Yasa açık, polis göreve!

​Lefkoşa’da pazar günü "Yurtta Aşk, Dünyada Aşk" sloganıyla gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü’nün ardından, özellikle Facebook'ta dikkat çeken bir nefret dalgası yükseldi.

YENİDÜZEN

​Lefkoşa’da pazar günü "Yurtta Aşk, Dünyada Aşk" sloganıyla gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü’nün ardından, özellikle Facebook'ta dikkat çeken bir nefret dalgası yükseldi.

Yürüyüşe ilişkin yapılan haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının altına çok sayıda kullanıcı tarafından hakaret, tehdit ve aşağılama dolu yorumlar yağdı.

Yorumlar, çok sayıda sosyal medya kullanıcısının yürüyüşe katılan bireylere karşı açıkça "nefret suçu" işlediğini gözler önüne serdi.

​Kıbrıs'ın kuzeyinde nefret suçu işlemek, hapis cezası öngörüyor.

Hukukçular, polisi re'sen soruşturma başlatmaya davet ediyor...

Öte yandan, nefret söylemlerinin bu denli rahatça üretilebilmesi, UBP-YDP-DP Hükümeti’nin insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularındaki politika eksikliği konusunu yeniden gündeme taşıdı.

Yöneticilerin bu konudaki sessizliği ve bilinçlendirme çalışmalarından uzak durması, yasal mevzuatın toplum tarafından özümsenmesini engelliyor.


Hukukçulardan ve siyasilerden polise çağrı:

"Re'sen soruşturma başlatılmalı"

​Yaşanan bu gelişmelerin ardından pek çok  hukukçu, polisin şikayet beklemeksizin re'sen harekete geçmesi gerektiği yönünde çağrılar yaptı.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) eski Genel Başkanlarından, avukat Mine Atlı da sosyal medya üzerinden yükselen nefret söylemlerine tepki göstererek, doğrudan polisi göreve çağırdı.

 

Ceza Yasası’nın 171. Maddesi: 'Nefret Söylemi' suçtur

​Yasal mevzuata göre, bireylerin cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri üzerinden hedef gösterilmesi yasalarla koruma altına alınmış durumda.

Fasıl 154 Ceza Yasası’nın, güncellenen 171. Maddesi, "Nefret Söylemi"ni açıkça tanımlamakta ve cezalandırmakta.

​Yasa metnine göre; cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya cinsiyeti dolayısıyla bir kişiden veya bir gruptan nefret edilmesine, tiksinilmesine; bu kişi veya grubun toplum nezdinde aşağılanmasına, küçük düşürülmesine, dışlanmasına, itibarının zedelenmesine veya bir suça maruz kalacak şekilde hedef gösterilmesine yol açacak sözlü veya yazılı ifadeleri kasten kullanan, yayan, beyanat veren veya bu tarz materyalleri teşhir eden kişiler suç işlemiş sayılmakta.

​Yasa, bu suçun basın, yayın, internet medyası veya sosyal medya aracılığıyla işlenmesi halinde ise ceza alt sınırını artırarak kişilerin mahkumiyetleri halinde hapis cezası ile cezalandırılabileceğini hükme bağlamakta.

 

​Mahkeme: "Polis etkin soruşturma yürütmek zorunda"

​Kıbrıs’ın kuzeyinde LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemlerinin cezasız kalmaması adına verilen hak mücadelesinde geçtiğimiz aylarda tarihi bir dönüm noktası yaşanmıştı.

Kuir Kıbrıs Derneği ve insan hakları savunucusu Erman Dolmacı tarafından açılan, İnsan Hakları Platformu’nun ise hukuki destek sağladığı dava, 30 Eylül 2025 tarihinde karara bağlanmıştı.

​Söz konusu davada mahkeme; 2021 yılındaki Onur Yürüyüşü'ne yönelik sosyal medyada paylaşılan hakaret, aşağılama ve hedef gösterme içerikli yorumların ardından yapılan şikâyetlerin, polis tarafından etkin şekilde soruşturulmadığı iddialarını değerlendirerek Kuir Kıbrıs Derneği lehine karar üretmişti.

​Yargıç Jale Dizdarlı Ergüden kararında, nefret söyleminde bulunan kişilere yönelik polis tarafından derhal ve etkili bir şekilde soruşturma başlatılması gerektiğine hükmetmişti. Devletin pasif kalamayacağını, LGBTİ+’ları koruma yükümlülüğü taşıdığını ve nefret suçlarında hızlı ve kapsayıcı bir tahkikatın zorunlu olduğunu ortaya koyan bu emsal karar, yalnızca geçmişteki ihmalleri değil, polisin geleceğe yönelik yükümlülüklerini de net bir şekilde tanımlıyor.

Özel Haber Haberleri