“Halk cevabını sandıkta verecek”

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, ülkede ekonomi, kamu yönetimi ve siyasetin ciddi bir çıkmaz içinde olduğunu söyleyerek, kamuda liyakat sisteminin çöktüğünü, siyasi istihdamın yaygınlaştığını ve halkın giderek yoksullaştığını ifade etti.

Berivan BABAHAN

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, ülkede ekonomi, kamu yönetimi ve siyasetin ciddi bir çıkmaz içinde olduğunu söyleyerek, kamuda liyakat sisteminin çöktüğünü, siyasi istihdamın yaygınlaştığını ve halkın giderek yoksullaştığını ifade etti. “Bayrak sallayanlar işe alındı”, “Balık baştan kokar” ve “İnsanımız yoksullaşıyor” diyen Atan, seçim dönemlerinde partililerin kamuda işe alındığını, liyakatli personel yerine deneyimsiz çalışanların tercih edildiğini söyledi.

Hayat pahalılığı oranının daha da artacağını söyleyen Atan, hükümetin hayatı ucuzlatmak yerine çalışanlardan fedakârlık beklediğini ifade etti. Maliye Bakanlığı’nın yaklaşık 30 milyar TL borcu bulunduğunu belirten Atan, “Borcu borç ile kapatamazsınız” diyerek yeni borçlanmalara tepki gösterdi.

Kayıt dışılık, vergi kaçakçılığı ve denetimsizlik eleştirilerinde de bulunan Atan, ülkede sağlık, eğitim ve altyapı alanlarında ciddi eksiklikler yaşandığını söyledi. “Bir tünele girdik, o tünelin ucunda ışık görmüyoruz” ifadelerini kullanan Atan, akademisyenler, ekonomistler ve sendikalarla birlikte çözüm üretilmesi gerektiğini kaydetti.

Siyasi gündeme ilişkin de konuşan Atan, “Herkes şu anki hükümetten bıktı” dedi. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) seçimden birinci çıkacağını düşündüğünü ifade eden Atan, halkın kötü yönetime sandıkta cevap vereceğini söyledi.

“Bayrak sallayanlar işe alındı”

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, kamuda yaşanan sorunların temelinde liyakatsiz istihdam bulunduğunu belirterek, seçim dönemlerinde “bayrak sallayanların” işe alındığını söyledi.

Kamuda birçok şikâyet olduğunu ifade eden Atan, sendikaların liyakat ve donanım vurgusu yaptığını ancak popülizm ve siyasetin buna izin vermediğini dile getirdi. Atan, “Seçim olacağı için bayrak sallayan işe alındığı zaman kadrolar işçiler ile dolduruldu” dedi.

Emekçilere saygıları olduğunu belirten Atan, işçi ve sözleşmeli personele ihtiyaç bulunduğunu ancak esas ihtiyacın liyakat ve donanıma dayalı, Kamu Hizmeti Komisyonu aracılığıyla yapılan adil sınav sistemi olduğunu kaydetti.

Atan, “Şu an işçi olarak kamuda işe alınıp işe gitmeyenler var. Partisinde bayrak sallayanlar ya da seçim döneminde oy toplamak için koşanlar da var. Çünkü balık baştan kokar” ifadelerini kullandı.

Sistemin çürüdüğünü ifade eden Atan, “Bu ülkede bu sistemin çürümüşlüğü maalesef KKTC’yi artık geri dönüşü olmayan bir yola soktu” diye konuştu.

Hayat pahalılığı sürecindeki eylem ve grevlere de değinen Atan, “Biz de böyle olmasını istemiyorduk ama bunlara sebep olanlar sanki hiçbir şey yokmuş gibi normal bir hareket içerisinde” dedi.

“İnsanımız yoksullaşıyor”

Atan, dört aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 12.2 olduğunu belirterek, bu oranın iki ay sonra yüzde 20’ye kadar çıkabileceğini söyledi.

Amaçlarının hayat pahalılığı vermek değil, hayatı ucuzlatmak olduğunu ifade eden Atan, “İnsanımız yoksullaşıyor, ne kadar fazla hayat pahalılığı oluyorsa o kadar oranda artış yapılıyor, bunun hiçbir anlamı yok” dedi.

Devlet kurumlarında işçi alımıyla ilgili sorunlar bulunduğunu söyleyen Atan, emekliye ayrılan memurların yerine deneyimsiz çalışanların getirildiğini kaydetti.

Kurumlardaki boş kadroların işçi alımıyla doldurulduğunu belirten Atan, liyakat ve donanımlı personel bulmakta zorluk yaşandığını ifade ederek, sınava giren kişilerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Siyaset ve popülizmin düzenin önüne geçtiğini dile getiren Atan, “Örgüt başkanının oğlu, bölge başkanının kızı, onlar partilimiz denilerek işe alınıyor” dedi.

İşçiliğe karşı olmadığını belirten Atan, işçinin masa başında değil emek ve beden gücüyle katkı koyması gerektiğini söyledi. Üniversite mezunlarının işçi statüsünde alınmasının yasal olmadığını ifade eden Atan, torpil mekanizmasıyla işe alımlar yapıldığını kaydetti.

Ülkede kamu kurumlarının verimliliği açısından ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Atan, “Kötü yönetiliyoruz ve bunun bedelini vatandaşlar, asgari ücretliler ve özel sektör çalışanları ödüyor” ifadelerini kullandı.

Hayat pahalılığı artışını kamuda çalışanların alabildiğini ifade eden Atan, özel sektör çalışanlarının ise asgari ücret artışını beklediğini, aradan altı ay geçmesine rağmen hâlâ açıklama yapılmadığını söyledi.

“Akademisyenler, ekonomistler ve sendikalarla birlikte çözüm üretilmeli”

Başbakan Ünal Üstel’in “çok alandan çok, az alandan az alınması” yönündeki açıklamasını hatırlatan Atan, sistemin doğru olduğunu ancak uygulamanın önemli olduğunu söyledi.

Yıllardır aynı çağrıyı yaptıklarını ifade eden Atan, yalnızca maaşlardan yüzde 10 kesinti yapılmasının yeterli olmadığını belirterek, milletvekillerinin maaşları, tahsisat hakları ve partilere yapılan yardımlardan da fedakârlık yapılması gerektiğini dile getirdi.

Maliyenin yaklaşık 30 milyarlık bir borç yükü altında olduğunu söyleyen Atan, bu durumun yalnızca hayat pahalılığı düzenlemeleriyle çözülemeyeceğini ifade etti. Atan, “Burada birlik içerisinde, iyi niyet, müzakere ve istişare ile çözülebilecek durumlar vardır. ‘Ben bilirim, ben yaparım’ mantığı artık bu ülkede sökmüyor” dedi.

Alınan tedbirlerde sürekli çalışanlardan fedakârlık beklendiğini kaydeden Atan, akademisyenler, ekonomistler ve sendikalarla birlikte çözüm üretilmesi gerektiğini söyledi.

Maliye Bakanlığı’nın zor durumda olduğunu ifade eden Atan, “Haziran’da maaşlar bile sıkıntıdadır” dedi.

Vergi düzenlemeleri konusunda eksiklikler bulunduğunu belirten Atan, kara para aklama ve kayıt dışı ekonomiyle ilgili ciddi sorunlar yaşandığını ifade ederek, kaçırılan paralara yönelik yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.

Nüfus sayımı yapılmamasını da eleştiren Atan, kayıt dışılığın yüzde 65-70 seviyelerine ulaştığını savundu. Ülkede gerçek nüfusun bilinmediğini ifade eden Atan, planlama yapılabilmesi için nüfus sayımının şart olduğunu kaydetti.

Sağlık, eğitim ve altyapı alanlarında da ciddi eksiklikler bulunduğunu dile getiren Atan, “Bir tünele girdik, o tünelin ucunda ışık görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

“CTP’nin birinci parti olacağı kesindir”

Eylül veya Ekim ayında konuşulan seçim tarihine değinen Başkan Atan, genel seçim ile yerel seçimin aynı anda yapılmasının sıkıntılı olacağını söyledi.

Genel seçimin yerel seçimden iki ay önce yapılmasının daha doğru olacağını ifade eden Atan, “Olması gereken bir an önce seçime gidilmesidir ama hükümet ise ne kadar uzatırsam modunda” dedi.

“Herkes şu anki hükümetten bıktı” diyen Atan, yeni gelecek hükümetin de ekonomik tablo nedeniyle “enkaz devraldım” söylemiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Maliyenin durumuna dikkat çeken Atan, hayat pahalılığı konusunda yeni hükümetin de sendikalarla pazarlık yapmak zorunda kalacağını söyledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) birinci parti olacağını düşündüğünü kaydeden Atan, asıl soru işaretinin CTP’nin kiminle ortaklık kuracağı olduğunu belirtti.

CTP’nin çalıştaylarına da katıldığını ifade eden Atan, partinin projeleri ve planlarının bulunduğunu ancak bunların uygulanabilmesinde ekonominin belirleyici olacağını söyledi.

Halkın Partisi (HP) ile Toplumcu Demokrasi Partisi’nin (TDP) de çıkış yapabileceğini ifade eden Atan, Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) ise beklenenden daha düşük oy alacağını dile getirdi.

Atan, “İyi yönetilmiyorsanız, o yönetenler de iyi yönetme bakış açısından uzaksa halk da cevabını sandıkta verir” dedi.

“Borcu borç ile kapatamazsınız”

Maliye Bakanlığı’nın yaklaşık 30 milyar TL borcu bulunduğunu söyleyen Metin Atan, bu ay da 2 ila 4 milyar TL arasında yeni borçlanmaya gidileceğini ifade etti.

Borçlanmalara tepki gösteren Atan, “Nereye kadar gidecek, borcu borç ile kapatamazsınız” dedi.

Tasarruf ve gelir artırıcı önlemler alınması gerektiğini belirten Atan, ülkede sıkı denetim yapılması, kayıt dışılığın önüne geçilmesi ve vergi kaçıranlara ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.

“Gıdadan ete her şey sıkıntılı ve halk giderek yoksullaşıyor” diyen Atan, hükümetin temel görevlerinden birinin halkın refah seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.

Sermaye kesiminin ülke yönetiminde etkili olduğunu söyleyen Atan, hükümetin vatandaşın yanında olması gerektiğini kaydetti. Bazı yasaların kişiye özel geçirildiğini, bazılarının ise seçim dönemlerinde kullanılmak amacıyla geciktirildiğini ileri sürdü.

Hal Yasası ve Etiket Tüzüğü’nü örnek gösteren Atan, denetimlerin hayata geçirilmediğini ve fiyatlarda değişiklik yaşanmadığını belirterek, “Herkes istediği fiyatı yine koyuyor ve bu da halka yansıyor” dedi.

Kemal Sunal’ın bir filmine gönderme yapan Atan, “Gidip cama ekmeğini banardı, ülkeyi bu hale getirdiler” ifadelerini kullandı.

Başkanlık sistemine geçilmesi gerektiğini de ifade eden Atan, milletvekillerinin bakan olmaması gerektiğini söyledi. Parlamenter sistemin fayda sağlamadığını belirten Atan, ülkenin liyakatli ve donanımlı bürokratlar tarafından yönetilmesi gerektiğini kaydetti.

Özel Haber Haberleri