“KIB-TEK için sistem değişikliğine gidilecek”

Bu hafta Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy ile KIB-TEK’i, elektrikte uygulanan 3’lü tarifeyi, sanayi arsalarını ve ekonomiyi konuştuk.

Fayka Arseven KİŞİ

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda sistem değişikliğinin şart olduğunu ifade eden Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, “Daha farklı kurumsal bir yapı olmalıdır. Daha farklı kurumsal yapı içerisinde muhasebe sisteminin ayrışması bunlardan en önemlisidir. Bu bir reform noktası olur” vurgusunda bulundu.

Taçoy, 3’lü tarife konusunda da, “Vatandaş 3’lü tarifeden şikayetçi veya şikayetçi olmamakla birlikte bir genel memnuniyetin olduğunu gözlemledim. Son 1 ayda elektrik tüketiminde, fiyatlardan mı neredendir bilemiyorum ama düşüş var” dedi.

En çok tartışma konusu olan sanayi arsaların dağıtılması noktasında da Taçoy, “Eskiden bir oyun vardı pire ısırdı çık yukarı, pire ısırdı çık yukarı… Eller yukarıya çıkardı. Şimdi o aldıydı, o iptal ettiydi, o verdiydi... Bunun bu çağda değişmesi ve kurallara tabi olması gerekir” ifadesinde bulundu.

Bu hafta Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy ile KIB-TEK’i, elektrikte uygulanan 3’lü tarifeyi, sanayi arsalarını ve ekonomiyi konuştuk.

 “Vatandaş 3’lü tarifeden şikayetçi veya şikayetçi olmamakla birlikte bir genel memnuniyetin olduğunu gözlemledim. Son 1 ayda elektrik tüketiminde, fiyatlardan mı neredendir bilemiyorum ama düşüş var.”

 

  • YENİDÜZEN: Elektrikte 3’lü tarifeden memnun olan da var olmayan da… Nedir planınız, değişiklik olacak mı?
  • Hasan TAÇOY: 3’lü tarifenin uygulanmaya başlandığı zamanlar Nisan-Mayıs’tı ve bu aylar elektrik tüketiminin en düşük olduğu aylardır.
    İnsanların ihtiyaçlarının ve hava koşullarının normal seyrettiği bir dönem olmasından dolayı etkileşimi de çok fazla ölçülemez. Bunun üzerine 3’lü tarife uygulamasını Ekim ayına kadar uzatma kararı aldık. Burada murat ettiğim; yaz aylarında 49 günlük piki aştığımız saatler vardır.  Bu saatlerde elektrik tüketimi ne kadar olur ve nasıl bir seyir gösterir diye görmek isterim. Yani bu konuda karar vermeden bir datanın oluşmasını isterim.
    Meclis kürsüsünde 3’lü tarifeyi eleştirmiştim. Çünkü zamla birlikte geldiydi. Ancak şu vardır ki; eğer üzerinizdeki yükü dağıtmak isterseniz çarelerden bir tanesidir. Dünyada da uygulanabilen bir şeydir. Ama biz de zamlı olunca tepki topladı. Şimdi bunları geçtik ve başka noktadayız. Bu noktayı bizim değerlendirmemiz gerekir. Son 1 ayda elektrik tüketiminde, fiyatlardan mı neredendir bilemiyorum ama düşüş var.
    Enerji tüketimindeki azalma nedendir diye kendi kendimize araştırmalar yapacağız. Bunun hemen kararını verip, uygulama niyetim yok. Bazı verilerin elimde olmasını istememden dolayı bir çalışmaya ihtiyaç duyuyorum. Hatta keşke süre de uzasa… Çünkü kış döneminde de bazı pik saatler vardır. Oralarda da etkilerini görmek isterim.
    Vatandaş şikayetçi veya şikayetçi olmamakla birlikte bir genel memnuniyetin de olduğunu gözlemledim. Vatandaşı tasarrufa itti gibi bir pozisyon var. Bu pozisyonu ben halen tam net göremiyorum. Ancak yapılacak çalışmalarda bunu görüp, değerlendireceğim.
    Yapılan çalışmayı Elektrik Verimliliği Yasası’nın geçmesiyle taçlandıracağız. Verimlilikte, tüketimi engelleyici hareketlerin gündeme geleceği bir nokta olacak. Yasa’yı hazırlamış durumdayım. İlgili kesimlerin bilgisine sunarak, tartışarak Meclis’e hazırlama niyetindeyim. Hem 3’lü tarifeyi kontrol etme hem de verimlilik bir arada olursa sanırım enerji tasarrufunda daha iyi noktaya geleceğiz.

 “Çalışanların emeklerini boşa çıkarmaması ve vatandaşın beklentilerini daha da yükseğe çekme adına KIB-TEK’de sistemin farklılaşması gerekiyor. Daha farklı kurumsal yapı içerisinde muhasebe sisteminin ayrışması bunlardan en önemlisidir. Bir reform noktası olur.”

  • YENİDÜZEN: Dövizdeki dalgalanmalarla birlikte elektrikte zam da gündeme geliyor. Bu dönem içerisinde zam veya fiyat düşüşü öngörüyor musunuz?
  • Hasan TAÇOY: 23 Mayıs’ta bakan oldum. 24 Mayıs’ta KIB-TEK’i çağırdım.  KIB-TEK’in benden ilk talebi 5.5 kuruşluk zamdı. ‘Durun daha kapıdan içeri girmeden zam mı yapacağım?’ dedim ve halen daha da gerçekleştirmedim. Ama şu var ki; kurumun içerisinde gerçekten çok iyi çalışan insanlar vardır, takdir ediyorum. Zaman zaman bu insanlara haksızlık da ediyoruz. Çalışanların yaptıkları işin, emeklerini boşa çıkarmama adına ve vatandaşın beklentilerini daha da yükseğe çekme adına sistemin farklılaşması gerekiyor. Daha farklı kurumsal bir yapı olmalıdır. Daha farklı kurumsal yapı içerisinde muhasebe sisteminin ayrışması bunlardan en önemlisidir. Bu bir reform noktası olur. Birbirlerinden bağlarını çözme, fonksiyonları ayrışmasının muhakkak yapılması gerekmektedir.  Ki biz bun yaptık 2020 sonuna kadar artık datayı girip sonuç almak için deneme yapacağız. Bununla üretim, iletim ve dağıtımdaki muhasebe farklılaşmasını görebileceğiz. Burada murat ettiğim şudur; üretim bellidir, maliyeti de… Ülkenin yüzde 55 enerjisini kurum üretir ve yapacak da… Bunun bu seviyede tutulması için de her şeyi yapacağım. Ancak ülkenin yüzde yüz olan ihtiyacını dağıtan ve ileten taraf da yine kurumdur. Maliyeti yaparken ben yüzde 55 enerjiye göre iletim ve dağıtım hesabı yapıyorum. Çünkü hepsi bir bütündür. Bunu değiştirip de yüzde yüz ihtiyaca göre iletim dağıtım maliyetini ortaya çıkarmak isterim. Hal böyle olunca ileriye dönük ortaya bazı şeyler çıkacak. Özel sektörden alınan elektrik vardır. Bunun iletim ve dağıtımının ne kadar olduğunu anlayacağız. Hatırı sayılır güneş enerjisi var ve bütün kotalar dolduruldu. Oradaki iletim ve dağıtım maliyetini görmem gerekir. Eğer bir sonraki adım da enterkonnekte sistemde ülkeye elektrik gelecek olursa benim kendi içimdeki iletim ve dağıtımın da ne olacağını hesaplamam gerekecek. Bunların hepsini ayrıştırılmış şekilde önümde görmek ve ona göre karar almak isterim.
    Devletin bu kırılgan ve hantal yapısı içerisinde KIB-TEK’in ürettiği enerji özelin ürettiği enerjiden daha ucuzdur. Emeklisi, çalışanı ile bin kusur kişiyi ödeyen KIB-TEK’in maliyeti daha düşüktür. Özel sektörün daha pahalıdır. Hepsine bir çözüm bulmak zorundayız.
     
  • YENİDÜZEN: Kapasiteyi artırma yönünde mali kaynak var mı, yeni santral örneğin gündemde mi?
  • Hasan TAÇOY: Kurumun maalesef çok büyük borcu var. Bu borcun büyük kısmı devletin... 2010 yılına kadar olan bir süreçte 200 kusur milyonluk bir borç ve alacak hanesi vardı. Biz gelir gelmez bilançonun rahatlaması için 2010 yılına kadar olan borç ve alacak hanesindeki rakamları ortadan kaldırmak için mahsuplaştık. İkinci aşaması ise devletle kurum arasındaki karar alınmamış olaylarda çözüm bulacağız. Bir anlaşma süreci ile bu işleri bitireceğiz ki bilançolar rahatlasın.

 “Kurumun iyiye gitmesini istiyoruz, çünkü işletilebilir. İşletilebilir mantığı içerisine hem yenilenebilir hem de daha ucuzu nasıl sağlayabiliriz konusunu konuşmalıyız.”

 “Kurum işletilebilir”

  • YENİDÜZEN: 2010 yılına kadar mahsuplaşırdı. Yıl 2019… Şu an durum ne?
  • Hasan TAÇOY: 2010 yılına kadar olan rakamlar içerisinde kurumun, devlete, 132 milyon gibi bir borcu oluşurdu. 2010 yılından bugüne kadar yapılan uygulama ve yapılan siyasetlerle kaynaklanan kurumun devletten alacağı 102 milyon. Bu alacak da kurumun lehine olan bir sistemdir. Bu bilanço barışını sağlayıp önümüze daha rahat bakmak istemindeyiz. Hem kurum soluk alsın hem de eski kötü alacaklar bilançodan temizlensin. Tabi aritmetik huzurla birlikte sistemsel huzuru da yukarıya çekmeye çalışıyoruz. Kurumun iyiye gitmesini istiyoruz, çünkü işletilebilir. İşletilebilir mantığı içerisine hem yenilenebilir hem de daha ucuzu nasıl sağlayabiliriz konusunu konuşmalıyız. Bu halkın lehine olacak yenilenebilir enerji, doğal gaz, enterkonnekte sistem gibi alternatifleri izleyerek, takip ederek bir yere varabileceğiz.
    Enterkonnekte sistem ile ilgili çalışma tamamlandı. Daha önceki plan projeleri inceleyip önümüze bakacağız. Türkiye’de bu işin finansmanıdır, nasıl yapılacak kaça yapılacağını da netleştirip yol haritasını çizeceğiz. Enterkonnektenin iki yönlü olmasını arzularım. Hem ithalatçı hem ihracatçı olma düşüncemiz vardır. Bunu gerçekleştirmek için yapılacak anlaşmalarda ısrarcı bir duruş yerine yapıcı bir duruşla bunu yapmaya çalışıyoruz. Bunu yapayı arzulayan kişilere de bu düşüncelerimizi ifade ediyoruz.
    Yenilenebilir enerjide çok büyük eksiklerimiz var. Alelacele yapıldı. İzinler verildi ama denetimleri yok. Sağlamlığı denetleniyor mu, denetlenmiyor mu? Verimliliği nedir? Mahsuplaşma sistemi doğru mudur? gibi çok soru işareti var. Bu kısmı da incelemeye tabi tuttuk. Orada da siyaseten bir uygulamaya geçeceğiz. Kurulumundan tutun da mahsuplaşma sürecine kadar nelere ihtiyacımız olduğunu sıralayıp onu bir yasal kural çerçevesi içerisinde toparlamayı planlıyoruz.

 “Eskiden bir oyun vardı pire ısırdı çık yukarı, pire ısırdı çık yukarı… Eller yukarıya çıkardı. Şimdi o aldıydı, o iptal ettiydi, o verdiydi... Bunun bu çağda değişmesi ve kurallara tabi olması gerekir.”

  • YENİDÜZEN: Sanayi arsaları en çok siyasallaştırılan bir mesele… UBP döneminde verilen arsalar, 4’lü koalisyon hükümeti döneminde iptal edilen arsalar… Şimdi sizin bu konudaki yol haritanız ne olacak?
  • Hasan TAÇOY: Eskiden bir oyun vardı pire ısırdı çık yukarı, pire ısırdı çık yukarı… Eller yukarıya çıkardı. Şimdi o aldıydı, o iptal ettiydi, o verdiydi... Bunun bu çağda değişmesi ve kurallara tabi olması gerekir. Ortaya koyduğumuz siyaset şu; organize sanayi bölgeleri içerisinde yaşayanların organize sanayi bölgelerinin idamesini yapabilmesidir. Hepsi kendi içerisinde, kendi kendini idare edebilir durumda olacak. Sanayi Odası, Ticaret Odası bunların tümünün toplanıp da bir yerde bir şekilde idaresini sağlayabilme ve kendi iç yönetimini yapabilmesini amaçlıyoruz. O özerklik için yasal çalışmaya başladık. Ben bunu aslında 2000 yılında çalışmıştım. Üzerinden 19 yıl geçti. Şimdi bunu nasıl daha ileriye taşıyacağım noktasında yeniden bir revize yapıyoruz. Yaz döneminde bunu bitireceğiz.  Telli bölge olan sanayi bölgelerinde böylece özerk yapılar oluşsun. İkincisi kişiler kendi bulundukları bölgeler içerisinde özel sanayi bölgeleri kurabilsin. Yani kişi yapacağı işi kendi köyünde, kendi mekanında yapabilecek. Ama tabi bunun güvenli bölgelerde olması gerekir. Bu konuda yasal düzenleme yapıp, bu bölgeler içinde çözümleme yapmak istiyoruz.
     
  • YENİDÜZEN: Şu an sanayi arsası verilmesi talebi var mı, ya da sizin verme düşünceniz?
  • Hasan TAÇOY: İhtiyaç varsa Sanayi Dairesi orada… Başvuru yapılır, boş yer varsa verilir. Ama itilaflı olan yerlere şu talimatı verdim; niyeti sanayi yapmak değilse ona bir engel çıkarabilirim.
     
  • YENİDÜZEN: Ekonomik krizin etkileri halen sürüyor. Ekonominin rahatlaması noktasında ne tür çalışmalar ortaya koyacaksınız?
  • Hasan TAÇOY: Hibe kredileri, KOBİGEM kredileri ve gerçek ve reel sektöre verilecek olan krediler ile piyasa rahatlatılabilir. Bir de normal hayatı rahatlatmak için ve ekonominin katma değerini artırabilmek için bazı şeyler yapılmalıdır. Bunları sorgulamak gerekir. Örneğin hammadde tedarikçisinden tutun da üreticisine, pazarlamacısına kadar bir ağı oluşturmak, geliştirmek için çalışma içerisindeyiz. Mikro bazda olan şeyler bunlar…
    Genişe bakacak olursak 2035 vizyonu. KKTC’nin stratejik, ekonomik planı nedir? Bunun için ilk önce TC ile olan ekonomik programa bunu yerleştirdik. Bunu yaptık, bitirdik ardından bunu yabancı misyonla görüşmeye başladık. Bugün finansal desteği alabileceğimiz bir proje haline getirdik. 2035 vizyonu ile 1 yıllık çalışma için 3 milyonluk bir parayı verecek yabancı misyonlar hazır. Kısa süre içerisinde bunun üzerinde sıkı bir çalışma yapacağız.
     
  • YENİDÜZEN: Son olarak UBP içerisinde eski ve yeni başkan arasında bir huzursuzluk yaşanmıştı. Şimdi durum nasıl?
  • Hasan TAÇOY: Partini içerisinde bir gerilim izlemiyorum.  Kurultay öncesi daha fazla tartışma vardı şimdi en azından daha rahat oturulup, konuşuluyor. Ama dedikodu oldukça fazla yapılıyor. Neden? Hükümete geldiğinizde atama beklentisi olur, atamalarda olmayan sürekli kendisine başka yer arar. Bunları yaşıyoruz. Bu süreç geçecek ve hak yerini bulacak. Karar vermek, vermemekten bin kat daha iyidir.

İlgili Haberler

Röportaj Haberleri