Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı “Yolsuzluk, Yokluk ve Demokrasi” konulu konuşmada, Kuzey Kıbrıs’ta yolsuzluğun münferit bir sorun olmaktan çıkarak sistemik bir nitelik kazandığını söyledi.
Akansoy, toplumda oluşan güçlü algıların kolay değişmediğini belirterek, siyasetin bilimsel veriler ve ölçülebilir sonuçlara dayandırılması gerektiğini ifade etti.
Sosyal medya üzerinden yapılan bazı araştırmaların manipülatif olabileceğine de dikkat çeken Akansoy, güvenilir kamuoyu araştırmalarının önemine işaret etti.
2025 yılı yolsuzluk algısı verilerine değinen Akansoy, ülkenin 100 üzerinden 24 puan aldığını, bu sonucun kurumsal kapasitede ciddi zayıflamaya işaret ettiğini belirtti. Akansoy, skorun önceki yıla göre düşmesinin sorunun derinleştiğini gösterdiğini kaydetti.
Araştırmaya göre katılımcıların yolsuzluğu “çok yaygın” ve “çok ciddi bir sorun” olarak gördüğünü aktaran Akansoy, yolsuzluğun özellikle kamu arazilerinin tahsisi, kamu ihaleleri ile izin ve lisans süreçlerinde yoğunlaştığını ifade etti. Akansoy, bu durumun ekonominin rant dağıtımı üzerinden işlediğini gösterdiğini belirtti.
Yolsuzluğun kurumlara olan güveni aşındırdığını dile getiren Akansoy, güven kaybının kayıt dışı ekonomiyi arttırdığını, demokratik katılımı zayıflattığını ve gayri resmi ilişkileri yaygınlaştırdığını söyledi.
Kurumsal zafiyetin; hesap verebilirlik eksikliği, şeffaflık sorunları ve denetim yetersizliği olmak üzere üç temel boyutta ortaya çıktığını ifade eden Akansoy, mevcut yapının değişmemesi halinde yolsuzlukla mücadelenin söylem düzeyinde kalacağını vurguladı.
Konuşmasında ülkenin uzun süredir çözümsüzlük koşulları altında kurumsal ve ekonomik açıdan aşındığını da dile getiren Akansoy, hukuksal entegrasyon eksikliğinin denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığını belirtti. Akansoy, sorunun yalnızca iç dinamiklerle açıklanamayacağını ifade etti.
Akansoy, ikinci bir araştırmanın da ilk bulguları doğruladığını belirterek, toplumda erken seçim beklentisinin güçlendiğini söyledi. Ülkede yaşanan krizin yapısal olduğunu kaydeden Akansoy, ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal kaygı ve güvensizliğin arttığını dile getirdi.
Toplumda “anomi” olarak tanımlanan, normların zayıfladığı ve bireyin sistemle bağının koptuğu bir durumun oluştuğunu ifade eden Akansoy, ekonomik başarısızlık, adalet algısındaki zayıflama, yolsuzluğun normalleşmesi, demokratik temsil krizi ve siyasal bağımlılık gibi unsurların bu süreci derinleştirdiğini kaydetti.
Akansoy, toplumun yüzde 72’sinin çözüm istediğini belirterek, mevcut statükonun sürdürülebilir görülmediğini; ülkede ekonomik, siyasal temsiliyet ve kurumsal güven olmak üzere üçlü bir kriz yaşandığını, bunun da bir “meşruiyet krizi” yarattığını söyledi.
Akansoy, hükümetin meşruiyetini toplumun güveniyle sürdürebileceğini ancak mevcut durumda bu güvenin kalmadığını belirterek, erken seçim çağrısında bulundu.
Konuşmasının sonunda, geçmiş icraatlar üzerinden tartışma yürütmenin çözüm üretmeye katkı sağlamayacağını vurgulayan Akansoy, esas ihtiyacın katılımcı, demokratik, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı ile güçlü kurumsal yapıların oluşturulması olduğunu ifade etti.