“Mustafa Diker’in cenazesinde dua okurken çok zorlandım, gözyaşı döktüm…”

YENİDÜZEN, ‘İşin ZORU’ yazı dizisiyle bu hafta imamlık mesleğini kaleme aldı.

YENİDÜZEN, ‘İşin ZORU’ yazı dizisiyle bu hafta imamlık mesleğini kaleme aldı. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin Defin İşleri Bölümü’nde hizmet veren, Lefkoşa İsmail Safa Cami’nin din görevlisi Mehmet Abacılar ile görüştük. Cenaze törenlerinde ve defin işlemlerinde yaşadığı sıkıntıları anlattı…

Didem MENTEŞ

İnanç ve ibadet konularında inanan insanlara rehberlik etme vazifesi yürütür din görevlileri... Hoşgörülü, şahsiyet ve onur sahibi olmaları, güzel ahlaklı ve sabırlı olmaları gerekir… Her meslekte olduğu gibi din adamı olmanın da elbette kendine özgü incelikleri ve sıkıntıları vardır. Ülkemizde bu görevi hakkıyla veren din görevlilerinden biri de Lefkoşa İsmail Safa Cami’nin imamı Mehmet Abacılar…

 

‘İmam’ın zorlukları…

‘İşin ZORU’ olarak bu kez Lefkoşa Türk Belediyesi’nin Defin İşleri Bölümü’nde hizmet veren, din görevlisi Mehmet Abacılar ile görüştük. Lefkoşa Mezarlığı içerisinde bulunan LTB Defin İşleri Bölümü’nde buluştuk. Lefkoşa İsmail Safa Cami önünde yaptığımız söyleşi de imam olarak işin zorluklarını, yaşadığı sıkıntıları anlattı.

 

10 yıldır cami hocalığı yapıyor…

20 yılı aşkın bir süredir İslami konularda araştırmalar yapıyor Mehmet Abacılar. 2 yıl ilahiyat eğitimi ardından şu anda Sosyoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olarak eğitim görüyor. 10 yıldır da Lefkoşa İsmail Safa Cami’e imam olarak hizmet veriyor. LTB Lefkoşa Defin İşleri’nde din sorumlusu. Yıllardır binlerce cenaze kılıp, binlerce insanı sonsuzluğa uğurlamış bir isim... Kimi zaman sözlü şiddette maruz kalmış, kimi zaman da küçük çocukların cenazelerinde gözyaşı dökmüş bir din görevlisi…

 

“İnsanlarına acılarını kolay atlatmasına yardımcı oluyoruz”

 

LTB Defin İşleri’nde yaptıklarını anlatıyor Mehmet Abacılar. Din görevliliği yanında psikolojik destek vermeye de çalıştıklarını anlatıyor… 

“Cenaze geldiği zaman alınması, kaldırılmasına, yıkama taşına kadar işlemleri yapıyoruz. Sırası geldiğinde ailelerin sorularına yanıt vererek, psikolog görevi dahi yapıyoruz. Manevi bir görev olduğu için her gün acılı insanlarla karşılaşıyoruz. İnsanların gerek bu dünyayla gerekse öbür dünyayla alakalı merak ettikleri soruları yanıtlıyoruz. Ahret inancı psikolojik olarak acıyı daha kolay atlatılmasına sebebiyet veriyor. Ölmüş bir insanın rahat ve huzur içinde olduğunu söylediğimiz zaman insanlar da rahatlıyor. Psikolog değiliz ama dini anlamda olduğu için en azından o bilgileri sunduğumuz zaman insanlar rahatlıyor.”

---------

“Asli görevimiz İslam olsa da evrensel bir görev yapıyoruz”

İslam akidesi üzerine bir görev yaptıklarını anlatıyor imam Mehmet Abacılar… “Asli görevimiz İslam olsa da evrensel bir görev yapıyoruz” diyor… “Biz burada Hristiyan olan ya da Bahai inancı olan, ateist olan insanların da cenazelerini kaldırdık. İslami bir görev yapmış olsak da topluma evrensel bir görev yapıyoruz. Lefkoşa Türk Belediyesi olarak hizmet veriyoruz. Bize getirilen cenaze İslami usullerine göre işlem yapılmamız isteniyorsa, biz o görevi yapıyoruz. İnsanların inançlarını sorgulamıyoruz, öyle bir misyonumuz zaten yok… Ölen insan bizimle konuşamayacağı için, ailesinin bize söylemleri önemli. Hangi usule göre defin işlemleri yapılmak isteniyorsa o usule göre yapılıyor.  Bu da güzel bir durumdur. Yaptığımız iş İslam ile alakalı ama biz yalnızca Müslümanlara hizmet vermiş olsaydık, bugün diğer inanç mensuplarına hizmet sunmamış olacaktık. Dolayısıyla biz burada evrensel bir görev ifa ediyoruz…”

 

“Farklı inançlardaki kişilere defin olanaklarını sağlıyoruz”

Mehmet Abacılar, farklı inançlardan kişilere sadece defin işlemlerinde yardımcı olduklarını vurguluyor… “Biz bir Hristiyan gömdüğümüz zaman bir papazın yaptığını yapmıyoruz. Bizim onlara verdiğimiz hizmet sınırlıdır. Mesela yıkama hizmeti veriyoruz ki bu evrensel bir hizmettir. Hristiyan usulüne göre ibadet yaptırma misyonumuz yoktur, öyle bir bilgimiz de yoktur. Zaten bilgimiz olsa da yaptıramayız, her inanç kendi dinini tatbik eder. Geçmişte mezarlığımızda bu iki defa yaşandı. Biz ailelere ‘madem siz Hristiyan dahilisiniz ve Hristiyan usulüne göre istiyorsunuz, biz size tabut ve cenaze aracını sağlayalım, mezarınızı kazalım hazırlayalım. Ama din adamını Rum tarafından siz bulun getirin’ diyoruz. İki defa bulup getirenler oldu. Onlar o merasimi yaptılar. Biz bu olanakları sağlıyoruz. Her dindeki din adamları ibadet işlemlerini sağlayabiliyor”    

---------

“Küçük çocukların cenazesinde çok zorlanıyorum”

Yıllardır farklı farklı cenazeler kaldırmış, binlerce acılara tanıklık etmiş. Elbette hiç unutmadığı cenaze törenleri bulunuyor, gözyaşlarına hakim olamadığı… Özellikle de yürekleri dağlayan küçük çocuk cenazeleri… “Mustafa Diker isimli çocuğun cenazesi beni çok etkiledi. Çocuk tabutta kapalı geldiği için hiç görmedim. Ancak yaşanmışlıkları bizde olumsuz bir etki yarattı. O cenazede çok zorlandığımı hatırlıyorum. Hatta nasıl dua edeceğimi de bilemedim. Çünkü faillerden bir tanesi babası, annesi görünüyor. Biz normalde‘ailesine sabır ver diyoruz’. Ailesi bu kötülüğü yapınca çok zorlanmıştım. Duayı nasıl bağladığımı da hatırlamıyorum. Küçük çocuklar olunca çok zorlanıyorum. Çocukların cenazelerinde gözyaşı döktüğüm çok oldu. Kendi çocuklarımız da olduğu için empati yapıyoruz dolayısıyla küçük çocuklar bizi çok etkiliyor. Birkaç gün onun stresini üzerimizden atamıyoruz. Cenazenin geleceği günden, cenazeyi kaldırdıktan sonraki birkaç gün bu stresi yaşıyoruz.”

 

“Bilinçaltı bir yıpranma yaşıyoruz”

“Bizim işimiz gerçekten çok zor” diyor İmam Ahmet Abacılar… “Bir inşaatta çalışan işçinin işi çok daha zor görülebilir. Onların zorluğu fizikseldir. Ama burada oluşan bilinç altında yıpranmadır. Ölü yıkayıcı arkadaşların durumu daha farklıdır. Onlar birebir temas etmek durumundadır ama neticede ortak bir zorluk alanımız var.”

Acıyla dolu ölümlere tanık etse de işinden vazgeçmeyi hiç düşünmemiş Mehmet Hoca… “20 yıldır İslami konularla ilgileniyorum. Bu iş insanın içinde yaşadığı kültürle alakalıdır. Dışarıdan birini getirseniz belki de bu işi yapamaz. Belki de yapacak ama ondan sonra pes edecek. Eğer para için yapmıyorsa… Bu meslekte para birinci derecede önemli olmaması gerekir. Eğer para birinci derecede önemli olursa bu işi yapamazsınız. Verdiğiniz hizmetin bir karşılığı olmaz. Bu manevi bir iştir”

---------

“İnsanlar ölümü kabulleniyorlar ama umut tükenmiyor… “

Mehmet Hoca, Defin İşleri’nde trajikomik olaylar da karşılaştığını anlatıyor. Bazı ailelerin defin işlemlerini ödeme esnasında birbirleriyle kavga ettiklerini hatırlıyor. Defin işlemi yapılmadan cenaze başında sürtüşmelere tanıklık ettiğini söylüyor. “Bir gün cenazeyi defin yaptıktan sonra ofise geldim. Aile beni çağırdı; ‘defin esnasında cesetten kan geliyordu acaba ölmemiş olabilir mi” diye sordu. İnsanlar ölümü kabulleniyorlar ama umut tükenmiyor…”

 

“Sözlü şiddete maruz kaldığım oluyor”

Cenaze işlemelerinde kimi zaman ailelerin sözlü şiddetine maruz kaldıklarını söylüyor Mehmet Abcılar. Bazı ailelerin duyarsızlığına dikkat çekiyor. İnsanların defin işlerinde çalışan kişileri, başka birileriyle karıştırmamalarını istiyor. “Bazı aileler olur ki dışarıdan aldıkları hizmetlilerle bizi karıştırdıkları olabiliyorlar. Bazı insanlar duyarlılık göstermiyorlar. Bazı aileler tarafından sözlü şiddet eğilimi oldu. Beni rahatsız eden bir durum var. Ben dualarımda Mustafa Kemal Atatürk’e dua ettiğim için bazı çevrelerden tepki aldım. Yine bu ülkenin önderlerine dua etmemden dolayı da aynı şekilde sözlü şiddete maruz kaldım. Bunlar küçük bir kesim ama rahatsız verici bir durum.”     

 

“Buradaki hizmet düalisttir”

Abacılar, son olarak şunları ekliyor: “İnsanlar LTB’nin Defin İşlemleri’ne geldikleri zaman buradaki hizmeti dışarıda araba yıkayan insanlar gibi görmesinler. Buradaki hizmet düalisttir… Bir dünya boyutu bir de inançlı insanların inandığı ahret boyutu vardır. Dolayısıyla burada yapacakları yakınlarına son vazifedir. Ondan sonra geri getirip de yapamazlar. Bir takım insanlar yaşarken ailesine bakmıştır vicdanı çok rahattır, bazı insanlar bakmamıştır vicdanları acır. Dolayısıyla bizim istediğimiz her halükarda buradaki işlemleri bitinceye kadar duyarlı olmaları, cenazelerini takip etmeleri, burada bizimle beraber hareket etmeleri ve son vazifelerinde cenazelerinin yanında olmalardır. Bizi de anlamalarıdır…”

Mehmet Abacılar, 10 yılda binlerce cenaze duası okuyup, defnetti

FOTOĞRFALAR: Fehime ALASYA

Röportaj Haberleri