Geçitkale’de ‘üretime destek’ talebi

YENİDÜZEN, Mesarya’nın en güzel noktalarından Geçitkale’de işçisinden emeklisine, esnafından, üreticisine hemen her kesime dokundu, hem sorunlarını dinledi, hem de Geçitkale’de yaşamı izledi…

Geçitkale Belediye Başkanı Hasan Öztaş: “Üretim temelinde yatırımlar hedefimiz”

Kasap Halil Altındağlıer: “Kırsal kesimde fiyatlar düşük”

Terzi Emine Oltan: “Boş oturmayı sevmiyorum, üretiyorum”

Hayvan Üreticisi Zuhal Ereş: “Her şey ithal, bize sadece hayvanı beslemek kalıyor, pahalılık ondan!”

Ahmet Suna: “Kahve kültürümüz hala burada devam ediyor”

Bülent Kahvecioğlu: “Kırsal kesimde çalışmanın hem zorlukları hem kolaylıkları var”

Osman Kanizi: “Herkes görevini layıkıyla yapmalı”

 

Fehime ALASYA

Geçitkale Belediye sınırları içerisinde yaşam süren bölgelilere ulaşan YENİDÜZEN işçisinden emeklisine, esnafından, vatandaşına birçok kişinin sesi oldu. Geçitkale bölgesinin sorunlarını dinledi, orada süregelen yaşama tanıklık etti. Ekonomik kalkınmanın yolunun üretimden geçtiğini dile getiren birçok vatandaş, yetkililerden bu yönde destek talep etti.

Kırsal kesimde iş sahibi olmanın zorluklarına değinen esnaf veresiyeden dert yanarken, bölgedeki üretimi kalkındırmaya çalışan Belediye Başkanı Hasan Öztaş, belediyeciliğin sadece ot ve çöp toplamaktan ibaret olmadığını kaydetti, güneşli havada kahvesini yudumlayan Geçitkaleliler ise köydeki muhabbetin hala sürdüğünü anlattı… 

Bölgedeki üretimin artması gençlerin köye yönelmesi gerektiğine dikkat çeken bazı Geçitkale sakinleri, başta belediye olmak üzere devletin ilgili bölümlerine de çeşitli görevler düştüğünü anlattı.

Bölgedeki vatandaşları daha fazla üretime yönlendirme amacında olan Geçitkale Belediye Başkanı Hasan Öztaş ise bu yöndeki projelerini dile getirerek belediyenin işleyişiyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

 


 

Geçitkale Belediye Başkanı Hasan Öztaş:

 

“Üretim temelinde yatırımlar hedefimiz”

 

 

Uluslararası bir unvan olan Cittaslow ağına katılan Geçitkale Belediyesi, bu felsefeye dört elle sarıldı. Bölgedeki üretimi yaygınlaştırmak, tüketiciyle buluşmasına ve bölgedeki gelirin artmasına olanak sağlamak amacıyla projeler üreten Geçitkale Belediye Başkanı Hasan Öztaş, klasik belediyecilikten çıkma konusunda emin adımlarla ilerliyor.

Bölgenin kalkınmasına yönelik yürütülen projelerle ilgili YENİDÜZEN’e konuşan Öztaş, sağlıklı toplumlar yetiştirmek için üretim temelinde yatırımlar yapma hedefinde olduğunu kaydetti.

Öztaş, açıklamasında şunlara değindi:  

“Cittaslow ağına katıldık. Bu üyeliği 24 Haziran günü aldık, an itibarıyla birçok temasta bulunduk, yurt dışına gidip incelemeler yaptık. İlk olarak Ata Tohumlarını toplamaya başladık. Eskiden yediğimiz karpuz, kavun meyveleri özledik. Bu bağlamda ata tohumları ile bunu sağlayacağız. Ada'mıza özgü, katkısız ürünleri üretmek amacındayız. Bölgede zeytini markalaştırmaya çalıştık, iki zeytinyağı fabrikamız var, bölgedeki zeytinlerin bakımı ile çoğaltmaya, bölgeye alternatif tarım yaratmaya çalışıyoruz.”

 

“Toplamda 51 proje yaptık, bu bizim için büyük bir onurdur”

“Küçük esnafı kalkındırmak için kooperatifleşme yönünde çalışmalarımız var. Sadece üretmek de değil, ürettiğini satmak üzerine duruyoruz. Bu sayede bölgedeki insanlarımız mutlu edebiliriz. Bu sayede hem sağlıklı yaşam hem de gelir kaynağı yaratma hedefindeyiz. Sağlıklı toplumlar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.

Toplamda 51 proje yaptık, bu bizim için büyük bir onurdur. Engelli kaldırımlarımızdan tutun da tarihi yerlerin restoresine, kadar her kesime, hayatın her anına hizmet edecek, tüm canlılara, insanın her haline hizmet eder bir belediye felsefesiyle proje üretiyoruz.

Maddi olanaksızlıklarla İncirli Mağarası’nın yenilenmesiyle köye otantik bir hava vereceğiz.

Yoğun bir kış dönemindeyiz, birçok köyümüzde hasarlar yaşandı ama çevre belediyelerinden de yardım alarak bunu atlattık, yeniden güzel ortamlar yarattık. Az personel ile çok iş üretiyoruz. Projeler için hiç borçlanmadık, sadece emekli olan personel ve eski borçlar için zaman zaman borçlandık. Bunun dışında mevcut personelimizin ödeme ve sosyal haklarında sıkıntı yaşamıyoruz.”

 

“Hava alanı için çeşitli girişimlerimiz oldu ama hiçbir çare bulamadık”

“Kırsal kesimde geçim derdi durumu daha da vahim. Bu bölge kuru tarım ile geçinen bir bölgedir, kuru tarım gün be gün geri gitti, insanlar fakirleşti, alım gücü düştü. Turizm yönünden, yapılaşma yönünden hiçbir gelirimiz yoktur. Nüfus oranının düşük olması esnafta sıkıntı yaratıyor, ancak günlük ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Bölgemizde bulunan hava alanı için çeşitli girişimlerimiz oldu ama hiçbir çare bulamadık. Bu nokta bölgeye gerçekten hayat katacak, can damarı olacak bir bölgedir. Bunun yanında bölgeye üniversite taşımaya çalışıyoruz, bu da bölgenin kalkınmasına katkı sağlayacaktır. Bunlarla ilgili temaslarımız da hala sürüyor, her kapıyı çalıyoruz.”

 


 

SÖZ GEÇİTKALE SAKİNLERİNDE…

 

 

Hayvan Üreticisi Zuhal Ereş:  “Her şey ithal, bize sadece hayvanı beslemek kalıyor, pahalılık ondan!”

 

 

20 yılı aşkındır hayvan üretimiyle meşgul olan ve bölge kasaplarıyla çalışan Zuhal Ereş, et fiyatlarının yüksek oluşuna atıfta bulunarak, nedenini toplumun üretimden kopmasına bağladı. Kendi ürünlerimizin değerini bilmediğimizi ileri süren Ereş, “Hayvan üretiminde her kullandığımız ithal, bize sadece hayvanı beslemek kalıyor, başka bir şey yapmıyoruz” diyor.

Geçitkale’deki kasap dükkânı ile sıkı pazarlık içinde rastladığımız Ereş, içini YENİDÜZEN’e döküyor:

“Beslediğimiz hayvanın yemi, arpası, küspesi, kepeği, kalemi, balası, hepsi ithal, biz sadece hayvanı besliyoruz, yediği yem, içtiği su bile ithal…

23 yıldır hayvancılık yapıyorum, kaba yem hayvancının bel kemiğidir, eskiden kaba yemi de kendimiz yapıyorduk, şimdi yapamıyoruz. Eskiden daha verimliydi. Şimdi hayat çok pahalı, hem üretmekte hem de geçinmekte zorlanıyoruz. Eskiden kasaba gelip boş çıkmazdık, şimdi hayvan satmaya geliyoruz, paramızı alıp çıkıyoruz.” 

 


 

Kasap Halil Altındağlıer: “Kırsal kesimde fiyatlar düşük”

 

 

Eşi Nesibe Altındağlıer’e kasap dükkânında yardım eden Halil Altındağlıer, kırsal kesimde ürün fiyatlarının daha düşük olduğunu ifade ederek, şehir merkezlerinde bulunan yüksek fiyatlardan ötürü vatandaşın alım gücünün düştüğünü kaydetti.

Altındağlıer: “Kırsal kesimde, köylerde de et satışlarında biraz düşüş var evet ama şehir merkezlerindeki market kasaplarında fiyatlar çok yüksek. Bundan dolayı da satışlar kötü. Sanırım bu genel olarak hayat pahalılığından kaynaklı bir durum… Devlet, destek ve teşvikler ile fiyatları aşağıya çekebilir, alım gücü yeniden çıkar”

 


 

Terzi Emine Oltan:  “Boş oturmayı sevmiyorum, üretiyorum”

 

 

Geçitkale de kiralık dükkânında çalışan, ev kirası ödeyerek kızı ile hayatta kalma mücadelesi veren 41 yaşındaki Emine Oltan, terzilik yaparak geçinebiliyor. Üretmekten yana olduğunu anlatan Oltan, boş oturmaktan hiç hoşlanmıyor.

Mesleğine olan sevgisi ve merakı gözlerinden okunan Oltan, bu işe başladığına hiç pişman olmamış.

“40 yıllık pantolonunu getirip sadece fermuarını değiştirmek isteyen ihtiyarlar da oluyor, babasının gömleğini kendine şık bir abiyeye dönüştürmek isteyenler geçler de, çok çeşitli müşterilerim oluyor ve ben yaptığım bu çeşitli işlerden, yaratıcılıktan müthiş bir haz alıyorum” diyor.

Oltan, kendini şöyle ifade ediyor:

“41 yaşındayım. Yedi yıl önce butik olarak dükkân açtım, altı ay sonra terzi olmaya karar verdim. Öncesinde terzi fabrikalarında çalıştım, anneannem de terziydi. Bu iş butikten daha karlı… Üretmek, boş oturmak bana göre değildi, en büyük etken bu oldu. Yeni şeyler yapmaya çalışıyorum. Tütün çantası, doğum sepeti, market çantası gibi gündemde olan ve insanların arayışını yapıyoruz. İnsanlar geliyor, istediğini anlatıyor, yapıyoruz, çizip getiriyorlar, yapıyorum. Kıyafette sıfırdan dikimi yapamıyorum, kumaş ücretleri çok pahalı. Geri dönüşüm yapıyorum, evde kullanılmayan pantolonları, kıyafetleri modern hale getiriyorum, evdeki abiyeleri dönüştürüyoruz, kullanılmayan erkek gömleklerini de çalışıp şık bir gömlek yapıyorum. Herkesin dolabındaki ürünleri, kullanmasını sağlıyorum. Özellikle yaşlı insanlar gelip kıyafetlerini tamir için getiriyor, hepsi de çok kaliteli, hayat pahalı, o yüzden geri dönüşüm karlı. Yaşlılar 40 yıllık pantolon getirip fermuarlı değişin diyor, şaşırmıyorum... Bu işten çok güzel geçiniyorum. Kırsal kesimdeki en büyük sıkıntı ise veresiye çalışmamızdır.”

 


 

Ahmet Sunal:

 

“Kahve kültürümüz hala burada devam ediyor”

 

 

“Polis emeklisiyim, kahve kültürümüz hala burada devam ediyor. Bazı köylerde kahve kültürü bile yok ama bizde var, sadece gece yok. Sağlık olarak bölgede ambulansımız var ama sürekli doktorumuz yok, o kötü. Ülkedeki sağlık sorunu bölgeden çok daha kötü... Devlet hastanelerimizde teknoloji çok geri, doktoralarımızı kendini yenilemiyor, devlet buna fırsat vermiyor.”

 

Bülent Kahvecioğlu:

 

“Kırsal kesimde çalışmanın hem zorlukları hem kolaylıkları var”

 

 

"Bir lastiği bile beleşe yapıştırıyorum, veresiye yazıyorum. Kırsal kesimde çalışmanın hem zorlukları hem kolaylıkları var, işimden çok memnunum ve severek yapıyorum. Üretmeyi seviyorum, üretirsek kazanabiliriz, bu yönde bölge desteklenmeli. Köyümüzde belediyemiz güzel çalışıyor, her şey yolunda. Başkanın hizmetinden de memnunuz. Köy yerindeki samimiyet, sohbet, muhabbet hala eskisi gibi..."

 

Osman Kanizi:

 

“Herkes görevini layıkıyla yapmalı”

 

 

"Tüm makamlar da biz de, en aşağıdan en yukarıya görevini yaparsa bu ülke daha güzel olacak. Herkes görevini layıkıyla yapmalı. Hükümette çok akıllı, tecrübeli insanlar var, hepsi de birbirinden değerlidir. İnsanlarımız gösterişten uzaklaşmalı, bölgede kuru ziraat yapılır, bu bölgede üç yere 120 kök harnup ağacı ektim, sadece yazda su sorunum var, herkes de öyle. Belediye veya ilgili daire bize yardımcı olmalı, daha ucuza su satın almalıyız. Üretim yapana beleş sur verseler hakkıdır. İnsanları destekleyerek üretimi arttırsınlar. Köylerde genç kalmadı, üretimle toplanmalılar. Ülkede toplu ulaşıma da çözüm bulunmalı. Köyde nüfus az, gençler dükkân açsa çok çalışmaz, geçinemez. Bunlara çare bulunmalı"

 

Özel Haber Haberleri