İki üniversite hastanesi işbirliğinde İleri Kalp Yetmezliği Merkezi

Kalp Yetmezliği Merkezi 15 kişiden oluşan kardiyoloji ve kalap damar cerrahisi ekibi ile hizmet verecek

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Ve Dr.Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Ve Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalları birlikteliğinde düzenlenen basın toplantısında, toplumun kalp hastalıkları ile ilgili farkındalığını artırmak, hastalara bütünsel tedavi imkanları sunmak ve gelecekteki uygulamalarla ilgili bilinçlendirilmesini sağlamak amacıyla Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde eş zamanlı olarak “İleri Kalp Yetmezliği Merkezi” kurulduğu açıklandı. 

Uzmanlar tarafından yapılacak değerlendirmelerde ileri kalp yetmezliği saptanan hastaların, yaşamları süresince ayaktan muayene ve takiplerinden doğacak ücretlerin, vakfı tarafından karşılanacağı belirtildi.

Kalp Yetmezliği Merkezi 15 kişiden oluşan kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekibi ile hizmet verecek

İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nin açılışının duyurulduğu basın toplantısında, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Sevim Erkmen, Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Nail Bulakbaşı, Yakın Doğu Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Onur Akpınar, Kalp Yetmezliği Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal, Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Uğur Coşkun, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanları Doç. Dr. Levent Cerit ve Uzman Dr. Belma Taşel hazır bulundu.

Basın toplantısının açılışı konuşmasını gerçekleştiren Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Sevim Erkmen şunları söyledi; Kalp yetersizliği, yaşamı tehdit eden global bir halk sağlığı sorunu olup, ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarından ölümler 1.inci sırada yer almaktadır.  Bu hastaların hayatta kalma oranları bağırsak, prostat ve meme kanserlerinden daha kötü oluyor. Bu nedenle hastanelerde Kalp Yetersizliği kliniklerinin kurulmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.”

Prof. Dr. Hamza Duygu; “Özellikle Adamızdaki Kalp Yetersizliği Hastalarının Takibine Yönelik Başlattığımız Program İle Hastalarının Uygun Tanısı, Tetkikleri Ve Tedavileri Başlatılacaktır.”

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, gerçekleştirdiği konuşmada, son yıllarda sıklığı artan ve birçok kanser türünden bile daha ölümcül olan kalp yetersizliği konusunda toplumu bilinçlendirmek, erken tanı ve tedavinin önemini vurgulamak gerektiğini söyleyerek, kalp yetersizliğinin, kalbin yapısal ya da fonksiyonel birtakım hastalıklarının sonucunda, kalp kasında meydana bozukluklar sonucu oluşan klinik bir semptom olduğunu ifade etti.  Toplumda çok sık görülen ve ölümcül olan kalp hastalıkları ile ilgili halkı bilinçlendirmenin önemine değinen Prof. Dr. Hamza Duygu, toplumda kalp hastalıklarının %2 oranında görüldüğünü ve yaşlanan nüfusla birlikte giderek arttığını söyledi.  70 yaş üzerinde 10 kişiden birinde kalp yetersizliği görüldüğünü, özellikle ileri evre kalp yetersizliğinde 2 hastadan birinin bir yıl içinde kaybedildiğini dolayısıyla bu hastalarda erken tanı, uygun tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ve bu hastaların sıkı takip edilmesinin hayati önem arz ettiğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti;  “Birçok semptomsuz kalp yetersizliği hastası olmakla birlikte, kalp yetersizliğinin temel belirtileri nefes darlığı, efor toleransında azalma, halsizlik, yorgunluk, ve bacaklarda ödem olarak sıralayabiliriz.  Ancak her zaman bu şikayetlerin görülmesi gerekmiyor.  Bazen hastalar ani ölümle, hastaneye kalbi durmuş bir şekilde ulaştırılabiliyor.  Tanıda bir takım kan tetkikleri, elektrokardiyografi, akciğer filmi ve ekokardiyografi ve birtakım gelişmiş tetkikler yapılmaktadır.  Tedaviyi ise 4 ana grupta inceleyebiliriz.  Birincisi yaşam tarzı değişikliği, ikinci grup tedavi şekli ilaç tedavisi, ilaç tedavileri ile hastalığın önlenemediği durumlarda ise cihaz tedavilerine başvurmaktayız.  Bunlar kalp pilleri ve yapay kalplerdir.  Tüm bunlar yapıldıktan sonra yanıt alınamayan durumlarda son çare kalp naklidir.  Dolayısıyla bu ilerleyici ölümcül hastalıkta erken tanı ve tedavi son derece önemli ve tanı konduktan sonra bu hastaların özelleşmiş merkezlerde özelliklle bu alanla ilgilenen hekimler tarafından takip edilmesi son derece önemlidir”

 

Eğitim Haberleri