MUHABİR- SONAY DEMİRPENÇE
Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olsam… Realist. Olaylara mümkün olduğunca objektif bakmaya, sorunlardan çok çözümlere odaklanmaya çalışırım. Benim için en güçlü rehber her zaman bilim ve akıl olmuştur.
Şu an yaptığım işi yapmasaydım… Biyoloji alanında eğitim alırdım. Sonrasında da öğretmen olmayı isterdim.
Benim gündemimi en fazla meşgul eden… Mesleki gelişim ve kişisel yaşam arasındaki dengeyi koruyabilmek. Başarının yalnızca çalışmakla değil, hayatın her alanını dengeli yaşayabilmekle mümkün olduğuna inanıyorum.
Kayıtsız kalamadığım şey… Haksızlık, eşitsizlik ve medyada görünür olmak için insanların sağlığını riske atan yanlış bilgiler.
En büyük pişmanlığım… Bazı hedeflerimi gerçekleştirmek için kendime daha erken güvenmemiş olmak. Zaman içerisinde, doğru olduğuna inandığım konularda daha cesur adımlar atmam gerektiğini öğrendim.
En büyük sevincim… İnsanların sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizi bir zorunluluk değil, yaşam biçimi hâline getirdiğini görmek. Kilo değişiminin ötesinde; daha enerjik, daha sağlıklı ve daha özgüvenli hissettiklerini görmek
Hayatımın dönüm noktası… Düzenli spor yapmaya başlamam. Spor bana fiziksel değişimden çok özgüven, kararlılık ve disiplin kazandırdı. Zorlandığım anlarda vazgeçmemeyi, hedef koymayı ve istikrarlı olmayı öğrendim.
Beni en çok etkileyen yazar… Viktor E. Frankl. İnsanların en zor koşullarda bile yaşamlarına bir anlam kazandırabileceklerini anlatması etkileyici buluyorum. Hayatta karşılaştığımız koşulları her zaman seçemesek de onlara nasıl karşılık vereceğimizi seçebileceğimizi hatırlatıyor.
Başucumdaki kitap… Viktor E. Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı adlı kitabı. Her okuduğumda insana, mücadeleye ve yaşamın anlamına dair farklı bir detay yakalıyorum.
En keyif aldığım müzik… Tek bir müzik türüne bağlı kalmıyorum. Ruh hâlime göre değişiyor; bazen enstrümantal ve klasik müzik, bazen de sözleri güçlü eserler dinlemeyi tercih ediyorum.
En son izlediğim film… Netflix’teki “Radyoaktif Acil Durum” dizisi. Radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkilerini, kriz yönetimini ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini bilimsel bir bakış açısıyla ele alması nedeniyle oldukça etkileyici buldum.
Kendim için son aldığım şey… Doğal taş bileklikler. Farklı renklerde ve tarzlarda bileklik kullanmayı seviyorum. Kıyafetlerimde küçük ama kendimi ifade eden detaylara önem veririm
Dolabımdaki en gereksiz şey… Uzun süredir kullanmadığım hâlde “belki bir gün giyerim” düşüncesiyle sakladığım kıyafetler.
Benim için alınabilecek en güzel hediye… Düşünülerek seçilmiş bir kitap veya manevi anlam taşıyan küçük bir hediye. Hediyenin maddi değerinden çok, karşıdaki kişinin beni ne kadar tanıdığını hissettirmesi benim için önemlidir.
Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey… Bazen kendime gereğinden fazla yüklenmek ve her şeyi kusursuz yapmaya çalışmak. Zamanla mükemmeliyetçilik yerine sürdürülebilir ilerlemenin daha değerli olduğunu öğrenmeye çalışıyorum.
Kendimde beğendiğim özellik… Araştırmayı, öğrenmeyi ve kendimi geliştirmeyi seviyor olmam. Aynı zamanda sorumluluk aldığım işlerin sonuna kadar arkasında durmaya çalışırım.
Olmasa da olur… Gösteriş ve başkalarının beklentilerine göre yaşamak. İnsanların sahip olduklarıyla değil, üretimleriyle ve çevrelerine kattıklarıyla hatırlanması gerektiğine inanıyorum.
Olmazsa olmaz… Sağlık, aile, güven, saygı ve huzur. Bunların olmadığı yerde maddi başarıların veya unvanların tek başına anlamlı olmadığını düşünüyorum.
En iyi yaptığım yemek… Az malzemeyle, kısa sürede hazırlanabilen ama besin değeri yüksek tavuklu veya balıklı kaseler.
Hayalimdeki dünya… Sağlık hizmetlerine erişimin ayrıcalık değil, temel bir hak olduğu; koruyucu sağlığın ve fırsat eşitliğinin öncelendiği bir dünya hayal ediyorum.
Aşk benim için… Güvenmek, saygı duymak, birbirinin hayatına yük değil güç katmak ve birlikte gelişebilmek.
Onunla çok tanışmayı isterdim… Mustafa Kemal Atatürk. Bilime, akla, demokrasiye ve çağdaşlaşmaya verdiği önem nedeniyle onun düşünce dünyasını dinlemeyi çok isterdim.
Görmek istediğim yer… Fransa.
Mutlaka yapmak istediğim… Koruyucu sağlık hizmetlerini merkeze alan, sağlıklı yaşlanmayı destekleyen ve sağlık hizmetlerini insanların yaşadığı her noktaya ulaştırabilecek toplum temelli modellerin oluşturulması hedefli projelerde görev almak en büyük hedeflerim arasında yer alıyor.
Son olarak söylemek istediklerim… Sağlık, yalnızca hastalıkların tedavisi değil; yaşam boyu korunması gereken temel bir haktır. Bir sağlık sisteminin başarısı, yaptığı hastane sayısıyla değil, toplumunu ne kadar sağlıklı tutabildiğiyle ölçülmelidir. Bilimi rehber alan, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen ve sağlık hizmetlerini insanların yaşadığı her noktaya ulaştıran bir anlayışın, daha sağlıklı bir toplum ve güçlü bir gelecek için en değerli yatırım olduğuna inanıyorum.