Görevden alınmak istenen VYK Başkanı’nın “süreci anlatan toplu mesajı engellendi”

Hükümetin görevden almayı planladığı DAÜ VYK Başkanı Şemi Bora’nın, DAÜ VYK bünyesinde yaşanan tıkanıklığın arka planını ve hükümetin görevden alma hamlesine giden süreci  anlattığı toplu mesajın gönderiminin engellendiği iddia ediliyor.

Ertuğrul SENOVA

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) hükümetin Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Şemi Bora’yı görevden alma girişimiyle patlak veren kriz, Bora’nın üniversite çalışanlarına göndermek istediği çarpıcı iddialarla dolu toplu bilgilendirme e-postasının engellendiği iddiasıyla yeni bir boyuta ulaştı.

VYK ve yetkili sendikaların personeli doğrudan bilgilendirmek amacıyla kullandığı kurumsal toplu mesaj mekanizmasının, Bora’nın "yerime getirilmek istenen Anıl İmre ve Lütfü Oflaz'ın görevden alınmasını ben talep etmiştim" vurgusunu yaptığı açıklama hazırlığı sırasında Rektörlük eliyle durdurulduğu öne sürüldü.

YENİDÜZEN’e konuşan Bora engeli doğrulayarak “Rektörlük yaptıysa kabul edilemez” dedi. DAÜ-SEN Başkanı Mustafa Rıza Pazartesi günü sistemi test edeceklerini ve engelleme sürüyorsa eylemlilik kararı alabileceklerini belirtirken, Rektör Prof. Dr. Hasan Kılıç ise konudan haberdar olmadığını ve araştıracağını söyledi.

Bora doğruladı: "Rektörlük yaptıysa kabul edilemez"

Hükümetin görevden alma önerisiyle hedefte olan VYK Başkanı Şemi Bora, Cuma günü üniversite personeline yönelik bir bilgilendirme metni hazırlayarak toplu e-posta yoluyla iletmek istediğini ancak sistemsel engelle karşılaştığını belirtti.

YENİDÜZEN’in ulaştığı Şemi Bora, toplu mesaj gönderemediğini doğrulayarak, bu engelleme adımının Rektörlük tarafından atılmış olması durumunda bunun asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.

DAÜ-SEN: "Pazartesi deneyeceğiz, engelleme varsa eylemlilik kararı alabiliriz"

Akademik personelin örgütlü olduğu DAÜ-SEN de toplu e-posta akışının durdurulduğuna dair iddiaları yakından takip ediyor.

YENİDÜZEN’e konuşan DAÜ-SEN Başkanı Doç. Dr. Mustafa Rıza, söz konusu engelleme iddialarının kendilerine de ulaştığını açıkladı. Durumu netleştirmek adına Pazartesi günü sendika olarak toplu mesaj gönderimini bizzat test edeceklerini belirten Rıza, kurumsal bilgilendirme kanalının gerçekten durdurulmuş olduğunun tespiti halinde sendika olarak eylemlilik süreci başlatabilecekleri uyarısında bulundu.

Rektör Kılıç: "Haberim yok, araştıracağım"

Konuyla ilgili YENİDÜZEN’in sorularını yanıtlayan DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç ise toplu e-posta sisteminin kapatıldığı veya engellendiği yönündeki iddialardan haberdar olmadığını, konuyu araştıracağını ifade etti.

Bora’nın çalışanlara ulaştıramadığı mesaj: "Nisap bahane, kurul kasten kilitlendi; İmre ve Oflaz'ın görevden alınmasını istemiştim"

Şemi Bora’nın personelle paylaşmak istediği ancak engellendiğini iddia ettiği açıklama, DAÜ VYK bünyesinde yaşanan tıkanıklığın arka planını ve hükümetin görevden alma hamlesine giden süreci net şekilde ortaya koyuyor.

Açıklamayı 31 Ağustos’ta yapmayı planladığını fakat Girne açıklarındaki gemi faciası nedeniyle ertelediğini belirten Bora’nın mesajında; 29 Temmuz, 12 Ağustos ve 28 Ağustos 2026 tarihli VYK toplantılarının teknik bir aksaklık değil, "planlı ve bilinçli bir sabotaj" nedeniyle yapılamadığı iddia ediliyor.

Bora; mevzuata aykırı talepleri kabul edilmeyen bazı üyelerin, toplantı nisabını kasten düşürüp salonu terk ederek kurulu karar alamaz hale getirdiğini ve nisabı başkana karşı bir baskı aracına dönüştürdüğünü söylüyor.

Mesajda, 19 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın davetiyle nisap krizini aşmak üzere taraflar arasında bir toplantı yapıldığı, bu görüşmeden bir uzlaşıyla çıkıldığını düşünmesine rağmen 28 Ağustos toplantısında üyelerin aynı tutumu sürdürerek iyi niyetli yaklaşımı boşa çıkardığı ifade ediliyor.

Metindeki en çarpıcı detay ise hükümetin Bora’nın yerine VYK Başkanı olarak atamak istediği Anıl İmre hakkında ortaya çıkıyor. Bora; Cumhurbaşkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na resmi yazı göndererek, kurulu kasten kilitleyen iki üyenin Anıl İmre ve Lütfü Oflaz olduğunu, ivedilikle görevden alınmalarını talep ettiğini söylüyor.

Kurul üyeliğinin sembolik bir makam olmadığını, başkanın yetkilerine dışarıdan veya içeriden müdahale edilemeyeceğini savunan Bora, metnini şu soruyla noktalıyor:

“Bu kişiler neyi değiştirmekten, neyin ortaya çıkmasından veya hangi uygulamalarının sorgulanmasından endişe etmektedirler ki VYK Başkanının görevini bağımsız, şeffaf ve mevzuata uygun biçimde yürütmesine tahammül edememektedirler?”

Açıklamanın tam metni için tıklayın

Kriz nasıl tırmandı?

DAÜ’deki gerilim, VYK Başkanı Şemi Bora’nın YENİDÜZEN’e verdiği röportajda üniversite yönetimine yönelik sert eleştirileriyle patlak vermişti.

Bora, üniversitede hukuka aykırılıkların ve teamül ihlallerinin arttığına işaret ederek, “DAÜ iyi idare edilmiyor. Kurtulması için değiştirilmesi gereken ilk şey yönetimidir. İstifamı bekleyenler çok hayal kırıklığına uğrayacak” açıklamasında bulunmuştu.

Bu açıklamaların hemen ardından Bakanlar Kurulu, 16 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla; Şemi Bora'nın "çalışma işleyişi, düzeni, işbirliği ve koordinasyonu sağlamasında aksaklık yaşanması" gerekçesiyle görevden alınmasını ve yerine halen VYK Üyesi olan Anıl İmre’nin getirilmesini Cumhurbaşkanı’na önermişti.

Kararda ayrıca VYK’nin YDP’li üyesi Turan Büyükyılmaz’ın yerine Hasan Esen’in, İmre’den boşalan üyeliğe ise Hulus Hulusioğlu’nun atanması talep edilmişti.

Hükümetin görevden alma kararına karşı Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise net bir duruş sergileyerek, 7 ay önceki VYK atamalarında kararları 3 kez hükümete iade etmek zorunda kaldıklarını hatırlatmış ve “Gelecek olan önerilerle ilgili değerlendirmelerimizi sadece hukukilik üzerinden değil, liyakat üzerinden de yapacağımızı açık şekilde belirtmek istiyorum” diyerek hükümetin kararına doğrudan onay vermeyeceğinin sinyalini vermişti.

Özel Haber Haberleri