Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun 1 Mayıs’a ilişkin işverenlere yaptığı “çalışmama” çağrısının pratikte karşılık bulmadığı, devletin kendi çağrısına uymadığı görüntülerle ortaya çıktı.
Cumhuriyet Yerleşkesi içerisinde yapımı süren "Millet Kütüphanesi"nin bahçesinde, 1 Mayıs sabahının erken saatlerinde işçilerin çalışmaya devam ettiği gözlemlendi. Bayram günü olması nedeniyle işin durdurulması yönünde yapılan çağrıya rağmen, kamuya ait bir projede çalışmaların sürmesi dikkat çekti.
Bu durum, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin 1 Mayıs’a yönelik söylemleri ile uygulamaları arasındaki çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.
Hükümet kendi çağrısına uymadı
Bakan Hasipoğlu’nun işverenlere yönelik yaptığı “gönüllülük esasıyla iş yerlerini kapatma” çağrısına karşın, devletin yürüttüğü bir inşaatta çalışmaların devam etmesi, “çağrı sadece lafta mı kaldı?” sorusunu beraberinde getirdi.
Kamuoyunda, emek bayramının ruhuna vurgu yapan açıklamalar ile sahadaki uygulamalar arasındaki uyumsuzluk eleştiri konusu oldu.
Ne olmuştu?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, acil hizmetler dışında iş yerlerinin kapatılması yönünde işverenlere çağrıda bulunmuştu.
Hasipoğlu, çalışanların bayramı hissedebilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir günlüğüne kepenklerin emeğe saygı için kapanması üretimin değerini azaltmaz, aksine emeğin değerini yüceltir” ifadelerini kullanmıştı.
Bakan açıklamasında ayrıca, “Bu yaklaşım, çalışan ile işveren arasındaki aidiyet duygusunu güçlendirecek, sosyal dayanışmayı büyütecek ve 1 Mayıs’ın ruhuna anlam katacaktır” demişti.