Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, 2004 yılından bu yana toplam 5 bin 176 Kıbrıslı Türk’e Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı verildi.
Cyprus Mail’in haberine göre, vatandaşlıkların önemli bir bölümü, hükümetin bu tür başvuruların değerlendirilmesine ilişkin resmi kriterleri belirlemesinden önceki dönemde verildi.
Vatandaşlıkların büyük bölümü 2004-2007 döneminde verildi
Verilere göre, 2004 ile Şubat 2007 arasında toplam 2 bin 972 Kıbrıslı Türk’e vatandaşlık verildi.
Bakanlar Kurulu tarafından bu tür vakaların değerlendirilmesine ilişkin kriterlerin 14 Şubat 2007'de yürürlüğe girmesinin ardından vatandaşlık işlemlerinde belirgin bir düşüş yaşandı. 2007 ile 2013 yılları arasında 1806 kişiye vatandaşlık verilirken, 2014-2023 döneminde bu sayı yalnızca 67 olarak kaydedildi.
Kriterlerin 2 Şubat 2024'te revize edilmesinin ardından ise 331 kişiye daha Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı verildi.
Başvurular Bakanlar Kurulu tarafından değerlendiriliyor
Söz konusu vatandaşlık başvuruları, çoğunlukla Kıbrıs'ta, ebeveynlerinden biri Türk göçmen olan çocukların durumunu kapsayan Nüfus Kayıt Kanunu çerçevesinde değerlendiriliyor.
Yasaya göre, bu tür kişilerin vatandaşlık işlemlerinin tamamlanabilmesi için standart başvuru prosedürlerinin yanı sıra Bakanlar Kurulu'nun onayı gerekiyor.
İçişleri Bakanlığı, halen beklemede bulunan başvurulara ilişkin resmi bir kayıt tutulmadığını belirtti. Bakanlık, kendilerine ulaşan başvuruların resmi vatandaşlık başvurularından ziyade talep veya mektup niteliğinde olduğunu ve bu nedenle sistemlerine kaydedilmediğini açıkladı.
2007’de belirlenen kriterler 2024’te revize edildi
Bakanlar Kurulu'nun 2007 yılında belirlediği ve 2024 yılında revize edilen kriterlerde, çocuğun yabancı ebeveyninin Türk vatandaşı veya başka bir üçüncü ülke vatandaşı olup olmadığı, ebeveynlerin evli olup olmadığı ve ebeveynlerden birinin Türk vatandaşı olması halinde Kıbrıs'a giriş koşulları gibi unsurlar dikkate alınıyor.
Kıbrıslı Türkler ile karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık konusu, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 2004 yılında Avrupa Birliği'ne katılmasıyla daha da önem kazandı.
Kıbrıslı Türklerin AB vatandaşlığı hakkı
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 2004 yılında AB'ye katılmasıyla, Cumhuriyet'in vatandaşlığına sahip Kıbrıslı Türkler de AB vatandaşlığından doğan haklardan yararlanmaya başladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolü dışında bulunan kuzeyde AB müktesebatının uygulanmasının fiilen askıya alınmasına rağmen, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığına sahip Kıbrıslı Türkler, nerede ikamet ettiklerine bakılmaksızın AB vatandaşlığından kaynaklanan serbest dolaşım ve ikamet hakkı gibi haklara sahip.
Bu nedenle Kıbrıslı Türklerin ve karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık başvuruları, standart göçmenlik prosedürlerinden farklı olarak, Bakanlar Kurulu'nun takdir yetkisi kapsamında vaka bazında değerlendiriliyor.
Vatandaşlık kriterleri mahkemeye taşındı
Vatandaşlığın Nüfus Kayıt Kanunu kapsamında sınırlandırılmasının hukuka uygunluğu daha önce mahkemelerde de ele alındı.
1978'de Lefkoşa'da Kıbrıslı Türk bir anne ile Türk bir babadan doğan Eda Hancer'in açtığı davada, söz konusu düzenlemenin ebeveynin Kıbrıs'a giriş veya ikametinin yasal statüsüne bağlı olması nedeniyle Kıbrıslı Türklere karşı dolaylı ayrımcılığa yol açtığı savunuldu.
Yüksek Mahkeme ise daha önceki bir kararı onaylayarak temyiz başvurusunu oybirliğiyle reddetti. Mahkeme, ilgili maddenin ve Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen kriterlerin eşitlik ilkesini ihlal etmediğine ve dolaylı ayrımcılık oluşturmadığına hükmetti.
Mahkeme ayrıca vatandaşlık verilmesinin devletin egemenlik yetkisi kapsamında ve takdirine bağlı bir işlem olduğunu, gerekli şekli koşullar karşılanmış olsa dahi vatandaşlığın otomatik olarak kazanılan bir hak olmadığını ve devletin bu konudaki temel yükümlülüğünün “iyi niyetle hareket etmek” olduğunu belirtti.
Düzenlemeye yönelik eleştiriler sürüyor
Vatandaşlık uygulaması, kampanyacılar ve bu durumdan etkilenen aileler tarafından eleştirilmeye devam ediyor.
Eleştirilerde, mevcut kriterlerin uygulanmasının, 1974 sonrasında kuzeye yerleşen Kıbrıslı Türk veya Türk ebeveynlerin çocuklarını fiilen vatandaşlık hakkının dışında bıraktığı savunuluyor.
2022 yılında gerçekleştirilen bir incelemede de 2007 yılında belirlenen kriterler kapsamında tanınan istisnaların büyük ölçüde, ebeveynleri Kıbrıs dışında evlenen veya ilişkileri 1974'teki gelişmelerden bağımsız olarak başlayan çocuklarla sınırlı kaldığı belirtildi.
İncelemede ayrıca, Kıbrıslı bir ebeveyne sahip olmalarına rağmen karma evliliklerden doğan çok sayıda çocuğun Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı alamadığı ortaya konuldu.