Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve Kıbrıs’ın kuzeyinden voleybol turnuvası için Adıyaman’a giden 26 çocuk ile birlikte toplam 72 kişinin hayatını kaybettiği Grand İsias Otel’e ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada gerekçeli karar açıklandı. Hatırlanacağı üzere, dava, sanıkların serbest bırakılmasıyla sonuçlanmıştı.
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 160 sayfalık gerekçeli kararda, sanıkların “olası kastla öldürme” suçundan değil, “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan cezalandırılmasının gerekçesi ayrıntılı şekilde ortaya konuldu.
Mahkeme, sanıkların olası kastla hareket ettiklerine dair kesin bir kanaate ulaşılamadığını belirterek, eylemlerin “şansa güvenilerek” gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme: Olası kast koşulları oluşmadı
ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgiye göre, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında “olası kast”, “taksir” ve “bilinçli taksir” kavramları yönünden ayrı ayrı hukuki değerlendirme yaptı.
Kararda, sanıkların eylemlerinin olası kast kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilirken, bu sonuca ulaşılmasında Adıyaman’ın deprem riski geçmişi, depremlerin büyüklüğü ve zamanlaması ile sanıkların konumunun dikkate alındığı belirtildi.
Mahkeme gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
"Yasal düzenlemeler ile yüksek yargı kararları bağlamında somut olay ele alındığında; Adıyaman ilinin deprem haritasının yıllar içerisinde az riskli bölgeden yüksek riskli bölgeye doğru değişiklik göstermiş olması, Adıyaman ilinin de etkilendiği aynı gün içerisinde yaşanan 7.7 MW şiddetinde ve 7.6 MW şiddetindeki depremlerin büyüklüğü, bu büyüklükte depremin yakın tarihlerde Adıyaman ilinde yaşanmamış olması, sanıkların bir çoğunun Adıyaman ilinde ikamet ettiğinin anlaşılması ile yapıya ruhsat - yapı kullanım izni verilen tarihler ile deprem tarihi arasındaki zaman dilimi nazara alındığında sanıkların müsnet suça konu eylemlerini 'olursa olsun' veyahut sonucu kabullenerek 'olası kast'la hareket ederek gerçekleştirdiklerine ilişkin kesin bir kanaate varılamadığı ve bu bağlamda sanıkların suça konu eylemlerinin öngörülebilir mahiyette olan mevcut netice bakımından gerçekleşmeyeceğini umarak veyahut şanslarına güvenerek 'bilinçli taksir' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur."
En fazla 22,5 yıl hapis yolu açıldı
Mahkeme, bu değerlendirme doğrultusunda sanıkların eylemlerinin “olası kast” kapsamında değil, “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” kapsamında cezalandırılması gerektiğine hükmetti. Bu nitelendirme, sanıkların müebbet hapis istemiyle değil, en fazla 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanmalarının yolunu açtı.
Kararda, Adıyaman’ın deprem riskinin zaman içinde artmış olması, söz konusu büyüklükte depremlerin kentte daha önce yaşanmamış olması ve ruhsat ile yapı kullanım izni tarihlerinin deprem tarihinden uzun süre önce verilmiş olmasının da bu değerlendirmede etkili olduğu ifade edildi.