Terzihane’de dikiş makinesi önünde geçen bir ömür…

30 yıl boyunca babası ile birlikte terzilik yaptığını anlatan Karadayı, İngiltere’ye ihracat yaptıkları günleri gözleri dolu dolu anlatıyor.

Fehime Alasya

Terzi babasından dikiş nakış öğrenerek kendine meslek edinen Lale Karadayı, çok yüksek kâr amaçlı değil, giderini karşılamak için makine başında ter dökse de boş oturmayı hiç sevmediği için hâlâ mesleğinin bir ucundan tutuyor…

Karadayı, iş azlığından dolayı özel tasarım dikişlerinden uzaklaşsa da tadilat olarak işine devam ediyor.

Ortaokul mezunu olan Karadayı, 15 yaşından beridir bu sektörün içerisinde... “Baba mesleğimizdi, babam biz üç kardeşi bu işten geçinerek baş göz etti, geçindi, geçindirdi. Yedi yıldır tamirat yapıyorum. Yıllarca terzilik yaptım. 30 yıl terzilik yaptıktan sonra işimi bile kapattım” diyor…

“İNGİLTERE’YE İHRACAT YAPIYORDUK”

30 yıl boyunca babası ile birlikte terzilik yaptığını anlatan Karadayı, İngiltere’ye ihracat yaptıkları günleri gözleri dolu dolu anlatıyor. Geçmişte, 60 personel ile iş başı yapan Karadayı, şimdilerde bir tek kendisi çalışarak dükkân kirasını çıkarmaya çalışıyor.

Geçmiş yılları ADRES okuyucuları ile yâd eden Karadayı, “ İngiltere’ye ihracat yapıyorduk. Yalnız sanayide dört bin konfeksiyon işçisi vardı. Sanayide şimdi sadece Leman ticaret kaldı. O da devlet ihalelerini aldığı için ayakta durdu. KKTC kuruldu, ihracat bitti, biz kepenkleri indirdik. Bir süre sonra açılacak denildi, personelimizi göndermedik, oturttuk ve bir yıl boşa ödedik, sonra ihracatın önü açılmadı. Fabrikayı kapattık, sattık, borçları ödeyip işi bıraktık. Yine dayanamadım ve ben bir şeyler yapmaya başladım. Bu ülkede barış olmazsa hiçbir şey olmaz. Tanınmadan hiçbir şey yapamayız. Ne üretimi arttırabilir ne de ihracat yapabiliriz.” diyor…  

“İNSANLARIN BU SEKTÖRE TALEBİ FAZLA...”  

Tadilat ve terzilik arasında fark olduğunu anlatan Karadayı,  tadilat sektörünün yaratıcılık gerektiren bir alan olduğuna değiniyor. Günümüzde tadilata çok fazla ilgi olduğunu söyleyen Karadayı, “Kalıbının farkı için veya model değişikliği için gelen çok kişi var. Kimi zaman yazlığı kışlık yapıyoruz, kimi zaman kışlığı yazlık... Birçok iş çıkıyor. İnsanların bu sektöre talebi fazla”  diyor…  

“ANCAK KİRALARIMIZI ÖDÜYORUZ”

Sektördeki sıkıntılara değinen Karadayı, kızının yetenekli olmasına karşın bu sektöre girmeye korktuğunu anlatıyor:

“Çocuklarım, özellikle kızım çok meraklıydı, sonra meslekte önünün açık olmadığını gördü ve geri çekildi. 10 TL’ye pantolon tamir ederek, altı TL’ye ulaşan sterlin ile 400 Sterlin kira, vergi gibi giderler ödenince kârımız kalmıyor. Ancak da kiralarımızı ödüyoruz. Kızımın eli buna çok yatkın, kendi kendine prova yapıp dikiş dikebilen biri ama bu sektöre girmedi. Ben ev hanımıyım, dışarıda bir sektörde çalışamazdım, kendi işimi yapıyorum ama geçim derdim yok. Eşim memur iyi kötü geçiniyoruz, ben de evde oturmaktan sıkılıyorum, o yüzden giderimi karşılamak bana yetiyor. Ama geçinmek isteyen aile kazandıran bir genç bu işi artık yapamıyor. Çok zor...

Bir çanta bırakıp yapılan işi aramayanlar, bir yıl sonra arayanlar var. Emeğimiz yanımıza kalıyor. Bunlar sektördeki sıkıntılar...”

“ADİL VERGİ ALINMALI”

Devletin esnafa vergi konusunda destek olması gerektiğine dikkat çeken Karadayı, “Uzun vadeli küçük krediler verebilir. Adil vergi alınmalı. Bir dükkân 300 TL kira öderken bir yandaki dükkân yeni bina olduğu için veya kiracıları yeni olduğu için 300 Sterlin ödememeli. Bu adil değil...”

 

 

Dergiler Haberleri