Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü, Kantara’da yaşanan doğa talanı ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamanın tamamı şu şekildedir;
“Kantara’da yaşanan talan ilk değil, ülke sevgisinden yoksun “Hükümetçilik” oynayan zihniyetin tam bir yansımasıdır. Haftalarca izinsiz olarak bir şirketin kullanımına verilen Kantara Tepeleri oyuldu ve Turizm Çevre Bakanlığı ve ona bağlı Daire müdürleri tarafından bu kıyıma göz yumuldu hatta izin verildi denetimi yapılmadı. 40 kamyon ile başlayan talanın nerelere vardığı kimse tarafından bilinmiyor. Toplumsal baskı ile geri çekilen firmanın ardından sadece tek bir soru sorulabiliyor;
Verilen zararın hesabı sorulacak mı?
Kantara’da yaşananlar ne ilktir ne de münferit.
Bugün aynı tabloyu Yılmazköy’de, Taşkent’te, Beşparmak Dağları’nın tamamında görüyoruz. Taş ocaklarına verilen izinler ve bu izinlerin etkin şekilde denetlenmemesi sonucunda dağlarımız parça parça yok edilmekte, kuzeyin silueti geri dönülmez şekilde tahrip edilmektedir.
Orman arazileri peşkeş çekilirken, yatırım ve gelişim alanları olarak büyük sermaye patronlarının kullanımına sunulurken, dağlar oyuluyor, sahiller taşan kanalizasyonlarla kirletiliyor, Özel Çevre Koruma Bölgelerinin sınırlandırılarak yapılaşmanın önü açılmaya çalışılıyor ve en önemlisi imar planları raflarda bekletilmeye veya çeşitli uygulamalar ile devre dışı bırakılmaya devam ediliyor. Bu ülke plansızlığın ve denetimsizliğin sonucu olarak adım adım çökertilmektedir.
Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Çevre Dairesi’nin görevi; çevreyi korumak, denetlemek ve kamu yararını gözetmektir. Ancak yaşananlar göstermektedir ki bu görevler ya yerine getirilmemekte ve dahası bu durumun ortağı olduğu gerçeğidir.
Bu sessizlik bir tercihtir.
Bu tercih, doğa talanının sürmesine hizmet etmektedir.
5 Haziran Dünya Çevre Günü yaklaşırken açıkça ifade ediyoruz:
Çevre gününde verilen demeçlerle, göstermelik doğa sevgisi ile bu ülkenin doğası korunamaz. Doğa, ancak gerçek politikalarla, etkin denetimle ve kamusal sorumlulukla korunur.
Bugün Kantara’da oyulan her kaya, taşınan her parça; çocuklarımızın geleceğinden çalınmaktadır.
CTP Kadın Örgütü olarak altını çiziyoruz:
Bu talan yapanın yanına kalmayacaktır.
Doğayı yok eden, yasaları ihlal eden ve görevini yerine getirmeyen herkes; halkın vicdanı ve hukuk önünde hesap vermek zorundadır.
Biz kadınlar, yaşamı savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü bu yalnızca bir çevre meselesi değil, bir gelecek meselesidir.”