CTP Milletvekili Sami Özuslu, “Son Siyasi Gelişmeler” konulu konuşmasında, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan müdahaleleri eleştirerek, bu süreci “faşizmin dijital halleri” olarak nitelendirdi.
Özuslu, sosyal medya platformları üzerinden gazeteciler, siyasetçiler ve sendikacılara yönelik toplu şikâyetlerle hesapların kısıtlanması, askıya alınması ya da kapatılması girişimlerinin arttığını, bunun ifade ve basın özgürlüğü üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi.
Söz konusu müdahalelerin arkasında organize yapılar olabileceğine dikkat çeken Özuslu, bazı yabancı firmalar aracılığıyla dijital ortamda toplu şikâyet mekanizmalarının kullanıldığına yönelik iddiaları gündeme getirdi. Sosyal medya platformlarının sahibi olan şirketlere de çağrıda bulunan Özuslu, bu tür faaliyetlerin dijital izler üzerinden araştırılması gerektiğini ifade etti.
Sosyal medya platformlarının içerik sağlayıcı değil, içerik taşıyıcı olduğuna işaret eden Özuslu, bu mecraların hem doğru bilgilendirme açısından önemli fırsatlar sunduğunu hem de kötü niyetli kullanımlara açık olduğunu dile getirdi.
Bu tür saldırıların küçük toplumların kendi imkanlarıyla önleyebileceği bir mesele olmadığını belirten Özuslu, ilgili kurumların yetki ve kapasite sınırlılığına da dikkat çekti.
Özuslu, dijital ortamda yapılan saldırıların iz bırakacağını ve sorumluların ortaya çıkarılabileceğini belirterek, bu tür girişimlerin topluma zarar verdiğini söyledi. Çok sayıda kişi ve kuruma yönelik eş zamanlı saldırılar düzenlendiğini söyleyen Özuslu, bunun organize ve maliyetli bir süreç olduğuna işaret etti.
Konuşmasında medya sektörünün yaşadığı yapısal sorunlara da değinen Özuslu, Kuzey Kıbrıs’taki basın kuruluşlarının uluslararası tanınmamışlık nedeniyle dijital reklam gelirlerinden yeterince pay alamadığını ifade etti, bu durumun, medyanın ekonomik olarak zayıflamasına yol açtığını kaydetti.
Özuslu, sosyal medya kullanımının azaltılarak haberlerin doğrudan medya kuruluşlarının kendi mecralarından takip edilmesi çağrısında bulunarak, yerel basının desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Basının; demokrasi, ifade özgürlüğü ve toplumsal bilinç açısından temel bir unsur olduğunu belirten Özuslu, medya kuruluşlarına siyasi ayrım gözetilmeksizin destek verilmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca ceza yasası ve bilişim suçlarına ilişkin düzenlemeler üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Özuslu, ifade özgürlüğünü sınırlayacak adımların toplumda “korku iklimi” yaratacağını ve son dönemde yaşanan dijital müdahalelerle birlikte değerlendirildiğinde, bu tür düzenlemelerin otosansürü artırabileceğini kaydetti.
Özuslu, konuşmasının sonunda yerel medyanın güçlendirilmesi ve ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini yineleyerek, “susma, sustukça sıra sana da gelecek” ifadeleriyle toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu.