İletişim altyapısını Türk Telekom'a devretmeyi öngören 'Fiber Optik Protokolü'nün görüşüldüğü Meclis Genel Kurulu'nda kürsüye çıkan CTP Milletvekili Doğuş Derya, hükümetin "Saray yaveri" gibi davrandığını belirtti, "Ben buna 'sülük siyaseti' diyorum. Yapıştınız. Bazen koltuklara, bazen Türkiye'ye, bazen de şirketlere yapışıyorsunuz" dedi.
Derya, "İpi başkasının elinde olan kişiye başbakan denmez. Makamları performe ettiğinizde gerçek olmuyor performans oluyor" ifadelerini kullandı.
Atanmış Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu'na işaret eden Derya, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakere sürecinde hareketlenme yaşamasıyla "devlet diye bağıranların, memleketin tüm kurumları pas pas gibi çiğnenmesine sessiz kaldığını" ifade etti.
Derya, "Halktan onay almayan ve atanan Dışişleri Bakanı'nın dahil olduğu hükümet, devleti ayaklar altına alıyor. Kendisi Meclise uğramıyor. Çünkü burada söyleyeceklerimizi kendileri de biliyorlar. Derin bir vicdan azabı çekince herhalde yüzümüze bakamıyorlar" şeklinde konuştu.
"Çok ironik: Haklarında rüşvet iddiası bulunanlar polise talimat veriyorlar"
"Gazeteci arkadaşlar da yazdı, halkın neyi tartıştığımızdan haberi yok. Bakanlık açıklamalarıyla dezenformasyon yayıyorlar" diyen Derya, şöyle devam etti:
"Emir geldi ya, oralara şirin görünmek için yalan açıklamalar, haberler yaptılar. Meclis önünde barikatlar kurdular. Çok ironik. Haklarında rüşvet iddiası bulunanlar polise talimat veriyorlar. Bu ülkedeki en temel demokratik haklardan biri olan grevi yasakladılar. Nereden korkuyorsunuz?"
"Türkiye ile kardeşlik hukukuna dayalı bir ilişki olmadığını döndüre döndüre ispatlıyorsunuz!"
Hükümetin, memleketi şirketlere nasıl peşkeş çektiğini konuştukları için muhalefeti "Türkiye'den gelen her şeye karşı çıkmakla" suçlandığını belirten Derya, "Türkiye ile kardeşlik hukukuna dayalı bir ilişki olmadığını döndüre döndüre ispatliyorsunuz!" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Cumhuriyeti ile Yunanistan arasındaki ilişkinin, iki devlet ilişkisi olduğunu ifade eden Derya, "Bu ilişki, ama - yavru ilişkisi değildir. Biz, Anadolu halkının kaynaklarıyla değil, kendi kaynaklarımızla ayakta durmak istiyoruz. Biz, kendi kendimizi yönetmek isterken, herkesle eşit ilişki kurmaya çalışırken, iradeyi devretmemek üzere mücadele verirken, siz; bir şirkete bizim geleceğimizi, güvenliğimizi, verilierimizi, haklarımızı devrediyorsunuz!" şeklinde konuştu.
"Saray yaverleri gibi davranıyorsunuz"
Hükümete seslenen Derya, "Biraz mert olun, şahsiyetli olun" dedi, Ankara'daki muhataplarına, memleketin çıkarlarına uygun şekilde toplumun ne düşündüğünü, ne talep ettiğini anlatmaları yönünde çağrıda bulundu.
Hükümetin, "Saray yaverleri" gibi davrandığını belirten Derya, "Doğru ilişki bu değildir" ifadelerini kullandı.
"Ben buna sülük siyaseti diyorum"
Doğuş Derya, "Ben buna 'sülük siyaseti' diyorum. Yapıştınız. Bazen koltuklara, bazen Türkiye'ye, bazen de şirketlere yapışıyorsunuz" dedi.
Derya, şöyle devam etti:
"Bu ülkenin çok ciddi mühendisleri, teknisyenleri, bilir kişileri, ahlaklı iş yapan iş insanları var. Siz bu toplumun boynunu bu kadar büküp aşağılayan şirketlere peşkeş çektiğinizde kim yaşar bu ülkede?"
"Bu mu UBP? Memurluk mu?"
Başbakan Ünal Üstel'in, "Türkiye'den ne gelirse imzalarım, onaylarım" sözlerine işaret eden Derya, "Bu mu UBP? Memurluk mu? Siyasi duruşunuz bu mu? Devlet bütçesinden harcama yapılmasın o zaman? Türkiye memur atasın, atadığı memur imza atsın. Devrettiniz memleketin anahtarını!" şeklinde konuştu.
"İpi başkasının elinde olan kişiye başbakan denmez"
Derya, "İpi başkasının elinde olan kişiye başbakan denmez. Makamları performe ettiğinizde gerçek olmuyor performans oluyor" ifadelerini kullandı.