KTAMS’tan Hükümet’e tepki: “Kime hizmet ediyorsunuz?”

KTAMS olarak ezilen ve haksızlığa uğrayan herkesle omuz omuza mücadeleye devam edeceklerini ifade eden KTAMS Başkanı Güven Bengihan, “Bizim gidecek başka ülkemiz yok. Her türlü haksızlıkta karşılarına dikileceğiz. Bunun hesabını bu halk soracak” dedi.

YENİDÜZEN

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başbakanlık önünde basın açıklaması yaptı, Hükümet’e tepki gösterdi.

Sendika Başkanı Güven Bengihan, hükümetin, vatandaşına değil sermayeye hizmet ettiğini, dertlerinin de ülke değil koltuk olduğunu ifade etti.

Bengihan, dört gündür Toplu Taşımacılar Birliği’nin araçları ile Başbakanlık önünde beklediğine dikkati çekerek, “Otel ve üniversite patronlarına mı, yoksa emekçiye, toplu taşımacıya, işçiye mi hizmet ediyorsunuz” diye sordu.

 

Bengihan: “Saner’e göre toplumun derdi önemli değil”

Günlerdir seslerini duyurmaya çalışan taşımacıların eyleminin Başbakan tarafından görmezden gelindiğine dikkat çeken Bengihan, Başbakanlığa gelen Türkiye heyetinin, Başbakana ne oluyor diye sorduğunu ve Başbakan Saner’in de ‘önemli bir şey değil’ diyerek cevap verdiğini, “Kendisine göre toplumun derdi önemli değil çünkü” dedi.

 

“Öyle yağma yok… Atanmış olarak geldiğin koltukta oturmayacaksın”

Sağlık çalışanlarının da 6 aydır ek mesai almadığına değinen Bengihan, “Sonra da protokol imzalayacak, ek mesaileri azaltacağım diyeceksin.

Öyle yağma yok” dedi.

Başbakan’ın atanmış olarak geldiğini ifade eden sendika başkanı Güven Bengihan, “Atanmış olarak geldiğin o koltukta rahat oturacağını zannetme. Öyle yağma yok” dedi.

Bengihan, seçim zamanı yandaşlarını sınavsız, münhalsız 300’e yakın kişiyi işe aldığını öne sürerek, “Cephede olan sağlık çalışanlarını bile 6 aydır ödemeyenler, protokol imzalıyor ve ek mesaide tasarruf sağlayacağım diyor. Seçim dönemi yandaşları devlete doldurdunuz, sonra da çıkıp bütçede açık var diyorsunuz.”

KTAMS olarak ezilen ve haksızlığa uğrayan herkesle omuz omuza mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Bengihan, “Bizim gidecek başka ülkemiz yok. Her türlü haksızlıkta karşılarına dikileceğiz. Bunun hesabını bu halk soracak” dedi.


Basın bildirisini Genel Sekreter Serman Yiğit okudu:

“Yoksullaştırma politikalarına asla sessiz kalmayacağımızın bilinmesini isteriz”

Sendika Başkanı Güven Bengihan’ın konuşmalarının ardından basın bildirisini Genel Sekreter Serman Yiğit okudu.

Yiğit, bildirisinde ülkenin geçmekte olduğu sağlık ve ekonomik yönden yaşanan krizin UBP-DP-YDP azınlık hükümetinin sorumsuz yaklaşımları nedeni ile dayanılmaz bir hal aldığını söyledi.

Bulaşıcı Üst Kurulunun kararlarının doğru zamanlama ile hayata geçirilmediğini ifade eden Serman Yiğit, “Salgın ve ekonomik krizin ağır faturası toplumun boynuna asılmıştır” dedi.

 

“Hükümet pandemi yönetiminde sınıfta kaldı”

Pandemi yönetiminde sınıfta kalan hükümetin, ekonomi politikaları

sonucunda sabit gelirli personel ve emeklilerin alım gücünün eritildiğini kaydeden Yiğit,  dar gelirli özel sektör çalışanlarının da yoksullaştırıldığını söyledi.

Ülkede tüm yaşananları ekonomik kriz yokmuşçasına hareket eden azınlık hükümetinin cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 300’ü aşkın

partizan istihdamla devlet bütçesine yıllık 20 milyonluk ek mali mükellefiyet yaratılmasının devamı niteliğindeki uygulamaları hayata geçirmeye devam ettiğini söyledi.

 

Basın açıklamasında şunlara yer verildi:

-Yurt dışından gelecek üniversite öğrencilerinin karantina ücretlerinin devlet tarafından ödenerek 50 milyonluk maliyet yaratılması,

-20 aydır ülkede yaşamayan Milletvekili Hüseyin Özgürgünün yasa ve etik dışı bir şekilde milletvekilliğinin sona erdirilmemesi,

-Servet sahibi sermaye kesimlerinin pandemi sürecinde dahi zenginliğini artıracağı vergi politikalarının devam ettirilmesi,

-Son olarak da geçici bir hükümet olmasına rağmen şu ana kadar yaptıkları onlarca yeni müdür ve müsteşar atamaları ile devlet bütçesine milyonlarca liralık ek mali külfet yaratılması, Tüm bu sayılan şuursuz ve tutumsuz politik manevralar, derin siyasi ve çıkar

ilişkileri uğruna gözü kara bir şekilde halka rağmen uygulanmaya çalışılmaktadır.

Bir yandan toplumun geniş kesimleri yoksullaştırılırken diğer yandan

zenginlerin daha da zengin olmasını sağlayan siyasetin sefaleti ile karşı karşıyayız.

Yoksullaştırma politikalarına asla sessiz kalmayacağımızın bilinmesini isteriz. Buradan UBP-DP-YDP azınlık hükümetini uyarıyoruz halka karşı politikalar kurgulamaktan vazgeçin. Yönetemediğiniz pandemi sürecinin bedelini ağır bir şekilde ödeyen Kıbrıslı Türklerin günü geldiğinde sizlere gerekli cevabı vereceğinden emin olabilirsiniz.

Haberler Haberleri