Berivan BABAHAN
YENİDÜZEN’e konuşan KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, sendikalaşma tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada sendikaların işçi ile işveren arasında köprü görevi gördüğünü belirterek örgütlenmenin anayasal bir hak olduğunu vurguladı ve emeğin korunması gerektiğini ifade etti. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atan, hayat pahalılığı ödemelerinin geciktirilmesine ve artan zamlara tepki göstererek bu ödemenin bir artış değil telafi olduğunu, halkın geçim sıkıntısının her geçen gün derinleştiğini söyledi.
Emeklilik yaşının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de eleştiren Atan, bu tür adımların kişiye özel olmaması gerektiğini belirterek kararların sendikalar, çalışanlar ve kamuoyuyla birlikte alınması gerektiğini dile getirdi. Ekonomik kriz karşısında hükümete çağrıda bulunan Atan, kriz masası kurulması, akademisyenler, ekonomistler ve paydaşların sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Tasarrufun alt gelir grubundan değil üst kademeden başlaması gerektiğini vurgulayan Atan, vergi adaletsizliğine dikkat çekerek denetim eksikliğini eleştirdi.
Artan elektrik, akaryakıt ve gıda fiyatlarının halk üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Atan, devletin bu süreçte vatandaşına sahip çıkması gerektiğini söyledi. Birlik ve dayanışma çağrısı yapan Atan, mevcut ekonomik tablonun ortak akılla ve toplumsal sorumlulukla aşılabileceğini ifade etti.
“Sendikalar işçiyle işveren arasında köprüdür”
KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, gündemdeki sendikalaşma tartışmalarına değinerek sendikaların yanlış anlaşıldığını söyledi. Atan, “Sendikalar işçiyle işveren arasında köprü vazifesi görür. Bu demek değildir ki işvereni batıracağız ya da çalışanın her istediğini vereceğiz.” dedi.
Sendikaların amacının hak edilenin verilmesi olduğunu vurgulayan Atan, “Biz sadece hak edilenin verilmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Çalışanların örgütlenme hakkının anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Atan, “Sendikalar bu ülkenin mihenk taşlarıdır.” dedi.
Özel sektörde sendikalaşmaya da değinen Atan, “Sendikalaşmayı hangi siyasi parti getirirse devrim yapar.” ifadelerini kullandı.
Ektam Direnişi’nin çalışanların zaferiyle sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu belirten Atan, “İlk zamanlar Çalışma Bakanı ve hükümetin tutumunu eleştirdik ancak sürecin olumlu sonuçlanmasından duyduğum mutluluğu ifade etmem gerekir.” dedi.
Atan, “Emeğin sömürülmesine karşı örgütlenmekten daha doğal bir şey yoktur.” ifadelerini kullandı.
“Hayat pahalılığı ek maaş değil, halkın cebinden çıkan paradır”
Ekonominin geldiği noktayı eleştiren KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, hayat pahalılığı uygulamasına ilişkin hükümete tepki gösterdi. Atan, “Yılda iki kez verilen hayat pahalılığını bile vermemek için çabalayan bir hükümet var. Hayat pahalılığı ek maaş değildir, halkın cebinden çıkan paradır.” dedi.
Bu ödemenin bir artış değil telafi olduğunu vurgulayan Atan, hükümetin bu tutumdan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Hayat pahalılığının ertelenmesine yönelik çalışmaları da eleştiren Atan, “3-4 ayını ödeyip geri kalanını yıl sonuna bırakmak kabul edilemez. Market fiyatlarını 8 ay durdurabilecek misiniz?” ifadelerini kullandı.
Son zamlarla birlikte halkın geçim sıkıntısının arttığını belirten Atan, hayat pahalılığının ödenmemesinin yaşam standartlarını daha da düşürdüğünü ifade etti.
“65 yaş düzenlemesi kişiye özel yasa olmamalı”
Gündemdeki emeklilik yaşı tartışmasına değinen KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, düzenlemenin belirli kişiler için hazırlandığını söyledi. Atan, “Birileri o koltukta 5 yıl daha oturacak diye bu insanların suçu ne?” sorusunu sordu.
Düzenlemenin kişiye özel olmaması gerektiğini vurgulayan Atan, “3-5 kişiyi kapsayacak diye tüm kamuoyunu riske atamazsınız. Bu tür düzenlemeler kişiye özel yasa haline gelmemeli.” ifadelerini kullandı.
Emeklilik yaşının artırılmasının ancak kapsamlı istişareyle yapılması gerektiğini belirten Atan, “Sendikalarla, çalışanlarla ve kamuoyuyla birlikte karar alınmalı.” dedi.
“Kriz masası kurulmalı, yük halkın sırtına yıkılmamalı”
Ekonomik kriz karşısında hükümete çağrıda bulunan KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. Atan, “Kriz masası kurulmalı. Akademisyenler, ekonomistler, sendikalar ve hükümet birlikte çözüm üretmeli.” dedi.
Tasarrufun alt gelir grubundan değil üst kademeden başlaması gerektiğini belirten Atan, “Tasarruf yapılacaksa yukarıdan başlanmalı. Yüksek maaş alanlardan kesinti yapılmalı. Vatandaş zaten geçim derdinde.” ifadelerini kullandı.
Vergi adaletsizliğine dikkat çeken Atan, “Vergi kaçırmak en büyük suçlardan biridir. Ancak bizde denetim yok, düzenleme yok.” dedi.
Artan zamlar ve hayat pahalılığı karşısında halkın zor durumda olduğunu belirten Atan, “Elektrik, akaryakıt ve gıda fiyatları sürekli artıyor. Bu süreçte devlet vatandaşına sahip çıkmak zorundadır.” diye konuştu.
Birlik ve dayanışma çağrısı yapan Atan, “Bu ülke hepimizin. Kişisel değil toplumsal düşünmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.