"Yüz bin kişiye 100 diş hekimi ile rekor kırarız"

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası, 22 Kasım Diş Hekimliği Günü ve Ağız Diş Sağlığı Haftası nedeniyle basın toplantısı düzenledi.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası, 22 Kasım Diş Hekimliği Günü ve Ağız Diş Sağlığı Haftası nedeniyle basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Genel Merkezi’nde yer alan basın toplantısında, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Ahmet Özant, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Özlem Gürkut birer konuşma yaptı.

Özant: Kaliteli bir yaşam için ağız ve diş sağlığına önem verilmeli

Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Ahmet Özant, ağız ve diş sağlığının bozulması ve bir enfeksiyon odağı hâline gelmesinin sadece ağzı değil tüm vücudu etkileyeceğini ve birçok sistemik rahatsızlıklara da sebep olacağına işaret ederek, toplum olarak kaliteli bir yaşam için mutlaka ağız ve diş sağlığına önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Özant, “Daha sağlıklı nesiller için çocuklarımızı ve gençlerimizi eğiterek, onlara sosyal sorumluluk anlayışı içinde olumlu örnek olmamız hem meslek örgütü olarak bizlerin, hem de aileler olarak sizlerin en önemli görevlerimizdendir” dedi.

Tüm diş hekimlerinin “Diş Hekimliği Gününü” kutlayan Özant, Türkiye’de ilk diş hekimliği okulunun kuruluşu nedeniyle kutlanan 22 Kasım’ın önceleri Diş hekimliği günü olarak, 1996 yılından bu yana ise her yıl 22 Kasım’ı içine alan ve bir takım etkinliklerin yapıldığı Ağız Diş Sağlığı Haftası olarak kutlandığına işaret etti.

Hükümetlerin kısa ömürlü olması nedeniyle başlatılan bütün yasalar, projeler, oluşturulan kurulların çalışmalarının yarım kaldığını söyleyen Özant, bunun ülke için her açıdan büyük bir kayıp olduğunu, insanların daha sağlıklı, huzurlu, güvenli ve mutlu bir ülkede yaşam imkanlarına sahip olma haklarının geciktirilmesi, bir bakıma gasp olduğunu savundu.

Özant, diş sağlığı konusunda farkındalık yaratmak adına Colgate sponsorluğunda bu yıl 10. düzenlenecek geleneksel ortaokullar arası afiş yarışmasının duyurularının okullarda yapıldığını, yeni bir kamu spotunun yayına gireceğini belirtti.

Ahmet Özant, Koruyucu Hekimlik Kurulu’nun bir adım atarak başlattığı diş taramaları sonunda nelerin yapıldığı veya yapılacağı ile ilgili net bir bilgileri olmadığını ve bu konuda bilgi almak istediklerini aktardı.

Yeni hastane konusunda da bilgi istediklerini söyleyen Özant, Sağlık Yasası, Teşkilat Yasası hakkında da bilgi istediklerini kaydetti.

25 yıldır ilk atandığı III. Derecede görev yapan 2 hekim arkadaşının 5 yıldır bekleyen terfilerin ne zaman yapılacağı ve neden durdurulduğu konusunda açıklama beklediklerini belirten Özant, “Bakanlığımıza bağlı sağlık kurumlarımızda verilen diş hekimliği hizmetlerinin hem yaygınlaştırılması, hem de kalitesinin iyileştirilmesi şarttır. Hala diş hekimi olmayan sağlık ocakları ve diş ünitesi olmayan sağlık ocakları mevcut” dedi.

Ülkedeki diş hekimi sayısı ve fakülteler konusunda da değerlendirmeler yaparak, eleştirilerde bulunan Özant, Tabipleri Odası’nın bugün 250 üyesi bulunduğunu ve bugün ülkede 7 adet Diş Hekimliği Fakültesi’nin eğitim verdiğini söyledi.

“Diş hekimliğinin, ihtiyaç meslek gurubundan çıkartılması ve kontenjanların kısıtlanması lazım”

Dr. Ahmet Özant şöyle devam etti:

“Fakülteler sadece yurt dışından öğrenci alıp, mezunlar bu ülkede kalmayacaklarsa sorun yok ancak her açılan fakülte kendi sınavını yaparak, kendi kontenjanlarını belirleyerek hem yurt dışından, hem de KKTC vatandaşı öğrenci almaktadır. Alırken ciddi bir sınavın yapılması şart. Merkezi sınav yapılması konuşuluyor ama hiçbir üniversite adım atmıyor. Eğitim Bakanlığı ise lise mezuniyet notlarına göre her bölüm için bir not sınırı koymaktan bahsediyor. Umarız Eğitim Bakanlığı bu kararı alır ve uygulamaya başlarlar. Öğrenci sayısının ülke nüfusuna ve ihtiyaca göre belirlenmesinin şart olduğunu ve kontenjan belirlerken meslek örgütlerle işbirliği yapılması gerektiğini hep söyledik.”

5 yıl sonra bu günkü kontenjanlarla üye sayılarının 450 civarında olacağını ifade eden Özant, “Bu durumda yüz bin kişiye 100 diş hekimi ile rekor kırarız. Eğitim Bakanlığımıza çağrımız artık Diş Hekimliğini ihtiyaç meslek gurubundan çıkarması ve kontenjanların kısıtlanmasıdır” dedi.

Nüfusun, bu kadar öğrencinin yeterli pratik yapabilmesine ve becerilerini geliştirmesine imkan vermediğini vurgulayan Ahmet Özant, mevcut fakültelerde okuyan KKTC vatandaşı gençlerin sayısının da 100’ün çok üzerinde olduğunu, bu rakama yurtdışında okuyanlar da ilave edilirse, her yıl mezun olacak genç diş hekimlerinin küçük ülkede geleceklerinin pek parlak olmayacağını kaydetti.

Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası yönetimi olarak özellikle yasa dışı, diplomasız kişilerin kendini doktor gibi tanıtıp, inanların sağlığıyla oynayan teknisyenlere göz yummayacaklarını ifade eden Dr. Ahmet Özant, “Ayrıca ülkemizde odamıza üye olmadan, yasadışı dişi hekimlik yapan kişilerin de peşinde olacağımızı buradan duyurmak isterim” dedi.

Taşçıoğlu: Komite var faaliyet yok

Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu da, Sağlık Bakanlığı’na “Bu ülkede koruyucu diş sağlığı politikanız var mı?” diye sormasından kısa süre sonra Koruyucu Diş Sağlığı Komitesi’nin kurduğunu ancak aradan geçen bir yıla rağmen bu alanda hiçbir faaliyet ve hizmet yapılmadığının görüldüğünü kaydetti.

Korumanın tedavi etmekten daha az masraflı olduğuna dikkat çeken Taşçıoğlu, önceki hükümet döneminde var olan ilaç, ekipman ve malzeme eksikliklerinin şimdi de devam ettiğini söyledi.

Taşçıoğlu, Temel Sağlık Hizmetleri ve Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi’nin hizmetlerinin geliştirilmediğini, yasalar ve tüzüklerde sıkıntılar olduğuna işaret etti.

Taşçıoğlu, Sağlık Bakanı Ali Pilli’ye, çok daha öncelikli görevleri varken, siyasi konularda açıklamalarda bulunma eleştirisi yaptı.

Gürkut: Çözüm arayışları bulmak zorunda kalıyoruz

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Özlem Gürkut da basın toplantısında yaptığı konuşmada,  giderek gelişip güçlenmek yerine sorunlar yumağına dönen bir sağlık sisteminde, böylesi özel günlerde kutlama yapmak yerine yine sorunları dile getirip çözüm arayışların da bulunmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Hastalıkların tedavi edilmesi ve bu amaçla çağdaş, bilimsel bir sağlık hizmeti sunulmasının önemine işaret eden Gürkut, on yıllardır biriken sorunlara bir yıllık daha sorun eklenmesi dışında herhangi bir değişiklik olmadığını üzülerek söyleyebildiklerini kaydetti.

Gürkut şöyle konuştu:

“Ülkemizdeki ekonomik zorluklara paralel olarak sosyal barışın bozulduğunu, toplumsal şiddet olaylarının giderek arttığını her geçen gün acı tecrübelerle görmekteyiz. Trafik ve yol güvenliği ve trafik eğitimi konularında yaşadığımız bunca acı olaya rağmen, olumlu gelişmelerden bahsetmekten çok uzağız. Ülkede her türlü kronik hastalık artarken ve insanlarımızı bu hastalıklar nedeniyle kaybederken, bu kronik hastalıkların sebepleri arasında yer alan tütün ve sigara kullanımıyla ilgili başarılı uygulamalar görmekten uzağız. Aynı şekilde gıda güvenliğinin sağlandığından da söz edemeyiz. Ülkemizde alkol ve madde bağımlılıklarıyla ve kullanımıyla ilgili etkili sağlık politikalarını da görmek mümkün değil. Her türlü uyarılara rağmen halkın sağlıklı beslenme ve yaşam biçimleri geliştirmesine yönelik eğitim ve politikalar da gündeme alınmamakta”

Gürkut, toplumun sağlığının korunması ve geliştirilmesi için sadece hekimler, sağlık kurumları ve sağlık çalışanlarına değil, başta Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı olmak üzere hükümetlere, sivil toplum örgütlerine, sağlık alanındaki meslek örgütlerine, yerel yönetimlere ve en önemlisi medyaya önemli görevler düştüğünü vurguladı.

“Nüfusumuzu bilmezken koruyucu sağlık hizmetleri planlamak imkansız”

Özlem Gürkut, ülkenin çağdaş bir sağlık sistemine ulaşması ve toplum sağlığının korunarak geliştirilmesi için, hemen bugün harekete geçilmesi, görev bilinciyle, işbirliği ve dayanışmanın artırılması ve hiç durmadan çalışılması gerektiğine işaret etti. Gürkut, bu doğrultuda eksik yasaların tamamlanması, var olanların uygulanması, eskiyen ve çağdışı kalan yasaların ise güncellenmesi gerektiğini söyledi. 

Kendi nüfusunu, nüfus artış hızını bilmeyen bir ülkede geleceğin planlanması, halkın sağlığının korunması, toplumun sağlık düzeyinin artırılması gibi konularda başarı sağlamanın mümkün olmadığını vurgulayan Gürkut, yine nüfusumuzu bilmezken koruyucu sağlık hizmetleri planlamanın da imkansız olduğunu kaydetti.

Sağlık çalışanlarının da sorunlarına kalıcı hiçbir çözüm getirilemediğine işaret eden Gürkut, kamuda ve özedeki sağlık çalışanlarının sıkıntılarının devam ettiğini belirtti.

Gürkut, “Birçoğu devletin burslarıyla on yıllarca süren eğitimler sonucu yetişmiş olan hekimler, bu ülkenin en kıymetli insan kaynaklarından bir kesimini oluştururken, sistem onlardan verimli bir şekilde yararlanmanın bir formülünü hala üretememiştir” dedi.

Günümüze gelindiğinde, topluma ücretsiz, çağdaş ve erişilebilir bir sağlık hizmeti vermekle yükümlü hükümetin, kısmi genel sağlık sigortası adı altında, emekçilerin kendi cebinden özel hastanelere para ödeyerek sağlık hizmeti almasını, bir gelişme ve müjde olarak sunmaya çalıştığını savundu.

Ülkede bulunan tıp fakültesi ve diş hekimliği fakülteleri konusunda da değerlendirmeler yapan Dr. Özlem Gürkut, yeterli eğitim düzeyinin tutturulabilmesi için gerekli hasta sayısı ve çeşitliliğini sağlamak amacıyla her 2 milyon nüfusa bir tıp fakültesi açılmasının önerildiğini anımsattı.

Tıp ve diş hekimliği fakültelerindeki eğitimin, çağdaş normlar ve standartlar doğrultusunda sağlanıp sağlanmadığına dair denetimlerin tam olarak yapıldığını söyleyemeyeceğini belirten Gürkut, Eğitim Bakanlığı’nın ön izni ve YÖDAK’ın onayı izni konusunda hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğunun açıklanmadığını hatırlattı.

Gürkut şöyle devam etti:

“Ülkemizdeki tıp ve ihtisas eğitimleri konusunda hangi kriterlerin uygulanacağını, eğitimi kimlerin denetleyeceğini belirleyecek ve siyasi iktidar değişiklikleri ile değişen tutumlara izin vermeyecek bir yasal düzenlemeye acilen ihtiyaç vardır.

Bütün bu sorunlar ve sıkıntılar içinde karşılamakta olduğumuz 22 Kasım Diş Hekimliği Günü nedeniyle tüm diş hekimi meslektaşlarımı kutlar, daha iyi şartlarda meslek icra edebileceğimiz günler için mücadelemizin süreceğini ve dayanışmamızı bildiririm.”

Konuşmaların ardından Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Genel Sekreteri Dr. Hayriye Tümer, Diş Hekimliği Haftası Programını okudu.

Haberler Haberleri