Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun DAÜ’deki sürece ilişkin 8 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Sendika, Bakanlığın üniversitede yaşanan yönetimsel sorunların çözümüne katkı sunmadığını belirterek, “sorumluluğu dağıtan ve mevcut tabloyu perdeleyen” bir yaklaşım sergilendiğini söyledi.
DAÜ-SEN açıklamasında, Çavuşoğlu’nun herkesi protokole uygun olarak sorumluluklarını yerine getirmeye davet ettiğini hatırlatarak, protokol imzalandığı günden beri sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getiren tarafın hükümet olduğu yönündeki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Açıklamada, Eğitim Bakanlığı makamının yalnızca sorunları tespit eden bir konumda olamayacağı belirtilerek, “DAÜ’de protokole uygun olarak gerekli adımların zamanında atılmasını sağlamak, ilgili kurumları ve kişileri harekete geçirmek ve çözüm iradesini ortaya koymak için baskı oluşturmakla yükümlü bir pozisyondur” denildi.
Sendika, DAÜ’deki mali, idari ve yönetsel sorunların uzun süredir bilindiğini belirterek, “Sorun, protokolün eksikliğinden değil, protokolün gereklerinin zamanında ve kararlılıkla yerine getirilmemesinden kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Çavuşoğlu statükoya destek oluyor”
DAÜ-SEN, hükümetin önerisiyle göreve gelen mevcut Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı’nın üniversite yönetimine ilişkin yaptığı tespitler karşısında Bakanlığın sessiz kaldığını da savundu. Açıklamada, “Sayın Bakan’ın sessiz kalması ve dolaylı olarak mevcut yönetsel statükoya destek olması dikkat çekicidir” denildi. Sendika, DAÜ’nün partizan ilişkilerle yönetilemeyeceğini vurgulayarak, üniversite yönetiminde liyakat, hesap verebilirlik ve kurumsal aklın esas alınması gerektiğini kaydetti.
Açıklamada ayrıca, Çavuşoğlu’nun “VYK Başkanı ile ilgili tartışmaların tarafı değilim” yaklaşımının kabul edilemez olduğu belirtilerek, “İstişare ve Eşgüdüm Komisyonu Başkanı olarak Sayın Bakan’ın görevi süreci uzaktan izlemek değil; protokolün uygulanmasını sağlamak, ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek ve kamu adına sorumluluk üstlenmektir” ifadelerine yer verildi.
DAÜ-SEN açıklamasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi:
“DAÜ’yü gerçekten sahiplenmek, sorunları inkâr etmekle veya sorumluluğu başkalarına yüklemekle değil; objektif gerçekleri kabul edip zamanında ve kararlı adımlar atmakla mümkündür.”
Sendika ayrıca, “‘Herkes yanlış, yalnızca Nazım Çavuşoğlu doğru’ anlayışı, ne kamu vicdanında ne de üniversite bileşenleri nezdinde karşılık bulmaktadır” görüşünü dile getirerek, DAÜ’nün geleceği için “sorumluluktan kaçınan açıklamalar değil, kurumsal adımlar” ifadelerini kullandı.