Tatar, Akıncı’dan beklentisini açıkladı

Başbakan Tatar, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, bugün görüşeceği BM Genel Sekreteri’ne bu durumu anlatması ve Genel Sekreter’den, “Kıbrıs Türkü’ne yapılan haksızlıkları gidermek üzere harekete geçmesini istemesi” gerektiğini kaydetti. 

Ersin Tatar: “Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı’dan beklentimiz ise BM Genel Sekreteri ile yapacağı görüşmede net bir şekilde Türkiye’nin garantörlüğünün devamının Kıbrıs Türk Halkı için kırmızıçizgi olduğunu, bu yöndeki Meclis kararını da göz önünde tutarak kendisine bildirmesidir”

Ulusal Birlik Patisi Genel Başkanı, Başbakan Ersin Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’ın tutumlarını gerekçe göstererek Kıbrıs’taki iki taraf arasında bir anlaşma sağlanmasının imkansız olduğunu iddia etti. 

Başbakan Tatar, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, bugün görüşeceği BM Genel Sekreteri’ne bu durumu anlatması ve Genel Sekreter’den, “Kıbrıs Türkü’ne yapılan haksızlıkları gidermek üzere harekete geçmesini istemesi” gerektiğini kaydetti. 
UBP’den yapılan açıklamaya göre, UBP Genel Başkanı, Başbakan Tatar, Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’ten sonra Yunan Başbakanı Kiryakos Mitsodakis de BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğüne saldırdığını belirterek, “Mitsodakis, 19’ncu yüzyıldan kalma bir sistem olduğunu ileri sürdüğü garantörlük sistemi kalkmadıkça Kıbrıs’ta federal bir çözüm olamayacağını vurguladı” dedi.
Rumlar tarafından silah zoruyla yıkılan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garanti anlaşmasıyla birlikte 20’nci yüzyılın yarısından sonra BM üyesi olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade eden Tatar, Garantörlüğün  19’ncu yüzyıldan kalma eski bir model olsaydı BM’nin bunu 1960 yılında onaylamayacağını söyledi.
Başbakan Tatar açıklamasına şöyle devam etti;
“Almanya Büyükelçisi’nin bir görüşmede açıkladığı üzere, AB, 21’nci yüzyılın başında, yani 2004 yılında haksız bir şekilde Rum tarafını tek yanlı olarak tam üye yaparken garanti anlaşmasını müktesebatının bir parçası haline getirmezdi.
Yunan Başbakanı garanti sistemine saldırmakla aslında, ‘bize Kıbrıs’ı Helen yapmamız için gerekli zemini yaratmazsanız anlaşma olmaz’ demek istiyor.
Ama ben de Yunan Başbakanına sesleniyor ve, ‘ vazgeçiniz mevcut garanti sistemine saldırmaktan. O bizim güvenliğimizdir ve biz onun mutlaka devamını istiyoruz’  diyorum. 
Kıbrıs Türk Halkı aklını kaybetmedi; Türkiye’ni etkin ve fiili garantisinden vazgeçip Rum tarafı ile Federasyon kurmanın esaret ve katliama maruz kakmak olduğunu iyi bilir. 
Anastasiadis ile ile Mitsodakis’in  BM konuşmaları bir kez daha gösterdi ki, Rum- Yunan ikilisinin Enosis hayalleri 21’nci yüzyılın gerçeklerine, Türkiye’nin gücü ve kararlılığına, KKTC’nin varlığına, yaşanan onca şeye rağmen devam ediyor. 
İşte bu noktada görev BM’ye düşüyor; BM artık Rum- Yunan ikilisinin niyetini anlamak zorundadır. BM’nin görevi Rum tarafına hizmet eden bugünkü statükoyu ve verimsiz görüşme sürecini devam ettirmek değil, hak ve adaleti gözeterek Kıbrıs Türk halkının Rum uyuşmazlığı dolayısı ile uğradığı mağduriyetlerin giderilmesini sağlamaktır.
Aksi takdirde halkınızın BM’ye duyduğu, giderek azalan güven tamamen yok olacaktır. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı’dan beklentimiz ise BM Genel Sekreteri ile yapacağı görüşmede net bir şekilde Türkiye’nin garantörlüğünün devamının Kıbrıs Türk Halkı için kırmızıçizgi olduğunu, bu yöndeki Meclis kararını da göz önünde tutarak kendisine bildirmesidir. 
Sayın Akıncı başka hesaplarla hareket etmemeli, Rum- Yunan ikilisinin ortada olan tutumları ile Kıbrıs’ta bir anlaşma olamayacağını, Kıbrıs Türkü’nün daha fazla mağdur olmasının önüne geçilmesinin BM’nin görevi olduğunu Sayın Genel Sekretere açıkça ifade etmelidir. Sayın Akıncı’dan bunu talep ediyoruz.”

Haberler Haberleri