Polis ve asayiş sorunları Meclis’in gündeminde

Ülkede son dönemde yaşanan asayiş sorunları, güvenlik zafiyetleri ve polis örgütü Meclis’te tartışılıyor.

Ayşe GÜLER

Ülkede son dönemde yaşanan asayiş sorunları, güvenlik zafiyetleri ve polis örgütü Meclis’te tartışılıyor.

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Ayşegül Baybars, Girne’de yaşanan kuyumcu soygununda polisin eşkâline ulaştığı iki zanlının ismini tespit etmesinde geç kalması nedeniyle yurt dışında kaçtığını belirtti.

Birkaç ay içerisinde Girne, Mağusa ve Ercan Havaalanı’na yüz tanıma sistemlerinin hayata geçeceğini açıklayan Baybars, Girne ve Lefkoşa’da aynı zamanda Kentsel Güvenlik Sistemlerinin devreye gireceğini belirtti.

Baybars, “İyi durumda olduğumuzu söylemek doğru değil. Kendini güvende hissetme duygusunu artırmak gerekir “şeklinde konuştu.

YDP Genel Başkanı, Milletvekili Erhan Arıklı, Girne’deki kuyumcu soygunundan sonra zanlıların Ercan Havaalanı’ndan çıkışı nedeniyle polisin ‘şamar oğlanına’ döndürüldüğünü belirtti.

Polise doğrudan saldırılar başladığını, bunların halen devam ettiğini ifade eden Arıklı, polis içerisinde de bazı değişiklikler yaşandığını kaydetti.

YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu ise son 5 yılda asayiş olaylarının her geçen gün arttığına işaret ederek, kurşunlama, kundaklama, kadına karşı şiddet eylemlerinin de kademeli olarak çoğaldığını belirtti.

Zaroğlu, artan adli olaylar bakıldığında, ülkenin adeta 19. yüzyılın Teksas’ına benzediğine dile getirdi.

Arıklı: Polis şamar oğlanına döndü

YDP Genel Başkanı, Milletvekili Erhan Arıklı, Meclis’in kaderinin değişmediğini, kulisin dolu, meclis kürsüsünün boş olduğunu belirtti.

Arıklı, polisin Başbakanlığa bağlı olduğunu ancak kendisine neden Başbakan’ın değil de İçişleri Bakanı’nın neden cevap vereceğini sordu.

Arıklı, geçtiğimiz hafta Girne’deki kuyumcu soygunundan sonra zanlıların Ercan Havaalanı’ndan çıkışı nedeniyle polisin ‘şamar oğlanına’ döndürüldüğünü belirtti.

Polise doğrudan saldırılar başladığını, bunların halen devam ettiğini ifade eden Arıklı, polis içerisinde de bazı değişiklikler yaşandığını kaydetti. ,

Arıklı, eleştiriler yapılırken, polislerin yaşadığı sorunlarla ilgili empati yapılması gerektiğine değindi.

polisin sıkıntılarının herkes tarafından çok net bilindiğini söyledi.

Polis örgütünde ciddi huzursuzluk yaşandığını kaydeden Arıklı, özellikle ‘FETÖ soruşturması’ kapsamında 100 polisin mercek altına alındığı iddiaların tedirginlik yarattığını belirtti.

Arıklı, PGM Müdürü Süleyman Manavoğlu’nun suskun olmasını, hiçbir açıklama yapmamasını eleştirdi.

6 yıldır poliste terfi yapılamadığı için sorun yaşandığını ifade eden Arıklı, bazı birim ve bölümlerin vekaleten yürütüldüğünü, burada da hukuksuzluk olduğunun öne sürüldüğünü dile getirdi.

Arıklı, “Mesele polisin sivile bağlanması değil, polisin içerisindeki sıkıntıların çözülmemesidir. Bu sorunları çözmesi gerekenin hükümet olduğunu anlamamasıdır” dedi.

Poliste 850 personel açığı olduğunu kaydeden Arıklı, “Bakanlıklarda işe gelmeden maaş alan birçok personel var. Havuz sistemi oluşturulup da işe gelmeyen bazı memur ve işçi kadrosunda olan kişilerin, polisin gereksiz kitabet işlerini yapmasına kaydırılamaz mı?” diye sordu.

Arıklı, cezaevinde kapasitesinin ağzına kadar dolu olduğunu belirtti, mahkumların gayri insani şartlarda yaşadıklarını söyledi.

Kısmi affın gündeme gelip, gelmeyeceğini soran Arıklı, KKTC vatandaşlarına karşı suç işlemeyen ve mahkumiyetlerinin 3’te 1’ini dolduran mahkumların Türkiye’ye iade edilip, edilemeyeceğini, bu konuda çalışma olup, olmadığını gündeme getirdi.

Arıklı, uyuz hastalığının yayıldığına dair mahkumlardan şikayetler aldığını da ifade ederek, ne yapılacağını gündeme geldi.

Zaroğlu: Ülke, Teksas’a benzedi

YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu, son 5 yılda asayiş olaylarının her geçen gün arttığına işaret ederek, kurşunlama, kundaklama, kadına karşı şiddet eylemlerinin de kademeli olarak çoğaldığını belirtti.

Artan adli olaylar bakıldığında, ülkenin adeta 19. yüzyılın Teksas’ına benzediğine dile getiren Zaroğlu, suçluların yasal ya da gayrı yasal şekilde ülkeden çok rahat şekilde kaçabildiğini vurguladı.

Zaroğlu, ülkenin yerleşik nüfusun varsayıma dayalı olarak 400 bin olduğunun iddia edildiğini ifade ederek, polis sayısının bin 900 civarında olduğunu, hem sayı hem de teknik açıdan örgütün yetersiz kaldığını kaydetti.

Polisin çalışma saatlerine düzenleme getirilmesinin elzem olduğunu da söyleyen Zaroğlu, “Mesai

15.30’da bitmesi yerine 12 saat mesai yapılabilir” dedi.

Zaroğlu, Girne’deki kuyumcu soygunun polisin yetersiz olduğunu açık şekilde ortaya koyduğunu söyleyerek, “Zanlıların isimlerine ve kamera görüntülerine ulaşmasına rağmen, geldikleri yoldan gidebileceklerini düşünülmemesi, gaflet dışında vurdumduymazlığın açık şekilde delaletidir” dedi.

“PGM Müdürü Süleyman Manavoğlu ile diğer üst görevli yetkililerinin gafleti nedeniyle ülke ekonomisi ve turizminin ciddi şekilde yaralar aldı” diyen Zaroğlu, “Polis içerisinde kaynayan kazanın altı her daim açık” şeklinde konuştu.

Baybars: İyi durumda olduğumuzu söylemek mümkün değil

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Ayşegül Baybars, mevcut yasalar çerçevesinde PGM’nin Başbakanlığa bağlı bir kurum olduğunu belirterek, örgütün işleyiş, teşkilat yapısı, personel sıkıntısı ile ilgili gereğini yapmakla yükümlü olduğunu dile getirdi.

Asayiş sorunlarını çözme konusunda birlikte hareket etmek zorunda olduklarını belirten Baybars, polisteki sorunların yapısal olduğunu kaydetti. 

Baybars, teşkilatta kadro, terfi ve yetkilendirmelerle ilgili sorunun çözülmesi, siber-bilişim suçlarıyla ilgili mücadele konusu dışında, değişen suç tiplerine karşı önlem alınmasına yönelik adım atılması gerektiğine işaret etti.

Poliste 83 kişinin istihdam edildiğini, Temmuz ayında göreve başlayacaklarını kaydeden Baybars,

bir takım teknik donanım gerektiren donanımsal alt yapının sağlanması için çalışmaların başlatıldığını belirtti.

Baybars, verimli olmayan personelin mevcut bakanlıklardan polise taşınması konusunda Tufan Erhürman’ın bir girişimi olduğunu hatırlatarak, Kamu Görevlileri Yasası’nın kadrolu olanlarla ilgili engel koyduğunu ifade etti.

Suçların işlenmesinde teknolojinin büyük bir etken olduğuna değinen Baybars, bu olayların aydınlatılmasında polisin teknolojik alt yapı ile güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Baybars, “Girne’deki soygun olayı konuşuluyor. Polisin eşkâline ulaştığı kişileri isim bazında geç kalması nedeniyle yurt dışında kaçan iki zanlı var” dedi.

Birkaç ay içerisinde Girne, Mağusa ve Ercan Havaalanı’na yüz tanıma sistemlerinin hayata geçeceğini açıklayan Baybars, Girne ve Lefkoşa’da aynı zamanda Kentsel Güvenlik Sistemlerinin devreye gireceğini belirtti.

Baybars, “ PGM’de yapılandırma gereklidir. Branşlaşma sağlanmalı, etkinliği artırılmalıdır. KKTC’de 2018’de 322 uyuşturucu suçu, güneyde bin 128, Malta’da 348 kez bu suç işlendi.

Soygun suçu ise KKTC’de 11, güneyde 54 kez işlendi. 2018’de ayrıca KKTC’de 159 kez ev bina açma suçu işlendi, güneyde bu oran 498’di”  dedi.

Baybars, “İyi durumda olduğumuzu söylemek doğru değil. Kendini güvende hissetme duygusunu artırmak gerekir “şeklinde konuştu.

İlgili Haberler

Haberler Haberleri