“Yeni müzakerecinin kimliği, Türkiye’nin Kıbrıs’taki niyetini yansıtacak...”

“Yeni müzakerecilik görevi için Güneş Onar, Mustafa Lakadamyalı, Oğuzhan Hasipoğlu ve Kudret Özersay’ın adı geçiyor. Özersay atanırsa, Türkiye’nin müzakerelerde ciddi olduğu mesajı verilecek... Ancak büyük olasılık bu göreve teknokrat bir memur atanabilir

YENİDÜZEN

POLİTİS gazetesi Yazı İşleri Müdürü Dionisis Dionissiu, Ergün Olgun’un müzakerecilik görevinden ayrılmasını değerlendirerek olası yeni görüşmeci görevi için kimlerin isimlerinin geçtiğini yazdı, “Yeni müzakerecinin kimliği, Türkiye’nin Kıbrıs’taki niyetini yansıtacak” dedi. Dionisis Dionissiu, yeni müzakereci görevi için iki toplumlu teknik komitelerin koordinatörü Güneş Onar’ın, diplomat Mustafa Lakadamyalı’nın, Maraş’ın açılmasında teknik çalışmaları yürütmüş olan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu’nun ve eski müzakereci Kudret Özersay’ın isimlerinin dolaştığını belirtti. Dionisis Dionissiu, Kudret Özersay’ın atanması halinde, Türkiye’nin uluslararası topluluğa Kıbrıs'ta müzakereler konusunda niyetinin ciddi olduğunu ifade etmiş olacağını ancak Özersay’ın bu görevi kabul etmeyebileceğini de yazdı ve nihayetinde bu göreve “teknokrat bir memurun atanma olasılığının kuvvetli olduğunu, bunun da Türkiye için Kıbrıs sorununun hala öncelikli bir mesele olmadığı yönündeki izlenimi kuvvetlendireceğini” belirtti.

Dionisis Dionissiu’nun makalesini YENİDÜZEN okurları için özetle derleyip Türkçeleştirdik. 23 Temmuz 2023’te POLİTİS’te yayımlanan POLİTİS’in Yazı İşleri Müdürü Dionisis Dionissiu’nun “Olgun’un istifasının ardındakiler – Ankara, Kıbrıs hükümetine bir mesaj mı gönderiyor?” başlıklı makalesinde bu konuda özetle şöyle deniyor:

İSTİFANIN ARDINDA NELER VAR?

Kıbrıs sorununa ilişkin Kıbrıslı Türk özel temsilci Ergün Olgun’un istifasının ardında neler vardır? O, bu görevden ayrılmasını yaşına başladı. Emektar Kıbrıslıtürk diplomat, yakın geçmişte 80 yaşına girdi ve emeklilik için bu yeterli bir gerekçedir. Ancak öte yandan, neden şimdi? Zamanlama her zaman karar verme süreçlerinde önemlidir. Kıbrıslıtürk diplomatlar ve gazeteciler, bu kararın aniden verilmesinin altında belli başka koşulların olabileceğine ve Kıbrıslı Türk müzakerecinin istifasının ardında bu koşulların olabileceğine dikkat çekiyorlar.

Türkiye’de Erdoğan’ın yeni hükümeti görünen o ki, ülkenin varolan sorunlarını yeniden ele alırken önemli bir değişikliğe gidiyor. Ekim 2020’de Tatar’ın seçilmesi, Kıbrıs’taki yıkım ardından Türkiye’nin politikalarına hizmet etmekteydi. Kasım 2020’de katı çizgideki Denktaş’la bağlantılı Ergün Olgun’un atanması da Türkiye’nin 2021 ardından Kıbrıs sorununda eşit egemenlik konusunu masaya koyma talebine kredibilite getirme niyetinin yansımasıydı.

YA TÜRKİYE U DÖNÜŞÜ YAPARSA?

Peki yakın gelecekte eğer Türkiye bir U-dönüşü yapmaya karar verirse ne olacak? Tatar’la hiçbir zaman kimyaları uyuşmamış ve onu özel olarak takdir etmemiş olan Ergün Olgun, Kıbrıs sorununa gelince pozisyonlarında daha oturmuştu. Katı bir çizgisi vardır ve aşırıdır – yani Ankara’nın herhangi bir değişikliğe gitmesi, onu tamamen karşıt hale getirecekti.

ERGÜN OLGUN’UN YAKLAŞIMI VE BRÜKSEL...

Türkiye’nin dönüşü, esasında AB ile tam üyelik müzakerelerine dönmekle ilgilidir. Ergün Olgun hiçbir zaman AB’ye ve AB’nin Kıbrıs sorununda yaratabileceği fırsatlara hayran olmamıştır. Bunu her fırsatta da sergilemiştir... Tüm Avrupalı yetkililerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nce istihdam edilmiş olduğu da dikkate alındığında, bu durumda Kıbrıslıtürkler özellikle de Kıbrıs sorununun çözümünde onlara güvenmiyorlar. Olgun’un bu yaklaşımıyla Türk tarafı, manevra yapma olasılığını bile yitirecekti. Kıbrıslı Rumlar’la, Kıbrıslı Türkler’in ilişkilerinin daha da geliştirilmesinde sürekli engeller çıkmasının Sayın Olgun’un bu yaklaşımından ötürü olduğuna inanıyor Brüksel de... Askeri yetkililere ilişkin bazı şikayetlerin de olduğu, işgal altındaki bölgeden benzin satın alınmasını önlemeye yönelik önlemlerle bu işin doruğa çıktığı da doğrudur...

DAÜ’DEKİ SÖZLERİ ANKARA’DA TEPKİ ÇEKTİ...

Türkiye bazı açılımlar yaparken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na Kıbrıs sorununa dair yeni taktikleri temsil edecek en uygun (temsilcinin) Olgun olmadığı açıktır ancak Türk kaynaklarına göre katı çizgisi nedeniyle bu görevden ayrıldığı da doğru değildir. Buna göre, bir diplomat olarak Kıbrıslırumlar’a elini açık ettiği için ayrılıyor büyük olasılık ve bu nedenle de yeni Türk hükümetinin üst düzey bir yetkilisi tarafından eleştirilmişti. Geçtiğimiz haftalarda Mağusa’da DAÜ’de “Kıbrıs sorununda müzakerelerin tanınma olmadan da başlayabileceği” konusuna Ergün Olgun açıklık getirmişti. İşgal altındaki bölgelerdeki bazı kaynaklara göre bu pozisyon, Ankara’da bazılarını rahatsız etmişti – onlara göre Kıbrıslıtürkler’in egemen eşitliğinin tanınması talebi (BM üyesi iki bağımsız devletin tanınması değil) güçlü bir müzakere silahıdır – bu, müzakerelerde Kıbrıslıtürkler’in siyasi eşitliğinin empatik biçimde tanınması (anlamına gelecektir.)

YERİNE KİM GEÇECEK?

Sayın Olgun’un yerine kim geçecektir? Bu göreve atama ve seçilecek kişi, Kıbrıssorunundaki Ankara’nın niyetlerini gösterecek önemli bir mesaj gönderebilir. Bu konuda çeşitli isimler ortada dolaşmaktadır. (İki Toplumlu) Teknik Komiteler’in Koordinatörü Güneş Onar, diplomat Mustafa Lakadamyalı, Maraş’ın açılması için teknik incelemeleri yürütmüş olan UBP milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu’nun isimleri geçmektedir.

ÖZERSAY’IN ATANMASI, MÜZAKEREYE HAZIRIZ MESAJI VERECEK...

Bu tablodan Kudret Özersay’ın ismi silinemez, eğer Türkiye uluslararası topluluğa daha net bir şey iletmek istiyorsa eğer... Eski müzakereci Özersay Ankara’da saygı görmektedir – son yıllarda Türkiye’yle arasına siyasi mesafe koymasını herkes anlamıyor... (Bunu Türk oylarını almak ve partisini güçlendirmek çabasıyla yapmıştı). Özersay’ın müzakereci görevine atanması, Türk tarafının müzakere yapmak istediği ve bunun da ötesinde daha fazla zaman kaybetmek istemediği için konuları bilen ve müzakereye hazır olan birini atamakta olduğu mesajını verecektir. Ancak kuzeydeki diplomatik kaynaklara göre, Özersay’ın böylesi bir şeyi kabul etmemesi daha akla yakındır. Nihayetinde bu göreve teknokrat bir memurun atanma olasılığı daha kuvvetli bir olasılıktır, bu da Türkiye için Kıbrıs sorununun hala öncelikli bir mesele olmadığı yönündeki izlenimi kuvvetlendirecektir.

FİDAN’IN YANINDA BURAK ÖZÜGERGİN...

Teoride yeni müzakereciyi Ersin Tatar atayacaktır. Ancak Kıbrıs müzakerelerinin idaresi, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na aittir. Birkaç ay önce, bu kararı Mevlüt Çavuşoğlu veriyor olacaktı. Yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Türkiye’nin gizli servislerinden geldiği için hala yerine adapte olmaya çalışmaktadır. Yanıbaşında ise elbette çok deneyimli diplomat Burak Özügergin vardır – Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nda Kıbrıs departmanının başındadır, yakın geçmişte de Atina’da Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapmıştır.

Yazının orijinali için link:

https://politis.com.cy/politis-news/politiki/659843/piso-apo-tin-paraitisi-olgkioyn?fbclid=IwAR0mNhZPNhTx1-dFWvEucBZ_yGijMJXknOB1aYkDOoacjmaPEyjE9ky6xVE

(POLİTİS’te 23.7.2023’te yayımlanan Dionisis Dionissiu’nun yazısının özet çevirisi: YENİDÜZEN).

Haberler Haberleri