“Halk fakirleşecek”

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkan Yardımcısı CTP Milletvekili Fikri Toros, 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nı YENİDÜZEN’e yorumladı

Fayka Arseven KİŞİ

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkan Yardımcısı CTP Milletvekili Fikri Toros, 2020 Mali Yılı Bütçesi’nin belirsizliklerle dolu olduğunu söyledi, fakirleşmenin olacağını vurguladı.

Toros, “Bir taraftan bütçenin enflasyonun çok altında bir artış öngörmesi, diğer taraftan sabit gelirlere öngörülen HP artışı yüzde 11.9…Tüm bunlar ülkenin fakirleşeceği anlamına geliyor” dedi.

“Kamu maliyesinde gelirler kalemine baktığım zaman en büyük kalem elbette vergilerdir” diyen Toros, “Böyle bir ekonomik tabloda ne kadar vergi toplayacaksınız?” diye sordu.  

 “Bir taraftan bütçenin enflasyonun çok altında bir artış öngörmesi, diğer taraftan sabit gelirlere öngörülen HP artışı yüzde 11.9…Tüm bunlar ülkenin fakirleşeceği anlamına geliyor. Çok basit kelimelerle çok net şekilde bunu söylemek mümkündür.”

 

  • YENİDÜZEN: 2020 Bütçe Yasa Tasarısı gündeminizde, bütçeye dair izlenim ve değerlendirmeleriniz nedir?
  • Fikri TOROS: Bu bütçe 2019 yılına kıyasla yüzde 14.4 bir artış öngörmektedir. Enflasyonun 15-20 gerçekleşmekte olduğu bir yılı kapatmak üzereyiz. Öncelikle özellikle TL’nin faizleri ve ekonomik aktiviteyi doğrudan ilgilendiren, doğrudan ekonomik sonuçları doğuran yer Türkiye’dir. Biz burada TL kullanıcısı bir başka ülke olarak, oradaki dengeleri, sonuçları ithal eden durumdayız. Dolayısıyla Türkiye’deki ekonomik ve finansal gelişmelere bakarak değerlendirmenin doğru olduğunu düşünüyorum. Buna baktığımız zaman gerek alım gücünde meydana gelen yüzde 50’lere varan azalma, onun yol açtığı ekonomide küçülme, ekonomik aktivitenin, ticari faaliyetlerin ve üretim faaliyetlerinin düşmesi, diğer taraftan gerek Suriye gerekse diğer tüm jeopolitik gelişmeler, AB ve ABD ile olan ilişkilerdeki gerginliğin hala daha bir çözüme ulaşmamış olması… Bir takım yeni boyutlara ulaşması riskleri Türkiye ekonomisini maalesef istikrarlı bir yılın beklemediği anlamına gelmektedir. Fakat bunlara bir kenara itelim ve gerçekler çerçevesinde konuşalım. Şuan da piyasada enflasyon oranı yüzde 20 civarındadır. Bunun gelecek yıl içerisinde aynı seviyelerde belki birkaç puan yukarıda veya birkaç puan aşağıda olabileceğini söylemek mümkündür.  Durum böyle iken bir taraftan bütçenin enflasyonun çok altında bir artış öngörmesi diğer taraftan sabit gelirlere öngörülen  HP artışı yüzde 11.9…Tüm bunlar ülkenin fakirleşeceği anlamına geliyor. Çok basit kelimelerle çok net şekilde bunu söylemek mümkündür. Gerek dar gelirlinin gerekse sabit maaşla hayatını idame ettiren herkesin ve onlara mal ve hizmet sunan tüm işletmelerin fakirleşmesini bekliyorum.

 “1.4 milyar Türkiye’den gelecek bir kaynak akışı öngörülüyor. Şu an seneyi kapatmak üzereyiz ve önümüzdeki yılın protokolünden ses seda yok. Hiçbir görüşme ve ön hazırlık da yok.”

Kamu maliyesinde gelirler kalemine baktığım zaman en büyük kalem elbette vergilerdir. Böyle bir ekonomik tabloda ne kadar vergi toplayacaksınız? İkincisi 1.4 milyar Türkiye’den gelecek bir kaynak akışı öngörülüyor. Şuan da seneyi kapatmak üzereyiz ve önümüzdeki yılın protokolünden ses seda yok. Hiçbir görüşme ve ön hazırlık da yok. Biliyorsunuz bu protokol bu kaynak akışına yasal zemin oluşturan bir akittir. Bu akit olmadan hiçbir kaynak akışı olamaz. Bu da çok büyük bir risk faktörüdür. Çünkü bunun ötelenmesi, eksik gelmesi veya gelmemesi bütçe açığına yol açacaktır. Sonunda da devlet borçlanmaya gidecektir. Bu bir kısır döngüdür. Çığ gibi büyüyen… O nedenle maalesef iyimser olmak mümkün değildir.

  • YENİDÜZEN: Kara bir tablo çizdiniz. 2020 ekonomik olarak çok mu kötü olacak?
  • Fikri TOROS: Çok kötü ve belirsizliklerle dolu bir bütçe... Gerçekten yanılmayı umuyorum. Ama şuan itibarıyla beni yanıltacak ipucu da ortada yok.
     
  • YENİDÜZEN: Bazı kalemlerdeki artış da dikkat çekiyor. KTAMS özellikle bazı kalemlerdeki artışa dikkat çekti. Sizin bu konudaki değerlendirmeniz nedir?
  • Fikri TOROS: Bunların bütçede nasıl artacağı yazmıyor. Hükümetin alacağı kararlar ile bunlar belli olacak. Gelirler kaleminde öngörülen artışlar var. Bütçe bir mali araçtır. Bu mali aracın tamamlayıcı unsuru da bir makro ekonomik aracın olmasıdır. Onu da hükümetin oluşturması gerekir. Bu ekonomi ve mali araçların amalgame olması lazım bir makroekonomik dengeye kavuşması için, bu bahsettiğim ekonomik aktivitenin çarklarını yeniden hızlandırabilmek için. Bunların hiçbiri bizim görüş alanımızda yok.
    Hükümet 5 buçuk ay oldu kurulalı, ekonomik vizyonda bu hükümetin kurulduğunu biliyoruz. Protokollerde 4’lü koalisyon hükümetinin başarısız olduğu iddiası ile HP’nin 4’lü koalisyonu bozup UBP ile hükümet kurduğunu biliyoruz.  Ancak bu gelinen noktada yaptıkları ile söyledikleri arasında çok ciddi bir çelişki vardır.

“Geldikleri günden beri tek yaptıkları çözüm sürecindeki müzakereleri baltalamak oldu. Federal çözüm sürecinin tükenerek, sözde yeni parlak fikirmiş gibi imkansız olan iki devletli çözüm modelinin propagandasını yapmaya başladılar.”

 

“Hükümette ekonomik vizyon yok”

  • YENİDÜZEN: Hükümetin ekonomik vizyonu nedir, var mı sizce?
  • Fikri TOROS: Yoktur. Geldikleri günden beri tek yaptıkları çözüm sürecindeki müzakereleri baltalamak oldu. Federal çözüm sürecinin tükenerek, sözde yeni parlak fikirmiş gibi imkansız olan iki devletli çözüm modelinin propagandasını yapmaya başladılar. O raddede yapıyorlar ki hükümet programına dahi koydular büyük bir cüretle. Sayın BM Genel Sekreteri’nin yaptığı çağrıyla işte 3’lü görüşmenin sinyali belli olduğunda ‘biz buna destek vermiyoruz’ propagandası yaptılar. Bir Maraş kararı aldılar. BM kararlarına, uluslararası hukuka ve AİHM hukukuna aykırı bir davranış sergilediler. ‘Muhataplarımız Rumlar değildir, BM değildir,  burası KKTC toprağıdır, yetki bizdedir’ diye açıklamalar yaparak bizi cılızlaştırdılar, itibarsızlaştırdılar. Müzakere masasındaki güvenirliğimizi zayıflattılar. O denli ki Güvenlik Konseyi hem de AİHM yeniden toplanarak Maraş ile ilgili kararlarını ve hükümlerini yeniden teyit etme ihtiyacı duydular. Bugün itibarıyla bundan başka icraat varsa siz söyleyin.
    Dolayısıyla bu bütçe görüşmelerinde eleştirilerimizi bu konulara odaklıyoruz. 

 “Alım gücünün ve talebin düşmüş olduğunu görmekteyim. Bildiğiniz üzere yükseköğrenim sektöründe gerileme ile karşı karşıyayız. Bu önemli… Çünkü yabancı sermaye enjeksiyonu olan bir kanaldı o. Aynen turizm kanalı gibi bir mağduriyet var. Yerli sermayenin yatırımları durağan seviyede hiçbir yeni yatırım görmüyoruz.”

  • YENİDÜZEN: Şuan ülkedeki ekonomik durumu nasıl özetlersiniz?
  • Fikri TOROS: Alım gücünün ve talebin düşmüş olduğunu görmekteyim. Bildiğiniz üzere yükseköğrenim sektöründe gerileme ile karşı karşıyayız. Bu önemli… Çünkü yabancı sermaye enjeksiyonu olan bir kanaldı o. Aynen turizm kanalı gibi bir mağduriyet var. Yerli sermayenin yatırımları durağan seviyede hiçbir yeni yatırım görmüyoruz. Sadece turizm sektöründe bir iki yabancı yatırım var. Gayri menkul sektöründe bildiğiniz üzere Türkiye’deki krizin başlıca sebep olduğu çok ciddi resesyon var. O da buraya sermaye enjeksiyonu yapan bir kanaldı. Buradaki ekonomi oldukça statik bir noktadır. TL’nin özellikle Barış Pınarı’na ara verilmesiyle bir istikrara kavuşması elbette şuan da bir rahatlık veriyor. Çok da mutlu ediyor beni. Çünkü piyasada yılbaşı sezonu başlıyor. Herkesin dört gözle beklediği, çift maaşların alındığı bir dönem. Umuyorum ki bu istikrar devam eder de halk mutlu olur.  

 

 

Röportaj Haberleri