Ertuğrul SENOVA
Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) 2024 yılında gerçekleştirilen örgüt kongrelerinden 9’u, mahkeme kararıyla iptal edildi. Söz konusu kongrelerde oy kullanan bazı kişilerin, oy verme hakkı bulunmamasına rağmen usulsüz şekilde oy kullandığı tespit edildi.
Bu gelişme, aynı yıl yapılan ve Ünal Üstel’in yüzde 60’ın üzerinde oy alarak genel başkan seçildiği kurultayı da ‘şaibeli’ hale getirdi.
Üstel, söz konusu kurultay öncesinde “Ankara tarafından atanmış” sıfatıyla anılıyor, bu nitelemeyi aklamak adına hızlı şekilde kurultaya gitmeye hazırlanıyordu.
İddialara göre, oy verme hakkı bulunmayan ve kongrelerde oy kullanan aynı kişiler kurultayda da oy kullandı.
Öte yandan parti tüzüğüne göre ilçe seçimleri tamamlanmadan kurultaya gidilemiyor. Dokuz kongrenin mahkeme kararıyla iptal edilmesi, ilçe seçimlerinin hukuken tamamlanmadığı anlamına geliyor. Bu durum, kurultayın geçerliliği konusunda yeni bir hukuki tartışma başlatıyor.
UBP Tüzüğü’ne göre bir üyenin oy kullanabilmesi için partiye kaydının Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bildirilmesinin üzerinden en az 6 ay geçmiş olması gerekiyor. Ancak mahkemeye başvuran 9 örgüt başkanı, oy kullanan birçok kişinin yaklaşık 40 günlük üye olduğunu ve bu nedenle oy kullanma haklarının bulunmadığını ileri sürmüştü. Mahkeme de bu tespitleri haklı bularak kongrelerin iptaline karar verdi.
“Kurultayda oy kullananların yüzde 50’si usulsüz”
UBP Kadın Kolları Başkanlığı görevinden ani bir kararla alındığını ve bu işlemin tüzüğe aykırı olduğunu söyleyen Nükte Olgun ise YENİDÜZEN’e yaptığı açıklamada, ellerindeki listeye göre kurultayda oy kullanan üyelerin en az yüzde 50’sinin oy kullanma hakkı bulunmadığını iddia etti.
Yaklaşık dört ay önce Girne Kadın Kolları Başkanı Fatoş Ünal ile birlikte görevden alınan üç örgüt başkanından biri olan Olgun, “Beni görevden alma hakları yoktu. Bu tamamen tüzüğe aykırıydı. Ölmediğim, istifa etmediğim ya da seçimi kaybetmediğim sürece görevden alınamazdım, ancak buna rağmen görevden alındım” ifadelerini kullandı.
Usulsüzlük paradoksu
Görevden alınma sürecini de yargıya taşıdığını belirten Olgun, partide ikinci bir tüzük ihlali daha yaşandığını söyledi.
Olgun, kendi yerine atanan ve geçmişte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevinde de bulunan Şerife Ünverdi’nin aynı zamanda MYK üyesi olduğunu belirterek, “Tüzüğe göre bir kişi partide iki görevi aynı anda yürütemez. Şerife Hanım’ın hem MYK üyeliği hem de Kadın Kolları Başkanlığı görevini yürütmesi tüzüğe aykırıdır” dedi.
“Kurultay yenilenmeli”
Olgun, ilçe seçimleri tamamlanmadan kurultaya gidilemeyeceğini vurgulayarak, “İlçe seçimlerinin önemli bir bölümü henüz tamamlanmamıştı. Buna rağmen kurultay yapıldı ve o süreçte kimse itiraz etmedi. Şimdi ise 9 kongre mahkeme kararıyla iptal edildi” diye konuştu.
“İlçe seçimleri tamamlanmadan kurultaya gidilemeyeceğine göre ve 9 kongre iptal edilmişken, kurultayın yenilenmesi gerekir” diyen Olgun, parti yönetimini hukuki sorumluluk almaya çağırdı.