YDÜ'den önemli çalışma

Kıbrıs’ta son 900 yılda iklim değişikliği, peyzaj gelişimi ve hastalık oluşumları arasındaki ilişki ortaya çıkarılacak.

İklim değişiklikleri, insan eliyle şekillendirilen doğal ve kültürel kaynakların görünümü (peyzaj) ve hastalık oluşumları arasında önemli bir etkileşim mevcut. Almanya, Fransa, Lübnan, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs’tan bilim insanlarını bir araya getiren ve Fransız Ulusal Ajansı (ANR) ve Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) tarafından finanse edilen proje, Kıbrıs adasının son 900 yılını inceleyerek; iklim değişikliği, peyzaj gelişimi ve hastalık oluşumları arasındaki etkileşimi çözmeye çalışıyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Salih Gücel’in de yer aldığı proje ekibi, 7-9 Haziran 2023 tarihlerinde Fransa Rouen’de bir araya gelerek, ellerindeki verileri değerlendirdikleri ara dönem toplantısı gerçekleştirdi.

Yapılan bilimsel çalışmalar, Yakın Doğu’daki hidrolojik dalgalanmaların savunmasız toplumlar için zorlayıcı olduğunu gösteriyor. Örneğin, Kıbrıs’ta 12’inci yüzyıldan beri birkaç dönem kuraklık, kıtlık ve veba salgınları gibi hastalıkların yayıldığını gösteriyor. Adada endemik olarak sıtmanın da 20’inci yüzyılın başında başlıca ölüm nedenlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

900 yıllık iklim değişikliklerinin izleri, Kıbrıs mağaralarından gün yüzüne çıkarılıyor

2021’den bu yana Dr. Carole Nehme liderliğinde sürdürülen projede; Fransa’dan Rouen Üniversitesi, Almanya’dan Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü - KIT, Lübnan’dan Beyrut Saint-Joseph Üniversitesi Centre de Recherches en Environnement-Espace Mediterranée Orientale-CREEMO, Güney Kıbrıs’tan Lefkoşa Üniversitesi ve Kuzey Kıbrıs’tan Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları birlikte çalışıyor. Bilim insanları proje ile Venedik döneminden bugüne kadar uzanan son 900 yılda, Kıbrıs’taki doğal görünümün iklim ve insanlar tarafından nasıl şekillendirildiğini ve bunun tifüs ve sıtma gibi bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışını nasıl etkilediğini anlamak için birlikte çalışıyor.

Projede, Yakın Doğu Üniversitesi’nden Prof. Salih Gücel, sağlık coğrafyası uzmanı Prof. Emmanuel Eliot, Lefkoşa Üniversitesi’nden Biyolog Dr. Iris Charalambidou ve Kıdemli Yönetici Kyriakos E. Georgiou ile iş birliği yaparak Orta Çağ’dan günümüze kadar çeşitli devlet ve belediye arşivlerini inceleyerek tüberküloz, tifüs, sıtma gibi hastalıklarla çekirge saldırıları gibi savunmasızlık göstergelerini saptıyor. Diğer yandan sulama sistemleri, arazi kullanımı gibi peyzaj gelişiminin göstergeleri de derlenerek hastalıklar arasında bir ilişki kurulması amaçlanıyor. Lübnan Beyrut’taki CREEMO-USJ merkezinden bir iklim bilimci olan Dr. Jocelyne Gerard ise İngiliz yönetimi sırasında yayımlanan Kıbrıs gazetelerini ve Kıbrıs Mavi Kitaplarından hava durumu verilerini derliyor. Ada genelindeki istasyonların sıcaklık ve yağış verileri, 19’uncu yüzyılın sonundan 20’inci yüzyıla kadar olan derleniyor. Son bin yılın iklim serisini tamamlamak için ise projenin başkanı ve bir paleoklimatolog olan Dr. Carole Nehme, speleothems (sarkıt ve dikitler) gibi doğal arşivlerden iklim göstergelerini yeniden oluşturuyor. Sarkıt ve dikitler büyümelerinin su mevcudiyetine bağlı olduğu mağaralarda biriken kalsit çökeltilerdir. Bu tür birikintilerin yağış miktarı ve sıcaklıkla bağlantılı olduğu biliniyor. Uranyum-Thoryum kullanarak jeokronolojik tarihleme ve tabakaların sayımı, birkaç bin yıl boyunca hidroiklim varyasyonlarının yeniden inşasına izin veriyor.

Proje kapsamında, bilim insanları da mağaracılarla iş birliği yaparak Kıbrıs adasında yer alan doğal mağaraların tünellerinde çok sayıda speleothem toplandı. Alman Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nden Dr. Tobias Kluge ile birlikte analiz edilen bazı dikitler, Kıbrıs’ta son 900 yıl boyunca kuraklık ve nemli dönemler arasındaki iklim dalgalanmalarını ortaya çıkardı. En son sonuçlar, 15 ve 19’uncu yüzyılların, 16 ve 17’inci yüzyıllara göre daha son derece kuru olduğunu gösteriyor. Yapılan çalışmalarla elde edilen veriler; kuraklık, kıtlık ve hastalıklar arasındaki ilişkiyi analiz etmek için kullanılıyor.

 

Prof. Dr. Salih Gücel: “Yakın Doğu Üniversitesi olarak parçası olduğumuz bu uluslararası proje; Doğu Akdeniz’deki arazi kullanımı ve salgınlarda iklim değişikliklerinin etkisinin anlaşılmasına değerli bir katkı sunacak”

Projede yer alan bilim insanlarından Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Salih Gücel, bir çok ülkeden bilim insanını bir araya getiren uluslararası projeyi, Doğu Akdeniz’deki arazi kullanımı ve salgınlarda iklim değişikliklerinin etkisinin anlaşılmasına değerli bir katkı olarak tanımlıyor. “Projeye dahil olan bilim insanlarından oluşan ağ, çeşitli arşivlerden ve dillerden oluşturulmuş bir veritabanı oluşturmaya yardımcı olacak” diyen Prof. Dr. Gücel, “Proje ile ortaya çıkacak bu veritabanı, gelecekte yapılacak araştırmalar için de önemli bir kaynak olacak” ifadesini kullandı.

Eğitim Haberleri