1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Ülkemize sevgiyle sarılabilmenin önemi!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Ülkemize sevgiyle sarılabilmenin önemi!

A+A-

Çok düşündüm!

Çok tartıştım!

Çok konuştum!

Ve çok dinledim!

-*-*-

Sonuç; Kıbrıs’ta iki toplumun veya iki devletin ya da her ne boksa iki tarafın “tek çatı altında” yönetilmesini içeren çözüm, imkansız değil...

Ama hiç de kolay değil!

-*-*-

Çünkü hırs, kin, nefret ve maddi çıkarlar; beş kişi bile olsa, çok az insan tarafından “provokatif” bir hal alıp, birlikte yaşamı imkansızlaştırabiliyor!

-*-*-

Nedir provokasyon?

“... İnsanları kasıtlı olarak kışkırtmak, rahatsız etmek, öfkelendirmek veya tepki vermeye zorlamak amacıyla yapılan her türlü eylem veya söylemdir.”

-*-*-

Ve çok basittir...

-*-*-

Kuzey Kıbrıs’ta, bir Rum gazetecinin yazdığı ve yeni çözüm planı olduğu iddia edilen yazı veya haber üzerine, hayatını ganimete, hırsızlığa, soymaya, rüşvete, gronka, Kuzey Kıbrıs’ı çöpe, lağıma batırmaya adamış bizdeki kitleyi anında harekete geçirdi!

-*-*-

Rum tarafındakiler de boş durmadı...

Lefkoşa Rum Belediyesi’nin bir organizasyonuna, KKTC Bayrağı’nı da çizdiğini söyledikleri bir Kıbrıslı Türk sanatçımızın katılmasını, kin kusmak için platforma dönüştürdüler...

-*-*-

Haaaa, genelde baktığınız zaman her iki taraftaki bu nefret ve kin dolu geri zekalıların elbette haklı yanları olduğunu da söyleyebilirsiniz...

-*-*-

Efendim, mesela Rum tarafındaki çözümden nefret eden fanatikler, “bu tür eylemler işgali normalleştiriyor... Ülkemiz bölünemez, ayrılıkçılığa karşıyız” dese de aslında temel hedef “provokasyon”dur!

-*-*-

Kıbrıs’ta iki toplumun düşmanlığı, Amerikan – İngiliz çıkarlarının Türk ve Elen milliyetçiliğini gaza getirmesi ile birlikte kurulan yer altı teşkilatları tarafından provoke edildi!

-*-*-

Şu anda da aynı şeyi yapmak için Güney’de Kuzey’de beşer tane ırkçı deli yeterlidir!

-*-*-

Peki ne yapmak lazım?

Direnmek!

Ve mümkün olduğunca sevgiyle ülkemize sarılarak tabii ki!


Kerimya’dan gece geçtim suyundan içtim!

Kerimiya’dan geçmek…

Üç kontrol noktası Kuzey’de, üç tane de Güney’de…

Kuzey’den Güney’e gidecek 30 araç düşünün!

Bizim tarafta üç kapı da açık!

Güney’deki üç kapı aniden bire inince, birikme yaşanıyor!

-*-*-

Üç derenin birleşmesi gibi!

-*-*-

Peki ne yapmak lazım?

-*-*-

Bir fikir!

Bence iki taraf arasında sıfır koordinasyon!

-*-*-

Bir anda tıkanıklığa sebep olabilir!

-*-*-

Oysa temas – iletişim olsa, bence asla tıkanma olmaz!

-*-*-

Haaa başka yöntemler mi?

-*-*-

Gıcıklık ve uyuşukluk yapmamak mesela!


Türk – Yunan kardeşliği: Fakelaki!

Erato Kozaku Markullis eski bakan…

Eski Rum lider Anastasiadis’in 2017’de Crans Montana’da çözüm masasını yıkmaktan yargılanması gerektiğini söyledi!

-*-*-

Anastasiadis, “yolsuzluk ve usulsüzlükle” de suçlanıyor!

-*-*-

Makarios Druşotis yazdı yaptıklarını ve şu anda konu Rum makamları tarafından araştırılıyor!

-*-*-

İster Kıbrıs’ta Rum – Kıbrıslı Türk, ister analar seviyesinde Yunan – Türk olsun, kardeş olduğumuz bence bu türden genetik benzerliklerle ispatlanabilir!

-*-*-

Mesela “rüşvet”!

-*-*-

Türk – Elen kardeşliğinin “baklava” kadar ortak kültürüdür!

-*-*-

Geçenlerde bir kelime öğrendim…

Komedi bir filmde karşıma çıktı…

Babasından kalan mirası alabilmek için rüşvet vermek zorunda bırakılan adamı çok eğlenceli anlatmışlar…

-*-*-

Çok güldüm!

Ama çok da sevindim!

İki tarafın veya iki ulusun milliyetçileri geldi aklıma!

Bir yanda milliyetçilik ama öte yanda karanlık işler ve özellikle de rüşvet alışkanlığı!

-*-*-

Öğrendiğim kelime mi?

Fakelaki…

-*-*-

Fakelaki, kelime anlamı olarak "küçük zarf" demektir.

-*-*-

Ancak günlük dilde, kamu hizmetlerini hızlandırmak veya bürokratik engelleri aşmak amacıyla elden verilen "rüşvet" veya "bahşiş" anlamında kullanılan bir jargon terimmiş…

-*-*-

Sözlüklere göre, genel olarak aşağıdaki durumlarda kullanılır:

-*-*-

Hizmetleri Hızlandırma: Hastanelerde doktorlara, tapu veya ehliyet gibi resmi işlemlerde memurlara verilen rüşvet.

-*-*-

İşlemleri Kolaylaştırma: Belge onayı, randevu veya izinleri güvence altına almak için içine para konularak masanın altından verilen küçük zarflar.


bf77ebcd-62bf-490a-bf58-a8eee360a327.jpg

Ver elini Malta… Üç gün Malta’da olacağım… Arkadaşlarımla… Larnaka’dan uçtuk… Daha önce de yazmıştım; “bu yıl turizm kötü gidiyor” denmişti; eğer kötü gidiş buysa, iyi olduğunda nasıl olur hayret ettim çünkü havaalanında resmen izdiham var! Bu arada belirtelim, Perşembe sabaha kadar Sim Tv’deki sabah programım olmayacak, soranlara selamlar… Arkadaşlarımız tabii ki sabah programını sürdürecek…

Bu yazı toplam 336 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar