Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği ve KAR-İŞ temsilcileriyle bir araya gelerek öğrenci taşımacılığında yaşanan sorunları dinledi. Çeler, yaşanan krizin yalnızca ücret veya sözleşme meselesi olmadığını belirterek, “Yıllardır aynı sorunları yaşıyorsak sorun kişilere değil, sistemin kendisine bakmayı gerektiriyor” dedi.
Çeler’in yanı sıra görüşmede Genel Sekreter yardımcısı Hasan Umur, TDP Lefkoşa İlçe Başkanı Mehmet Manavoğlu, Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı ve Eğitim, Parti İçi Gelişim ve Kadro Yetiştirme Sekreteri Evrim Hınçal da hazır bulundu.
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına rağmen öğrenci taşımacılığının başlatılamaması, sektörde uzun süredir biriken sorunları yeniden gündeme taşıdı. Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği ile KAR-İŞ, gerekli protokol ve sözleşmelerin imzalanmadığını belirterek taşımacılığa başlamama kararı aldı. Taşımacılar, meselenin yalnızca ücret artışı olmadığını; güvenli, yasal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir sistem kurulması gerektiğini ifade ediyor.
Çeler: Her yıl aynı noktaya dönüyoruz, kamu hizmetleri dijitalleşmeli
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler ise görüşmede, yaşanan sorunun temelinde günübirlik çözümlerle ilerleyen kamu yönetimi anlayışının bulunduğunu söyledi.
Çeler, kamu hizmetlerinin dijitalleşmesiyle birlikte öğrenci taşımacılığının da baştan sona izlenebilir bir sisteme dönüştürülebileceğini belirterek; araçların, sürücülerin, izinlerin, güzergâhların, sözleşmelerin ve ödemelerin tek bir sistem üzerinden takip edilebileceğini söyledi.
“Her yıl yeniden protokol yapalım, yeniden toplantı yapalım, yeniden aynı sorunları konuşalım” anlayışının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Çeler, kamu kurumlarının karar alma ve denetim süreçlerinin otomatik, düzenli ve şeffaf bir yapıya kavuşturulması gerektiğini kaydetti.
Çeler, geçmişte Çalışma Bakanlığı döneminde sosyal sigortalar alanında dijitalleşmeye yönelik yapılan çalışmaları örnek göstererek, kamuda teknik olarak çözülebilecek sorunların yıllarca bürokratik süreçlere terk edilmemesi gerektiğini belirtti.
“Sorun kişiler değişince yeniden başlamamalı”
Taşımacıların aktardığı en önemli sorunlardan birinin de bakanlık ve dairelerdeki personel değişiklikleri olduğu belirtildi.
Sektör temsilcileri, farklı dönemlerde ilgili müdür ve memurların değişmesinin yürütülen süreçlerin yeniden başlamasına neden olduğunu, daha önce yapılan görüşme ve hazırlıkların yeni yöneticilere yeniden anlatılmak zorunda kalındığını söyledi.
Çeler ise devletin kurumsal hafızasının kişilerden bağımsız işlemesi gerektiğini vurguladı. “Bir müdür değiştiğinde sistem yeniden başlamamalı” yaklaşımını ortaya koyan Çeler, yazılı kurallar, dijital takip mekanizmaları, net görev tanımları ve sürekli çalışan denetim birimleri oluşturulması gerektiğini ifade etti.
“Öğrencinin güvenliği de taşımacının hakkı da aynı sistemde korunmalı”
TDP Genel Başkanı Çeler, öğrenci taşımacılığının yalnızca bir hizmet satın alma veya ücretlendirme meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Çeler, öğrencilerin güvenliği, taşımacıların çalışma koşulları, sürücülerin yeterliliği, araçların teknik durumu, refakatçilerin sorumluluğu, izinler, ödemeler ve denetimin aynı sistem içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Çeler, toplantıda dile getirilen sorunların ilgili kurumlarla paylaşılacağını belirterek, öğrenci taşımacılığında her eğitim yılı başında yeniden kriz yaşanmasının önüne geçecek kalıcı bir yapı oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Toplantıda taşımacıların sorunlarının ve çözüm önerilerinin ilgili kurumlara aktarılması konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
“Sorun yıl sonunda değil, yıl boyunca birikiyor”
Taşımacıların aktardığına göre sektörün en temel sorunlarından biri, gerekli kararların ve sözleşmelerin eğitim yılı başlamadan önce tamamlanmaması.
Taşımacılar, geçen yıl da benzer sorunların yaşandığını, izin ve tarife süreçlerinin geciktiğini, ilgili bakanlıklardaki personel değişiklikleri ve bürokratik süreçler nedeniyle sözleşme ve ödeme mekanizmalarının zamanında işletilemediğini anlattı.
2026 yılında İzin Kurulu’nun 15 Ocak’ta belirlediği yüzde 40 oranındaki artışlı yolcu taşıma tarifelerinin 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öğrenci taşımacılığı sözleşmelerine uygulanmasına yönelik Bakanlar Kurulu kararı alınmıştı. Kararda ayrıca, İzin Kurulu’nun geç toplanması nedeniyle 15 Eylül 2025-14 Ocak 2026 döneminde yaşanan mağduriyet için taşımacılara belirli koşullarda yüzde 40’a kadar katkı yapılması öngörülmüştü.
Ancak sektör temsilcileri, bu tür dönemsel düzenlemelerin kalıcı bir sistemin yerini tutmadığını savunuyor.
“Sadece zam istemiyoruz”
Toplantıda taşımacıların özellikle vurguladığı noktalardan biri, sorunun yalnızca ücret artışı olmadığı oldu.
Taşımacılar; akaryakıt, araç, bakım, sigorta, sürücü ve diğer işletme giderlerindeki artışların mevcut ücretlendirme yapısı içerisinde karşılanamadığını belirtti. Devlet tarafından belirlenen ücret ile gerçek işletme maliyetleri arasında giderek büyüyen bir fark oluştuğunu ifade eden sektör temsilcileri, buna ek olarak yapılan kesintilerin taşımacıların gelirlerini daha da düşürdüğünü söyledi.
Sektör temsilcileri, ödemelerin gecikmesinin de taşımacıların araç yenileme ve işletme giderlerini karşılamasını zorlaştırdığını belirtti. Nitekim KTTTB, 2026 yılının temmuz ayında yaptığı açıklamada 2025-2026 eğitim yılına ait Nisan, Mayıs ve Haziran ödemeleri ile bazı teminat kesintilerinin henüz yapılmadığını açıklamıştı.
Refakatçilerde sorumluluk tartışması
Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de öğrencilerin yanında görev yapan refakatçiler oldu.
Taşımacılar, yüzlerce refakatçinin istihdam, ödeme, eğitim ve sorumluluklarının net biçimde belirlenmediğini savunarak, bu kişilerin taşımacıların üzerinde bir mali ve hukuki yük haline getirilmemesi gerektiğini belirtti.
Sektör temsilcileri, refakatçilerin eğitimlerinin ve görev tanımlarının mevzuatla açık biçimde belirlenmesini, sorumluluğun yalnızca taşımacıların üzerine bırakılmamasını istedi.
Bunun yanında, öğrenci taşımacılığında güvenliğin yalnızca araç ve sürücü denetiminden ibaret olmadığı; refakatçi, güzergâh, öğrenci listeleri, araç izinleri ve sözleşmelerin de bütünlüklü bir sistem içerisinde ele alınması gerektiği ifade edildi.