Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Fransa'da Litvanyalı emlak danışmanı Rasa Zilevice hakkında başlatılan iade sürecinin, Kıbrıs'ın kuzeyinde yaşayan herkes açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını belirtti.
Ekinci, yaşanan sürecin yalnızca bireysel bir dava olarak görülemeyeceğini ifade ederek, sorunun tapuyu verenden vergi toplayan kurumlara, ev alanlardan yatırım yapanlara kadar Kıbrıs'ın kuzeyindeki tüm kesimleri ilgilendirdiğini söyledi.
Kıbrıs'ın kuzeyinde yıllardır oluşan fiili yaşam düzeni, yerel hukuk ve ekonomik ilişkilerin yok sayılarak insanların Avrupa'da ceza tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının adalet üretmeyeceğini kaydeden Ekinci, bunun korku, belirsizlik ve yeni mağduriyetler yaratacağını kaydetti.
Kıbrıs'ın güneyinden izlenen yaklaşımın iki toplum arasındaki güveni güçlendirmediğini, aksine çözüm zeminini zayıflattığını ve gerilimi artırdığını belirten Ekinci, mülkiyet meselesinin ceza hukuku üzerinden Avrupa'ya taşınmasının Kıbrıs sorununu daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
"Hükümetin sessizliği kabul edilemez"
“Kıbrıs Türk hükümetinin sessizliği kabul edilemez” diyen Ekinci, Avrupa'daki hukuki süreçlerin etkin şekilde takip edilmediğini, toplumun yeterince bilgilendirilmediğini ve ilgili sektörlere yol gösterilmediğini vurguladı, bu yaklaşımın ortaya çıkan tablonun sorumluluğuna ortak olmak anlamına geldiğini ileri sürdü.
Kıbrıslı Türklerin seyahat ederken, ticaret yaparken ve yatırım gerçekleştirirken hukuki belirsizlik içinde bırakılmaması gerektiğini ifade eden Ekinci, hükümetin hukukçular, uluslararası hukuk uzmanları, sektör temsilcileri ve ilgili kurumların yer alacağı bir kriz masası oluşturması çağrısında bulundu.
"TMK'nın etkinliği artırılmalı"
Taşınmaz Mal Komisyonu'nun etkinliğinin ve uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ekinci, mülkiyet meselesinin tazminat, takas, iade, kullanım hakkı ve kapsamlı siyasi çözüm iradesi çerçevesinde ele alınmasının kalıcı çözümün yolu olduğunu söyledi.
Ekinci, Rasa Zilevice'ye destek verdiklerini belirterek, Kıbrıs'ın güneyinden gelen politikaya ve Kıbrıslı Türkleri belirsizlik içinde bıraktığını savunduğu sessizliğe karşı olduklarını ifade etti.