'GİRİŞ-ÇIKIŞLARDA DENETİM YOK'

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik’ten YENİDÜZEN’e özel açıklamalar

Devrim DEMİR

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, artan suçlara işaret etti, özellikle ülkeye giriş çıkışlarda yeterli denetim olmadığını söyledi. Şefik, Kuzey Kıbrıs’a “öğrenci” konumunda gelenlerin araştırılmadığını ifade ederek,üçüncü ülke vatandaşlarının öğrencilik yerine çalışmak için geldiğine dikkat çekti. Şefik, giriş çıkışlar için ciddi bir adım atılması gerektiğini söyledi.

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2018 yılını yaşanan sıkıntıları, ülke için alınması gereken önlemlerle ilgili YENİDÜZEN’e özel açıklamalarda bulundu.

Son yaşanan seçimlerde, sandıkta görevli çalışanların yaşadıkları birçok sıkıntıyı dile getiren Şefik, mevcut yasa ile ilgili yeniden bir genel seçime gidilmesinin mümkün olmayacağını dile getirdi.

Oyların cetvellere yansıtılmasının büyük sorun olduğunu ve çalışanların uzun saatlerine neden olduğunu anlatan Şefik, Meclis Genel Kurulu’nun yasayı yeniden gözden geçirmesine gerektiğine değindi.

Tebliğ ve İcra konusunda büyük sorunların halen çözülmediğine de dikkati çeken Şefik, yaşanan tıkanıklıkların en önemli faktörünün borçlu kişiler olduğunu söyledi.

Dava elden kişilerin adres değişikliğini bildirmemesi nedeniyle takibin yavaşladığını kaydeden Yüksek Mahkeme Başkanı, icra konusunda da borçlu kişilerin mal varlığını yakınlarının üzerine yaparak ‘Mal kaçırdığına’ vurgu yaptı.

Şefik, Barolar Birliği’nin mevcut yasa ile ilgili tadilata gidildiğini ve Meclise sunularak yasanın geçmesi halinde icra takibinde yol kat edileceğini ifade etti.

Ülkede artan suçlara da işaret eden Şefik, giriş çıkışlarda büyük bir eksiklik olduğunu denetim olmadığını ve her gelenin ülkeye çok kolay giriş yaptığını söyledi. Özellikle üçüncü ülke vatandaşı öğrenci konumunda ülkeye giriş yapanların, öğrencilikten daha çok işçi ve farklı alanlarda çalışmak için geldiğini kaydeden Şefik, ülkeye giren yabancıların giriş yaptıktan sonra araştırılması gerektiğini söyledi.

 

“Ülkeye özellikle giriş çıkışlarda yeterli denetim yok”
“Öğrenci gibi gelenler yeterince araştırılmıyor.”
“Mevcut seçim yasası gözden geçirilmelidir.”
“İcra yasası tadil ediliyor”
“Lefke’de bir mahkememiz olmalı.”
“Dere yataklarına inşaat izni verenler tespit edilebilir.”
“İzin veren de yapan da sorgulanmalıdır”

 


SEÇİM YASASI…

“Aynı yasa altında yeni bir seçim yapılmasını arzu etmiyorum”

Mevcut yasa ile yeni bir seçime gidilmenin çok zor olduğunu anlatan Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, “Son yaşadığımız genel seçimin ardından bu yasa ile yeniden bir seçime gidilmesini arzu etmiyorum. Aynı sistemle seçim yapmaya kalkarsak çok zorlanacağız, çalışacak kimsede bulmayacağız.

Mevcut yasa zor değildir, oy vermekte, gerek Yüksek Seçim Kurulu gerekse siyasi partiler oy kullanımı hakkında izahat verdi. Halkın büyük bir çoğunluğu da bunu anlıyor. Sorun oyların cetvellere yansıtılması, bu oldukça uzun bir zaman alıyor her sandıkta 300 kadar kişinin oy kullandığı, bunların  en az 20’sinin karma oy kullandığı kabul edilirse, bir karma oy pusulası 20 dakikada cetvellere yansıtıldığından, sadece 20 oy pusulasının cetvellere yansıması 400 dakika alıyor. Sandık görevlileri en erken saat 07.00 itibariyle görevlerinin başına geçiyor ve dikkatleri dağılmadan oy verme işlemi bitene kadar çalışıyorlar. Sandıkların kapanmasından sonraki işleri oy pusulalarının cetvellere yansıtılması ve bu işlemler uzun saatler alıyor. Mevcut sistem altında genel seçimlerinin yapılması halinde seçim günü çalışacak olanlar 24-48 saat arası bir süre çalışmak zorunda kalacaklardır” dedi.

“Sandıkta çalışacak birilerini bulmakta zorlanacağız”       

İki grup halinde çalışmanın mümkün olmadığına işaret eden Şefik, “sandıkta çalışacak birilerini bulmakta zorlanacağız” dedi.

Seçim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini yapılan röportajlarda, Meclis bütçe görüşmelerinde bu hususu dile getirdiğini kaydeden Şefik, karar verecek olan ilgili merciinin Meclis olduğunu kaydetti.

Genel seçimlerde çalışanların hepsinin perişan olduğunu ve birçoğunun yeniden verilecek olan para ne olursa olsun çalışmayacağını ifade eden Şefik, “Farklı bir yönteme gidilmesi gerekmektedir. Seçimlerde YSK’ya yardımcı yerel bir üniversite ile yapılan görüşmelerde, oy pusulalarının optik okuyucu vasıtası ile cetvellere dökülmesi alternatifi görüşüldü, bu şekilde oylar bilgisayara en kısa sürede işlenebiliyor. İşlemler optik okuyucu ile daha erken netice verebilir, ancak şu an çalışmalar ne safhada, bu maksat için kaç optik okuyucu istenir bilmiyorum. Arzumuz, tekrar genel seçime gidilmeden önce Meclisin 5/76 Seçim ve Halk Oylaması Yasasını gözden geçirmesi.  Bizim gibi küçük bir toplumda seçimin iki üç günde neticelenmesi, buna mukayesen 20-30 milyon nüfuslu ülkelerde sonuçların birkaç saatte netleşmesi ülkemiz için doğru bir görüntü değildir” dedi.

 

İCRA VE TEBLİĞ…

“Adres değişikliği zincirleme işleri beraberinde getiriyor”

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik’in tebliğ ve icra konularının mahkemelerde büyük sorun olduğunu dile getirdi.

Dava tebliğlerinde sadece avukatın ve memurun değil adres değişikliği yapanların da ciddi bir sorun yaşattığını ifade eden Şefik, bildirilmeyen adres değişikliliklerinin süreci uzattığına değindi.

“Memurlar içinde işini çok iyi yapanlarda var her dairede olduğu gibi işini yavaş yapan memurda vardır. Ama tebliğ olayı sadece memurda bitmiyor, sık sık değiştirilen ve bildirilmeyen yeni adresler nedeniyle avukatlarda sıkıntı yaşamaktadır.

Adres değişikliği, işlem gerektirir, yeni evraklar gerekir, buna personel sıkıntısını da katarsak ardından birçok zincirleme problem ortaya çıkıyor.”

“İcrada insan faktörü etkili”

İcra konularında ciddi ve büyük sıkıntılar olduğunu Adli Yıl Açılışında ifade ettiğini anımsatan Şefik, icra müracaatlarının yüzde 2.6’sı icra ile sonuçlanıyorsa çok ciddi bir sorunun olduğunu altını çizen Şefik, “İnsan faktörünün etkisi kadar mevzuat eksikliklerinin de faktörü çok büyük.  Alet eksikliği, araç eksikliği var, bunları sürekli talep ediyoruz. Mevcut mevzuat ile ilgili Baro konseyinin bir çalışması vardır. Hazırlanan tasarı Baro tarafından resmi birimlere ulaştırılacaktır. Tadilatın, kabul görmesi halinde, en erken bir zamanda meclisten geçirilmesini arzu ederim “dedi.

Mal kaçırma konusunda etkili bir yasa

İlgili yasanın tadil edilmiş şekli ile Meclis onayından geçmesi halinde icrada iyi bir yol alınacağının altını çizen Şefik, “Mahkemelerde en büyük şikâyetlerden biri her şeyin lüksünü yaşayan bir kişinin icra ile karşılaşınca adına kayıtlı hiçbir şey bulunamamasıdır. Mahkemede  takside bağlanacak kişi düşük ücretli bir çalışan olarak gösteriliyor, ancak lüks bir arabası,  lüks bir evi olmasına rağmen hiç birisi davalı adına kayıtlı olmuyor. Artık sosyal medya var ve kişiler ve yaşam şartları buradan da izlenebiliyor, mal kaçırmayı engellemek için bu gibi kişilerin alacaklılarını ve yargıyı yanıltmamaları için mevcut yasanın tadil edilmesi kaçınılmazdır. Yasanın geçmesi ile  icra daha etkili olacaktır. Yargıçlarımızın çalışma azmine hayranım, çoğu çok fazla çalışıyor, çok sayıda duruşmalar yapılıp kararlar üretiliyor, ancak ne kadar özveri ile çalışılsa da verilen kararlar neticesinde tahsilât yoksa çok dava görüşülmesi bir işe yaramıyor  “dedi.

 

ARTAN SUÇLAR…

“Ülkeye girişlerde eleme yapılmıyor”

Ülkede artan suçlara karşı giriş çıkışlarda ciddi bir tedbirsizlik olduğuna vurgu yapan Şefik, ülkeye gelen kişilerin sorgulanmadığını, eleme yapılmadığını belirtti. Her gelenin girebildiği bir ülke olduğunu ifade eden Yüksek Mahkeme Başkanı, “Ülkeye öğrenci statüsü ile giren bir kişinin daha sonraki durumu araştırılmıyor. Ülkede öğrencimi yoksa başka bir amaçla mı uğraşıyor kimse tespit edemiyor. Farklı kültürlere sahip üçüncü ülke insanı KKTC’ye öğrenci statüsü ile gelip işçi olarak veya farklı alanlarda çalıştığı araştırılmalıdır. Bugüne kadar bu işlemlerin hiç biri yapılmadı, KKTC’de belirli bir yaşam şekli vardır, bu yaşam şekline alışmamış kişilerden bu tür suçlar kaynaklanabiliyor” sözlerini kullandı.

 

VERİLEN CEZALAR AZ MI?

“Yargıçlar karar verme hakkına sahiptir”

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Ağır Ceza Mahkemelerinde iki ayrı Ağır Ceza Heyeti’nin oturum yaptığını ve takdir yetkisinin ilgili heyetlere ait olduğunu ifade etti.

Bazı yargıçların daha katı, bazılarının ise daha mülayim kararlar verdiğine değinen Şefik, “Bazı davaların neticelenmesi ile gazete haberlerini okuyunca, verilen cezaların az olduğunu bende düşünebiliyorum. Alt mahkemeler azami cezaya kadar cezalandırma yetkisine sahiptir. Ancak karar verirken olayın ne şekilde geliştiği ve sanığın durumu, yetişme koşulları, eğitimi, kışkırtma, ağırlaştırıcı faktörler, karşı tarafın varsa katkısal kusuru, her hususun dikkate alınması gerekir.  Farklı davalar farklı cezalar gerektirir. Hiçbir iki olay ayni veya sanıkların suç işleme koşulları ayni değildir. Bu fark da verilen cezalara yansımaktadır. Bazı kararları okuyunca ‘olacak iş mi’ diyebiliyorsunuz, ancak hiçbir yargıcın kararına müdahale edilemez, önündeki davada karar verme hakkına yargıçlar sahiptir kararı beğenmeyen, savcılık veya sanık, istinafa başvurabilir ”dedi.

“Gazetede aktarılanlar önemli”

Şefik, gazetede aktarılanların önemli olduğunun altını çizerek, “Mahkemede bir davayı dinleyen gazeteci arkadaşlar hukukçu olmadıkları için bazı olguları gözden kaçırabilirler. Bir ölümlü kaza davasının kararında ceza az diye infiale neden olmuştu. Kararın içeriğini okuyunca, vefat edenin katkısal kusuru olduğu kararda belirtilmiş olmakla birlikte bu husus gazetelerde çıkan haberde yer almadığı için karar çok tepki çekmişti. Kararlarda her şey dikkate alınır, suçun işleniş şekli, olgular, kişin durumu ve karar ona göre verilir” dedi.

 

YARGIÇLARA YÖNELİK ELEŞTİRİLER…

“Yargı polemiğe girmez”

Yüksek Mahkeme Başkanı, sosyal medyada yargıçlara yönelik çirkin söylemlere de değindi.

Hepsi olmasa da bazı yargıçların bu durumdan rahatsız olduğunu ve Yüksek Mahkeme ile de bunu paylaştığını ifade eden Şefik, şöyle dedi: “Yüksek Mahkeme bu konularda çok fazla konuşmaz, yargı için söylenenlere gerek olmadığı takdirde cevap vermez. Yargının polemiklere girmemesi esastır. Bir durumdan ötürü memnun olmayan laf söyleyebilir,  ülkemizde ifade özgürlüğü vardır, ancak bu söylenenlerin eleştiri ötesinde rencide edici olmaması gerekir. Bilhassa sosyal medyada bu dozu kaçıranlar vardır.  Söylenenleri  takip ediyoruz, bir suç işlendiği takdirde, kişinin yargılanması gerekir”

 

MAHKEME BİNALARI…

“Bina sıkıntısı giderilmedi”

Mahkemelerdeki bina sıkıntısı ile ilgili de bilgi veren Şefik, eski polis binasının bitmesini beklediklerini, bazı aksaklıkların müteahhitle ilgili olmadığını ilgili devlet kurumlarında projelerde yapılan hatalar olduğunu söyledi. Isıtma, havalandırma ve ışıklandırmanın henüz yapılmadığını, bitmesi halinde mukayyitliklerin taşınmasını planladıklarını ifade etti.

Mağusa Kaza Mahkemesi’nde bazı sıkıntıların olduğunu, İskele’de bir sıkıntı olmadığını ifade eden Şefik, her hükümetin yardımcı olmaya çalıştığını, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin büyümesinin mümkün olmadığını, tarihi eser olduğu için dokuya zarar verilemeyeceğini kaydetti.

“Lefke Mahkemesi’ne Eylül’de döneriz”

Tehlikeli olduğu için kısa bir süre önce boşaltılmak zorunda kalan ve tepki toplayan Lefke Mahkemesi için de ayrıntı veren Şefik, LAÜ’nün hazırladığı ve binanın tehlikeli olduğunu belgeleyen raporunun ardından yapılacak tadilatın bitmesi ile binaya bir hafta içinde taşınabileceklerini kaydetti.

Lefke’de mahkeme binasının önemli bir bina olduğuna dikkati çeken Şefik, “Şu an tehlikeli bir durum söz konusu, bunun giderilmesi halinde, umarım, Eylül ayında döneriz” sözlerini kullandı.

 

SEL FELAKETİ…

“İzinsiz yapılanmaya neden olanlar sorgulanıp mahkemeye sevk edilmeli”

Yaşanan sel felaketinin ülke genelinde 2018 yılında yaşanan her şeyin önüne geçtiğine değinen Şefik, yol çalışması yapılmasının benzer bir felaketin yaşanmayacağı anlamına gelmeyeceğini söyledi. Dere yataklarının temizlenmediğine, buralara kamyonlarla çöp boşaltıldığına dikkati çeken Şefik, “Bunları yapanlar tespit edilebilir. İzinsiz yapılanmaya izin verenler bellidir, neden olanlar hepsi bulunarak sorgulanmalı suç varsa mahkemeye sevk edilmelidir. Bir şey bilinmelidir, bu ülkede suç işleyenin suçu yanına kalmaz. Yargı karşısında herkes eşittir.  Taraflar veya sanık kim olursa olsun yargı önünde herkes eşit konumdadır. Suçlu olan cezalandırılmalıdır aksi takdirde toplum olarak zor günler bizi bekler” dedi.

 

 

 

 

Röportaj Haberleri