Et-severler!

Et-severler!


Dilara Topcan

Kırmızı et tüketmeyi seven bir toplumuz… Kadın ve erkeklerin et tüketimlerine baktığımız zamansa erkeklerin kadınlara kıyasla bir nebze daha fazla ‘etçil’ olduklarını görüyoruz.  Et pişirilmemişse kabul görmeyen yemek sofraları, yemekte sürekli olarak ‘özellikle kırmızı et’ beklentisi içerisinde bulunmak, et tüketilmediği takdirde doymadığını düşünmek gibi durumlar genellikle erkeklerin yemek menüsü hakkındaki olası şikayetleri arasında yer alabiliyor… Aslında aynı duruma kadınlarda da rastlayabiliyoruz fakat yine de kadınlar sağlıklı beslenme ve kilo koruma bilincini kazanma konusunda bir nebze daha fazla bilinçli olduklarından, bu isteklerini kontrol altına alma konusunda da daha başarılılar…
Kırmızı et tüketiminin gerçekten de azı karar çoğu zarar… Özellikle mangal ve meyhane kültürümüzden ötürü kazandığımız ‘kırmızı et’ düşkünlüğümüze biraz olsun dur demekte kesinlikle fayda var…

SAĞLIĞINIZ İÇİN KIRMIZI ETİ DENGELİ TÜKETİN
Kırmızı et tüketimini genellikle haftada 2 kez, en fazla 4 öğün şeklinde önerebiliriz. Bunun başlıca sebeplerinden bir tanesi de kırmızı etin toksik maddeler bakımından zengin olabileceği konusu ve bu maddelerin de zaman içerisinde vücudumuzda birikerek kanser gibi çeşitli rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceğidir… Ayrıca bunun yanısıra kolesterol bakımından zengin oluşu da özellikle yüksek kolesterol ve kalp-damar rahatsızlıklarının yaygın olduğu toplulumumuzda dikkat edilmesi gereken bir diğer faktördür…
Evet, kırmızı etin de faydaları bulunmaktadır… Özellikle de demir minerali bakımından zengin oluşu menstural dönemi devam eden kadınlar için onu çok değerli bir besin haline dönüştürmektedir… Yalnız yine bu noktada sağlığa katkı sağlarken sağlığı riske atmayacak şekilde tüketim miktarlarını belirlemenin önemi büyüktür…

ETİ YAKMAYIN!
Bir de yiyecekleri doğru bir biçimde pişirmenin ne denli önemli olduğundan sürekli olarak bahsediyoruz. Ciddi oranda besin kayıpları yaşamamak ve sağlıklı bir yiyeceği hatalı pişirme yöntemleri sonucunda sağlıksız bir yiyeceğe dönüştürmemek adına besinleri sağlıklı şartlar altında pişirmek çok önemlidir… Örneğin yiyecekleri pişirirken hafif de olsa yakmak/kızartmak, o yiyeceği kanserojen bir yiyecek haline dönüştürmektedir! Yani kırmızı eti de iyice pişirip çevresinde yanıklara sebep olmak (özellikle mangal yaparken), kırmızı etin hem besin değerini düşürür, hem de onu vücut adına çok tehlikeli bir besin haline dönüştürür… Bu sebeple lütfen kırmızı et de dahil olmak üzere tüm yiyecekleri doğru ve sağlıklı pişirme yöntemiyle pişirmeyi seçin…

MANGAL SEFANIZ SALATASIZ OLMASIN…
Etin olası zararlı etkilerini ekarte edebilmek adına menünüzün antioksidanlar bakımından da zengin olmasına özen gösterin… Kısacası bol limonlu salata ve buğulanmış sebze gibi alternatifleri de muhakkak etinizle birlikte tüketmeye çalışın… Hatta bu sayede bir taşla iki kuş misali hem etin özellikle kansere neden olabilecek olası zararlı etkilerinin önüne geçebilir, hem de salatada bulunan C vitamini sayesinde ette bulunan kaliteli demirin vücut tarafından emilimini de artırabilirsiniz.

PROTEİN DİYETİ YANILGISINA KAPILMAYIN…
Bir de tabii günümüzde modası halen devam eden ‘protein diyeti’ yanılgısına kapılarak kırmızı eti aşırı miktarlarda tüketmeye devam edenler de yok değil… Bu noktada sağlık adına verebileceğim en büyük tavsiye şu olacaktır: lütfen bir yiyeceği tüketirken o yiyeceği tüm içeriğiyle anlamaya ve incelemeye çalışın… Yani kırmızı eti, tavuğu, balığı yalnızca ‘protein’ olarak görmekten vazgeçin… Onları protein olarak görürken acaba bu canlılar zamanında nasıl bir ortamda beslenmiş, neyle beslenmiş, etlerinde ilaç/hormon kalıntıları mevcut mu, soframıza nasıl gelmiş, nasıl pişmiş gibi soruların da cevabını verebilin… Ayrıca aşırı proteinin organlarınıza uzun vadede verebileceği zararları da göz önünde bulundurun… Kısacası ‘kaş(s) yapayım derken göz çıkarma’ riskine hiç girmeyin!
Hepimize başta sağlık ve güzelliklerle dolu bir hafta diliyorum… Sevgiyle kalın…

Dergiler Haberleri