Erhürman: Ne kadar kaynak aktarıldı TC hükümeti tarafından?

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman Türkiye ile KKTC arasında imzalanan geçici protokolün süresinin kısa süre sonra sona ereceğine işaret ederek hükümet üyelerine bazı sorular yöneltti

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman Türkiye ile KKTC arasında imzalanan geçici protokolün süresinin kısa süre sonra sona ereceğine işaret ederek hükümet üyelerine bazı sorular yöneltti. Erhürman meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi:

“Mecliste bütçe dönemine giriyoruz. Yine hepimiz biliyoruz ki TC ile imzalanan TC-KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması da bu yılın sonu itibariyle süresini dolduracak ve yeni bir anlaşma ve/veya protokol gündeme gelecek. O yüzden bu mecliste daha önce protokol çerçevesinde ya da sonradan anlaşma adıyla anıldığı için anlaşma çerçevesinde yaşananları çok kısaca hatırlatmak istiyorum. Bir de hala bugün itibariyle cevaplanmamış bazı soruları bir kez de meclis kürsüsünden dile getirmek istiyorum. Çünkü 4’lü koalisyon döneminde o dönemin ana muhalefet partisinin hükümete yönelik eleştirilerinin odağında bu protokol vardı ve bunun imzalanmamasından dolayı dış kaynak aktarımının başlamaması vardı. Bu eleştiriler yapılırken belli noktalarda yoğunlaşmıştı tartışma. Birinci nokta bir yıllık bir protokol görüşülüyor oysa 3 yıllık bir protokol olması gerekiyor deniliyordu. Hükümete gelindiği takdirde hemen para akışının başlayacağı ve hemen protokolün imzalanacağı iddia ediliyordu. Yaşadıklarımızı sadece hatırlatmak istiyorum ama derdim sadece hatırlatmak değil. Sorduğum sorulara meclisin yanıt almasını istiyorum ki 2020 için ya da 2020-2022 için bir şey konuşurken ne üzerinde konuştuğumuzu bilelim. Çünkü hepimiz ülkenin ekonomik durumuyla ilgili endişeler taşıyoruz.”

RAKAMLAR NASIL DEĞİŞTİ ÖĞRENMİŞ DEĞİLİZ

“Hükümetin kuruluşu 22 Mayıs 2019’du. 20 Temmuz’da anlaşma metninin imzalandığını öğrendik. Hala bugün itibariyle metin imzalandıktan sonra neden temmuzun ardından ağustos ayı içerisinde TC ile temasların sürdüğünü, maliye bakanının ağzından duyduğumuza göre rakamların nasıl değiştiğini, ortada ek bir anlaşma metni olup olmadığını öğrenmiş değiliz. Bunu öğrenmeye ihtiyacımız var bundan sonraki yol haritamızı belirlemek için. Çünkü hepimiz biliyoruz ki bir metin imzalandıysa 20 Temmuz tarihinde, o imzalanan metnin rakamlarının veya içeriğinin değişmesinin hukuken tek yolu var. O metne tek bir ek metin imzalanır ya da metin değiştirilir tekrar imzalanır. Böyle bir süreç yaşandı mı yaşanmadı mı? Bir kere bunu bilme ihtiyacımız var. İkincisi 20 Temmuz’da metnin imzalandığı söylenen tarihten bir gün önce basınla paylaşılan, bizim de basından aldığımız metin, 1 milyar 215 milyon TL’lik bir kaynağın aktarılmasından söz ediyor. Ama o 1 milyar 215 milyon TL’nin sonradan metin resmi gazete yayınlandığında 750 milyon TL olduğu görüldü. Ne oldu da 1 milyar 215 milyon TL basınla paylaşıldıktan sonra 750 milyon TL’lik anlaşma imzalandı? Bu da ikinci soru. Çünkü aradaki fark azımsanacak bir fark değil. Üçüncüsü 20 Temmuz tarihinde imzalanan anlaşma 10 Eylül tarihinde Resmi Gazetede yayınlanabildi. Bununla ilgili sorun neydi de 20 Temmuz’da imzalanan anlaşma 10 Eylül’de yürürlüğe girebildi? Dördüncü soru, 10 Eylül tarihinden sonra kaynak akışının başladığı söylendi hükümet tarafından. Ama henüz net olarak bir rakam öğrenemedik. Ne kadar bir kaynak aktarıldı TC tarafından? Yani o 850 milyonun 750 milyonu da aktarıldı mı yoksa bundan daha eksik bir rakam söz konusu mu? Eğer böyleyse 750’ye nasıl tamamlanacak bu? Bir başka soru da, o 750 milyonluk kaynak aktarımını içeren anlaşma metnine baktığımızda bunun sadece 203 milyonluk kısmı altyapı ve reel sektöre ayrıldı. Onun dışındaki kısımlar savunma harcamalarıyla ilgilidir. Ben böyle gördüm. Öyle değilse de bunun düzeltilmesini rica ederim. 560 milyon civarındaki kısım askeri harcamalarla ilgiliyse, gerek 4’lü koalisyon döneminde gerekse o hükümetin sonrasında TC hükümetinden kaynak aktarımı başlamadan önce yerel kaynaklardan askeri harcamalara aktarılan kısımda bu 560 milyonun içine dahil mi? 4’lü koalisyon döneminde 334 milyondu yerel kaynaklardan askeri harcamalara aktarılan kısım. Eğer dahilse o 334 milyon bir anlamda bu hükümet açısından ödenmiş bir şeyin geri dönüşüdür. Böyle bir rakam söz konusuysa niye özellikle durmaksızın biz karayolları açısından bir tartışmanın içerisindeyiz? Bu gelen kaynak fazladan 334 milyon içeriyorsa ve bunu kullanabiliyorsak neden karayollarıyla ilgili ihtiyaç buralardan karşılanamıyor? Kullanılamıyor mu, askeri harcama adı altında geldiği için mi? Kullanılamıyorsa o zaman Eylül’den Aralık’a olan kısımda 560 milyonluk askeri harcama olmadığı açık. O zaman niye bu rakam orada, eğer kullanılamıyorsa? Kullanılabiliyorsa neden karayolları için başka kaynak arayışları gündeme geliyor?”

3 YILLIK PROTOKOL ÇALIŞILIYOR MU?

“Bir başka soru, bu anlaşma en geç Ekim ayının sonuna kadar 2020 yılını kapsayan ekonomik program teklifini hazırlamayı KKTC tarafının taahhüt ettiğini söylüyor. Ekim 2019’u geçtik Kasım’dayız. Hükümet tarafından duyduğumuz şey hükümete gelmeden önce söyledikleri gibi 3 yıllık bir protokol çalışmasıydı 2020 ve 2022 yılını kapsayan. Bu çalışmadan ayrı bir şey midir bu ekonomik program teklifi? Çünkü o 1 yıllık bir şey gibi görünüyor. Bunun dışında bir de 3 yıllık protokol mü çalışılıyor? Bunu da öğrenmek istiyoruz. Bir de Ekim ayı geçtiğine göre protokolde yer alan bu taahhüt yerine geldi mi? 3 yıllık program hazırsa bunu bizlerle paylaşmayı düşünüyor musunuz? Hükümete gelmeden önceki konuşmalarınızda sektörlerle konuşup 3 yıllık bir protokol hazırlanacak diyordunuz. Protokol burada hazırlanıp TC’ye sunulacaktı. Böyle bir çalışma var mı? Hazırsa bizimle bunu paylaşmayacak mısınız? Çünkü bütçeyi görüşeceğiz. Bu anlaşmada KKTC ekonomisinin gidişatı ve programın uygulamaları TC Kıbrıs İşleri Koordinatörü ve KKTC Başbakanlık Müsteşarlığı Başkanlığında Ekim ve Aralık aylarında gerçekleştirilecek gözden geçirme toplantılarında değerlendirilecektir deniliyor. Ekim ayında böyle bir toplantı yapıldı mı? Yapıldıysa sonuçları nelerdir? Bununla ilgili de mümkünse bilgi almak istiyoruz. Çünkü gelecek hafta itibariyle bütçeye gidecek ve meclis de sonrasında bütçeye yoğunlaşacak. Bu bilgilere sahip olmadan bütçeyle ilgili yeterli değerlendirmeleri yapabileceğimizi sanmıyorum.”

BÜTÇEDE, GELİRLERDE ÖNGÖRÜLENİN ÇOK ÖTESİNDE ARTIŞ VAR

“Ama bir yandan da başka şeyleri de biliyoruz. Bütçeyle ilgili çalışmalarımıza biz de yeni başladık. Benim görebildiğim gelirlerde öngörülenin çok ötesinde bir artış var. Bu da hepimizin bildiği maliye refleksiyle ilgilidir. Maliyeciler öngörülen gelirleri hazırlarken düşük hazırlarlar ama ondan sonra gerçekleşme hep onun ötesinde olur. Böyle bir şey söz konusu mu? Gördüğüm doğru mu? Benim gördüğüm gelirlerde de FİF’te de artış olduğudur. FİF’i etkileyen faktör dövizin artışı ya da inişidir. Hepimiz gözlemledik akaryakıtta bu dönemde geçen yıla göre stabil fiyatlar söz konusu. FİF’teki artış da bundan kaynaklanıyor olabilir. Rakamlara baktığımızda benim derdim bu değil. Bir yandan artış var diğer yandan TC’den gelen para var. Bir yandan savunmaya bizim harcadığımız 334 milyonun geri dönüşü var. Eğer hal böyle ise neden sürekli olarak medyada ulaştırma bakanının şikayetlerini duyuyoruz ve başka bir yerlerden kaynak yaratma ihtiyacı söz konusu oluyor. Bunu da öğrenebilirsek biz de bütçe görüşmelerinde daha doğru değerlendirmeler yapabileceğiz.”

KIB-TEK’TE NELER OLUYOR?

“Biz geçen dönem yapılandan farklı bir siyaset tarzı istiyoruz. Ben ana muhalefet başkanı olarak hiç 62. Maddeden söz almadım. Bugüne kadar da hiç hükümetteki koalisyon ortakları arasında yaşanan tartışmaları gündeme getirmedim. Ama şunu gündeme getirmem lazım. Bunun koalisyon ortakları arasında çekişme olarak yorumlamayın lütfen. Bugün itibariyle bir gazetemizde Kıb-Tek asbaşkanının açıklamaları yayınlandı. Bunlar gazeteye verilen açıklama değil direkt olarak resmi gazetede yer almış şeylerdir. Bu resmi yazıya baktığımızda Fasıl 171 Elektrik İnkişaf Yasasının ihlal edildiğini iddia ediyor Sayın Asbaşkan. Keyfi atamalar ve görevlendirmeler yapıldığını söylüyor. Personel atamalarının keyfi ve siyasi görüşe dönük olarak yapıldığını ortaya koyuyor. Görevden alınarak koordinasyon kuruluna gönderilen personel yazısının kurum içerisinde müşavir yarattığını iddia ediyor. Doğrudan doğruya yasa ihlali yapıldığını iddia ediyor ve hukuki süreç de başlatacağını söylüyor. Biz bunu koalisyon ortakları arasında kriz yaratmak için sormadık. Bunlar hukuka aykırılık ve yerinde olmayan kararlar iddialarıdır. Hatta Kıb-Tek yönetim kurulunun yasaya aykırı bir şekilde toplandığı dolayısı ile karar verme yetkisi olmadığı iddialarını da içerir. Hatta bir adım öteye geçiyor ve hukuki yollara başvuracağını da söylüyor. Bizim meclis olarak herhangi birini itham etmeksizin bilgi alma hakkımız vardır. Ne oluyor kurumun içerisinde ki asbaşkan seviyesindeki bir yetkili bu tip iddiaları resmi yazı olarak hem başbakanlığa hem de ekonomi bakanlığına iletiyor?”

"97 milyonun da bu günlerde Maliye Bakanlığı kaynaklarına aktarılması bekleniyor"

Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu, Erhürman’a hitaben yaptığı konuşmasında "Sizin bıraktığınız erozyondan dolayıdır ki 225 milyon TL'lik bir açıkla karşı karşıya kaldık” dedi. Amcaoğlu "750 milyon TL'lik 546 kısmı savunmaya, 156 milyon da altyapıya aktarılmak üzere gelmiştir” dedi.

"650 milyon TL'lik ilk kısmı ulaşmıştır. Ne savunma ne de cari borç noktasında bir alacak yoktur" diyen Amcaoğlu " 653 milyon daha önce geldi, 97 milyonun da bu günlerde Maliye Bakanlığı kaynaklarına aktarılması bekleniyor" şeklinde konuştu.

Amcaoğlu'ndan Atakan'a: "Gençliğine veriyorum"

Tufan Erhürman'ın "Türkiye’den kaynak aktarıldıysa neden biz Ulaştırma Bakanı'nı medyada kaynak aktarılmadığına ilişkin serzenişte görüyoruz?" sorusuna cevaben konuşan Maliye Bakanı Amcaoğlu “Tolga Atakan’ın gençliğine ve heyecanına veriyorum. Bu yıl orada (Ulaştırma Bakanlığı’na) yerel bütçeden 40 milyon aktarıldı.” dedi.

Arıklı: "400 milyon TL'lik savunma harcamalarını bu adamlar (4'lü hükümet) karşıladı mı? Karşıladı"

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı Maliye Bakanı Amcaoğlu’na hitaben "400 milyon TL'lik savunma harcamalarını bu adamlar (4'lü hükümet) karşıladı mı? Karşıladı. Şimdi siz 400 milyon TL'lik bir alacak alarak bununla övünüyorsunuz. Bu doğru değil." dedi.

Denktaş: "Biz mi imzalamadık bu protokolü? Yoksa Türkiye tarafı imzalamadı?"

DP milletvekili, Eski Maliye Bakanı Serdar Denktaş yerinden söz alarak şunları söyledi: "Biz mi imzalamadık bu protokolü? Yoksa Türkiye tarafı imzalamadı? Tek taraflı imza mı geçerli olacaktı. Karşımızda muhatap imzalamamasına rağmen bu ülkede kendi kaynaklarımızla üzerimize vazife olmayan ödemeleri de ödedik. Bunları bile bile enkaz bıraktınız diyorsunuz yazık. Ayıptır. 4'lü hükümet değildir imzalamayan. Bu yalandan vazgeçin"

Tatar: 2019'da bir dilim daha "olabilir"

Erhürman'ın “2019 tamamlanmadan 750 milyon TL'nin dışında bir başka dilim kaynak aktarılmasını mı bekliyorsunuz?" sorusuna cevaben Başbakan Ersin Tatar "olabilir" dedi. Maliye Bakanlığı’nın kaynak alımı için çalışmalarını sürdürdüğüne işaret eden Tatar 2020 bütçe çalışmalarına geçileceğini anlattı.

İlgili Haberler

Haberler Haberleri