“Özel gelişim gösteren çocukların da eğitim hakkı var”

Özel Eğitim Uzmanı Ayşe Beyköylü Sofu, farklı gelişen çocukların kendi çocuklarının sınıfından ya da okuludan atılması için örgütlenen ailelere seslenerek, bunun kendi çocuklarının gelişimine önemli katkısı olacağını belirtti

Ödül AŞIK ÜLKER

Özel Eğitim Uzmanı Ayşe Beyköylü Sofu, farklı gelişen çocukların kendi çocuklarının sınıfından ya da okulundan atılması için örgütlenen ailelere seslenerek, bunun kendi çocuklarının gelişimine önemli katkısı olacağını belirtti.

İnsanların bilmedikleri bir konu hakkında tepki vermelerinin ve korkmalarının normal olduğunu kaydeden Sofu, ailelere doğru bir kaynaştırma eğitiminin aslında kendi çocuklarının empati duygusunu geliştireceğinin, farklılıklara karşı duyarlı olmayı öğreteceğinin anlatılması gerektiğini kaydetti.

Sofu, şunları söyledi:

“Aileler,çocuklarının sınıfında farklı gelişen bireyler olmasının bir şans olduğunu ve kendi çocuklarının gelişimine önemli katkısı olacağını unutmamalıdırlar. Aileler, farklı gelişen çocukların kendi çocuklarının sınıfından ya da okulundan atılması için örgütlenmek yerine, farklı ve özel gelişim gösteren çocukların da eğitim hakkından faydalanması, kaynaştırma eğitiminin doğru şekilde yapılması için örgütlensinler.”

Kaynaştırmanın özel eğitimin olmazsa olmazı olduğuna vurgu yapan Sofu, “Hayata farklı şanslarla başlayan çocuklarımıza verilen eğitimin niteliği ne kadar iyi olursa olsun, onu yaşadığı toplumun bir üyesi haline getirmiyor ve kabul görmesini sağlamıyorsa verilen eğitim sadece akademik eğitim olarak kalacaktır. Bu yüzden kaynaştırma uygulamaları özel eğitimin olmazsa olmazıdır” diye konuştu.

“Özel eğitime başlamanın yaşı yoktur”

Soru: Bazı çocukların gelişimi yaşıtlarından farklı olabiliyor ve özel eğitime ihtiyaç duyabiliyorlar. Özel eğitim nedir ve hangi yaşta başlamalıdır?

Sofu: Özel eğitim gerektiren birey çeşitli nedenlerle, gelişim özellikleri ve eğitim açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireylerdir. Özel eğitim ise bu bireylerin eğitim ve sosyal gereksinimlerini karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş kişiler tarafından hazırlanan eğitim program ve yöntemlerinin uygulanmasıdır.

Özel eğitime başlamanın yaşı yoktur. Çocukların eğitsel ve/veya tıbbi tanılanmasının yapıldığı anda, vakit kaybetmeden özel eğitim desteğine başlanmalıdır. Özel eğitime başlamanın yaşı yoktur ancak 0-3 bebeklik ve 3-6 erken çocukluk döneminde başlamak yani erken müdahalenin önemi yadsınamaz bir gerçektir. Bu kritik dönemle beraber çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun özel eğitimden yararlanabilir. Burada önemli olan doğru eğitime erken başlanılmasıdır. Özel eğitimde günümüzde sıklıkla kullanılan bir uygulama kaynaştırma eğitimidir.

“Kaynaştırma özel eğitimin olmazsa olmazıdır”

Soru: Okullar açıldı. Bazı sınıflarda farklı gelişen çocuklar da olabiliyor. Kaynaştırma eğitimi nedir?

Sofu: Kaynaştırma eğitimi yani entegrasyon; özel eğitim gerektiren çocuğun eğitim ve öğretimlerinin akranlarıyla birlikte genel eğitim sınıflarında sürdürme esasına dayanan, özel eğitim destek hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamalarıdır.

Hayata farklı şanslarla başlayan çocuklarımıza verilen eğitimin niteliği ne kadar iyi olursa olsun, onu yaşadığı toplumun bir üyesi haline getirmiyor ve kabul görmesini sağlamıyorsa verilen eğitim sadece akademik eğitim olarak kalacaktır. Bu yüzden kaynaştırma uygulamaları özel eğitimin olmazsa olmazıdır.

“Kaynaştırma eğitimi sevgi, sabır ve gayret gerektirir”

Kaynaştırma eğitimi sevgi, sabır ve gayret gerektirir. Sınıf öğretmenlerinin gönüllü olması esastır. Sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan öğretmene destek vermek gerekir. Sınıf sayısı azaltılarak, ona gerekli eğitimler verilerek ve sürekli iş birliği içinde olarak ona doğru kaynaştırmanın bu çocukların hayatlarında nasıl bir dönüm noktası olabileceği sabır ve istekle anlatılması gerekir. Sınıf öğretmeni rahatlatılıp, uygun ortam ve şartlar sunulursa kaynaştırmaya bir adım önden başlamış oluruz. Sınıfında kaynaştırma öğrencisi istemeyen bir öğretmene kaynaştırma öğrencisi vermek bu uygulamaya bir adım geriden başlamak demektir.

Bu iş sadece öğretmenlerle bitmiyor. Kaynaştırma çocuğun hayatının her alanına yayılmalıdır. Özel durumu olan çocukların ailelerinin de çocuklarını hayatın içine katmaları çok önemlidir. Okulda kaynaştırma eğitimi alan çocuğun okul sonrasında sürekli evde kalması durumunda kaynaştırma yarım kalır.

---------------

“Özel gelişim gösteren çocukları okuldan attırmak için imza toplayanlar var”

Soru: Farklı çocuklarla ilgili diğer çocukların aileleri zaman zaman ters tepkiler verebiliyor. Aileler bu konuya nasıl yaklaşmalı?

Sofu: Binlerce öğrenci ders başı yaptı. Bu öğrencilerin içinde farklı, özel gelişim gösteren çocuklar da oluyor. Bu çocuklar belki daha hareketli, dürtüsel davranıp istemeden de olsa arkadaşlarına karşı farklı davranabiliyor, dersi uzun süre takip etmekte zorlanabiliyor, sık sık ayağa kalkabiliyorlar ya da arkadaşları ile konuşuyorlar, belki de arkadaşlık kurmakta, kendilerini ifade etmekte, hatta kendilerini tehlikelerden korumakta zorlanabiliyorlar.

Bazı veliler çocuklarına “Ondan uzak dur, onunla oynama, onun yanına oturma” diyebiliyor hatta daha ileri gidip aralarında örgütlenip söz konusu çocuğun başka sınıfa geçmesi veya okuldan atılması için imza toplayabiliyorlar. Kaynaştırma eğitimi ilk önce ailelere anlatılmalıdır. İnsanların bilmedikleri bir konu hakkında farklı tepki vermeleri ve korkmaları normaldir. Ancak onlara doğru bir kaynaştırma eğitiminin aslında kendi çocuklarının empati duygusunu geliştireceğini, onlara ihtiyacı olan kişilere nasıl davranmaları gerektiğini küçük yaştan öğrenebileceklerini, en önemlisi çocukların özgüven duygusunu geliştireceğini ve farklılıklara karşı duyarlı olabileceklerinin anlatılması önemlidir. Bu özel çocukların gelişimsel olarak farklılığı ya da özel durumu neyse, bunun sınıftaki diğer çocuklara anlayacakları şekilde anlatılması da gerekir.

Soru: Özel durumu sınıftaki diğer çocuklara onların anlayacağı şekilde anlatılması gerektiğini söylediniz. Sınıftaki çocuklara durum nasıl açıklanmalıdır?

Sofu: Kaynaştırma eğitimi olan okullarda, sınıf arkadaşlarına sınıfa yeni katılacak öğrenci hakkında okuldaki öğretmenler tarafından bilgi verilmesi en uygunudur. Çocuklar küçük yaşta ise onlara oyunlarla, materyal kullanılarak, drama yöntemiyle, sınıfa yeni gelecek arkadaşları ile ilgili, onun özel durumunu daha iyi anlamalarını sağlayacak aktivitelerle durum anlatılır.

Soru: Farklı, özel gelişim gösteren çocukların aileleri nasıl bir tavır takınmalı?

Sofu: Ailelere bu gerçeğe uyum sağlamada destek verilmelidir. Genellikle ilk başlarda yaşanan şok ve suçluluk duygularının ardından reddetme, daha sonra ise kabullenme ve uyum sağlama gerçekleşir. Her aile uyum sağlama sürecine kendi hızı ve kendine özgü bir biçimde ulaşmaktadır. Bu uyum süreci ne kadar hızlı gerçekleşirse çocuk eğitime o kadar erken başlar.

Bir anımı sizinle paylaşmak isterim. Özel eğitime geç başlayan bir öğrencim vardı. İlk başlarda aileye “keşke daha erken tanışsaydık” veya “daha önce evde neler yaptınız” gibi sorular yöneltiyordum. Aileden ya cevap alamıyor ya da kısa cevaplar alıyordum. Bir gün anne ile sohbetimizde bana herşeyi en başından anlatmasını istedim. Duygularını, hayallerini çocuğu ile ilgili herşeyi… Anneden aldığım cevap şuydu: “Çok doktor gezdik. Daha önce şüphelendiklerini söyleyen doktorları hiç ciddiye almadım, başka doktor, başka doktor, daha iyi, en iyisi diye yıllarca doktor doktor gezdik. En son tahlil yapmaya karar verdik. Yıllar geçmişti. Tahlil sonuçları mailime geldiğinde bütün beynim boşaldı ve hiçbir şey düşünememeye başladım. Artık gerçekle başbaşaydım ama yine kabullenemedim. Bu sefer de kendimde suç aramaya başladım. Keşkeler yaşamımın içinde çok büyük yer kaplamaya başladı. Çocuğumla ilgili birşey düşünemiyor, keşkelerle yaşıyordum. Çok zaman kaybettik  şimdi ise gecikmiş de olsak yolumuza devam etmek istiyorum” dedi.

“Hangimiz mükemmeliz ki?”

Kısacası ailelerin yaşadığı süreçler onları çok yıpratıyor ve zaman kaybettiriyor. Çocuklarına çok inansınlar, onları zayıf yönlerinde desteklesinler, sadece zayıf yönlerine odaklanmak yerine yapabildikleri şeyleri görsünler. Her çocuk özeldir, yapabildikleri bir sürü şey vardır. Önemli olan çocukların olumlu taraflarını da görebilmek. “Bunu yapamıyor” demek değil, “bunu da çok güzel yapabilir” diyebilsinler, çaba sarf edilince bir yerlere varacaklarına inanırlarsa her geçen gün daha mutlu olacaklar. Bu mutluluk çocuklarına yansıyacak ve onlar da daha gayretli olacaklardır. Farklı gelişen bir çocuk da olsa çocuklarıyla gurur duymayı öğrensinler. Hangimiz mükemmeliz ki?

“Artık farklı gelişen bireyler hayatın daha fazla içinde”

Soru: Özel durumu olan çocukların hayatın içine katılmasından bahsettiniz. Toplumun farklılıklara karşı tutumunu nasıl buluyorsunuz?

Sofu: Toplumun farklı gelişen bireylere karşı tutumu, onlar hakkında sahip oldukları bilgi ile doğru orantılıdır. Gün geçtikçe insanlar daha çok bilgileniyor çünkü artık farklı gelişen bireyler hayatın daha fazla içinde. Onlarla aynı ortamda buluyorlar, aynı havayı soluyorlar. Bu da toplumun farkındalığını artırıyor. Olumsuz tutumlarını değiştiriyor. Öncelikle özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin tam bir insan oluşunu kabul etmeliyiz. Onun yaşamına ve onun haklarına saygı duymalı, hatta onun hakları için mücadelesinde dayanışma içinde olup fırsat eşitliği sağlamalıyız. Gün geçtikçe toplumumuzun onlara karşı tutumlarının daha da olumlu şekilde gelişeceğine inanıyorum.

---------------

“Çocuğunuzun sınıfında farklı gelişen bireyler olması bir şans”

Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?

Sofu: Aileler, çocuklarının sınıfında farklı gelişen bireyler olmasının bir şans olduğunu ve kendi çocuklarının gelişimine önemli katkısı olacağını unutmamalıdırlar. Aileler, farklı gelişen çocukların kendi çocuklarının sınıfından ya da okulundan atılması için örgütlenmek yerine, farklı ve özel gelişim gösteren çocukların da eğitim hakkından faydalanması, kaynaştırma eğitiminin doğru şekilde yapılması için örgütlensinler.

Röportaj Haberleri