Kıbrıslı Türkler hiçbir şey yapmıyor

Ece, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler’in birlik olmayı başarması halinde, parlamentoda etkili olabileceklerini söyledi.

İngiliz Parlamentosu’na girmeyi başaran ilk ve tek Kıbrıslı Türk Barones Meral Hüseyin Ece, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler’in birlik olmayı başarması halinde, parlamentoda etkili olabileceklerini söyledi.

Temaslarda bulunmak amacıyla İngiliz Parlamentosu Kıbrıslı Türklerle Dostluk Grubu üyelerinden oluşan bir heyetle Kuzey Kıbrıs’a gelen Meral Hüseyin Ece, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine İngiltere’deki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

2010 yılından beri İngiliz Lortlar Kamarası’nda görev yapan Ece, Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türk nüfusun azımsanamayacak sayıda olduğunu, Kıbrıslı Türklerin istemeleri halinde çok etkili olabileceklerini, ancak bu nüfusun istenilen yönde kullanılamadığını, çünkü Kıbrıslı Türkler arasında arzulanan birlikteliğin bulunmadığını belirtti. Ece, Kıbrıslı Rumların ise İngiltere’de milletvekili ve milletvekili adaylarına Kıbrıslı Türklere destek olmamaları konusunda çok büyük baskı uyguladığını belirtti.

İngiliz parlamenterlerin Kıbrıslı Rumlardan baskı gördüğünü defalarca itiraf ettiğini ifade eden Ece, “Kıbrıslı Rumlar, milletvekillerinin ofisine kadar gidip baskı yapıyor, ancak Kıbrıslı Türkler hiçbir şey yapmıyor. Bunu bana milletvekillerinin kendileri söyledi” dedi.

Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türk toplumunun bu gibi konulara karşı ilgisiz olduğunu, Kıbrıs konusunda olumlu bir gelişme yaşanacağına inanmadığını öne süren Ece, Kuzey Kıbrıs’taki de Kıbrıslı Türklerin çözüm yönünde ümitli olmadığını gözlemlediğini ifade etti. Meral Hüseyin Ece, adadaki mevcut durumun Kıbrıslı Türklere fayda getirmediğini, bu durumdan sadece Kıbrıslı Rumların faydalandığı görüşünü de kaydetti.

“BU İŞLER BÜTÇE İSTER… LOBİ İÇİN TAM ZAMANI”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından ada dışında yürütülen lobi faaliyetlerinin, yeterli bütçe ayrılması halinde Kıbrıslı Türkler tarafından da yürütülebileceğini kaydeden Ece, “Bu işler yatırım ister. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bu alanda çok büyük para harcıyor. Kulis çalışmaları için uzmanlar gerekli” dedi.

Ece, Londra’da “Ambargolular” gibi sivil toplum örgütleri bulunduğunu, ancak çalışmaların gönüllülerce yürütülmesi nedeniyle çok fazla etkili olamadığını söyledi. Ece, 2015 Mayıs ayında İngiltere’de milletvekilliği seçimleri yapılacağını ifade ederek, lobi yapmak için en doğru zamanın şimdi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiades’in müzakereleri askıya almasının ardından, İngiltere’de ilk ve en hızlı yayılan haberin Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türkiye’ye yönelik suçlamaları olduğunu kaydeden Ece, bunun, nüfusu 250 bin olan İngiltere’deki Kıbrıslı Türklerin yeterince ses çıkarmamasından kaynaklandığını söyledi.

Türkiye’nin de halkla ilişkiler konusunda yeterince iyi olamadığını, AB ve İngiltere’de etkili kulis yapamadığını savunan Ece, bu nedenle doğalgaz konusunda Türkiye’ye yönlendirilen eleştirilerin etkili olduğunu öne sürdü.

Parlamentoya girdiğinde Kıbrıslı Türklerle Dostluk Grubu’nun sadece 2-3 İrlandalıdan oluştuğunu, ancak bugün tüm partilerden toplam 23 üye bulunduğunu kaydeden Ece, parlamentoda hükümete Kıbrıslı Türklere verilen sözlerin neden yerine getirilmediği hakkında sürekli olarak soru yönelttiklerini, bu sorulara İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından yanıt beklediklerini anlattı.

“HER ŞEYİ BM’YE BIRAKTILAR”

İngiliz Parlamentosu’nun Kıbrıslı Türklere uygulanan ticari ve sosyal yaptırımlar konusunda bir girişim yapma düşüncesi bulunup bulunmadığı sorusuna karşılık Ece, “Her şeyi Birleşmiş Milletler’e bıraktılar. Geri çekildiler gibi” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hellimin adını tescil etme çabaları çerçevesinde “Tescilli Menşe Adı” için Avrupa Komisyonu’nda bulunduğu girişimlere de değinen Ece, “Kıbrıslı Türkler için bu bir felakettir. Ekonomi çok kötü etkilenecek” diye konuştu.

İngiltere’de Liberal Demokrat Partisi üyesi olan Kıbrıslı Türk Barones Meral Hüseyin Ece, İngiliz Lortlar Kamarası’na girmesini sağlayan Kraliyet unvanı OBE’yi, 2009’da yerel yönetimde görev yaptığı dönemde, kadınlara şiddet uygulanmasının önüne geçilmesi ve zorunlu evliliğin önlenmesi gibi toplumsal çalışmalarından dolayı Kraliçe II. Elizabeth’ten almıştı.

(T.A.K/İbrahim Diran)

Röportaj Haberleri