“Yargının bağımsızlığı değişemez, uyanık olmalıyız”

Yargı bağımsızlığının önemine de dikkat çeken Şefik, “Bunun değişmemesi, değiştirilmemesi için toplum olarak uyanık olmamız ve çok çaba sarf etmememiz gerek” dedi.

2021-2022 adli yılı bugün açıldı. Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, yeni adli yılın başlangıcıyla ilgili basın toplantısı düzenledi, yargının sorunlarına değindi, talepleri dile getirdi. 
Yargı bağımsızlığının önemine de dikkat çeken Şefik, “Bunun değişmemesi, değiştirilmemesi için toplum olarak uyanık olmamız ve çok çaba sarf etmememiz gerek” dedi.
Yargının bina, personel, mesleki ihtiyaçlarının karşılanmasının sürüncemede bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Şefik, “Yargının eksik bırakılması yargıyı zayıflatır, yargı bağımsızlığını tehlikeye sokar, bu da ülkenin demokrasisine zarar verir” şeklinde konuştu.
Şefik, bu adli yılı da bina ve personel eksikliği sorunuyla açtıklarını ifade ederek, “Personel eksikliği nedeniyle daha önce hiç karşılaşmadığımız sorunlarla karşılaşıyoruz… Mukayyitliklerde dosyalar kayboluyor. 2-3 gün içinde bulunurlarsa mutlu oluyoruz. Bazı dosyalar haftalarca bulunamıyor” dedi.
Mahkemelerin bina sorununa dikkat çeken Şefik, kendilerine 2006’da tahsis edilen polis binalarının tamiratına 2015’te başlandığını ancak binanın hala mahkemelerin kullanımında olmadığını belirtti. 
Şefik, elektrik kurumunun binaya akım sağlamadan önce bir rakam belirleyeceğini, şu an bu rakamın  belirlenmesini beklediklerini ifade etti.
Şefik, Girne, Gazimağusa, Güzelyurt ve Lefke kaza mahkeme binalarıyla ilgili yaşanan sorunlara değindi.
Yüksek mahkeme yargıçlarının sayısının artırılmasını öngören Anayasa değişikliğine halkın referandumda hayır dediğini de anımsatan Şefik, “Kaza mahkemelerinin bina sorunu çözdüğümüz taktirde yasadaki yetkiyle kaza mahkemesi yargıç sayılarını artırabiliriz ancak yüksek mahkemeyle ilgili bunu yapamayacağız ve bunun ceremesini önümüzdeki yıllarda çekeceğiz” dedi.
Şefik, şu an 8 yüksek mahkeme, 39 da alt mahkeme yargıcının görev yaptığını belirtti.

Pandemi… “Gerek neticelenen gerekse dosyalanan dava sayısında düşüş oldu”

Narin Ferdi Şefik, pandeminin mahkemelerin de işleyişini etkilendiğini söyleyerek “Gerek neticelenen gerekse dosyalanan dava sayısında düşüş oldu” dedi.
Dosyalanan ve neticelenen hukuk davalarına değinen Şefik, “2019’da 16 bin 999, 2020’de 10 bin 688, 2021 ağustos sonuna kadar 6 bin 461 dava dosyalandı. 2019’da 15 bin 922, 2020’de 10 bin 258, 2021 ağustos ayına kadar da 5 bin 532 dava neticelendi” bilgisini verdi.
Ceza davlarıyla ilgili de verileri paylaşan Narin Ferdi Şefik, 2019’da 39 bin 891 ceza davası dosyalandığını, askıda bulunanlarla birlikte 48 bin 996 dosyanın neticelendiğini, 2020’de 27 bin 711 dava dosyalanırken, askıda olanlarla birlikte 29 bin 436 davanın neticelendiğini, 2021 ağustos sonuna kadar 19 bin 159 dava dosyalandığını, 19 bin 121 dosyanın da neticelendiğini aktardı. 
Aile davaları konusundaki rakamlara da değinen Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2019’da bin 682 dava dosyalandığını, bunlardan bin 672’sinin neticelendiğini, 2020’de bin 671 dava dosyalandığını ve bin 561’inin neticelendiğini, 2021’de dosyalanan bin 39 davadansa 973’ünün neticelendiğini aktardı.  
Şefik, “Halihazırda kaza mahkemelerinde 10 bin 743 hukuk, 13 bin 651 ceza, 664 aile davası bulunuyor” dedi.

Pandemi kuralları yeniden belirlenecek

Geçtiğimiz adli yılda mahkemelerde alınan pandemi önlemlerini anımsatan Şefik, yeni dönem için mahkemeye giriş çıkış kurallarının bugün toplanacak Adliye Kurulu’nda belirleneceğini de belirtti. 
Yargı camiasının yüzde 80’nin aşılandığını da belirten Şefik, üçüncü doz aşıların da yapıldığını ifade etti.

Personel sorunu…19 kadro için yetki alındı

Mahkemelerin personel sorunlarının devam ettiğini belirten Şefik, 33 pozisyon için yetki istediklerini, ancak 19 kadro için yetki alabildiklerini belirtti. 
İcra memurlarının sayısının az olduğunu da belirten Narin Ferdi Şefik, erken zamanda sınavla tebliğ ve icra memuru istihdam edilmesini temenni etti, icrada sadece memur değil araba sorunları olduğunu da söyledi.
İcrayla ilgili yasal tadilat yapıldığını, bir siyasi partinin bunu Anayasa Mahkemesine taşıdığını anımsatan Şefik, davanın dinlendiğini, kararın verileceğini kaydetti. 

İcra

İcra sayılarıyla ilgili de bilgi veren Şefik, 2021’de 7 bin 161 askıda bulunan menkul ve emvalden 118’inin tamamen, 87’sinin kısmen icra edildiğini, 128’inin müzakere ödendiği için geri çekildiğini, bin 494 icra müzakeresinin haklara halel gelmeksizin geri çekildiğini, bin 246 kişinin menkulü bulunamadığını söyledi. 
Şefik, 3 bin 73 neticelenmiş, 4 bin 88 askıda icra olduğunu söyledi. 

Mazbata…. “Bu tablolar çok iç acıcı değil”

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 1 Eylül itibarıyla mazbatada 22 bin 178 hukuk mazbatası, 11 bin 905 de ceza mazbatası olduğunu kaydederek şöyle devam etti: 
“Bu tablolar çok iç acıcı değil. Mahkemeye gelen, davasını bitiren kişi bunun sonucunu görmek ister ama icra yapılmadık, mazbatalar tahsis edilmedikten sonra dava kazanmak kağıt üzerinde kalır ki bu da istediğimiz netice değil…Umarım personel eksikliğimiz, araç eksikliğimiz giderilir icraya daha etkin şekilde devam edilir…mazbatalarla ilgili de Polis Genel Müdürlüğü üzerine düşen görevi daha sıkı şekilde yapar…ya da mazbataların tahsilatı başka bir birime verilir… Bu da yasal değişiklik gerektir…”.

Usul düzenlemeleri…

Tehir taleplerinin mahkemeler için sorun yarattığını ifade eden, son yapılan usul tüzüğü değişikliğiyle müşterek tehir talebinin önüne geçmeyi hedeflediklerini de aktaran Şefik, 5 bin TL’nin altındakı dava mevzusu olan davaların seri görüşülebilmesi için bir düzenlemeye gidildiğini belirtti.
Karar sürelerinin uzamasının da yargı için bir sorun olduğunu kaydeden Narin Ferdi Şefik, tüzükle yargıçların karar verme süresinin kısıtlandığını belirtti. 
Şefik,  elektronik ortamda dava dosyalanmanın mümkün olduğunu, yemin varakasını imzalayacak kişinin bunu video konferans üzerinden yapabilmesi için de tüzük değişikliği yapıldığını belirtti. 

Elektrik kesintisi 

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik kısa bir süre önce Girne ve Lefkoşa Mahkeme binalarının borcu olduğundan dolayı elektriklerinin kesildiğini anımsatarak, KIB-TEK’ten alınan bilgi doğrultusunda Lefkoşa’daki binanın elektriğinin kazaen kesildiğini ancak Girne’deki borcun ise bakiyesi bulunduğundan dolayı kesildiğini ifade etti. 
Mahkeme binalarının aylık borçlarının düzenli ödendiğini kaydeden Şefik, KIB-TEK’te görülen bakiye olayını netleştirmek için  araştırmaların sürdüğünü söyledi. Şefik, “Mahkeme borcunu ödemedi söylemi yanlıştır” dedi.

Seçim ...

Seçim konusunda da konuşan,  “Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın 10’uncu maddesi seçimlerin her 5 yılda bir yapıldığını söyler” diyen Şefik, son seçimin Ocak 2018’de yapıldığını bu nedenle Cumhuriyet Meclisi toplanıp bir karar üretene kadar seçim tarihinin Ocak 2023 olduğunu kaydetti. 
Şefik, “Bunun değişmesi için Meclis’in karar alması gerekir. Meclis karar alana kadar seçim tarihi budur” dedi. 
Baskın seçim söylemlerine ilişkin olarak da konuşan Şefik, daha önce seçime katılmış bir siyasal partinin son genel kongresini seçimden önce belirlenen tarihte gerçekleştirmesi gerektiğini aksi takdirde bu koşulları yerine getirmeyen partilerin seçime katılamayacaklarının altını çizdi. 
Şefik, “Halihazırda önümüzdeki 2 ay içinde 3 siyasi partinin genel kongre yapma planı vardır” dedi.

Yargı bağımsızlığı… “Bu camiada işler bu şekilde yürür”

Yüksek Mahkeme Başkanı Şefik, yargı bağımsızlığı hakkında da konuştu, “Yargı bağımsızlığı çok önemlidir, çok dikkat edilmesi ve çok korunması gereken bir ilkedir” dedi.
Yargıçların huzurlarındaki şahadetlere ve mevzuatlara göre karar verdiklerini belirten Şefik, şöyle devam etti:
“Yargıçlara herhangi birisi ‘bunu öyle yap, böyle yap’ diyemez. Yargı bağımsızlığı demek, yargıç huzurundaki şahadete mevzuata ve kendi düşüncesiyle karar verir, onun dışında bir etken olamaz. Kendi vicdanına göre karar verir, hata yapmaz mı, yapar, hata yapıldığı takdirde de bunu düzeltmek için İstinaf Mahkemesi vardır. Bu camiada işler bu şekilde yürür. Bunun dışında bir yöntem yoktur. Bunun değişmemesi, değiştirilmemesi için de toplum olarak uyanık olmamız ve çok çaba sarf etmememiz gerekir. Beğenilmeyen kararların saygı çerçevesi içinde tartışılması normaldir, kabul edilirdir…Eleştiriye karşı değiliz. Kararların hakaret noktasına getirilmeden eleştirilmesi gerekir, buna da özen gösterilmelidir. KKTC’deki yargı bağımsızdır. Yargının bağımsızlığını korumak herkesin boynunun borcudur.” 
Yargının bina, personel, mesleki ihtiyaçlarının karşılanmasının sürüncemede bırakılmaması gerektiğini kaydeden Şefik, “Yargının eksik bırakılması yargıyı zayıflatır, yargı bağımsızlığını tehlikeye sokar bu da ülkenin demokrasisine zarar verir” dedi.
 

“Mukayyitliklerde dosyalar kayboluyor”

“Yargının sorunlarının çözülmemesi yargıyı yıpratıyor mu?” sorusu üzerine Şefik, “Tabi ki, yıpratıyor, kişilerin yargıya güvenini sarsıyor. Personel eksikliği nedeniyle daha önce hiç karşılaşmadığımız sorunlarla karşılaşıyoruz. Mukayyitliklerde dosyalar kayboluyor. 2-3 gün içinde bulunurlarsa mutlu oluyoruz, bazı dosyalar haftalarca bulunamıyor. Bazı işlemlerin daha seri yürümesi gerekir, bunun için de personel olması gerek. Kadroların genişletilmesi gerekir. Farklı daireler kurmak  lazım… Ben Adalet Bakanlığı’na karşıyım. Adalet Bakanlığı olması yargıyı siyasallaştıracak ve bağımsızlığımızı tehlikeye koyacak…”dedi.
Basın toplantısında Narin Ferdi Şefik’e aşı konusunda da soru soruldu, “Aşı yaptırmak zorunlu mu?” sorusu üzerine, “Bizim de aşı olmayı reddeden bazı çalışanlarımız var ve hâlihazırda Yüksek İdare Mahkemesine bu konuda dosyalanan 2 dava var, kaza da dosyalanan bir dava var. PCR, aşı ve AdaPass şartlarının yanlış olduğu iddia ediliyor. Davanın olduğu bir durumda bir şey söylemem doğru olmaz” ifadelerini kullandı.

 

 

Haberler Haberleri