uyarıda bulunduklarını söyledi.
Keskinel, "Her sezon öncesinde görüşlerimizi yazılı olarak ilettik. Gelip bakıyorlardı ama sonrasında herhangi bir çalışma yapılmıyordu" ifadelerini kullandı.
“Elektronik sistemler bozuldu, yapı yaşlandı”
Silonun 2001 yılında hizmete girdiğini anlatan Keskinel, yıllar içinde elektronik sistemlerin devre dışı kaldığını, birçok mekanizmanın manuel olarak kullanılmaya başlandığını söyledi.
2015 yılından sonra yapının su almaya başladığını öne süren Keskinel, vida noktalarından içeri su girdiğini, bunun da nem ve yıpranmaya neden olduğunu ifade etti.
Keskinel, çökmenin nedenine ilişkin kendi değerlendirmesini ise şu sözlerle aktardı:
"Benim düşüncem silonun yaşlanmasıdır. Altından alınıp üstünden verilen buğdayın oluşturduğu titreşimlere artık dayanamaz duruma geldi ve çöktü.”
“140 bin dolarlık bakım teklifi yapıldığı söylendi”
Keskinel, emekli olduktan sonra edindiği bilgiye göre yaklaşık dört ay önce tesiste inceleme yapıldığını ve kapsamlı bakım için yaklaşık 140 bin dolarlık bir teklif hazırlandığının konuşulduğunu da ileri sürdü.
"Yapının tamamen gözden geçirilmesi gerektiği söylendi. Yapılmadı. Benim vicdanıma göre bu konuda dört bakanın ve altı müdürün ifade vermesi gerekir." dedi.
“Arkadaşımla 'başımıza bir şey gelecek' diyorduk”
Tesiste birlikte çalıştığı bir mesai arkadaşıyla yıllar boyunca güvenlik endişesi yaşadıklarını anlatan Keskinel, çalışma arkadaşları arasında da olası bir facianın konuşulduğunu söyledi.
"Devamlı 'çıkalım, kaçalım, başımıza bir şey gelecek, bunlar tamir etmeyecek' diye konuşurduk." ifadelerini kullanan Keskinel, emeklilik kararında bu kaygının da etkili olduğunu belirtti.
“Belediye siloya müdahale etmedi”
Facianın ardından belediyeye yöneltilen eleştirilere de değinen Keskinel, belediyenin silonun yapısına herhangi bir müdahalede bulunmadığını söyledi.
Belediyenin yalnızca ofis binasının boya işleri ile gelen üreticilerin kullanımı için gölgelik, masa, sandalye ve su sebili gibi düzenlemeler yaptığını söyleyen Keskinel, "Silonun yıkılan kısmı Toprak Ürünleri Kurumu’nun sorumluluğundaydı. Belediye başkanı zaten oraya müdahale edemezdi." dedi.
“Facia geliyorum diyordu”
Keskinel, geçmiş yıllarda mevcut kapasitenin de üzerinde ürün depolandığını belirterek, çökmenin yalnızca doluluk oranıyla açıklanamayacağını kaydetti.
Silonun yıllar içinde yıprandığını dile getiren Keskinel, "Vidalar zamanla incelmiş olabilir, yapı genişlemiş olabilir. Ben mevcut rakamdan 15 bin kilo daha fazla ürün aldığımız yılları da yaşadım. Facia geliyorum diyordu." diye konuştu.