Avukat Aslı Murat, Cezaevleri Tüzüğü'nde yapılan değişiklikle 1/6 infaz indiriminin yanına 1/3 oranında indirim imkânının da eklenmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, düzenlemenin arkasında dolup taşan cezaevini boşaltma ihtiyacının bulunduğunun açık olduğunu belirterek, infaz sisteminin günlük siyasi ihtiyaçlara veya oy hesabına göre şekillendirilemeyeceğini belirtti.
Tüzük değişikliğiyle tahliyelerin bugün başladığını hatırlatan Murat, düzenlemenin seçim öncesinde siyasi faydaya dönüştürülmek istendiği yönündeki tartışmaların da "boşuna olmadığını" ifade etti. Buna karşın, infaz sisteminin siyasi hesaplarla yönetilemeyeceğini vurgulayan Murat, "Cezaevinde bulunan herkes daha ilk günden neyle karşılaşacağını bilmelidir. Aynı durumda olanlara aynı kurallar uygulanmalıdır" dedi.
Mevcut uygulamanın cezaevi içerisindeki adalet duygusunu zedeleyebileceğini kaydeden Murat, aksi halde "Ona neden uygulandı, bana neden uygulanmadı?" sorusunun büyüyeceğini ve yeni sorunların ortaya çıkacağını belirtti.
Asıl ihtiyaç duyulanın dönemsel tahliyeler olmadığını dile getiren Murat, "Siyasi müdahaleye kapalı, ölçülebilir, denetlenebilir ve herkese eşit uygulanan yeni bir infaz sistemidir" ifadelerini kullandı.
İnsanların cezaevinde gereğinden fazla tutulmasını savunmadıklarını belirten Murat, tartışmanın yalnızca tahliye edilecek kişi sayısıyla sınırlı olmadığını söyledi. Murat, "Asıl mesele, kimin hangi şartlarda, hangi ölçütlere göre ve kimin kararıyla tahliye edileceğidir" değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut sistemin cezaevi müdürüne oldukça geniş yetkiler verdiğini savunan Murat, müdürün cezaevinin yönetimini yürüttüğünü, disiplin süreçlerinde karar verdiğini, iyi hâli değerlendirdiğini ve hükümlünün ne zaman özgürlüğüne kavuşacağını etkileyebildiğini belirtti. Bu kadar önemli yetkilerin tek bir makamda toplanmasının doğru olmadığını ifade eden Murat, söz konusu yetkilerin tüzükle değil yasa ile düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
1/6 ile 1/3 oranındaki infaz indirimi arasında nasıl tercih yapılacağının da yeterince açık olmadığını öne süren Murat, hangi davranışın hangi indirimi sağlayacağı, kararların hangi raporlara dayanacağı, olumsuz kararlara nasıl itiraz edileceği ve tüm hükümlüler için aynı ölçütlerin uygulanıp uygulanmayacağının netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Cezaevi disiplin sisteminin de yeniden ele alınması çağrısında bulunan Murat, soruşturmayı yapan, cezayı veren ve iyi hâli değerlendiren kişilerin aynı idari yapı içinde bulunmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Hükümlülerin kendilerini savunabilecekleri, verilen kararı öğrenebilecekleri ve bağımsız bir merciye başvurabilecekleri açık bir sistem kurulması gerektiğini dile getirdi.
Mevcut düzenlemelerin uzun yıllar önce oluşturulan anlayışın ürünü olduğunu belirten Murat, Cezaevi Disiplin Yasası ile buna bağlı tüzüklerde zaman içinde değişiklikler yapılmış olsa da aynı zihniyetle devam etmenin artık mümkün olmadığını savundu.
Mahkemelerin verdiği ceza kararlarının infaz sürecinde de yol gösterici olması gerektiğini ifade eden Murat, cezanın ne kadarının, hangi şartlarla ve hangi denetim altında infaz edileceğinin açık, öngörülebilir ve herkes için eşit kurallara bağlanması gerektiğini vurguladı.