“18 yılda yapılan ilk denetim!”

Türkiye'ye gönderilen numunelerle yapılan zeytin yağı denetimlerinde incelenen bazı firmalar, denetimsizlikten ve devletin yetersiz teçhizatından yakındı.

Fehime ALASYA-Salih ARICI

Tarım Dairesi tarafından zeytinyağlarında tağşiş (karışım) olup olmadığının tespiti amacıyla ülkede ambalajlanan 19 farklı firmanın ürünlerinden numune alınarak yapılan denetimlerde adı geçen bazı firmalar YENİDÜZEN’e konuştu.

Yapılan firma denetiminin ardından bazı firmalarda karışım tespit edilmiş, bu yağların piyasadan toplandığı açıklanmıştı.

Tağşiş olduğu tespit edilen firmalar arasında, Vahorina, Binnaz Hq-Vahorina ,Kıbrıs Evi,Tüccaroğlu, Mavi Yeşil, Baron, ve Çağlayan gibi isimler yer alırken, Temiz Olduğu Tespit Edilen Firmalar arasında ise Ada Mer Naturel Alemdağ ,Kırımlı, Yeşil Lefke ,Aydın ,Kantara ,Bafra, Bella Ciklos Antik ve Arsal isimleri öne çıkmıştı.

Kıbrıs Evi Zeytin Yağları Direktörü Reşat Günhan “Tarım Bakanlığı'nın yapması gereken sadece market raflarını denetlemek değildir”

Söz konusu firmalar arasında üretim yapmadan, fasonlama yani farklı üreticilerden toplanan zeytin yağlarının dolumunu yapan firma ile çalıştığı ortaya çıkarken, bu dolum firmalarının kimi ürünlerinin temiz, kimi ürünlerinin ise ‘karışım’lı çıktığı görüldü.

 Yeşil Lefke Ticaret LDT. Şirket Direktörü Mürrüvvet Sezey “18 senedir ilk kez piyasada gerçek bir tahlil yaptırdılar. Bu tahlili yapan cihaz altı bin dolarlık makinedir ve bu adada yoktur”

Ürünü temiz çıkan firmalar da ürünlerinde karışım olduğu belirtilen firmalar da devletin denetimsizliğinden yakındı.

Ülkede yapılan denetlemelerin, nadiren olduğuna dikkat çeken üreticiler, bunun düzenli ve adil yapılması gerektiğinden yana hemfikir.

“Tarım bakanlığının yapması gereken sadece market raflarını denetlemek değildir” diyen firmalar, sadece piyasadaki marketlerden ürün toplattırılarak analiz yapılmasını doğru bulmuyor.

Mergen Trading “Devlet de sadece asit oranını test ediyor, karışım var mı yok mu bakılmıyor”

‘Karışım’ yapılan ürünler arasına giren bazı firmalar ise ürünlerini kendileri yeniden tahlile göndereceklerini, tahlillerini yeniden yaptırıp, belgeler ile konuşacağını dile getiriyor. 

Yapılan denetimlere şüphe ile bakıldığına dikkat çeken firmalar, genel anlamda güvensiz bir durumun hakim olduğunu ifade ederken, devletin öncelikle tüm firmalara gerekli imkanı sağlaması, ardından sıkı denetim yapması gerektiğinden yana hemfikir.

Bafra Zeytin Yağları Direktörü Gazi Akıncı “Ülkemizde denetlemeler nadiren oluyor”

Karışımın tahlil yapılabileceği makinenin adada bulunmadığını ileri süren firmalar, “Üreticiler bu imkana ulaşabilmeli, ulaşıp yapabiliyorsa ve yanlış yapıyor o zaman yargılanmalı” şeklinde konuştu.

18 yıldır adada karışım ile ilgili bir test yapılmadığına vurgu yapan Yeşil Lefke Ticaret LDT. Şirket Direktörü Mürrüvvet Sezey, “Bir marketten huni alan, bir plastik şişeye yağ doldurup, üzerine etiket koyarak piyasaya sürüyor” diyerek denetimlerin artması ve bu alanda yatırımların gelişmesi gerektiğini savundu. 

“Yağdaki karışımı test edecek mekanizma bizde yok”

‘Tağşiş (karışım) olan firmaların dolum tesisi olan Mergen Trading, YENİDÜZEN’e konuştu. Yaklaşık iki yıllık bir şirket olduklarını belirten firma, yağdaki asit oranıyla ilgili tahlilleri, kendi bireysel inisiyatiflerine göre yaptırdıklarını ifade etti.

Yapılan tahlillerde ise sadece yağdaki asit oranı gibi birkaç noktanın incelendiğine dikkat çeken Mergen Trading, devletin yağdaki karışımı test edecek mekanizması olmadığına vurgu yaptı.

Karışım tahlili ile ilgili uygulamanın Türkiye’de yapıldığına dikkat çeken Margen, yapılan son denetimde yaşananları ‘talihsizlik’ olarak nitelendirdi. 

Dolum tesislerinin hijyenik olduğuna dikkat çeken işletme, büyük yatırım yaptıklarından ve titizlikle çalıştıklarından söz etti.


Kıbrıs Evi Zeytin Yağları Direktörü Reşat Günhan:
“Tarım bakanlığının yapması gereken sadece market raflarını denetlemek değildir”

Bizim zeytinyağı üretimi veya dolum tesisimiz yoktur. Mergen Trading’den zeytinyağı alıyor ve fason olarak firmamız pazarlıyor. Biz de fason olarak aldığımız zeytinyağlarını iç piyasaya satıyoruz. Bu marka bize ürün veriyor ve üzerine etiket basıyor. Sadece satışını yapıyoruz. Biz sadece dondurulmuş hamur üretiyoruz, zeytinyağı fason olarak alıyoruz.

Bu firma aynı zamanda ismi temiz çıktığı iddia edilen markaların da dolumun yapıyor. Bir marka temiz, diğer markanın karışımlı çıktığı iddia ediliyor. Tarım bakanlığının yapması gereken sadece market raflarını denetlemek değildir. Ama bakanlık piyasadaki marketlerden ürün toplatarak analizi yaptırttı. Hangi tarihli ürünler olduğunu bildirmediler. Biz de gerçeklik payı nedir bilmiyoruz. Bir adet dolum tesisinden 2-3 dolum çıkıyor, kimisi tamam kimisi değil… Bu analiz sonuçlarında doğruluk payı nedir inanın bilmiyorum.


Yeşil Lefke Ticaret LDT. Şirket Direktörü Mürrüvvet Sezey:  
“18 senedir ilk kez piyasada gerçek bir tahlil yaptırdılar. Bu tahlili yapan cihaz altı bin dolarlık makinedir ve bu adada yoktur”

Biz bu konuyu iki üç yıldır takip ediyoruz. 18 yıldır zeytinyağı üretimi ve pazarlamasını yapıyoruz. En son yapılan tahlilde çıkan yağların altı tanesi bize aitti, tüccarlara fason satış yapıyoruz. Piyasada güneyden yağ getirip etiket koyup pahalıya mal sattırıyorlar. Biz burada üretim yapıyoruz, 10 bine yakın zeytin ağacımız var ve sıkıntı çekiyoruz. Biz üreticiden fatura makbuz karşılığında kayıtlı tüm evrelerimizi yasal yerine getiriyoruz. Bu şartlarda sahte zeytinyağı üreten arkadaşlarla mücadele edemiyoruz, yatırımımız anlamsız kılınıyor. Bizler bu işi ilmi ve yasal olarak yapıyorken, kaçak zeytinyağları biz Çok kötü etkiliyor. Biz tahlillerinizi her ay düzenli Türkiye’de tahlil yaptırıyoruz. Bu tahlili yapan cihaz altı bin dolarlık makinedir ve bu adada yoktur. 18 senedir ilk kez piyasada gerçek bir tahlil yaptırdılar. Bu makine buraya da alınmalı ve düzenli kontrol yapılmalı. Gelen bakanlara yaptığımız kaçak zeytinyağı takibini de yaptık ve raporlayıp verdik. Tahsil ve altyapı ile tüm varımızı yoğumuzu bu işe bu sektöre yaptık. Kolay kazanç peşinde, üreticilerin en büyük düşmanı olan kaçakçıların teşhir edilmesin bekliyoruz.

“Dışarıdan da zeytinyağı alıyoruz, hemen tahlile gönderiyoruz, ona göre fasonlama yöntemi ile satışa çıkıyoruz”

Beş milyon TL’lik yatırımımız var. Dışarıdan da zeytinyağı alıyoruz, hemen tahlile gönderiyoruz, ona göre fasonlama yöntemi ile satışa çıkıyoruz. Maliyeti ve prosedürü çok fazla bu yüzden biz kendi şirketimize almayı planlıyoruz.

Adada karışımı belirleyecek makine olmadığı için tahliller yurt dışında yapılıyor, bu yüzden bu güne kadar zeytinyağlarında asitlik derecesi ve peroksit değerine bakıldı. Bu güne kadar saflık denilen karışım testleri yapılmadı, bu yapılan bir ilkti... Biz 18 yıldır bu işin içersindeyiz, bu yıldan beridir ilk kez bunun yapıldığını gördük.

“Bir marketten huni alan, bir plastik şişeye yağ doldurup, üzerine etiket koyarak piyasaya sürüyor”

Sektördeki bir diğer büyük sorun ve çözümü beraberinde getirecek olan madde ise bu işi yapan kişilerin izinlendirilmesidir. Bir marketten huni alan, bir plastik şişeye yağ doldurup, üzerine etiket koyarak piyasaya sürüyor. Bu böyle olmamalı. Bugün raflardan ürünü toplatılan firma, yarın başka bir etiketle hizmet vermeye devam edebiliyor. İzinlendirilmesi gerekiyor. Bir tüzük, bir makam olmalı. Ticaret dairesinden nalan hanıma bu tüzük konusunda çalışmalarımızı ilettik. Bakanlık bizleri tesis ve yeterlilik anlamında denetlemeli, izinlendirilmeli. Bu yapılmazsa sinekleri öldürmekten öteye geçmeyecektir, bizleri izinlendirirlerse bataklık kurutulacaktır, sineklerle uğraşmayacaklardır.

Fason iletim yöntemiyle etiketlerin arkasına üretim yeri yapıştırılmalı, etikette gösterilmeli. Etiket yasasında bunun bir zorunluluğu yok... Temiz çıkan 11 firma içerisinde 6 firma üretimi yeşil Lefke’de üretiliyor.

“Kurunun yanında yaş da yanıyor”

Bu isimler açıklanıp teşhir edilmeli. Bizleri izinlendirmeli ve bu denetimler arttırılmalı. Bu yasal zemine otursa bile denetim yapılmazsa bu olmaz. Kurunun yanında yaş da yanıyor. Herkes şüphe ile yaklaşıyor. Bakanlık önce bu imkanları sunmalı, ardından yerine getiremeyenleri adaletli bir şekilde yargılayabilmeli. Bu yargılama biraz adaletsiz oldu. Üreticiler bu imkana ulaşabilmeli, ulaşıp yapabiliyorsa ve yanlış yapıyor o zaman yargılanmalı.

 


Mergen Trading:
“Devlet de sadece asit oranını test ediyor, karışım var mı yok mu bakılmıyor”

Yaklaşık iki yıldır bu işin içindeyiz. Üreticilerden, köylülerden, herkesten peşin ödeme karşılığında mal alıyoruz. Gerekse sıkım fabrikasından ürün alıyor ve şişeliyoruz. Firmalar bize etiketini veriyor, şişelendirmemizi istiyor, biz de şişeliyoruz. Market market dolaşıp dağıtım yapmıyoruz. Katkı dediği içerisinde ay çiçek yağı çıkmış olmasıdır. Birçok otel de bu yağı yumuşatmak için ay çiçek yağı katılıyor. Koyu geldiği için, yani sağlığa zararlı olan bir durum yoktur.

Üreticiden aldığımız her ürünü düzenli olarak tahlil etmiyoruz, belirli aralıkla yaptırıyoruz. Küçük bir işletmeyiz ve bunu her seferinde yapacak imkânımız, maddi gücümüz yoktur. Zaten devlet de sadece asit oranını test ediyor, karışım var mı yok mu bakılmıyor…  

“Eğer karışım için de bir mekanizma olsaydı gidip düzenli olarak onu da yaptırırdık. Ama devlette bu mekanizma yok...”

Devlette bunun tahlilini yapacak mekanizma yok. Ürünlerimi tahlil yaptırmak zorundayım yoksa o sertifikaları göstermezsem kimse benden ürün almaz. Tahlillerimi kendim yaptırıyorum. Ama kimse gelip de bizden tahlil yapılması için numune almadı. Eğer karışım için de bir mekanizma olsaydı gidip düzenli olarak onu da yaptırırdık. Ama devlette bu mekanizma yok... Yurt dışından yaptırıp kontrol etme, bu maliyetin altından kalkmak mümkün değil... Daha gelişmiş bir makine olsa ve tüm her şey görülse çok daha iyi olur.

“Üretilen yağlarda tümüne ay çiçek yağı katılıyordur çünkü ülkede doğru düzgün denetim ve uygulama yok”

Bu başımıza gelenleri talihsizlik olarak nitelendiriyoruz. Kimi üretici ihtiyacı olduğu için getirip, nakit ödeme için biraz daha uygun ödemeye bize veriyor. Ben o üretici kar amaçlı ek yağ mı koydu yoksa nakit para için mi böyle bir duruma düştü bunu bilemiyorum ve bunu ben anlayamam ki... Bizim çalışma yerimizde anti bakteriyel zemin, kokusuz boya, tamamen hijyen ortamda çalışıyoruz. Kendimiz yiyemeyeceğimiz şeyleri başka kimseye de satmıyoruz, çok büyük bir yatırım yaptık. Niye bunu riske atalım ki... İddia ediyorum üretilen yağlarda tümüne ay çiçek yağı katılıyordur çünkü ülkede doğru düzgün denetim ve uygulama yok.


 

Bafra Zeytin Yağları Direktörü Gazi Akıncı:
“Ülkemizde denetlemeler nadiren oluyor”

‘Yedi yıldan beri zeytinyağı ticareti yapıyoruz. Zeytinyağlarını ‘Yeşil Lefke’ dolum tesislerinden alıp üzerinde sadece kendi etiketimiz yapıştırıyor ve raflara yerleştiriyoruz. Ülkemizde denetlemeler nadiren oluyor, en son Ticaret Dairesi tarafından yapılan denetlemede de yağlarımız da hiç karışım maddesi bulunmadı. Piyasada çıkan katkı maddeli yağların içerisine ya burada ayçiçeği yağı ekleniyor, ya da Kıbrıs’ın güneyinden getirilip piyasaya sürülüyor. Bence, yağların içerisine katkı maddeleri karıştıran firmaların ifşa edilmesi halkın bilgisine sunulması gerekiyor’ diye konuştu.

 

 

 

 

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri