“Tasarruf tedbirleri bize de yansıyacak”

YENİDÜZEN, Türkiye ekonomisinin yol haritasını oluşturacak 3 yıllık Yeni Ekonomi Program’daki enflasyon hedefleri ve tasarruf tedbirlerini ekonomistlere sordu...

Ekonomist Derviş Kemal Deniz: “Türkiye’de tasarrufa gidilmiş olmasının yansıması KKTC’ye olacak. Bu yılki bütçede bunun etkilerini göreceğiz. Çünkü belirli kısıtlamalar, bütçe üzerindeki baskılar buna mecbur ediyor.”

Ekonomist Erdal Güryay: “Programdaki cari açık, enflasyon ve kur hedefleri çok doğru belirlenmemiş, hedefler tutturulamayabilir. Türkiye’deki kamu maliyesindeki tasarruf Türkiye’deki döviz kurunu, enflasyonu dizginlemek için yapılmıştır. Türkiye’de enflasyon dizginlenirse, döviz kuru stabil hale gelirse tabi ki KKTC’yi olumlu etkiler”

Ekonomist Mehmet Saydam: “Esas risk, enflasyonu kısmi olarak görsek de şu an için dövizi ön görmemiz mümkün değil. Dolayısıyla böyle bir ortamda ivedilikle Hükümetin tasarrufa gitmesi gerekir. Tasarruf yapılacak olan düzenlemelerle direkt olarak, sektörlerin desteklenmesi ve halkın maliyetlerini ucuzlatacak girişimler de bulunması gerekir”

 

Didem MENTEŞ

Ekonomistler, Türkiye’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda öngörülen enflasyon hedefleri ve tasarruf tedbirlerinin uygulanabilir olması halinde, Kuzey Kıbrıs ekonomisine de yansıyacağını dile getirdi.

YENİDÜZEN’e konuşan ekonomi uzmanları, Türkiye’de hedeflenen ekonomik yol haritasında, özellikle enflasyon oranlarının dizginlenmesi adımı ile döviz kurlarındaki istikrar tahmininin Kuzey Kıbrıs ekonomisine olumlu etki yapacağına işaret etti.

Ancak kimi ekonomistler programdaki enflasyon ve döviz kuru öngörülerinin gerçekçi olmadığını dolayısıyla bu hedeflere ulaşılmanın mümkün görülmediğini vurguladı.

Türkiye’de kamu maliyesine yönelik öngörülen tedbirlerin de otomatik olarak Kuzey Kıbrıs’a yansıyacağını vurgulayan ekonomistler, bu yıl ki mali bütçede bunun etkilerinin görüleceğine işaret etti.

Türkiye’nin ekonomi programındaki cari açık, enflasyon ve döviz kuru hedeflerinin tutturulmasının gerçekçi olmadığını söyleyen Kıbrıs İlim Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Erdal Güryay, “Eğer Türkiye’de enflasyon dizginlenirse, döviz kuru stabil hale gelirse tabi ki Kuzey Kıbrıs’ı olumlu etkiler ancak  bahsettiğim nedenlerden dolayı bu programdaki hedefler tutturulmayacak gibi geliyor” dedi.

Türkiye’de tasarrufa gidilmesinin Kuzey Kıbrıs’a da yansıyacağına vurgu yapan eski Ekonomi Bakanı, ekonomist Derviş Kemal Deniz ise “Bu yılki bütçede bunun etkilerini göreceğiz. Çünkü belirli kısıtlamalar, bütçe üzerindeki baskılar buna mecbur ediyor” dedi.

Ekonomist Mehmet Saydam ise önümüzdeki süreçte enflasyon oranın kısmi olarak ne olacağı görünse de şuan için döviz oranını ön görmenin mümkün olmadığını söyledi.

 


 

Kıbrıs İlim Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı, ekonomist Erdal Güryay:

 

“Türkiye’de enflasyon dizginlenirse, döviz kuru stabil olursa bizi olumlu etkiler”

 

“Açıklanan ekonomi programındaki hedefler gerçeklere pek uygun görünmüyor. Örneğin 2018 için Dolar kurunu ortalama 4.90 diye açıkladılar. Bu pek de yakalanacak bir şey değil. İkincisi enflasyon hedefi de biraz aşağıda hedeflenmiş. Zaten Türkiye’de şuanda enflasyon 20’ler yanaştı hala daha yılsonu enflasyonu 20 diye gösterdiler. Bu iki gösterge sorunludur. Kamu maliyesinde yapılacak olanlara ulaşılabilir. Cari açık konusundaki hedefler de zor tutar. Şuanda cari açık bir önceki aya göre 33 milyar Dolar iken yılsonunu 36 milyar Dolar’a hedef koydular ki bu da mümkün değil. Anladığım kadarıyla açıkladıkları bu program da pek etkili olmadı. Gördüğünüz gibi kur pek de sakinleşmiş görülmüyor. Ekonomik Program yatırımcıyı tatmin etmemiştir. İşsizlik de 3 yılın sonunda % 10 olarak hedeflendi ve işsizlik yine çok ciddi bir problem. Yani cari açık hedefi, enflasyon hedefi, kur hedefleri çok doğru belirlenmemiş görülüyor. O yüzden bu hedeflerin tutmayacağı net olarak görülüyor. Dövizin yukarı doğru seyri devam edecek gibi görünüyor. Öte yandan Türkiye’nin KKTC’ye verdiği hibeler ve kredilerde bir kısıntıya gidecek mi bilmiyorum. Aslında zaten vermiyor da… Türkiye’deki kamu maliyesindeki tasarruf Türkiye’deki döviz kurunu, enflasyonu dizginlemek için yapılmıştır. Türkiye’de enflasyon dizginlenirse, döviz kuru stabil hale gelirse tabi ki KKTC’yi olumlu etkiler. En azından bundan sonra ne yapabileceğimiz konusunda karar verebiliriz. Belirsizliğin ortadan kaldırılması yönünde önemli bir gösterge olabilir ama bunları tutturabilecekler midir benim sorunum. Kur hedefi, cari açık hedefi bence yanlış… Onu tutturmaları hiç de kolay değil. Şuanda Dolar kuru 6.30, yılsonu ortalama 4.90 hedefi koydular ki bu mümkün değil. Eğer Türkiye’de bir istikrar dönemi başlarsa bize de etkisi olumlu olur. Ancak bahsettiğim nedenlerden dolayı bu programdaki bazı hedeflerin yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle bu hedefleri tutturamayacaklar gibi geliyor. Aynı şekilde Türkiye’deki olumsuzluk KKTC’ye katlanarak yansır. Çünkü biz kura çok daha duyarlı bir ülkeyiz”

 


 

Eski Ekonomi Bakanı, ekonomist Derviş Kemal Deniz:

 

“Türkiye’de tasarrufa gidilmesinin yansıması olacak”

 

“Türkiye’de tasarrufa gidilmiş olmasının yansıması KKTC’ye olacak. Bu yılki bütçede bunun etkilerini göreceğiz. Çünkü belirli kısıtlamalar, bütçe üzerindeki baskılar buna mecbur ediyor. Döviz kurunun artması dolayısıyla akaryakıt fiyatlarının artması ile insanların alım gücü azaldığı gibi piyasadaki durgunluk makro ekonomi düzeyde belirli dengeleri zorlayacak. Bu zorlamanın sonucunda öngörü olarak gelecek dönemde tasarrufa gidilmesi zorunlu gibi görünüyor. Umut ederim ki bu tasarruf çalışanların maaşları üzerinden olmaz. Gazetelere çıkan harcamaları zaman zaman görüyoruz. Zannediyorum o noktalarda bir tasarrufa gidilebilir. Türkiye’de yapılan tasarrufların buraya yansıması kesindir. Türkiye enflasyonuna KKTC’ye etkisi olur. Biz Türkiye’den birçok malı Türk Lirası’ndan ithal etsek dahi otomatikman oradaki enflasyon bize de geliyor. Ürün bize geldiğinde biraz da taşımayı falan aldığı zaman daha da yukarı çıkıyor. Daha önce Türkiye’de ilan edilen % 15’lerde enflasyon varken, bizde % 20’lerdeydi. Pay olarak baktığınızda % 5-6’dan daha yukardadır enflasyon oranlarındaki beklenti… Onun için Türkiye’deki pahalılık bize otomatikman yansıyor. Bu da en az % 5 bazında 10 seviyesinde daha yükseğe de çıkabiliyor. Döviz açısından ise Türkiye’de ön görülen kur oranlarının kalması umut ederim. Ama bu döviz kurları da kalırsa ve piyasa kendisini dengeleyip yükseğe çıkmazsa bizler için iyi olacağını tahmin ederim. Döviz kurlarının daha düşmesi ise alınacak önlemlerin dış etkenlere bağlıdır. Bunu bu aşamada bugünkü durumda tespit etmek kolay bir şey değildir. Çünkü birçok bilinmeyenler var. Bu nedenle bu öngörüde bulunmak kolay değil. İlk aklıma gelen aynı seviyelerde kalabilmesi sağlanırsa ekonomi önemli bir başarı elde etmiş olur.

 


 

Ekonomist Mehmet Saydam:

 

“Enflasyon kısmi olarak öngörsek de dövizi ön görmemiz mümkün değil”

 

“Öncelikle Türkiye enflasyon oranı açıkladığı zaman biz KKTC’de de açıklıyoruz. Öncelikle bizim enflasyon hesaplamamızdaki değerleri gözden geçirmemiz lazım. Doğrudur Türkiye önümüzdeki 3 yıllık orta vadeli bir program açıkladı. Günün sonunda bu planda bahsi geçen rakamlar bir hedeften oluşmaktadır. Geneli itibariyle de sapma oranı da dikkate alınarak amaç o hedeflere ulaşmaktır. Tabi gönül ister ki özellikle enflasyon oranında bu hedeflerin altında kalmak ancak yine de bunlar aşılan noktalardır. Ama esas risk, enflasyonu kısmi olarak görsek de şuan için dövizi ön görmemiz mümkün değil. Birçok farklı kurumun ve kuruluş farklı farklı beklentileri, açıklamaları var. Kimi 2019 yılında Doları 7.5 bandını göreceğini, kimi Euro’nun 8.5 bandını göreceğini söylüyor. Dolayısıyla böyle bir ortamda ivedilikle Hükümetin tasarrufa gitmesi gerekir. Çünkü tasarruf da paranın harcanmaması da bir kaynaktır. Bu kaynağı yapılacak düzenlemelerle direkt olarak sektörlerin fonlanmasına yönlendirmek gerekir Ama birey halkının da maliyetlerini ucuzlatacak girişimler de gerekecek.  Yine bu şekilde nasıl devletimiz tasarruf önlemleri alacaksa, insanımız da işletmelerimiz de gerekli gördüğü kadar bu sürecin ucunu görünceye kadar biraz tutumlu olmalıdırlar. Çünkü ülkemizde şöyle bir şey var; ‘eleştirmeyi çok seviyoruz ancak herkes bildiğini yapmakta ısrarcı ve ondan sonra oturup ağlıyoruz’. Bu şuna benzer; derenin içine ev yapıp, evimizi su bastığı zaman da hükümetleri eleştiriyoruz. Hükümetin de yapabilecekleri sonsuz değil, eldeki imkanlar sınırlı Ancak güneydeki sınırımızın açık olması, güneydeki ekonominin buraya ciddi şekilde gelmeye başlaması mevcut kriz içerisindeki ciddi veri kaynağıdır. Bu kaynakları da doğru kullanmalıyız.  Bunu söylüyoruz ama gündüzleri kriz konuşuyoruz ama akşamları kriz yokmuş gibi yaşamaya devam edip sonra da eleştiriyoruz. Sanırım biraz aynaya bakmamız gerekir”

 

Özel Haber Haberleri